Konusunu Oylayın.: Kaza namazı hakkında bilgi almak istiyorum

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kaza namazı hakkında bilgi almak istiyorum
  1. 18.Şubat.2010, 13:31
    1
    Misafir

    Kaza namazı hakkında bilgi almak istiyorum






    Kaza namazı hakkında bilgi almak istiyorum Mumsema ben 33 yaşındayım namaza yeni başladım, şimdi kıldığım namazlar, kaza namazı yerine geçiyormuş . bu göre namaz,a başlarken nasıl niyet getirmeliyim lütfe yardımcı olurmusunuz?


  2. 18.Şubat.2010, 13:31
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    ben 33 yaşındayım namaza yeni başladım, şimdi kıldığım namazlar, kaza namazı yerine geçiyormuş . bu göre namaz,a başlarken nasıl niyet getirmeliyim lütfe yardımcı olurmusunuz?


    Benzer Konular

    - Muharrem ayı içinde kaza orucu tutulurmu bununla ilgili bilgi almak istiyorum

    - İlk namaz hakkında bilgi almak istiyorum

    - Şafii mezhebinde kaza namazı hakkında bilgi istiyorum

    - Ah almak hakkında bilgi istiyorum

    - Kar payı hakkında bilgi almak istiyorum

  3. 18.Şubat.2010, 16:55
    2
    reyna89
    Es Rahmet Rüzgarı

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Ağustos.2009
    Üye No: 49643
    Mesaj Sayısı: 329
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 28

    --->: Kaza namazı hakkında bilgi almak istiyorum




    öncelikle ne kadar borcunuz var onu hesaplamak gerek 33 yaşındayım demişsiniz... buna göre 365*33=12045 beş vakit namaz var 12045/5=2049 bu kadar yıl namaz kılacaksınız

    ya da şöyle yapın 7yıl boyunca her kıldığın namazdan sonra o namazın kazasını kıl önce normal namazını kıl daha sonra niyet ettim Allah rızası için geçmişte kılmadığım akşam namazını kılmaya ya da öğlen o an hangi namazı kılıyorsan sonra namazını kıl

    Cemil tokpınar hocam Sabah namazına nasıl kalkılır kitabında şöyle yazıyor

    kaza namazlarında esas olan borcumuzu ödemek olduğu için kısa sureler okunabilir örneğin ; kevser,ihlas,nas vb.
    hatta tüm kaza namazlarınızda fatihadan sonra kevser ve ihlas okunabilir
    bunun dışında kaza namazlarında tahiyyattan sonra allahummesaali-barik rabbena okumadan selam verebilirsiniz

    kaza namazlarımızı kılmaya özen gösterelim inşallah ben her namazdan sonra mesela akşam namazının 2kere kazasını kılıyorum öğleninde yatsı,ikindi sabah hepsinin zor geliyorsa bir tane de kılabilirsiniz


  4. 18.Şubat.2010, 16:55
    2
    Es Rahmet Rüzgarı



    öncelikle ne kadar borcunuz var onu hesaplamak gerek 33 yaşındayım demişsiniz... buna göre 365*33=12045 beş vakit namaz var 12045/5=2049 bu kadar yıl namaz kılacaksınız

    ya da şöyle yapın 7yıl boyunca her kıldığın namazdan sonra o namazın kazasını kıl önce normal namazını kıl daha sonra niyet ettim Allah rızası için geçmişte kılmadığım akşam namazını kılmaya ya da öğlen o an hangi namazı kılıyorsan sonra namazını kıl

    Cemil tokpınar hocam Sabah namazına nasıl kalkılır kitabında şöyle yazıyor

    kaza namazlarında esas olan borcumuzu ödemek olduğu için kısa sureler okunabilir örneğin ; kevser,ihlas,nas vb.
    hatta tüm kaza namazlarınızda fatihadan sonra kevser ve ihlas okunabilir
    bunun dışında kaza namazlarında tahiyyattan sonra allahummesaali-barik rabbena okumadan selam verebilirsiniz

    kaza namazlarımızı kılmaya özen gösterelim inşallah ben her namazdan sonra mesela akşam namazının 2kere kazasını kılıyorum öğleninde yatsı,ikindi sabah hepsinin zor geliyorsa bir tane de kılabilirsiniz


