Konusunu Oylayın.: Teravih namazıyla vitir namazı duası

5 üzerinden 4.50 | Toplam : 6 kişi
Teravih namazıyla vitir namazı duası
  1. 07.Eylül.2010, 03:24
    1
    Misafir

    Teravih namazıyla vitir namazı duası






    Teravih namazıyla vitir namazı duası Mumsema teravih namazıyla vitir namazı arasında okunan duayı her imam aynı mı yapar yani illaki bu ayet okunur diye bi kesinlik varmı birde o okununan ayetin hükmü nedir neden okunur


  2. 07.Eylül.2010, 03:24
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    teravih namazıyla vitir namazı arasında okunan duayı her imam aynı mı yapar yani illaki bu ayet okunur diye bi kesinlik varmı birde o okununan ayetin hükmü nedir neden okunur


    Benzer Konular

    - Vitir namazı tek başına kılal bir namaz olmasına ragmen neden teravih namazında cemaatle kılınır?

    - Teravih namazıyla ilgili hadisler

    - Teravih namazıyla ilgili sual cevaplar

    - Teravih Namazı Duası

    - Teravih namazı vitir namazından önce veya sonra kılınabilir mi?

  3. 18.Ekim.2013, 13:52
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Teravih namazıyla vitir namazı duası




    Değerli kardeşimiz bu dediğiniz dua Kunut duasıdır. Kunut duası terim olarak; yatsı namazından sonra kılınan ve teravih nazın vitir namazının son rekâtında rükûdan önce yapılan duanın adıdır.
    Vitir namazının üçüncü rekatında Fatiha ve sûre okunduktan sonra ayakta iken tekbir alınır, eller kaldırılır, eller yeniden bağlanır ve kunut duaları okunur. Kunutta meşhur duayı okumak ve Hz. Peygambere salavât getirmek sünnettir. Ancak genel anlamda uygun herhangi bir duayı okumak ve tekbir almak Ebû Hanîfe'ye göre vacib, Ebû Yusuf ve İmam Muhammed'e göre ise sünnettir.
    Kunut Duası: "Allahüme innâ nesteînüke ve nestağfiruke ve nestehdîke ve nü'minü bike ve netûbü ileyke ve netevekkelü aleyke ve nüsnî aleyke'l hayra küllehû neşküruke ve la nekfüruke ve nahleu ve netrukü men yefcürük.
    Allahümme iyyake na'büdü ve leke nusallî ve nescüdü ve ileyke nes'â ve nahfidü narcû rahmeteke ve nahsâ azabeke, inne azâbeke bi'lküfâri mülhik "
    Yani "ilâhî! Senden yardım, senden mağfiret, senden hidâyet dileriz. Sana iman ederiz, sana tevbe ederiz ve sana güveniriz. Bütün iyiliklerin için sana sena ederiz. Nimetlerin için sana şükrederiz. Seni inkâr etmeyiz. Sana isyan edenlerle ilişkimizi keseriz.
