Konusunu Oylayın.: Hastalık hali namaz kılmazsak günah olur mu

5 üzerinden 3.36 | Toplam : 14 kişi
Hastalık hali namaz kılmazsak günah olur mu
  1. 24.Ağustos.2010, 21:47
    1
    Misafir

    Hastalık hali namaz kılmazsak günah olur mu






    Hastalık hali namaz kılmazsak günah olur mu Mumsema bas agrısı veya bas dönmesi tansiyon düsmesi gibi rahatsız edici ve ayakta durmamızı zorlastırıcı halsizlik hallerinde namazı terk etmek günah mıdır? uykulu halde iken namaz kılmak mekruhtur diye duymustum bu hallerde kendimizi zorlamak namazımızı kılmak gerekir mi yoksa daha zinde hissettigimiz bir zamana kaza edebilir miyiz?


  2. 24.Ağustos.2010, 21:47
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    bas agrısı veya bas dönmesi tansiyon düsmesi gibi rahatsız edici ve ayakta durmamızı zorlastırıcı halsizlik hallerinde namazı terk etmek günah mıdır? uykulu halde iken namaz kılmak mekruhtur diye duymustum bu hallerde kendimizi zorlamak namazımızı kılmak gerekir mi yoksa daha zinde hissettigimiz bir zamana kaza edebilir miyiz?


    Benzer Konular

    - Namaz Kılmazsak Dua Kabul Olmaz Mı?

    - Hiçbir mezhebe göre namaz kılmazsak namazlarımız kabul olur mu?

    - Özür hali bir namaz süresince uyursak o namaz süresince hal görülmemiş ve bitmiş mi olur?

    - Namaz kıldığı halde günah işleyen bir insanın, namaz kılmasından dolayı sevabı günahından fazla olur

    - Hastalık hali

  3. 21.Haziran.2013, 21:51
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: hastalık hali namaz kılmazsak günah olur mu




    Hasta olan insanlar nasıl namaz kılar?
    Hasta,olan nasıl namaz kılarbilir?

    Hastalıktan dolayı namaz kılmakta zorlanan kimse oturarak kılabilir. Oturarak da kılamıyorsa yatarak kılabilir. Abdest almaya güç yetiremiyorsa birisinin yardımıyla abdest alır. Bu durumda hastanın çocukları yardım etmek zorundadır. Şayet yardım edecek kimse yoksa, namaz da kazaya kalacaksa, teyemmüm alarak namazını kılabilir.

    İslâm dini kolaylık üzerine bina edilmiştir. Ayrıca sorumluluklar ve kulluk da kulun gücüne göredir. Bu nedenle hastalık, hafifletme ve kolaylaştırma sebebi sayılmıştır. Buna göre, ayakta namaz kılmaya gücü yetmeyen veya ayakta durmakta zorlanan kimse oturarak namazını kılabilir. Rükû veya secde etmeye gücü yetemeyen kimse ima ile namazı kılar.

    İmâ, namazda rükû ve secde yerine başla işaret etmektir. Bu şekilde namaz kılan kişi rükû için başı biraz eğer, secde için ise rükûdan biraz daha fazla eğer. Secdede başını yere koyamayan kimsenin, bir şeyi başına kaldırarak ona secde etmesi caiz değildir. Böyle kişi imâ ile namaz kılar.

    Oturarak namaz kılamayan, sırt üstü yattığı yerde imâ eder. Bir kişi ayakta durmaya gücü yettiği halde, rüku ve secdeye gücü yetmiyorsa, ayakta veya oturarak imâ edebilir; ancak oturarak imâ etmesi daha uygundur.

    Hanefilere göre, başı ile imâ yapamayacak derecede hasta olan kimsenin namazı kazaya kalır. Aklı başında olduğu ve ilâhî hitabı anladığı sürece bu böyle devam eder. Ancak bazı Hanefî hukukçuları bu durumda kazaya kalan namazları bir günlükten fazla olursa, aklı başında bile olsa, kazanın gerekmediğini söylemişlerdir. Onlar bu konuda güçlüğü kaldırma prensibine dayanırlar (el-Kâsânî, Bedai, I, 105 vd.; ez-Zühaylî, el-Fıkhu`l-İslâmî ve Edilletuh, Dimaşk, 1404/1984, I, 639)

    Çoğunluk İslâm hukukçularına göre ise, başı ile îmâ yapamayan kimse gözü ile (taraf) hatta kalbiyle imâ yaparak namazını kılar. Aklı başında olduğu sürece namazını kazaya bırakamaz.

    Özetle, hastanın namazında kolaylığın sınırı; Hanefilere göre başıyla ima, Mâlikilere göre, göz veya sadece niyetle ima, Şafii ve Hanbelilere göre ise, rükünlerin kalble izlenerek yerine getirilmesidir.

    Hastaya mutlaka şöyle otur da namaz kıl, denilmez. Kendisine nasıl kolay gelir ve huzur içinde durabiliyorsa, o şekilde oturup na*mazını kılar. Sahih olan da budur. (Şerh-i Hidâye - Fetâvâ-yi Hindiyye.)

