Konusunu Oylayın.: İmamı gazalinin kadın hakkında görüsü nededir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
İmamı gazalinin kadın hakkında görüsü nededir?
  1. 20.Kasım.2009, 14:29
    1
    Misafir

    İmamı gazalinin kadın hakkında görüsü nededir?






    İmamı gazalinin kadın hakkında görüsü nededir? Mumsema İmamı gazalinin kadın hakkında görüsü nededir? kadınları nasıl tanıımlıyor teşekkür ederm


  2. 20.Kasım.2009, 14:29
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 07.Ocak.2010, 08:19
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,670
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: İmamı gazalinin kadın hakkında görüsü nededir?




    Muâşeret


    Kadınlarla iyi geçinmeli ve onlara karşı güzel ahlâklı olmalıdır. Kadınların aklı kısa olduğundan dolayı kocaları böyle yapmakla onlara merhamet etmiş olur. Zira Allah Teâlâ (c.c) şöyle buyurmaktadır:
    Onlarla iyi geçinin. (Nisâ/19)
    Onlar sizden sağlam bir teminat almışlardır. (Nisâ/21)
    Yakın arkadaşınıza iyilik edin. (Nisâ/36)
    Müfessirlerden bazıları 'yakın arkadaşları maksadın zevce olduğunu söylemişlerdir. Hz. Peygamber (s.a) son nefesinde üç şey hakkında vasiyette bulundu. Dili ağırlaşıncaya ve konuşması fısıltı hâlini alıncaya kadar bu üç şey hakkındaki tavsiyesini tekrarlayıp duruyor ve şöyle diyordu:
    Namaza dikkat ediniz. Bir de elinizde bulunan kölelerin hakkına riayet ediniz. Onların tâkatinin dışında kendilerine birşey yüklemeyiniz. Kadınlar hakkında Allah'tan korkunuz. Allah'tan! Zira kadınlar ellerinizde esirdirler; (esire benzerler). Onları Allah'ın emanetiyle tasarrufunuz altına almış bulunuyorsunuz. Onların nefislerini Allah'ın kelimesiyle kendinize helâl kılmış bulunuyorsunuz.85
    Hanımının kötü huyuna karşı sabır gösteren bir müslümana Allah Teâlâ Hz. Eyyûb'a vermiş olduğu sevap kadarını verir. Hangi müslüman kadın, kocasının kötü huylarına karşı sabır gösterirse Firavun'un karısı Âsiye'nin" sevabı kadar kendisine Allah tarafından sevap verilir.86
    Kadınla iyi geçinmek, sadece kadına eziyet etmemek demek değildir. Aksine kadına eziyet etmediği gibi, kadından gelen eziyete de tahammül etmektir. Kadının heyecan ve öfkesi ânında hilim ve sabır göstermelidir. Böyle yapmakla Hz. Peygamber'e uymuş olur. Çünkü Hz. Peygamber'in pâk zevceleri onun konuşmalarına karşılık verirlerdi. Hatta onlardan bazıları sabahtan akşama ka-dar Hz. Peygamber'e küserdi.87
    Hz. Ömer'in zevcesi konuşmasına karşılık verince Hz. Ömer öfkelenerek 'Ey mendebur! Sen bana karşılık mı veriyorsun?' dedi. Kadın "Allah Rasûlü'nün hanımları bile ona karşılık veriyorlar. Oysa o, senden çok hayırlı ve üstündür' dedi. Hz. Ömer 'Kızım Hafsa, eğer Rasûlullah'a karşılık veriyorsa mahrum oldu ve zarar etti' diye dövündü. Sonra kızı Hafsa'ya şöyle dedi: 'Kızım Hafsa! Sakın İbn Ebî Kuhâfe'nin (Hz. Ebubekir'in) kızına (Âişe'ye) bakıp aldanma. Zira o, Rasûlullah'ın sevgilisidir, (Sen ise, onun kadar Rasûlullah nezdinde sevilmemektesin)'. Böylece Hafsa validemizi Rasûlullah'a karşılık vermekten sakındırdı.88
