Konusunu Oylayın.: Nasrettin hocanın karısı ile ilgili fıkraları

5 üzerinden 4.88 | Toplam : 17 kişi
Nasrettin hocanın karısı ile ilgili fıkraları
  1. 30.Kasım.2009, 05:57
    1
    Misafir

    Nasrettin hocanın karısı ile ilgili fıkraları






    Nasrettin hocanın karısı ile ilgili fıkraları Mumsema Nasrettin hocanın karısı ile ilgili fıkraları nelerdir ? Nasrettin hocanın karısı hakkında fıkralar verir misiniz ?


  2. 30.Kasım.2009, 05:57
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Nasrettin hocanın karısı ile ilgili fıkraları nelerdir ? Nasrettin hocanın karısı hakkında fıkralar verir misiniz ?


    Benzer Konular

    - Nasrettin hocanın karikatürlü fıkraları

    - Adalet ile ilgili nasrettin hoca fıkraları

    - Nasrettin hoca ile ilgili yazılar

    - Lut (a.s.)’ın karısı ile ilgili ayetler

    - Ders verici nasrettin hoca fıkraları

  3. 30.Kasım.2009, 08:28
    2
    Abdullatif
    seyyah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Eylül.2009
    Üye No: 56182
    Mesaj Sayısı: 954
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 27
    Bulunduğu yer: sınırdan..

    --->: nasrettin hocanın karısı ile ilgili fıkraları




    Yenisi
    Günün birinde Hoca’nın karısı ölür. Fakat Hoca’da ciddi bir üzüntü belirmez. Bir müddet sonra eşeğide ölünce hoca yas tutmaya başlar. Bu işe şaşıran komşuları sorar:
    - “Bu nasıl iş Hocam karın öldüğüne bu kadar üzülmedin, eşeğin öldü bir haftadır ağzını bıçak açmıyor?”
    - “Karım öldüğünde hepiniz, üzülme daha genç ve güzel yeni bir hatun buluruz diye beni teselli ettiniz fakat hiç kimse yeni bir eşek alalım demiyor.”

    Daha ne kadar gideceğiz?
    Hoca ile hanımı dört günlük yola daha yeni çıkmışlar. Hoca yola çıkar çıkmaz hanımına:
    - “Daha ne kadar gideceğiz hatun?” diye sormuş. Hanımı hocanın sorusunu şu şekilde cevaplandırmış:
    - “Bugün ile yarın gidersek daha iki günlük yolumuz kalır.” Bunun üzerine hoca:
    - “Desene hatun, yolu yarıladık.”

    Bizim Çocuklar
    Nasreddin Hoca’nın karısı ölür. Ölen karısından beş çocuğu olan Hoca, beş çocuğu olan bir dul kadınla evlenir. Hoca’nın yeni eşinden de iki çocuğu olur. Bir gün karısı feryadı basar:
    - “Hoca Hoca yetiş! Senin çocuklarla benim çocuklar bir olmuş, bizim çocukları dövüyorlar.”

    Hatim
    Nasreddin Hoca ve karısı konuşuyorlardı. Karısı:
    - “Benim yüzüme bakarken besmele çekiyorsun.” Hoca
    - “Ne olmuş yani?” der. Karısı:
    - “İmam efendi, karısının yüzüne bakarak yasin okuyormuş.” deyince, Hoca güldü :
    - “Ben o kadını görsem, hatim bile indiririm!..”

    Sıcak Çorba
    Hoca’nın karısı bir kurnazlık düşünmektedir. Derken akşam eve aç dönene Hoca’nın önüne ateşten yeni indirdiği çorbayı koyar. Unutarak dolu kaşığı ağzına götüren kadının ağzı sıcak çorbadan yanınca bir anda gözlerinde ateş fışkırır ve ağlamaya başlar. Karısının ağlamasına bir anlam veremeyen hoca ne olduğunu sorunca, karısı:
    - “Rahmetli annemi hatırladım, o da pek severdi bu çorbayı.” der. Hoca kaynanasına pek sevdiğinden rahmetliyi hayırla anarak çorbaya kaşığı sallar. Hoca’da sıcak çorbadan nasibini alınca onunda gözleri yaşarır. Karısı neden ağladığını sorar, Hoca’da:
    - “Bir anda rahmetli kayınvalidemin yerinde senin olabileceğin aklıma geldi de.”

