Konusunu Oylayın.: Allahın birliğini akıl yoluyla isbat edebilirmiyiz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Allahın birliğini akıl yoluyla isbat edebilirmiyiz?
  1. 30.Kasım.2009, 22:02
    1
    Misafir

    Allahın birliğini akıl yoluyla isbat edebilirmiyiz?

  2. 30.Kasım.2009, 22:45
    2
    yusuf-_-
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Ekim.2009
    Üye No: 59085
    Mesaj Sayısı: 64
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 40

    --->: allahın birliğini akıl yoluyla isbat edebilirmiyiz?




    Alıntı
    ALLAH;

    Bir zaman; gayet akıllı,zengin ve mahir bir ressam,sadece takdir edilmek amacıyla bir resim sergisi açmış. Fakat sahnenin gerisinde durmuş, kendisini konuklara göstermemiş.Konuklara her türlü ikramı yapmış. Sergiyi gezen misafirler, harika resimlere bakmışlar,ne kadar güzel resimler diyerek aralarında konuşurlarken, birisi, ressamı göremediği için; “acaba bu harika resimleri kim yapmıştır?” diye bir soru ortaya atmış.

    Bir kısım insanlar;bu resimler “kendi kendine” olmuştur demişler.

    Bir kısım insanlar; resimleri “tabiat kanunlarının” yaptığını iddia etmişler.

    Bir kısım insanlar ise; resmi meydana getiren,” boya,fırça,kağıt;kafa kafaya verip bu resimleri meydana getirmiştir” demişler.

    Bir kısım insanlar ise;harika resimlerin ve ikramların; “ancak akıllı,mahir, zengin bir ressam tarafından” yapılabileceğini, söyleyip; kendilerine ikramda bulunan,O ressamı içeriden, alkışlar ile çağırıp, kendisiyle tanışmış ve teşekkür etmişler.

    İşte biz,bu canlı kainatın ressamına; O,Musavvir”e;Allah diyoruz.

    Ressamdan farkı, gerçek ve canlı resimler yaratmasıdır. Resim,ressamın bir parçası olmadığı gibi; ressam da, resmin bir parçası değildir.Yani mahlukat, Allah”ın bir parçası değil, eseridir. Resim ile ressam arasında da fırça vardır.
    Yani vahdet-ül vücudu doğru anlamak gerektir.Gökyüzündeki bulutlara dikkatli baktığınız zaman, tabloyu bir anda nasıl değiştirdiğini hayret ile gözleyebilirsiniz.

    Bir esere bakıldığı zaman; eser sahibi unutulmamalı.Mana-i harfi ile bakılmalı. Yani;Ne güzel bir ayna diyerek, dikkatli ve kem bakıp nazar ile aynanın kendisini ve aynanın ustasının kalbini kırmamalı. “Maşaallah, bu aynanın ustası gerçekten harika ve mahir birisi” diyerek, sanatkarını da sena ve takdir etmeli.

    Allah; nasıl olur da;doğrulmamış,doğmamış,doğurmamış,eşi benzeri ve ortağı olmayan, bir başkası tarafından yaratılmamış,bir başkasına muhtaç olmayan, her şeyin O”na muhtaç olduğu,her şeyin O”nda bittiği,başlangıcının ve sonunun olmadığı,her şeyin yaratıcısı olan, tek olan,kendisinden evvel hiçbir şeyin olmadığı,kendisinden sonrada hiçbir varlığın olmadığı, ölümsüz, ölmeyen, öldürülemeyen, yok edilemeyen, kusursuz,rakipsiz, varlığı hiç değişmeyen,çok sabırlı,çok merhametli vs; bir varlık olur.Bu sır; bizim için kapalı bir kapı olsun.

    Mesela; bir sarayın açık doksan dokuz kapısı olsun.Ama bir kapısı kapalı olsun ve sarayın sahibi ancak o kapıyı açabilsin ve anahtarda sadece O”nda olsun. Dışarıdan saraya girmeye çalışan biri,açık kapıların herhangi birinden içeri girebilir.Ama inat edip, açık kapılardan saraya girmemek ve kapalı kapının önünde durmak; o kapalı kapıyı açamadığı için, bu saraya girilemez demek, saray sahibini;inkar etmek, kabul etmemek, red etmek;hiç akıl karı değildir. Çünkü; bu sırrı, tek bilen; O; varlığa biz, Allah diyoruz.

    Bu sefer biz ;o dessas şeytana; aksi ile kanıt yöntemi ile;şu soruyu soralım.