    Rivayet ediliyor ki, Rasûlullah'm pâk zevcelerinden biri Hz. Peygamber'i göğsünden iteledi. O hanımı gören annesi, onun bu hareketini şiddetle kınayarak onu azarladı.
    Bu durumu müşâhede eden Hz. Peygamber kayınvalidesine şöyle dedi:
    Onu azarlama, kendi hâline bırak. Onlar senin gördüğünden daha fazlasını yapıyorlar.89
    Rasûlullah ile Aişe validemizin arasında bir münâkaşa cereyan etti. Öyle ki, Hz. Ebubekir es-Sıddîk'ı aralarında hakem yapmaya mecbur oldular. Bunun üzerine Rasûlullah, Âişe validemize şöyle dedi:
    - Sen mi konuşacaksın, yoksa ben mi?
    - Hayır, sen konuş! Fakat hakikatten ayrılma. Ancak hakkısöyle!
    Hz. Âişe'den bu sözü duyunca Hz. Ebubekir (r.a) öfkelenerek, ağzını kanatacak şekilde Âişe'yi tokatladı ve Âişe'ye hitâben dedi ki: 'Ey nefsinin düşmanı! Acaba Allah'ın Rasûlü haktan başkasını mı söyler?' Bu durum karşısında kalan Hz. Âişe, Rasûlullah'a sığındı ve arkasında oturmaya mecbur oldu.
    Rasûlullah (s.a) Hz. Ebubekir'e hitaben şöyle dedi:
    Biz seni onu dövmek için çağırmadık ve senden vurmanı da istemedik.90
    Bir ara Âişe validemiz, Rasûlullah'ın yanında öfkelenerek şöyle dedi: 'Allah'ın peygamberi olduğunu iddia eden bir kimsesin sen!' Bu söz karşısında Hz. Peygamber tebessüm etti. Halim ve kerim sıfatına bürünerek buna da tahammül gösterdi.91
    Hz. Peygamber (s.a), Âişe validemize şöyle dedi:
    - Ben senin öfkeli olup olmadığını biliyorum.
    - Nasıl biliyorsun?
    - Sen hoşnut olduğun zaman 'Hayır, Muhammed'in ilahına yemin ederim' dersin, öfkelendiğin zaman da 'Hayır, İbrâhim'in ilahına yemin ederim' dersin.
    - Doğru söylüyorsun, sana öfkelendiğim zaman senin ismini terkediyorum. (Peygamberliğinden ise, hiçbir zaman şüphe etmiyorum).92
    Deniliyor ki: İslâm'da ilk sevgi, Rasûlullah'ın Hz. Âişe'ye olan sevgisidir.93
    Hz. Peygamber, Âişe validemize derdi ki:
    Ebu Zer, Ümmü Zer'e nasıl idiyse, ben de sana öyleyim. Ancak ben seni boşamam.94
    Hz. Peygamber pâk zevcelerine şöyle demiştir:
    Âişe hakkında beni üzmeyiniz! Zira Allah'a yemin ederim, onun dışında hiçbirinizin yatağında bana vahiy nâzil olmuş değildir.95
    Enes (r.a) der ki: 'Allah'ın Rasûlü, çocuklar ve kadınlar hakkında herkesten daha merhametli ve şefkatli idi'.96
    85) Nesâî ve İbn Mâce
    86) İmam Irâki bu hadisin aslına rastlamadığını söylemektedir.
    87) Müslim ve Buhârî
    88) Müslim ve Buhârî
    89) İmam Irâkî bu hadisin aslına rastlamadığını söylemektedir.
    90) Tebârânî ve Hatib
    91) Ebu Ya'la, Ebu Şeyh
    92) Müslim ve Buhârî
    93) Müslim ve Buhârî
    94) Müslim ve Buhârî
    95) Buhârî
    96) Müslim