    Aksi
    Hocanın karısı ırmakta çamaşır yıkarken kaybolur. Bütün köylü seferber olur dere boyunca cesedini aramaya koyulurlar. Fakat Hoca akıntının tersiden doğru giderek:
    - “Sizde onu benim kadar tanısaydınız, hayattayken ne aksi bir kadındı.”

    Anahtar
    Hoca bir gün anahtarını kaybetmiş. Bahçede döne döne anahtarını arıyormuş. Hanımı sormuş:
    - “Hocam, anahtarı nerede düşürdün?”,
    - “be kadın nerede düşürdüğümü bilsem, hiç arar mıyım?”

    Ciğer
    Nasreddin Hoca evine sık sık ciğer getirdiği halde bir türlü onları yemek kendisine nasip olmaz. Her seferinde hanımı :
    - Kahrolası kedi ciğeri yedi, hınzır hayvan ciğeri yemiş, canı çıkasıca sarman kedi ciğeri aşırmış, diye bahaneler uyduruyormuş. Bir gün dayanamamış Hoca. Hemen bir kenarda duran baltayı kapıp, mutfak dolabına yerleştirmiş. Hanımı:
    - “Ne yapıyorsun Hoca baltanın dolapta işi ne?” Hoca cevap vermiş:
    - “Hanım hanım, sen bizim kediyi hâlâ tanıyamamışsın. Üç akçelik ciğere tenezzül eden hayvan kırk akçelik baltayı bırakır mı sanıyorsun?.”

    Görürsem Söylerim
    Bir arkadaşı Nasreddin Hoca’ya gelmiş.
    - “Bana bak Hoca, kulağını bükmesi benden… Şu karına bir şey söyle, sabahtan aksama kadar ev ev dolaşıyor, konu komşu bırakmıyor… Söyle de azıcık evinde otursun.” Hoca:
    - “Peki, görürsem söylerim…”

    Kaybettin
    Nasreddin Hoca, bir gün eşeğiyle odun getirir. Karısına:
    - “Hatun, eşek çok yoruldu, onu bir yemleyiver,” diye seslenir. Karısı da:
    - “Efendi, benim işim var, sen yemleyiver,” der. Hoca sıcaktan iyice bunalmış vaziyette kendini minderin üzerine atar.
    - “Olmaz! Hiç halim yok, veremem, sen ver der.” Eşeğin yemini sen vereceksin ben vereceğim derken iş kızışır. Kim önce konuşursa eşeğe o yem vermek üzere bahse tutuşurlar. Az sonra kadın, el işini alarak komşuya gider. Aradan biraz zaman geçer. Eve bir hırsız girer. Hoca’yı görünce kaçacak olur. Ama Hoca’dan hiç ses ve tepki gelmediğini anlayınca kaçmaktan vazgeçer. Ortalıkta ne var ne yoksa koca bir çuvala doldurur. Hoca’nın gözleri önünde çuvalı yüklenerek evden çıkar. Karısı epey zaman sonra eve girip evin halini görür. Eşyaların yerinde yeller esmektedir. Telaşla:
    - “Bu ne hal Efendi! diye çığlık atar.” Hoca yattığı yerden doğrularak:
    - “Haydi bakalım Hatun, bahsi kaybettin. Eşeğin yemini sen vereceksin.”