    Peki,Allah yoksa; bu kainatı kim yaratmıştır? Yani yukarıdaki harika resimleri kim yapmıştır?

    Ey şeytan susuyorsun.Kibrinden,enaniyetinden,inadından ve kandırdığın dostlarına mahcup olmamak için, Allah”tır diyemiyorsun!Kurnaz olduğun için;kendi kendine, tesadüfen olmuştur,tabiat kanunları yapmıştır veya bu akılsız ve şuursuz,aciz maddeler; bu harika resimleri meydana getirmişlerdir de diyemiyorsun! Çünkü; böyle desen;saf ,tertemiz ve günahsız çocukların bile sana güleceklerini ve ”çocuk mu kandırıyorsun!Cansız bir resmin bile ressamı var iken;canlısının evleviyetle vardır.Sen git de akıllıyım diye geçinen akılsızları kandır” diyeceklerini çok iyi biliyorsun!

    Hz.Ali”nin “Farzedelim ki; inanmayan ve inat edenlerin dediği gibi; Allah, peygamber, kitap,melek,ahiret,kader,hac,namaz,zekat diye birşey olmasın; ne inanana bir şey olur,nede inanmamakta inat edene. Ama, ya varsa ; inanmamakta inat eden;işini şansa bırakmış olur ki buda hiç akıl karı değildir” manasında gayet mantıklı bir cevabı vardır.
    Esselamün aleyküm


  3. 30.Kasım.2009, 22:45
    2
    Devamlı Üye



    Alıntı
    ALLAH;

    Bir zaman; gayet akıllı,zengin ve mahir bir ressam,sadece takdir edilmek amacıyla bir resim sergisi açmış. Fakat sahnenin gerisinde durmuş, kendisini konuklara göstermemiş.Konuklara her türlü ikramı yapmış. Sergiyi gezen misafirler, harika resimlere bakmışlar,ne kadar güzel resimler diyerek aralarında konuşurlarken, birisi, ressamı göremediği için; “acaba bu harika resimleri kim yapmıştır?” diye bir soru ortaya atmış.

    Bir kısım insanlar;bu resimler “kendi kendine” olmuştur demişler.

    Bir kısım insanlar; resimleri “tabiat kanunlarının” yaptığını iddia etmişler.

    Bir kısım insanlar ise; resmi meydana getiren,” boya,fırça,kağıt;kafa kafaya verip bu resimleri meydana getirmiştir” demişler.

    Bir kısım insanlar ise;harika resimlerin ve ikramların; “ancak akıllı,mahir, zengin bir ressam tarafından” yapılabileceğini, söyleyip; kendilerine ikramda bulunan,O ressamı içeriden, alkışlar ile çağırıp, kendisiyle tanışmış ve teşekkür etmişler.

    İşte biz,bu canlı kainatın ressamına; O,Musavvir”e;Allah diyoruz.

    Ressamdan farkı, gerçek ve canlı resimler yaratmasıdır. Resim,ressamın bir parçası olmadığı gibi; ressam da, resmin bir parçası değildir.Yani mahlukat, Allah”ın bir parçası değil, eseridir. Resim ile ressam arasında da fırça vardır.
    Yani vahdet-ül vücudu doğru anlamak gerektir.Gökyüzündeki bulutlara dikkatli baktığınız zaman, tabloyu bir anda nasıl değiştirdiğini hayret ile gözleyebilirsiniz.

    Bir esere bakıldığı zaman; eser sahibi unutulmamalı.Mana-i harfi ile bakılmalı. Yani;Ne güzel bir ayna diyerek, dikkatli ve kem bakıp nazar ile aynanın kendisini ve aynanın ustasının kalbini kırmamalı. “Maşaallah, bu aynanın ustası gerçekten harika ve mahir birisi” diyerek, sanatkarını da sena ve takdir etmeli.

    Allah; nasıl olur da;doğrulmamış,doğmamış,doğurmamış,eşi benzeri ve ortağı olmayan, bir başkası tarafından yaratılmamış,bir başkasına muhtaç olmayan, her şeyin O”na muhtaç olduğu,her şeyin O”nda bittiği,başlangıcının ve sonunun olmadığı,her şeyin yaratıcısı olan, tek olan,kendisinden evvel hiçbir şeyin olmadığı,kendisinden sonrada hiçbir varlığın olmadığı, ölümsüz, ölmeyen, öldürülemeyen, yok edilemeyen, kusursuz,rakipsiz, varlığı hiç değişmeyen,çok sabırlı,çok merhametli vs; bir varlık olur.Bu sır; bizim için kapalı bir kapı olsun.