  5. 18.Şubat.2010, 19:35
    3
    şaf_ak
    ...MüPteLaNıM...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Aralık.2007
    Üye No: 5730
    Mesaj Sayısı: 1,134
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19
    Yaş: 30

    --->: Kaza namazı hakkında bilgi almak istiyorum

    Alıntı
    buna göre 365*33=12045 beş vakit namaz var 12045/5=2049 bu kadar yıl namaz kılacaksınız
    bu hesaplamaya göre bi kişi doğar doğmaz namazla mükellef olunuyor ???


  6. 18.Şubat.2010, 19:35
    3
    ...MüPteLaNıM...
    Alıntı
    buna göre 365*33=12045 beş vakit namaz var 12045/5=2049 bu kadar yıl namaz kılacaksınız
    bu hesaplamaya göre bi kişi doğar doğmaz namazla mükellef olunuyor ???


  7. 11.Temmuz.2010, 00:06
    4
    Arsoy
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Şubat.2007
    Üye No: 49
    Mesaj Sayısı: 356
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Bulunduğu yer: ...................

    --->: Kaza namazı hakkında bilgi almak istiyorum

    Kaza namazları, ne şekilde kazaya kalmış ise aynı şekilde kılınacaktır.
    Sabah 2, öğle 4, ikindi 4, akşam 3, yatsı 4 ve vitir 3 rekat olarak kaza edilir.


    Her namaz için belirli bir zaman veya mekan tayin edilmez. Yani ikindi namazının kazası ikindi vaktinde kılınır diye bir sınır yoktur. İstediğiniz zamanda kılınabilir. Kaza namazını kılarken ikindi namazının yatsıdan önce veya öğlenin sabahtan sonra kılınması gerekir gibi bir şartta yoktur.

    Fakat kerahet dediğimiz zamanlarda kılınmamasına dikkat edilir. Bu vakitler de güneş doğduktan 45 dk sonraya, Güneş batmadan 45 dk. Önceye kadar ve Güneş tam tepede olduğu zaman (öğleye 30 dk. Kala) namaz kılınması hoş görülmemiştir. Bunların dışındaki bütün zamanlarda kaza namazı kılnabilir.

    Bir kaza namazı şöyle niyet edilerek kılınır:

    Meselâ: "Vaktine yetişip de kılamadığım ilk öğle namazını" yahut "son öğle namazım Allah rızası için kılmaya niyet ettim." Böylece kazaya kalmış olan namazlar, ya ilk kazaya kalmış olanından başlanmış olur veya en son kazaya kalmış olanından başlanmış olur ki, her iki halde de belli bir düzene göre geçmiş namazlar kılınarak azalmış olur.

    Daha kolay olması bakımından "Üzerimde olan bir öğle veya ikindi namazını kaza ediyorum" şeklinde niyet etmek de yeterlidir...



  8. 11.Temmuz.2010, 00:06
    4
    Devamlı Üye
    Kaza namazları, ne şekilde kazaya kalmış ise aynı şekilde kılınacaktır.
    Sabah 2, öğle 4, ikindi 4, akşam 3, yatsı 4 ve vitir 3 rekat olarak kaza edilir.


    Her namaz için belirli bir zaman veya mekan tayin edilmez. Yani ikindi namazının kazası ikindi vaktinde kılınır diye bir sınır yoktur. İstediğiniz zamanda kılınabilir. Kaza namazını kılarken ikindi namazının yatsıdan önce veya öğlenin sabahtan sonra kılınması gerekir gibi bir şartta yoktur.

    Fakat kerahet dediğimiz zamanlarda kılınmamasına dikkat edilir. Bu vakitler de güneş doğduktan 45 dk sonraya, Güneş batmadan 45 dk. Önceye kadar ve Güneş tam tepede olduğu zaman (öğleye 30 dk. Kala) namaz kılınması hoş görülmemiştir. Bunların dışındaki bütün zamanlarda kaza namazı kılnabilir.