    Sen düştün
    Nasreddin Hocanın bir gün karısı ölmüş. Bir ay sonra dul bir kadınla evlenmiş. Evlendiği kadın Hocaya sürekli eski kocasını anlatıyormuş. Yine bir gün yatakta kocasını anlatıyordu. İşte benim eski kocam şöyle yapardı, böyle yapardı… Hoca sinirlenmiş ve kadına bir tekme atmış ve kadın yere düşmüş. Kadın sormuş aman hoca niye attın beni. Hocanın da cevabı hazır:
    - “Eee yatakta bi sen yatıyorsun bi ben bide eski kocan üçümüz sığamadık sende düştün”

    Evlilik
    Hocaya evlilik ne demektir diye sormuşlar Hocada:
    - “Gündüzleri çifte hırlama, geceleri çifte horlama”

    Gezgin
    Arkadaşları Hoca’ya, takılırlar:
    -”Hoca, sizin hanım akşama kadar kapı kapı dolaşıyor.”
    -”Olur mu canım dediğiniz kadar dolaşsaydı bize de bir ara uğrardı!”

    Kimi Kimden Sorarsınız?
    Hoca’nın karısı ölür. Cenazesinin evden çıkarılacağı sırada imam, usule uyarak cemaate hitaben sorar:
    - “Merhumeyi nasıl bilirsiniz?” Herkes beraberce:
    - “İyi biliriz!” der denmez koşa koşa imamın yanına gelen Hoca:
    - “Aman, aman! Sen onu benden sor: kimi kimden soruyorsun!”

    Dişi mi Yoksa Erkek Miydi?
    Biri Hoca’ya sormuş:
    - “Gagasında zeytin dalı ile Nuh Peygamber’e geri gelen güvercin dişi miydi yoksa erkek miydi?”
    - “Tabii ki, erkekti, şayet dişi olsaydı, o kadar süre ağzını kapalı tutamaz ve zeytin dalını getiremezdi.”

    Hangisi
    Hoca’nın bir zamanlar iki karısı vardı. Bunlardan biri yaşlı diğeri genç ve güzeldi. Bunlar bir gün Hoca’ya beklenmeyen bir soru sorarlar:
    - “Akşehir gölünde kayığımız devrilse hangimizi kurtarırsın?” Hoca cevap vermeden kurtulamayacağını anlayınca, yaşlı karısına döner ve şöyle der:
    - “Hanım sen biraz yüzme biliyordun galiba?”

    Kapalı Kapının Ardından
    Hoca’nın karısı geceleri komşu komşu gezermiş. Buna pek canı sıkılan Hoca, bir gece, karısı yine evde yokken kapıyı arkasından sürgülediği gibi yatağına yatmış. Kadıncağız, geç vakit eve döndüğü zaman çalmış çalmış açtıramamış kapıyı. Hoca’nın kızdığını anlayarak, yalvarıp yakarmaya başlamış:
    - “Vallâhi, billâhi, bir daha seni yalnız bırakıp bir yere gitmeyeceğim canım kocacığım! Aç kapıyı: bu saatte ben nereye gideyim?.. Kadın, bakmış olacak gibi değil, bağıra, bağıra: - “Bari, kendimi şu kuyuya atayım da kurtulayım!. Ve eline geçirdiği büyük bir taşı, kapı önündeki kuyuya atarak bir kenara çekilmiş. Hoca, bir süre yine aldırmamış, sonra hiddeti geçerek: “Şu hatunu kuyudan kurtarayım!” deyip kapıyı açmış. Fakat tam o sırada kadın, evden içeri girivermiş: kapıyı kapadığı gibi Hoca’yı sokakta bırakıp bağırmaya başlamış:
    - “Yeter artık senden çektiğim, bana rahat yüzü göstermedin: her gece arkadaş dedin, sohbet dedin gezip tozdun. Alacağın olsun senin!…” Hoca, karısının feryadı üzerine sokaklara dökülen komşulara dönmüş:
    - “Komşular görenler ve bilenler Allah için söylesin!