    ___________________________________

    İmam gazalinin bu konular var bende dilediğini yolarım ama kadın başlığı yok:

    Nikâha Teşvik ve Nikâhtan Sakındırma
    Nikâhı Teşvik
    Nikâhtan Sakındırmak
    Nikâhın Faydaları
    Nikâhın Âfetleri
    Nikâh Akdinde ve Nikâh Yapanlar Arasında Riayet Edilmesi Gereken Âdâb
    Karı Koca Arasındaki Adâb-ı Muâşeret ve Nikâhın Devâmını Sağlayacak Hususlar
    Muâşeret
    Duâbe
    Siyaset
    Gayret (Kıskançlık)
    Nafaka
    Tâlim
    Taksim
    Nüşuz/Geçimsizlik
    VikaVilâdetTalâk


  4. 07.Ocak.2010, 08:19
    2
    Moderatör



    Muâşeret


    Kadınlarla iyi geçinmeli ve onlara karşı güzel ahlâklı olmalıdır. Kadınların aklı kısa olduğundan dolayı kocaları böyle yapmakla onlara merhamet etmiş olur. Zira Allah Teâlâ (c.c) şöyle buyurmaktadır:
    Onlarla iyi geçinin. (Nisâ/19)
    Onlar sizden sağlam bir teminat almışlardır. (Nisâ/21)
    Yakın arkadaşınıza iyilik edin. (Nisâ/36)
    Müfessirlerden bazıları 'yakın arkadaşları maksadın zevce olduğunu söylemişlerdir. Hz. Peygamber (s.a) son nefesinde üç şey hakkında vasiyette bulundu. Dili ağırlaşıncaya ve konuşması fısıltı hâlini alıncaya kadar bu üç şey hakkındaki tavsiyesini tekrarlayıp duruyor ve şöyle diyordu:
    Namaza dikkat ediniz. Bir de elinizde bulunan kölelerin hakkına riayet ediniz. Onların tâkatinin dışında kendilerine birşey yüklemeyiniz. Kadınlar hakkında Allah'tan korkunuz. Allah'tan! Zira kadınlar ellerinizde esirdirler; (esire benzerler). Onları Allah'ın emanetiyle tasarrufunuz altına almış bulunuyorsunuz. Onların nefislerini Allah'ın kelimesiyle kendinize helâl kılmış bulunuyorsunuz.85
    Hanımının kötü huyuna karşı sabır gösteren bir müslümana Allah Teâlâ Hz. Eyyûb'a vermiş olduğu sevap kadarını verir. Hangi müslüman kadın, kocasının kötü huylarına karşı sabır gösterirse Firavun'un karısı Âsiye'nin" sevabı kadar kendisine Allah tarafından sevap verilir.86
    Kadınla iyi geçinmek, sadece kadına eziyet etmemek demek değildir. Aksine kadına eziyet etmediği gibi, kadından gelen eziyete de tahammül etmektir. Kadının heyecan ve öfkesi ânında hilim ve sabır göstermelidir. Böyle yapmakla Hz. Peygamber'e uymuş olur. Çünkü Hz. Peygamber'in pâk zevceleri onun konuşmalarına karşılık verirlerdi. Hatta onlardan bazıları sabahtan akşama ka-dar Hz. Peygamber'e küserdi.87
    Hz. Ömer'in zevcesi konuşmasına karşılık verince Hz. Ömer öfkelenerek 'Ey mendebur! Sen bana karşılık mı veriyorsun?' dedi. Kadın "Allah Rasûlü'nün hanımları bile ona karşılık veriyorlar. Oysa o, senden çok hayırlı ve üstündür' dedi. Hz. Ömer 'Kızım Hafsa, eğer Rasûlullah'a karşılık veriyorsa mahrum oldu ve zarar etti' diye dövündü. Sonra kızı Hafsa'ya şöyle dedi: 'Kızım Hafsa! Sakın İbn Ebî Kuhâfe'nin (Hz. Ebubekir'in) kızına (Âişe'ye) bakıp aldanma. Zira o, Rasûlullah'ın sevgilisidir, (Sen ise, onun kadar Rasûlullah nezdinde sevilmemektesin)'. Böylece Hafsa validemizi Rasûlullah'a karşılık vermekten sakındırdı.88