    Bir kaza namazı şöyle niyet edilerek kılınır:

    Meselâ: "Vaktine yetişip de kılamadığım ilk öğle namazını" yahut "son öğle namazım Allah rızası için kılmaya niyet ettim." Böylece kazaya kalmış olan namazlar, ya ilk kazaya kalmış olanından başlanmış olur veya en son kazaya kalmış olanından başlanmış olur ki, her iki halde de belli bir düzene göre geçmiş namazlar kılınarak azalmış olur.

    Daha kolay olması bakımından "Üzerimde olan bir öğle veya ikindi namazını kaza ediyorum" şeklinde niyet etmek de yeterlidir...



  9. 15.Nisan.2011, 18:48
    5
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Kaza namazı hakkında bilgi almak istiyorum

    Kaza namazı hakkında

    Bilerek ya da bilmeyerek, geçerli veya geçersiz nedenlerle vaktinde eda edilemeyen namazların kazası çok sorulan sorular arasında Ali Bulaç´ın tabiriyle "medya vaizlerinin" -ki ben buna ´okumuş´ sıfatını ilave etmek isterim- yanı sıra dinî yaşayışlarının göstergesi ile samimiyetlerinden şüphe etmediğimiz bazı ağızların da "kaza namazı yoktur" deyip diğerleri ile aynı çizgide buluşmaları kafaları karıştıran temel faktör Şahsen bu konu ile alakalı soruların çokluğunu buna bağlıyorum
    Kaza namazı vardır-yoktur müzakeresine girmeden önce, namazın bir Müslüman için ne ifade ettiğinin, aksine ihtimal vermeyecek netlikte zihinlerde ve kalplerde yerleşmesi lazım Hz Peygamber (sas ) hassasiyeti bir kenara, bir sahabe, tabiin ya da ulema ve süleha ölçüsünde bunun idrakine varılsa bu türlü soruları gerektirecek yaşantı olmaz hiçbirimizin hayatında Diyelim ki oldu; bu defa da kaza namazı var mıdır soru ve cevabı ile vakit geçirileceğine, herkes namazlarının kazasını kılmaya durur O halde mesele kaza namazının varlığı-yokluğundan ziyade, namaz şuurunda, namaz hakikatinin vicdanlarda yer etmesinde düğümleniyor
    Günümüz insanının birçoğu hayatının belli bir dönemine kadar namaz gibi günde beş defa tekrarlanan ve dıştan bakıldığında külfet gibi gözüken bir ibadetten kısmen uzak bir hayat yaşıyor Cuma, bayram, mübarek gecelerde ancak namaz ile irtibata geçiyor veya cenaze, doğum ve hastalık gibi şükrü veya Rabb `imin yardımına en çok ihtiyaç duyulan beşerî hallerde namazı hatırlıyor Sonra yaş kemale erip, ecelinin ayak seslerini duyunca, kabir kapısının kendisi için de açıldığını hissedince, başta namaz olmak üzere ibadet hayatını daha derinden yaşamaya başlıyor Fakat bu defa -şahsa göre değişir- mazide kalan 10-20-30 yıllık kılınmayan namaz gerçeği ile yüz yüze geliyor İşte `kaza namazı var mıdır` sorusu burada kendini gösteriyor Yoksa zaten ibadet hayatına devam eden bir insanın uyuma, hastalık, unutma gibi sebeplerle kılamadığı üç-beş vaktin kazasından sanırım kimse bahsetmiyor