    Yaşı Hakkında mı?
    Bir komşu Hoca’ya koşa koşa gelmiş:
    - “Aman Hoca! Bizim evde karılarımız kavga ediyorlar, çabuk gel,” demiş. Hoca hiç aldırış etmeden şöyle sormuş:
    - “Yaş hakkında mı, yoksa görünüş hakkında mı?”
    - “Hayır, başka bir şey hakkında, diye cevaplandırmış komşu!”
    - “Öyle ise evine git ve merak etme şimdiye kadar çoktan barışmışlardır.”


    Sorumluluk
    Hoca’nın yanına telaşla gelen bir komşusu:
    - “Yetiş Hocam evin yanıyor!” Hoca gayet sakin:
    - “Biz evlenirken hanımla yaptığımız anlaşmaya göre ben çalışıp kendimizi geçindirdiğim sürece evle ilgili her türlü sorumluluk ona aittir. Şimdi sakin ol ve karımı bulup bunları ona anlat.



  4. 30.Kasım.2009, 08:28
    2
    seyyah



    Yenisi
    Günün birinde Hoca’nın karısı ölür. Fakat Hoca’da ciddi bir üzüntü belirmez. Bir müddet sonra eşeğide ölünce hoca yas tutmaya başlar. Bu işe şaşıran komşuları sorar:
    - “Bu nasıl iş Hocam karın öldüğüne bu kadar üzülmedin, eşeğin öldü bir haftadır ağzını bıçak açmıyor?”
    - “Karım öldüğünde hepiniz, üzülme daha genç ve güzel yeni bir hatun buluruz diye beni teselli ettiniz fakat hiç kimse yeni bir eşek alalım demiyor.”

    Daha ne kadar gideceğiz?
    Hoca ile hanımı dört günlük yola daha yeni çıkmışlar. Hoca yola çıkar çıkmaz hanımına:
    - “Daha ne kadar gideceğiz hatun?” diye sormuş. Hanımı hocanın sorusunu şu şekilde cevaplandırmış:
    - “Bugün ile yarın gidersek daha iki günlük yolumuz kalır.” Bunun üzerine hoca:
    - “Desene hatun, yolu yarıladık.”

    Bizim Çocuklar
    Nasreddin Hoca’nın karısı ölür. Ölen karısından beş çocuğu olan Hoca, beş çocuğu olan bir dul kadınla evlenir. Hoca’nın yeni eşinden de iki çocuğu olur. Bir gün karısı feryadı basar:
    - “Hoca Hoca yetiş! Senin çocuklarla benim çocuklar bir olmuş, bizim çocukları dövüyorlar.”

    Hatim
    Nasreddin Hoca ve karısı konuşuyorlardı. Karısı:
    - “Benim yüzüme bakarken besmele çekiyorsun.” Hoca
    - “Ne olmuş yani?” der. Karısı:
    - “İmam efendi, karısının yüzüne bakarak yasin okuyormuş.” deyince, Hoca güldü :
    - “Ben o kadını görsem, hatim bile indiririm!..”

    Sıcak Çorba
    Hoca’nın karısı bir kurnazlık düşünmektedir. Derken akşam eve aç dönene Hoca’nın önüne ateşten yeni indirdiği çorbayı koyar. Unutarak dolu kaşığı ağzına götüren kadının ağzı sıcak çorbadan yanınca bir anda gözlerinde ateş fışkırır ve ağlamaya başlar. Karısının ağlamasına bir anlam veremeyen hoca ne olduğunu sorunca, karısı:
    - “Rahmetli annemi hatırladım, o da pek severdi bu çorbayı.” der. Hoca kaynanasına pek sevdiğinden rahmetliyi hayırla anarak çorbaya kaşığı sallar. Hoca’da sıcak çorbadan nasibini alınca onunda gözleri yaşarır. Karısı neden ağladığını sorar, Hoca’da:
    - “Bir anda rahmetli kayınvalidemin yerinde senin olabileceğin aklıma geldi de.”

    Aksi
    Hocanın karısı ırmakta çamaşır yıkarken kaybolur. Bütün köylü seferber olur dere boyunca cesedini aramaya koyulurlar. Fakat Hoca akıntının tersiden doğru giderek:
    - “Sizde onu benim kadar tanısaydınız, hayattayken ne aksi bir kadındı.”