    İlâhi! Yalnız sana ibadet eder, senin hoşnutluğunu kazanmak için namaz kılar, yalnız sana secde ederiz. Senin rızana uygun olarak çalışır, sana koşarız. Senin rahmetini umar, senin azabından korkarız. Şüphesiz; senin azabın kâfirlere erişir" (el-Kâsânî, Bedâyiu's-Sanâyî, Beyrut 1402/1982, I, 273, 274; İbnu'l-Hümâm, Fethu'l Kadîr, Mısır 1398/ 1970; İbn Abidîn, Reddü'l-Muhtâr, İstanbul 1984, II, 10 vd.).
    Vitir namazı gerek yalnız kılınsın, gerekse cemaatla kılınsın her ikisinde de imam ve cemaat kunut dualarını içinden okurlar. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Zikrin en hayırlısı gizli olanı, rızkın en hayırlısı da yetecek kadar olanıdır" (Ahmed b. Hanbel, I, 172, 180).
    Hz. Peygamber'in değişik zamanlarda ve namazlarda değişik kunut dualarını okuduğuna ait hadisler vardır. Ancak Ebu Hanîfe'ye göre Kunut, farz namazlarda geçici bir süre için okunmuş fakat daha sonra nesholunmuştur.
    Kunut duaları Vitir'den başka namazlarda okunmaz. Ancak bir fitne, belâ, musîbet olduğu zamanlarda sabah namazının farzında da okunabilir.
    İmam Şafiî ve İmam Mâlik'e göre sabah namazının farzında rükû ile secde arasında kıyam halinde kunut duası okunur. Bu Mâlikîlerde müstehab Şâfiîlerde ise sünnettir.
    Kunut duasını bilmeyen kimse yalnız "Rabbenâ âtinâfi'd-dünyâ haseneten vefî'l-âhireti haseneten ve kınâ azâbe'n-nâr" (el-Bakara, 2/201) duasını okur. Anlamı: "Rabbimiz! Bize dünyada da iyiliği, âhirette de iyiliği ver. Ve bizi cehennem azabından koru". Üç defa; "Allâhümmeğfirlî (Allah'ım beni bağışla)" veya üç defa; Ya Rabbî (Ey Rabbim)" demesi de câizdir.
    Hz. Ali'nin oğlu Hasan; "Rasûlüllah (s.a.s) vitirde okuyacağım kelimeleri bana öğretti" demiş ve şu duayı nakletmiştir: "Allâhümme'hdinî fi men hedeyte ve âfinîfi men âfeyte vet evellenîfi men tevelleyte ve bârik lîfi mâ e'tayte ve kınî şerra mâ kadayte fe inneke takdî ve lâ yukdâ aleyke ve innehû lâ yezillü men vâleyte ve lâyeızzü men âdeyte tebârekte Rabbenâ ve teâleyte, ve sallâ'llâhü alâ'n-Nebiyyi Muhammed" (Ebû Dâvud, Vitr, 5; Tirmizî, Vıtr, 10; Nesaî, Kıyâmü'l-leyl, 51; İbn Mâce, İkâme, 117; Dârimî, Salât, 214). Anlamı: "Allah'ım, hidayet ettiklerinin yoluna beni de hidâyet et. Allah'ım, âfiyet ver. Dost edindiklerinle beraber beni de dost edin. Verdiğin şeyleri bana mübârek eyle. Hükmettiğin şeylerin şerrinden beni koru. Şüphesiz Sen hüküm verirsin, fakat kimse sana hüküm veremez. Senin sevdiklerin zelil olmaz. Senin düşman oldukların ise aslâ aziz olmaz. Rabbimiz sen mübarek ve yücesin. Allah'ın Rasulü Muhammed'e salat ve selam olsun".