    Ayakta duramadığı gibi oturarak da namaz kılamıyan kimse için uzanarak imâ (baş işareti) ile namaz kılmakta iki şekil müm*kündür :

    a) Sırtüstü uzanıp ayaklarını kıbleye doğru uzatarak başının altına bir yastık koyduğu halde baş işaretiyle namazını kılar. Baş al*tına konulan yastık ve benzeri şey, baş işaretiyle rükû' ve secdeleri yapma imkânını kolaylaştırır.

    b) Yan üzeri uzanıp yüzünü kıbleye çevirerek baş işaretiyle kılması caizdir. Bu iki durumdan hangisi hastaya uygun ve rahat geliyorsa ona göre uzanıp namazını kılmasında hiçbir sakınca yok*tur. (Siracü'l-Vehhac / Helvanı.)

    Kur'ân-i Kerim'de buna işaret edilerek şöyle buyurulmuştur.

    «Allah'ı, ayakta iken, otururken ve uzanık bir vaziyette iken zikredin.»(Nisa, 4/103.)


  4. 21.Haziran.2013, 21:51
    2
    Devamlı Üye



    Hasta olan insanlar nasıl namaz kılar?
    Hasta,olan nasıl namaz kılarbilir?

    Hastalıktan dolayı namaz kılmakta zorlanan kimse oturarak kılabilir. Oturarak da kılamıyorsa yatarak kılabilir. Abdest almaya güç yetiremiyorsa birisinin yardımıyla abdest alır. Bu durumda hastanın çocukları yardım etmek zorundadır. Şayet yardım edecek kimse yoksa, namaz da kazaya kalacaksa, teyemmüm alarak namazını kılabilir.

    İslâm dini kolaylık üzerine bina edilmiştir. Ayrıca sorumluluklar ve kulluk da kulun gücüne göredir. Bu nedenle hastalık, hafifletme ve kolaylaştırma sebebi sayılmıştır. Buna göre, ayakta namaz kılmaya gücü yetmeyen veya ayakta durmakta zorlanan kimse oturarak namazını kılabilir. Rükû veya secde etmeye gücü yetemeyen kimse ima ile namazı kılar.

    İmâ, namazda rükû ve secde yerine başla işaret etmektir. Bu şekilde namaz kılan kişi rükû için başı biraz eğer, secde için ise rükûdan biraz daha fazla eğer. Secdede başını yere koyamayan kimsenin, bir şeyi başına kaldırarak ona secde etmesi caiz değildir. Böyle kişi imâ ile namaz kılar.

    Oturarak namaz kılamayan, sırt üstü yattığı yerde imâ eder. Bir kişi ayakta durmaya gücü yettiği halde, rüku ve secdeye gücü yetmiyorsa, ayakta veya oturarak imâ edebilir; ancak oturarak imâ etmesi daha uygundur.

    Hanefilere göre, başı ile imâ yapamayacak derecede hasta olan kimsenin namazı kazaya kalır. Aklı başında olduğu ve ilâhî hitabı anladığı sürece bu böyle devam eder. Ancak bazı Hanefî hukukçuları bu durumda kazaya kalan namazları bir günlükten fazla olursa, aklı başında bile olsa, kazanın gerekmediğini söylemişlerdir. Onlar bu konuda güçlüğü kaldırma prensibine dayanırlar (el-Kâsânî, Bedai, I, 105 vd.; ez-Zühaylî, el-Fıkhu`l-İslâmî ve Edilletuh, Dimaşk, 1404/1984, I, 639)

    Çoğunluk İslâm hukukçularına göre ise, başı ile îmâ yapamayan kimse gözü ile (taraf) hatta kalbiyle imâ yaparak namazını kılar. Aklı başında olduğu sürece namazını kazaya bırakamaz.

    Özetle, hastanın namazında kolaylığın sınırı; Hanefilere göre başıyla ima, Mâlikilere göre, göz veya sadece niyetle ima, Şafii ve Hanbelilere göre ise, rükünlerin kalble izlenerek yerine getirilmesidir.

    Hastaya mutlaka şöyle otur da namaz kıl, denilmez. Kendisine nasıl kolay gelir ve huzur içinde durabiliyorsa, o şekilde oturup na*mazını kılar. Sahih olan da budur. (Şerh-i Hidâye - Fetâvâ-yi Hindiyye.)

    Ayakta duramadığı gibi oturarak da namaz kılamıyan kimse için uzanarak imâ (baş işareti) ile namaz kılmakta iki şekil müm*kündür :

    a) Sırtüstü uzanıp ayaklarını kıbleye doğru uzatarak başının altına bir yastık koyduğu halde baş işaretiyle namazını kılar. Baş al*tına konulan yastık ve benzeri şey, baş işaretiyle rükû' ve secdeleri yapma imkânını kolaylaştırır.

    b) Yan üzeri uzanıp yüzünü kıbleye çevirerek baş işaretiyle kılması caizdir. Bu iki durumdan hangisi hastaya uygun ve rahat geliyorsa ona göre uzanıp namazını kılmasında hiçbir sakınca yok*tur. (Siracü'l-Vehhac / Helvanı.)

    Kur'ân-i Kerim'de buna işaret edilerek şöyle buyurulmuştur.

    «Allah'ı, ayakta iken, otururken ve uzanık bir vaziyette iken zikredin.»(Nisa, 4/103.)





+ Yorum Gönder