    Anahtar
    Hoca bir gün anahtarını kaybetmiş. Bahçede döne döne anahtarını arıyormuş. Hanımı sormuş:
    - “Hocam, anahtarı nerede düşürdün?”,
    - “be kadın nerede düşürdüğümü bilsem, hiç arar mıyım?”

    Ciğer
    Nasreddin Hoca evine sık sık ciğer getirdiği halde bir türlü onları yemek kendisine nasip olmaz. Her seferinde hanımı :
    - Kahrolası kedi ciğeri yedi, hınzır hayvan ciğeri yemiş, canı çıkasıca sarman kedi ciğeri aşırmış, diye bahaneler uyduruyormuş. Bir gün dayanamamış Hoca. Hemen bir kenarda duran baltayı kapıp, mutfak dolabına yerleştirmiş. Hanımı:
    - “Ne yapıyorsun Hoca baltanın dolapta işi ne?” Hoca cevap vermiş:
    - “Hanım hanım, sen bizim kediyi hâlâ tanıyamamışsın. Üç akçelik ciğere tenezzül eden hayvan kırk akçelik baltayı bırakır mı sanıyorsun?.”

    Görürsem Söylerim
    Bir arkadaşı Nasreddin Hoca’ya gelmiş.
    - “Bana bak Hoca, kulağını bükmesi benden… Şu karına bir şey söyle, sabahtan aksama kadar ev ev dolaşıyor, konu komşu bırakmıyor… Söyle de azıcık evinde otursun.” Hoca:
    - “Peki, görürsem söylerim…”

    Kaybettin
    Nasreddin Hoca, bir gün eşeğiyle odun getirir. Karısına:
    - “Hatun, eşek çok yoruldu, onu bir yemleyiver,” diye seslenir. Karısı da:
    - “Efendi, benim işim var, sen yemleyiver,” der. Hoca sıcaktan iyice bunalmış vaziyette kendini minderin üzerine atar.
    - “Olmaz! Hiç halim yok, veremem, sen ver der.” Eşeğin yemini sen vereceksin ben vereceğim derken iş kızışır. Kim önce konuşursa eşeğe o yem vermek üzere bahse tutuşurlar. Az sonra kadın, el işini alarak komşuya gider. Aradan biraz zaman geçer. Eve bir hırsız girer. Hoca’yı görünce kaçacak olur. Ama Hoca’dan hiç ses ve tepki gelmediğini anlayınca kaçmaktan vazgeçer. Ortalıkta ne var ne yoksa koca bir çuvala doldurur. Hoca’nın gözleri önünde çuvalı yüklenerek evden çıkar. Karısı epey zaman sonra eve girip evin halini görür. Eşyaların yerinde yeller esmektedir. Telaşla:
    - “Bu ne hal Efendi! diye çığlık atar.” Hoca yattığı yerden doğrularak:
    - “Haydi bakalım Hatun, bahsi kaybettin. Eşeğin yemini sen vereceksin.”

    Sen düştün
    Nasreddin Hocanın bir gün karısı ölmüş. Bir ay sonra dul bir kadınla evlenmiş. Evlendiği kadın Hocaya sürekli eski kocasını anlatıyormuş. Yine bir gün yatakta kocasını anlatıyordu. İşte benim eski kocam şöyle yapardı, böyle yapardı… Hoca sinirlenmiş ve kadına bir tekme atmış ve kadın yere düşmüş. Kadın sormuş aman hoca niye attın beni. Hocanın da cevabı hazır:
    - “Eee yatakta bi sen yatıyorsun bi ben bide eski kocan üçümüz sığamadık sende düştün”

    Evlilik
    Hocaya evlilik ne demektir diye sormuşlar Hocada:
    - “Gündüzleri çifte hırlama, geceleri çifte horlama”

    Gezgin
    Arkadaşları Hoca’ya, takılırlar:
    -”Hoca, sizin hanım akşama kadar kapı kapı dolaşıyor.”
    -”Olur mu canım dediğiniz kadar dolaşsaydı bize de bir ara uğrardı!”

