Konusunu Oylayın.: Kuranı kerime göre yeniden diriliş

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kuranı kerime göre yeniden diriliş
  1. 19.Kasım.2009, 10:27
    1
    Misafir

    Kuranı kerime göre yeniden diriliş






    Kuranı kerime göre yeniden diriliş Mumsema bana bilgiyi verin gerisini boş verin artık verin bilgiyi


  2. 19.Kasım.2009, 10:27
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 19.Kasım.2009, 13:16
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    --->: kuranı kerime göre yeniden diriliş




    Hiç bıktırmayan yolculuk
    Dünyada bin kere okunduktan sonra binbirinci kere okunmaya iştiyak duyulan Kur'an'dan başka bir kitap yoktur.
    Bir sahabi, “Ey Allah'ın Rasulü, Allah'a hangi amel daha sevimlidir?” diye sordu. Rasulüllah s.a.v., “Yolculuğu bitirince tekrar yola başlayan” cevabını verdi. Sahabi “Yolculuğu bitirip tekrar başlamak nedir?” diye sorunca şu cevabı verdi: “Kur'an'ı sonuna kadar okur, bitirdikçe yeniden başlar.” (Tirmizî)
    O yüzden günlük olarak Kur'an okuyan ve ondan bazı sureleri ezberleyen kimsenin günahları dökülmekte, sevapları çoğalmakta ve makamı yükselmektedir. Günde bir cüz Kur'an okuyan şahsın milyonlarca günahı bağışlanabilir. Ya da bir o kadar sevap kazanabilir. Özellikle de lâtifeleri harekete gelen zikir ehlinin Arş-ı Alâ'ya doğru çıktığı ulvi yolculuğunda Kur'an tilâvetinin çok faydası vardır. Süratle mesafe kat etmesine yardımcı olur. Her ikisi de zikir olan vird ve Kur'an tilâveti birlikte yürütülmelidir. Hz. Rasulullah s.a.v.'in ve bütün Sâdât-ı Kiram'ın yolu budur.

    En büyük şefaatçi
    Taberanî'nin naklettiği bir hadis-i şerifte: “Allah katında Kur'an'dan daha üstün şefaatçi yoktur. Ne peygamber, ne melek, ve ne de başkaları” buyrulmaktadır. Diğer bir hadîs-i Şerifte de zikir ve duaların çıkardığı sesler şöyle tasvir edilir:
    “Arş-ı Azam'ın etrafında daima arı sesi gibi sesler duyulur. Sizin tesbih, tehlil, tekbir ve tahmidleriniz, vızıltılar halinde Allah'ın Arşı'nın etrafında tıpkı oğul veren arı şeklinde vızıltılar çıkartır. Ve bunların tek dilekleri de sahiplerinin affedilmesidir. Rabbiniz'in yanında böyle şefaatçilerinizin bulunmasını istemez misiniz?” (Ahmed b. Hanbel)
    Başka bir hadis-i şerifte de sırf Allah rızası için Kur'an okuyanların kıyamet günü siyah miskten bir tepe üzerinde oturacaklarını, onlar için korku ve hesap münakaşası olmayacağı belirtilmektedir.

    Melekler seni dinliyor
    Güzel sesiyle tanınan Ensar'dan Üseyd ibnu Hudayr r.a. geceleyin hurma harmanında iken Bakara Suresi'ni okuyordu. Hemen yakınında da atı bağlı idi. Birden bire atı şahlandı. Bunun üzerine okumayı bıraktı. At da sakinleşti. Üseyd her okumaya başlayışında at şahlanıyordu. Oğlu Yahya ata yakındı. Ona bir zarar vermesin diye uzaklaştırmak için yanına gitti. Bir ara başını göğe kaldırınca bir de ne görsün! Gökte şemsiye gibi bir şey ve içerisinde kandilimsi nesneler var.
    Sabah olunca koşup gördüklerini Rasulullah s.a.v. Efendimiz'e anlattı. Hz. Peygamber s.a.v., “O gördüklerin neydi biliyor musun?” diye sordu. Hayır, cevabı üzerine şöyle buyurdu:
    “Onlar meleklerdi. Senin sesine gelmişlerdi. Sen okumaya devam etseydin, seni sabaha kadar dinleyeceklerdi. Öyle ki, sabahleyin herkes onları seyredebilecekti. Çünkü gizlenmeyeceklerdi.” (Buharî)
    Ebu Hüreyre r.a.'dan rivayet edildiğine göre: “Hangi evde Kur'an-ı Kerim okunursa, orada bolluk bereket çoğalır, şeytanlar uzaklaşır ve melekler oraya hücum eder. Hangi evde Kur'an okunmazsa, o evde darlık, sıkıntı, huzursuzluk baş gösterir. Rahmet melekleri oradan uzaklaşır ve şeytanlar orayı istila eder.” (Gazalî, İhyâ)