    Rivayet ediliyor ki, Rasûlullah'm pâk zevcelerinden biri Hz. Peygamber'i göğsünden iteledi. O hanımı gören annesi, onun bu hareketini şiddetle kınayarak onu azarladı.
    Bu durumu müşâhede eden Hz. Peygamber kayınvalidesine şöyle dedi:
    Onu azarlama, kendi hâline bırak. Onlar senin gördüğünden daha fazlasını yapıyorlar.89
    Rasûlullah ile Aişe validemizin arasında bir münâkaşa cereyan etti. Öyle ki, Hz. Ebubekir es-Sıddîk'ı aralarında hakem yapmaya mecbur oldular. Bunun üzerine Rasûlullah, Âişe validemize şöyle dedi:
    - Sen mi konuşacaksın, yoksa ben mi?
    - Hayır, sen konuş! Fakat hakikatten ayrılma. Ancak hakkısöyle!
    Hz. Âişe'den bu sözü duyunca Hz. Ebubekir (r.a) öfkelenerek, ağzını kanatacak şekilde Âişe'yi tokatladı ve Âişe'ye hitâben dedi ki: 'Ey nefsinin düşmanı! Acaba Allah'ın Rasûlü haktan başkasını mı söyler?' Bu durum karşısında kalan Hz. Âişe, Rasûlullah'a sığındı ve arkasında oturmaya mecbur oldu.
    Rasûlullah (s.a) Hz. Ebubekir'e hitaben şöyle dedi:
    Biz seni onu dövmek için çağırmadık ve senden vurmanı da istemedik.90
    Bir ara Âişe validemiz, Rasûlullah'ın yanında öfkelenerek şöyle dedi: 'Allah'ın peygamberi olduğunu iddia eden bir kimsesin sen!' Bu söz karşısında Hz. Peygamber tebessüm etti. Halim ve kerim sıfatına bürünerek buna da tahammül gösterdi.91
    Hz. Peygamber (s.a), Âişe validemize şöyle dedi:
    - Ben senin öfkeli olup olmadığını biliyorum.
    - Nasıl biliyorsun?
    - Sen hoşnut olduğun zaman 'Hayır, Muhammed'in ilahına yemin ederim' dersin, öfkelendiğin zaman da 'Hayır, İbrâhim'in ilahına yemin ederim' dersin.
    - Doğru söylüyorsun, sana öfkelendiğim zaman senin ismini terkediyorum. (Peygamberliğinden ise, hiçbir zaman şüphe etmiyorum).92
    Deniliyor ki: İslâm'da ilk sevgi, Rasûlullah'ın Hz. Âişe'ye olan sevgisidir.93
    Hz. Peygamber, Âişe validemize derdi ki:
    Ebu Zer, Ümmü Zer'e nasıl idiyse, ben de sana öyleyim. Ancak ben seni boşamam.94
    Hz. Peygamber pâk zevcelerine şöyle demiştir:
    Âişe hakkında beni üzmeyiniz! Zira Allah'a yemin ederim, onun dışında hiçbirinizin yatağında bana vahiy nâzil olmuş değildir.95
    Enes (r.a) der ki: 'Allah'ın Rasûlü, çocuklar ve kadınlar hakkında herkesten daha merhametli ve şefkatli idi'.96
    85) Nesâî ve İbn Mâce
    86) İmam Irâki bu hadisin aslına rastlamadığını söylemektedir.
    87) Müslim ve Buhârî
    88) Müslim ve Buhârî
    89) İmam Irâkî bu hadisin aslına rastlamadığını söylemektedir.
    90) Tebârânî ve Hatib
    91) Ebu Ya'la, Ebu Şeyh
    92) Müslim ve Buhârî
    93) Müslim ve Buhârî
    94) Müslim ve Buhârî
    95) Buhârî
    96) Müslim