    Kur`an`da açık, sarih ve net kaza namazı, onun bir yükümlülük olduğundan bahseden ayet yoktur Sünnete gelince lihikmetin yani ihtimal ümmetine örnek olması sebebiyle Efendimiz `in iki defa uyuma, bir defa da Hendek Savaşı `nda 4 rekatlık namaz kılacak vakit dahi olsa cepheyi terk edecek bir zaman bulamaması nedeniyle kazaya kalmış namazı vardır Allah Rasulü (sas ), hepsinde de hemen namazlarının kazasını kılmıştır Bu delilleri değerlendiren mezhep alimleri ise kaza namazının gerekliliğinden dem vurmuş, müzakerelerini kaza borcu olan nafile kılabilir mi-kılamaz mı sorusu üzerinde yoğunlaştırmışlardır Dikkat edin, müzakereye konu olan -betahsis tartışma demiyorum- kaza namazının meşruiyeti değil, kaza borcu olanın revatip sünnetler dahil nafile kılıp-kılamayacağı ile alakalıdır
    İbni Teymiyye ve talebesi İKayyim el-Cevziyye `nin "kasten terk edilen namazın kazası yoktur" görüşlerinin, İslam `da kaza namazı yoktur görüşüne delil olarak gösterilmesi yanlış bir yaklaşımdır Çünkü ne Efendimiz `in (sas ) hayatında ne de sahabede kasten terk edilen bir namaz örneği yoktur Günümüzde kaza namazı var mıdır sorusunu soranların namazı terki kasdî değil, ihmal, tembellik, namaz alışkanlığı, yanlış yorumladıkları meşguliyet ve başta söylediğimiz namaz şuurunun yokluğu faktörlerine dayalıdır
    İslam `ın cahiliyyeye yani İslam öncesi hayata ait yanlışlıkları, hataları silip süpürmesi, Hak katında sorguya tabi olmaması ile alakalı hadisin kaza namazlarının yokluğuna delil olarak kullanılması da tekellüflü bir tevildir Bu, doğuştan Müslüman, İslamî bir terbiye almış, belli bir dönem namaz, oruç gibi ibadetleri kesintili de olsa devam ettiren Müslüman`ı, önceki hayatında müşrik, kâfir veya Hıristiyan , Yahudi , Budist başka bir dine mensup insanla eşdeğer tutma demektir Başka bir ifadeyle, İslam gayrimüslim birisini ibadetle mükellef tutmamakta, içki, kumar, zina dahil İslam `a göre haram amellerinden dolayı hesaba çekmemektedir Hadiste anlatılan kişiler bunlardır
    Sonuç; kaza namazının varlığından ziyade kaza namazı olan nafile namaz kılmalı mıdır, bunu konuşsak daha isabetli bir iş yapmış oluruz
    Ahmet Kurucan
    KAYNAK : Zaman