    Kimi Kimden Sorarsınız?
    Hoca’nın karısı ölür. Cenazesinin evden çıkarılacağı sırada imam, usule uyarak cemaate hitaben sorar:
    - “Merhumeyi nasıl bilirsiniz?” Herkes beraberce:
    - “İyi biliriz!” der denmez koşa koşa imamın yanına gelen Hoca:
    - “Aman, aman! Sen onu benden sor: kimi kimden soruyorsun!”

    Dişi mi Yoksa Erkek Miydi?
    Biri Hoca’ya sormuş:
    - “Gagasında zeytin dalı ile Nuh Peygamber’e geri gelen güvercin dişi miydi yoksa erkek miydi?”
    - “Tabii ki, erkekti, şayet dişi olsaydı, o kadar süre ağzını kapalı tutamaz ve zeytin dalını getiremezdi.”

    Hangisi
    Hoca’nın bir zamanlar iki karısı vardı. Bunlardan biri yaşlı diğeri genç ve güzeldi. Bunlar bir gün Hoca’ya beklenmeyen bir soru sorarlar:
    - “Akşehir gölünde kayığımız devrilse hangimizi kurtarırsın?” Hoca cevap vermeden kurtulamayacağını anlayınca, yaşlı karısına döner ve şöyle der:
    - “Hanım sen biraz yüzme biliyordun galiba?”

    Kapalı Kapının Ardından
    Hoca’nın karısı geceleri komşu komşu gezermiş. Buna pek canı sıkılan Hoca, bir gece, karısı yine evde yokken kapıyı arkasından sürgülediği gibi yatağına yatmış. Kadıncağız, geç vakit eve döndüğü zaman çalmış çalmış açtıramamış kapıyı. Hoca’nın kızdığını anlayarak, yalvarıp yakarmaya başlamış:
    - “Vallâhi, billâhi, bir daha seni yalnız bırakıp bir yere gitmeyeceğim canım kocacığım! Aç kapıyı: bu saatte ben nereye gideyim?.. Kadın, bakmış olacak gibi değil, bağıra, bağıra: - “Bari, kendimi şu kuyuya atayım da kurtulayım!. Ve eline geçirdiği büyük bir taşı, kapı önündeki kuyuya atarak bir kenara çekilmiş. Hoca, bir süre yine aldırmamış, sonra hiddeti geçerek: “Şu hatunu kuyudan kurtarayım!” deyip kapıyı açmış. Fakat tam o sırada kadın, evden içeri girivermiş: kapıyı kapadığı gibi Hoca’yı sokakta bırakıp bağırmaya başlamış:
    - “Yeter artık senden çektiğim, bana rahat yüzü göstermedin: her gece arkadaş dedin, sohbet dedin gezip tozdun. Alacağın olsun senin!…” Hoca, karısının feryadı üzerine sokaklara dökülen komşulara dönmüş:
    - “Komşular görenler ve bilenler Allah için söylesin!

    Yaşı Hakkında mı?
    Bir komşu Hoca’ya koşa koşa gelmiş:
    - “Aman Hoca! Bizim evde karılarımız kavga ediyorlar, çabuk gel,” demiş. Hoca hiç aldırış etmeden şöyle sormuş:
    - “Yaş hakkında mı, yoksa görünüş hakkında mı?”
    - “Hayır, başka bir şey hakkında, diye cevaplandırmış komşu!”
    - “Öyle ise evine git ve merak etme şimdiye kadar çoktan barışmışlardır.”


    Sorumluluk
    Hoca’nın yanına telaşla gelen bir komşusu:
    - “Yetiş Hocam evin yanıyor!” Hoca gayet sakin:
    - “Biz evlenirken hanımla yaptığımız anlaşmaya göre ben çalışıp kendimizi geçindirdiğim sürece evle ilgili her türlü sorumluluk ona aittir. Şimdi sakin ol ve karımı bulup bunları ona anlat.