  4. 18.Ekim.2013, 13:52
    2
    Moderatör



    Değerli kardeşimiz bu dediğiniz dua Kunut duasıdır. Kunut duası terim olarak; yatsı namazından sonra kılınan ve teravih nazın vitir namazının son rekâtında rükûdan önce yapılan duanın adıdır.
    Vitir namazının üçüncü rekatında Fatiha ve sûre okunduktan sonra ayakta iken tekbir alınır, eller kaldırılır, eller yeniden bağlanır ve kunut duaları okunur. Kunutta meşhur duayı okumak ve Hz. Peygambere salavât getirmek sünnettir. Ancak genel anlamda uygun herhangi bir duayı okumak ve tekbir almak Ebû Hanîfe'ye göre vacib, Ebû Yusuf ve İmam Muhammed'e göre ise sünnettir.
    Kunut Duası: "Allahüme innâ nesteînüke ve nestağfiruke ve nestehdîke ve nü'minü bike ve netûbü ileyke ve netevekkelü aleyke ve nüsnî aleyke'l hayra küllehû neşküruke ve la nekfüruke ve nahleu ve netrukü men yefcürük.
    Allahümme iyyake na'büdü ve leke nusallî ve nescüdü ve ileyke nes'â ve nahfidü narcû rahmeteke ve nahsâ azabeke, inne azâbeke bi'lküfâri mülhik "
    Yani "ilâhî! Senden yardım, senden mağfiret, senden hidâyet dileriz. Sana iman ederiz, sana tevbe ederiz ve sana güveniriz. Bütün iyiliklerin için sana sena ederiz. Nimetlerin için sana şükrederiz. Seni inkâr etmeyiz. Sana isyan edenlerle ilişkimizi keseriz.
    İlâhi! Yalnız sana ibadet eder, senin hoşnutluğunu kazanmak için namaz kılar, yalnız sana secde ederiz. Senin rızana uygun olarak çalışır, sana koşarız. Senin rahmetini umar, senin azabından korkarız. Şüphesiz; senin azabın kâfirlere erişir" (el-Kâsânî, Bedâyiu's-Sanâyî, Beyrut 1402/1982, I, 273, 274; İbnu'l-Hümâm, Fethu'l Kadîr, Mısır 1398/ 1970; İbn Abidîn, Reddü'l-Muhtâr, İstanbul 1984, II, 10 vd.).
    Vitir namazı gerek yalnız kılınsın, gerekse cemaatla kılınsın her ikisinde de imam ve cemaat kunut dualarını içinden okurlar. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Zikrin en hayırlısı gizli olanı, rızkın en hayırlısı da yetecek kadar olanıdır" (Ahmed b. Hanbel, I, 172, 180).
    Hz. Peygamber'in değişik zamanlarda ve namazlarda değişik kunut dualarını okuduğuna ait hadisler vardır. Ancak Ebu Hanîfe'ye göre Kunut, farz namazlarda geçici bir süre için okunmuş fakat daha sonra nesholunmuştur.
    Kunut duaları Vitir'den başka namazlarda okunmaz. Ancak bir fitne, belâ, musîbet olduğu zamanlarda sabah namazının farzında da okunabilir.
    İmam Şafiî ve İmam Mâlik'e göre sabah namazının farzında rükû ile secde arasında kıyam halinde kunut duası okunur. Bu Mâlikîlerde müstehab Şâfiîlerde ise sünnettir.
    Kunut duasını bilmeyen kimse yalnız "Rabbenâ âtinâfi'd-dünyâ haseneten vefî'l-âhireti haseneten ve kınâ azâbe'n-nâr" (el-Bakara, 2/201) duasını okur. Anlamı: "Rabbimiz! Bize dünyada da iyiliği, âhirette de iyiliği ver. Ve bizi cehennem azabından koru". Üç defa; "Allâhümmeğfirlî (Allah'ım beni bağışla)" veya üç defa; Ya Rabbî (Ey Rabbim)" demesi de câizdir.
    Hz. Ali'nin oğlu Hasan; "Rasûlüllah (s.a.s) vitirde okuyacağım kelimeleri bana öğretti" demiş ve şu duayı nakletmiştir: "Allâhümme'hdinî fi men hedeyte ve âfinîfi men âfeyte vet evellenîfi men tevelleyte ve bârik lîfi mâ e'tayte ve kınî şerra mâ kadayte fe inneke takdî ve lâ yukdâ aleyke ve innehû lâ yezillü men vâleyte ve lâyeızzü men âdeyte tebârekte Rabbenâ ve teâleyte, ve sallâ'llâhü alâ'n-Nebiyyi Muhammed" (Ebû Dâvud, Vitr, 5; Tirmizî, Vıtr, 10; Nesaî, Kıyâmü'l-leyl, 51; İbn Mâce, İkâme, 117; Dârimî, Salât, 214). Anlamı: "Allah'ım, hidayet ettiklerinin yoluna beni de hidâyet et. Allah'ım, âfiyet ver. Dost edindiklerinle beraber beni de dost edin. Verdiğin şeyleri bana mübârek eyle. Hükmettiğin şeylerin şerrinden beni koru. Şüphesiz Sen hüküm verirsin, fakat kimse sana hüküm veremez. Senin sevdiklerin zelil olmaz. Senin düşman oldukların ise aslâ aziz olmaz. Rabbimiz sen mübarek ve yücesin. Allah'ın Rasulü Muhammed'e salat ve selam olsun".






+ Yorum Gönder