    ___________________________________

    İmam gazalinin bu konular var bende dilediğini yolarım ama kadın başlığı yok:

    Nikâha Teşvik ve Nikâhtan Sakındırma
    Nikâhı Teşvik
    Nikâhtan Sakındırmak
    Nikâhın Faydaları
    Nikâhın Âfetleri
    Nikâh Akdinde ve Nikâh Yapanlar Arasında Riayet Edilmesi Gereken Âdâb
    Karı Koca Arasındaki Adâb-ı Muâşeret ve Nikâhın Devâmını Sağlayacak Hususlar
    Muâşeret
    Duâbe
    Siyaset
    Gayret (Kıskançlık)
    Nafaka
    Tâlim
    Taksim
    Nüşuz/Geçimsizlik
    VikaVilâdetTalâk


  5. 26.Nisan.2013, 11:37
    3
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,670
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: İmamı gazalinin kadın hakkında görüsü nededir?

    İmam Gazalinin kadınlar hakkındaki görüşleri

    Alıntı
    Sorunun Detayı
    Aşağıdaki ifadelerin doğruluk derecesi nedir, eğer doğruysa nasıl açıklanabilir? Kadınlarınıza evlerinin kapısında oturmamaları için yeni elbise yaptırmayın, çünkü elbiseleri güzel ve yeni olursa kalplerine dışarı çıkmak arzusu gelir. (Gazali, Kimyay-ı Saadet, s: 178) Dışarı çıkması kesin gereken kadın ise kocasından izin aldıktan sonra dışarı çıkacak ve su kurallara kesin uyacaktır: Sıkı sıkıya örtünüp kötü giysilere bürüne, Hiç çıkmamış gibi davrana, Başını öne eğip kimsenin yüzüne bakmaya, Kalabalığa karışmaya, Erkeklerin bulunduğu yerlere yanaşmaya, Herkesin dolaştığı sokaklardan uzak dura, İsini bir an önce bitirip evine döne, (Gazali, Ihya, 2/290) KADININ EN MAKBULÜ KOYUN cinsidir. Kadın sekiz sıfatlıdır: Giyim kuşam hevesinden maymun. Fakir düşmeye razı olmadığından Kocasına ve diğer insanlara kibrinden yılan. Gece gündüz koçuculuk yaptığından akrep Evden eşya sattığından fare. Erkeklere hile kurduğundan tilki. Kocasına itaat ettiğinden dolayı koyun. (Gazali, Ihya)
    - Kimya-yı Saadet kitabının Arapça aslında böyle bir ifadeye rastlayamadık.

    - İhya’daki ifadeler ise şöyledir:

    Hz. Peygamber bayramlarda kadınların dışarı çıkmalarına izin vermiştir. Ancak, kadınların kocalarından izin almadan dışarı çıkmamaları gerekir. Bu gün iffetli kadınların kocalarının rızasını alarak çıkmalarında bir sakınca yok ise de, evlerinde oturmaları daha uygundur.

    Kadınların çok önemli işleri olmadığı sürece dışarı çıkmamaları gerekir. Çünkü, önemli işleri olmadığı halde sırf bazı manzaraları seyretmek veya önemsiz bazı işler için dışarı çıkmaları onurlarını zedeleyebilir. Hatta fitnelere de sebep olabilir. Dışarı çıkması durumunda ise, erkeklere bakmamaya gayret göstermelidir. (İhya, 2/47)

    - “KADININ EN MAKBULÜ KOYUN cinsidir” başlıklı soruya gelince;

    İmam Gazali’nin Arapça İhya’sında böyle bir bilgiye rastlayamadık. Yalnız şöyle bir ifadesi vardır:

    “Bazı Araplar şöyle diyorlarmış: Ennane(sürekli inleyen-şikâyette bulunan), Mennane(kocasının başına kakan), Hannane(önceki kocasına veya ondan olan çocuğuna karşı aşırı düşkünlük gösteren), Haddake(her şeye göz diken/ güzel gördüğü her şeyi almaya kalkan), Berrake(sabahtan akşama kadar kendini süslemekle meşgul olan/veya küsüp çoluk-çocuğuyla yemek yemeyip tek başına yiyen), Şeddake(yani çok konuşan, geveze) kadınla evlenmeniz doğru olmaz.” (İhya, 2/38).

    - İslam’da kadınların hiç dışarıya çıkamayacaklarına dair bir kural yoktur. Ancak lüzumsuz yere gece-gündüz çarşı-pazar dolaşmaları da uygun değildir. Kocasının rızası dairesinde hareket etmesi önemlidir. Ailenin huzuru ve güveni için önemlidir. Yoksa kadın ticaret de yapar, -İslamî şartlara uygun ortamlarda- okul da okur, muallime de olur, doktor da olur ve hakeza.

    “Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mümin kadınlara söyle: Ev dışına çıktıkları zaman dış elbiselerini üzerlerine salıversinler. Böyle yapmaları onların iffetli tanınmaları ve kendilerine sarkıntılık edilerek incitilmemeleri yönünden en uygun bir davranıştır. Allah gafurdur, rahîmdir/çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur.”(Ahzab, 33/59) mealindeki ayette kadınların -tesettüre riayet ederek- ev dışına çıkabilecekleri hususu açıkça ifade edilmiştir.

    Selam ve dua ile.
    Sorularla İslamiyet



  6. 26.Nisan.2013, 11:37
    3
    Moderatör
    İmam Gazalinin kadınlar hakkındaki görüşleri