  5. 13.Mart.2010, 00:16
    3
    ^^SiNeM^^
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Kasım.2009
    Üye No: 63326
    Mesaj Sayısı: 812
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 27

    --->: nasrettin hocanın karısı ile ilgili fıkraları

    Alıntı
    Hatim
    Nasreddin Hoca ve karısı konuşuyorlardı. Karısı:

    - “Benim yüzüme bakarken besmele çekiyorsun.” Hoca
    - “Ne olmuş yani?” der. Karısı:
    - “İmam efendi, karısının yüzüne bakarak yasin okuyormuş.” deyince, Hoca güldü :
    - “Ben o kadını görsem, hatim bile indiririm!..”

    Alıntı
    Dişi mi Yoksa Erkek Miydi?
    Biri Hoca’ya sormuş:
    - “Gagasında zeytin dalı ile Nuh Peygamber’e geri gelen güvercin dişi miydi yoksa erkek miydi?”
    - “Tabii ki, erkekti, şayet dişi olsaydı, o kadar süre ağzını kapalı tutamaz ve zeytin dalını getiremezdi.”
    bu ikisi çok güzelmiş.Allah c.c. razı olsun güldürdün beni



  6. 13.Mart.2010, 00:16
    3
    Devamlı Üye
    Alıntı
    Hatim
    Nasreddin Hoca ve karısı konuşuyorlardı. Karısı:

    - “Benim yüzüme bakarken besmele çekiyorsun.” Hoca
    - “Ne olmuş yani?” der. Karısı:
    - “İmam efendi, karısının yüzüne bakarak yasin okuyormuş.” deyince, Hoca güldü :
    - “Ben o kadını görsem, hatim bile indiririm!..”

    Alıntı
    Dişi mi Yoksa Erkek Miydi?
    Biri Hoca’ya sormuş:
    - “Gagasında zeytin dalı ile Nuh Peygamber’e geri gelen güvercin dişi miydi yoksa erkek miydi?”
    - “Tabii ki, erkekti, şayet dişi olsaydı, o kadar süre ağzını kapalı tutamaz ve zeytin dalını getiremezdi.”
    bu ikisi çok güzelmiş.Allah c.c. razı olsun güldürdün beni



  7. 13.Mart.2010, 00:20
    4
    Abdullatif
    seyyah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Eylül.2009
    Üye No: 56182
    Mesaj Sayısı: 954
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 27
    Bulunduğu yer: sınırdan..

    --->: nasrettin hocanın karısı ile ilgili fıkraları

    Amin.Allah cümlemizden razı olsun tevafuk oldu galiba


  8. 13.Mart.2010, 00:20
    4
    seyyah
    Amin.Allah cümlemizden razı olsun tevafuk oldu galiba


  9. 13.Mart.2010, 00:23
    5
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    --->: nasrettin hocanın karısı ile ilgili fıkraları

    güzeldi,
    teşekkürler tebessüm için kardeşim


  10. 13.Mart.2010, 00:23
    5
    Hüvel Baki..
    güzeldi,
    teşekkürler tebessüm için kardeşim


  11. 13.Mart.2010, 00:25
    6
    ^^SiNeM^^
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Kasım.2009
    Üye No: 63326
    Mesaj Sayısı: 812
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 27

    --->: nasrettin hocanın karısı ile ilgili fıkraları

    Alıntı
    Amin.Allah cümlemizden razı olsun tevafuk oldu galiba
    evet biraz öyle olmuş


  12. 13.Mart.2010, 00:25
    6
    Devamlı Üye
    Alıntı
    Amin.Allah cümlemizden razı olsun tevafuk oldu galiba
    evet biraz öyle olmuş


  13. 13.Mart.2010, 00:26
    7
    Abdullatif
    seyyah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Eylül.2009
    Üye No: 56182
    Mesaj Sayısı: 954
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 27
    Bulunduğu yer: sınırdan..