    Mesela; bir sarayın açık doksan dokuz kapısı olsun.Ama bir kapısı kapalı olsun ve sarayın sahibi ancak o kapıyı açabilsin ve anahtarda sadece O”nda olsun. Dışarıdan saraya girmeye çalışan biri,açık kapıların herhangi birinden içeri girebilir.Ama inat edip, açık kapılardan saraya girmemek ve kapalı kapının önünde durmak; o kapalı kapıyı açamadığı için, bu saraya girilemez demek, saray sahibini;inkar etmek, kabul etmemek, red etmek;hiç akıl karı değildir. Çünkü; bu sırrı, tek bilen; O; varlığa biz, Allah diyoruz.

    Bu sefer biz ;o dessas şeytana; aksi ile kanıt yöntemi ile;şu soruyu soralım.

    Peki,Allah yoksa; bu kainatı kim yaratmıştır? Yani yukarıdaki harika resimleri kim yapmıştır?

    Ey şeytan susuyorsun.Kibrinden,enaniyetinden,inadından ve kandırdığın dostlarına mahcup olmamak için, Allah”tır diyemiyorsun!Kurnaz olduğun için;kendi kendine, tesadüfen olmuştur,tabiat kanunları yapmıştır veya bu akılsız ve şuursuz,aciz maddeler; bu harika resimleri meydana getirmişlerdir de diyemiyorsun! Çünkü; böyle desen;saf ,tertemiz ve günahsız çocukların bile sana güleceklerini ve ”çocuk mu kandırıyorsun!Cansız bir resmin bile ressamı var iken;canlısının evleviyetle vardır.Sen git de akıllıyım diye geçinen akılsızları kandır” diyeceklerini çok iyi biliyorsun!

    Hz.Ali”nin “Farzedelim ki; inanmayan ve inat edenlerin dediği gibi; Allah, peygamber, kitap,melek,ahiret,kader,hac,namaz,zekat diye birşey olmasın; ne inanana bir şey olur,nede inanmamakta inat edene. Ama, ya varsa ; inanmamakta inat eden;işini şansa bırakmış olur ki buda hiç akıl karı değildir” manasında gayet mantıklı bir cevabı vardır.
    Esselamün aleyküm


  4. 30.Kasım.2009, 23:16
    3
    Rüyet-iTaksîr
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 27.Ekim.2009
    Üye No: 61896
    Mesaj Sayısı: 219
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    --->: allahın birliğini akıl yoluyla isbat edebilirmiyiz?

    EyvAllah kardeş sanırım kitap sözlerdi. Risale derslerinden hatırlıyorum bu bilgileri. Burdaki en önemli söz Vahdet-ül Vücudu doğru anlamak sözüdür. Günümüzde bir insan Allah c.c. red ediyorsa onu akıl yoluyla anlatmanın bir yoluda Bilimdir. Eğer siz maddeyi iyi anlatırsanız karşındaki inanmayan materyalist insan ister istemez bir gücü kabul etmek zorunda kalıyor. Kainatda olan herşeyi madde ile açıklayan insanlara Allah c.c. dediğimiz vakit hani nerde diyorlar fakat ki eğer siz tek dayanakları olan maddeyi ellerinden aldığınız zaman bastona dayanıp yürüyen insan misali yere çakılırlar. Bu sebeple Vahdet-ül Vücudu yada Vahdet-ül Şuhud u iyi anlayıp yorumlamak lazımdır..


  5. 30.Kasım.2009, 23:16
    3
    EyvAllah kardeş sanırım kitap sözlerdi. Risale derslerinden hatırlıyorum bu bilgileri. Burdaki en önemli söz Vahdet-ül Vücudu doğru anlamak sözüdür. Günümüzde bir insan Allah c.c. red ediyorsa onu akıl yoluyla anlatmanın bir yoluda Bilimdir. Eğer siz maddeyi iyi anlatırsanız karşındaki inanmayan materyalist insan ister istemez bir gücü kabul etmek zorunda kalıyor. Kainatda olan herşeyi madde ile açıklayan insanlara Allah c.c. dediğimiz vakit hani nerde diyorlar fakat ki eğer siz tek dayanakları olan maddeyi ellerinden aldığınız zaman bastona dayanıp yürüyen insan misali yere çakılırlar. Bu sebeple Vahdet-ül Vücudu yada Vahdet-ül Şuhud u iyi anlayıp yorumlamak lazımdır..





+ Yorum Gönder