    Alıntı
    Sorunun Detayı
    Aşağıdaki ifadelerin doğruluk derecesi nedir, eğer doğruysa nasıl açıklanabilir? Kadınlarınıza evlerinin kapısında oturmamaları için yeni elbise yaptırmayın, çünkü elbiseleri güzel ve yeni olursa kalplerine dışarı çıkmak arzusu gelir. (Gazali, Kimyay-ı Saadet, s: 178) Dışarı çıkması kesin gereken kadın ise kocasından izin aldıktan sonra dışarı çıkacak ve su kurallara kesin uyacaktır: Sıkı sıkıya örtünüp kötü giysilere bürüne, Hiç çıkmamış gibi davrana, Başını öne eğip kimsenin yüzüne bakmaya, Kalabalığa karışmaya, Erkeklerin bulunduğu yerlere yanaşmaya, Herkesin dolaştığı sokaklardan uzak dura, İsini bir an önce bitirip evine döne, (Gazali, Ihya, 2/290) KADININ EN MAKBULÜ KOYUN cinsidir. Kadın sekiz sıfatlıdır: Giyim kuşam hevesinden maymun. Fakir düşmeye razı olmadığından Kocasına ve diğer insanlara kibrinden yılan. Gece gündüz koçuculuk yaptığından akrep Evden eşya sattığından fare. Erkeklere hile kurduğundan tilki. Kocasına itaat ettiğinden dolayı koyun. (Gazali, Ihya)
    - Kimya-yı Saadet kitabının Arapça aslında böyle bir ifadeye rastlayamadık.

    - İhya’daki ifadeler ise şöyledir:

    Hz. Peygamber bayramlarda kadınların dışarı çıkmalarına izin vermiştir. Ancak, kadınların kocalarından izin almadan dışarı çıkmamaları gerekir. Bu gün iffetli kadınların kocalarının rızasını alarak çıkmalarında bir sakınca yok ise de, evlerinde oturmaları daha uygundur.

    Kadınların çok önemli işleri olmadığı sürece dışarı çıkmamaları gerekir. Çünkü, önemli işleri olmadığı halde sırf bazı manzaraları seyretmek veya önemsiz bazı işler için dışarı çıkmaları onurlarını zedeleyebilir. Hatta fitnelere de sebep olabilir. Dışarı çıkması durumunda ise, erkeklere bakmamaya gayret göstermelidir. (İhya, 2/47)

    - “KADININ EN MAKBULÜ KOYUN cinsidir” başlıklı soruya gelince;

    İmam Gazali’nin Arapça İhya’sında böyle bir bilgiye rastlayamadık. Yalnız şöyle bir ifadesi vardır:

    “Bazı Araplar şöyle diyorlarmış: Ennane(sürekli inleyen-şikâyette bulunan), Mennane(kocasının başına kakan), Hannane(önceki kocasına veya ondan olan çocuğuna karşı aşırı düşkünlük gösteren), Haddake(her şeye göz diken/ güzel gördüğü her şeyi almaya kalkan), Berrake(sabahtan akşama kadar kendini süslemekle meşgul olan/veya küsüp çoluk-çocuğuyla yemek yemeyip tek başına yiyen), Şeddake(yani çok konuşan, geveze) kadınla evlenmeniz doğru olmaz.” (İhya, 2/38).

    - İslam’da kadınların hiç dışarıya çıkamayacaklarına dair bir kural yoktur. Ancak lüzumsuz yere gece-gündüz çarşı-pazar dolaşmaları da uygun değildir. Kocasının rızası dairesinde hareket etmesi önemlidir. Ailenin huzuru ve güveni için önemlidir. Yoksa kadın ticaret de yapar, -İslamî şartlara uygun ortamlarda- okul da okur, muallime de olur, doktor da olur ve hakeza.

    “Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mümin kadınlara söyle: Ev dışına çıktıkları zaman dış elbiselerini üzerlerine salıversinler. Böyle yapmaları onların iffetli tanınmaları ve kendilerine sarkıntılık edilerek incitilmemeleri yönünden en uygun bir davranıştır. Allah gafurdur, rahîmdir/çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur.”(Ahzab, 33/59) mealindeki ayette kadınların -tesettüre riayet ederek- ev dışına çıkabilecekleri hususu açıkça ifade edilmiştir.

    Selam ve dua ile.
    Sorularla İslamiyet



  7. 31.Mart.2016, 01:28
    4
    Misafir

    Cevap: İmamı gazalinin kadın hakkında görüsü nededir?

    İhya kaçıncı cilt ve sayfa bende 4Cildi var yardımcı olursanız sevinirim Konu Kadınlar koyun gibidir ile ilgili teşekkür ediyorum.


  8. 31.Mart.2016, 01:28
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    İhya kaçıncı cilt ve sayfa bende 4Cildi var yardımcı olursanız sevinirim Konu Kadınlar koyun gibidir ile ilgili teşekkür ediyorum.





+ Yorum Gönder