  10. 15.Nisan.2011, 18:48
    5
    Moderatör
    Kaza namazı hakkında

    Bilerek ya da bilmeyerek, geçerli veya geçersiz nedenlerle vaktinde eda edilemeyen namazların kazası çok sorulan sorular arasında Ali Bulaç´ın tabiriyle "medya vaizlerinin" -ki ben buna ´okumuş´ sıfatını ilave etmek isterim- yanı sıra dinî yaşayışlarının göstergesi ile samimiyetlerinden şüphe etmediğimiz bazı ağızların da "kaza namazı yoktur" deyip diğerleri ile aynı çizgide buluşmaları kafaları karıştıran temel faktör Şahsen bu konu ile alakalı soruların çokluğunu buna bağlıyorum
    Kaza namazı vardır-yoktur müzakeresine girmeden önce, namazın bir Müslüman için ne ifade ettiğinin, aksine ihtimal vermeyecek netlikte zihinlerde ve kalplerde yerleşmesi lazım Hz Peygamber (sas ) hassasiyeti bir kenara, bir sahabe, tabiin ya da ulema ve süleha ölçüsünde bunun idrakine varılsa bu türlü soruları gerektirecek yaşantı olmaz hiçbirimizin hayatında Diyelim ki oldu; bu defa da kaza namazı var mıdır soru ve cevabı ile vakit geçirileceğine, herkes namazlarının kazasını kılmaya durur O halde mesele kaza namazının varlığı-yokluğundan ziyade, namaz şuurunda, namaz hakikatinin vicdanlarda yer etmesinde düğümleniyor
    Günümüz insanının birçoğu hayatının belli bir dönemine kadar namaz gibi günde beş defa tekrarlanan ve dıştan bakıldığında külfet gibi gözüken bir ibadetten kısmen uzak bir hayat yaşıyor Cuma, bayram, mübarek gecelerde ancak namaz ile irtibata geçiyor veya cenaze, doğum ve hastalık gibi şükrü veya Rabb `imin yardımına en çok ihtiyaç duyulan beşerî hallerde namazı hatırlıyor Sonra yaş kemale erip, ecelinin ayak seslerini duyunca, kabir kapısının kendisi için de açıldığını hissedince, başta namaz olmak üzere ibadet hayatını daha derinden yaşamaya başlıyor Fakat bu defa -şahsa göre değişir- mazide kalan 10-20-30 yıllık kılınmayan namaz gerçeği ile yüz yüze geliyor İşte `kaza namazı var mıdır` sorusu burada kendini gösteriyor Yoksa zaten ibadet hayatına devam eden bir insanın uyuma, hastalık, unutma gibi sebeplerle kılamadığı üç-beş vaktin kazasından sanırım kimse bahsetmiyor
    Kur`an`da açık, sarih ve net kaza namazı, onun bir yükümlülük olduğundan bahseden ayet yoktur Sünnete gelince lihikmetin yani ihtimal ümmetine örnek olması sebebiyle Efendimiz `in iki defa uyuma, bir defa da Hendek Savaşı `nda 4 rekatlık namaz kılacak vakit dahi olsa cepheyi terk edecek bir zaman bulamaması nedeniyle kazaya kalmış namazı vardır Allah Rasulü (sas ), hepsinde de hemen namazlarının kazasını kılmıştır Bu delilleri değerlendiren mezhep alimleri ise kaza namazının gerekliliğinden dem vurmuş, müzakerelerini kaza borcu olan nafile kılabilir mi-kılamaz mı sorusu üzerinde yoğunlaştırmışlardır Dikkat edin, müzakereye konu olan -betahsis tartışma demiyorum- kaza namazının meşruiyeti değil, kaza borcu olanın revatip sünnetler dahil nafile kılıp-kılamayacağı ile alakalıdır
    İbni Teymiyye ve talebesi İKayyim el-Cevziyye `nin "kasten terk edilen namazın kazası yoktur" görüşlerinin, İslam `da kaza namazı yoktur görüşüne delil olarak gösterilmesi yanlış bir yaklaşımdır Çünkü ne Efendimiz `in (sas ) hayatında ne de sahabede kasten terk edilen bir namaz örneği yoktur Günümüzde kaza namazı var mıdır sorusunu soranların namazı terki kasdî değil, ihmal, tembellik, namaz alışkanlığı, yanlış yorumladıkları meşguliyet ve başta söylediğimiz namaz şuurunun yokluğu faktörlerine dayalıdır
    İslam `ın cahiliyyeye yani İslam öncesi hayata ait yanlışlıkları, hataları silip süpürmesi, Hak katında sorguya tabi olmaması ile alakalı hadisin kaza namazlarının yokluğuna delil olarak kullanılması da tekellüflü bir tevildir Bu, doğuştan Müslüman, İslamî bir terbiye almış, belli bir dönem namaz, oruç gibi ibadetleri kesintili de olsa devam ettiren Müslüman`ı, önceki hayatında müşrik, kâfir veya Hıristiyan , Yahudi , Budist başka bir dine mensup insanla eşdeğer tutma demektir Başka bir ifadeyle, İslam gayrimüslim birisini ibadetle mükellef tutmamakta, içki, kumar, zina dahil İslam `a göre haram amellerinden dolayı hesaba çekmemektedir Hadiste anlatılan kişiler bunlardır
    Sonuç; kaza namazının varlığından ziyade kaza namazı olan nafile namaz kılmalı mıdır, bunu konuşsak daha isabetli bir iş yapmış oluruz
    Ahmet Kurucan
    KAYNAK : Zaman





+ Yorum Gönder