    --->: nasrettin hocanın karısı ile ilgili fıkraları

    Alıntı
    güzeldi,
    teşekkürler tebessüm için kardeşim
    Yorumun için ben teşekkür ederim kardeşim


  14. 13.Mart.2010, 00:26
    7
    seyyah
    Alıntı
    güzeldi,
    teşekkürler tebessüm için kardeşim
    Yorumun için ben teşekkür ederim kardeşim


  15. 13.Mart.2010, 00:32
    8
    Sedanur
    Sedanur

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mart.2008
    Üye No: 12019
    Mesaj Sayısı: 1,540
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20

    --->: nasrettin hocanın karısı ile ilgili fıkraları

    Sorumluluk
    Hoca’nın yanına telaşla gelen bir komşusu:
    - “Yetiş Hocam evin yanıyor!” Hoca gayet sakin:
    - “Biz evlenirken hanımla yaptığımız anlaşmaya göre ben çalışıp kendimizi geçindirdiğim sürece evle ilgili her türlü sorumluluk ona aittir. Şimdi sakin ol ve karımı bulup bunları ona anlat.

    karıyı bulana kadar ev yandı paylaşım için Allah cc razı olsun...


  16. 13.Mart.2010, 00:32
    8
    Sedanur
    Sorumluluk
    Hoca’nın yanına telaşla gelen bir komşusu:
    - “Yetiş Hocam evin yanıyor!” Hoca gayet sakin:
    - “Biz evlenirken hanımla yaptığımız anlaşmaya göre ben çalışıp kendimizi geçindirdiğim sürece evle ilgili her türlü sorumluluk ona aittir. Şimdi sakin ol ve karımı bulup bunları ona anlat.

    karıyı bulana kadar ev yandı paylaşım için Allah cc razı olsun...


  17. 15.Aralık.2011, 19:16
    9
    Misafir

    Cevap: nasrettin hocanın karısı ile ilgili fıkraları

    sinem çok saol çok güzel bir fıkra


  18. 15.Aralık.2011, 19:16
    9
    No Nick - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    No Nick
    Misafir
    sinem çok saol çok güzel bir fıkra


  19. 17.Şubat.2013, 22:47
    10
    Misafir

    Cevap: nasrettin hocanın karısı ile ilgili fıkraları

    ya işte öğle bakarsın


  20. 17.Şubat.2013, 22:47
    10
    Merve Acar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Merve Acar
    Misafir
    ya işte öğle bakarsın


  21. 26.Şubat.2013, 20:06
    11
    Misafir

    Cevap: nasrettin hocanın karısı ile ilgili fıkraları

    bence de harika lar kızzzzz
    Hoca’nın yanına telaşla gelen bir komşusu:
    - “Yetiş Hocam evin yanıyor!” Hoca gayet sakin:
    - “Biz evlenirken hanımla yaptığımız anlaşmaya göre ben çalışıp kendimizi geçindirdiğim sürece evle ilgili her türlü sorumluluk ona aittir. Şimdi sakin ol ve karımı bulup bunları ona anlat.
    bu çok güzeldiii


  22. 26.Şubat.2013, 20:06
    11
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    bence de harika lar kızzzzz
    Hoca’nın yanına telaşla gelen bir komşusu:
    - “Yetiş Hocam evin yanıyor!” Hoca gayet sakin:
    - “Biz evlenirken hanımla yaptığımız anlaşmaya göre ben çalışıp kendimizi geçindirdiğim sürece evle ilgili her türlü sorumluluk ona aittir. Şimdi sakin ol ve karımı bulup bunları ona anlat.
    bu çok güzeldiii


  23. 03.Mayıs.2016, 20:19
    12
    Misafir

    Cevap: Nasrettin hocanın karısı ile ilgili fıkraları

    teşekkür ederim ödevimde yardımcı oldu çokda komikti


  24. 03.Mayıs.2016, 20:19
    12
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    teşekkür ederim ödevimde yardımcı oldu çokda komikti





+ Yorum Gönder