    Okuyanını koruyan sureler
    Kur'an-ı Kerim'den okunan muhtelif sureler, muhtelif şekillerde temessül edebilir. Bir hadis-i şerifte Bakara ve Âl-i İmran Surelerini okumak tavsiye edilmiş ve şöyle buyurulmuştur :
    “Onlar sanki iki bulut veya aralarında nur ve aydınlık olan iki siyah gölgelik veya sahiplerini savunma vaziyeti almış saflar halinde iki kuş sürüsü gibidirler.” (Müslim, Tirmizî, Darimî)
    Bu sureler iki bulut ve gölgelik, ya da kuş sürüsü şeklinde temessül ederek mümini korumaktadırlar. Kur'an'ın kıyamet günü insan şeklinde geleceğini rivayet eden hadisler de vardır.
    Dünyada iken de surelerin muhtelif şekillerde temessül etmesiyle alakalı bazı kerametlerin vuku bulduğuna dair haberlere rastlanmaktadır. Muhyiddin-i Arabî k.s. Hazretleri çocukken hastalanmış ve rüyada Yasin Suresi'ni güzel kokulu ve kuvvetli bir adam şeklinde görmüştü. Kendisini koruyordu. “Sen kimsin?” diye sorduğunda: “Ben Yasin Suresiyim. Seni koruyorum” demişti. Kendine geldiğinde, babasının başında ağlayarak Yasin Suresi'ni okuyup bitirdiğini anlamıştı.
    Yine İbnü'l-Arabî Hazretleri'nin anlattığına göre, evliyaullah'tan Fatıma isminde ihtiyar bir kadın vardı. Bu kadın Fatiha Suresi'ni okudu ve bu sureden zavallı, kimsesiz bir kadının uzak beldede bulunan kocasını getirmesini rica etti. Çok geçmeden Allah'ın izniyle adam geldi.

    Gönülden gözlere inen rahmet
    Kur'an-ı Kerim'i güzel ve hüzünlü bir sesle okuyup kalbiyle ya da gözüyle ağlamak müstehaptır . Bu kalbin huşuunu artırır. Ayet-i kerimede: “Ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar. (Kur'an okumak) onların huşularını artırır” (İsra, 109) buyrulmaktadır. Hadis-i Şerifte ise: “Kur'an okurken ağlayın, eğer ağlayamazsanız ağlar gibi yapın” (İbn-i Mace) buyrulmaktadır.
    Netice itibariyle Kur'an'ın girmediği kalp mezardan karanlık ve ruhsuz, onsuz duygular bataklık, düşünceler zehir, hayat derbeder, mantık sefil, haller perişan. Kısacası onsuz hayat hayat değil. Dünyanın mevcudiyeti ona bağlı. Çünkü Kur'an dünyanın aklı hükmünde.
    Evet, yeryüzünde Kitabullah okunmaz hale gelir, Kur'anî değerler ortadan kalkarsa, dünyanın aklı gider, deli divane olur. Sonunda akılsız başıyla çırpına çırpına kıyametine yuvarlanır (Alıntı)


  4. 19.Kasım.2009, 13:16
    2
    Moderatör



    Hiç bıktırmayan yolculuk
    Dünyada bin kere okunduktan sonra binbirinci kere okunmaya iştiyak duyulan Kur'an'dan başka bir kitap yoktur.
    Bir sahabi, “Ey Allah'ın Rasulü, Allah'a hangi amel daha sevimlidir?” diye sordu. Rasulüllah s.a.v., “Yolculuğu bitirince tekrar yola başlayan” cevabını verdi. Sahabi “Yolculuğu bitirip tekrar başlamak nedir?” diye sorunca şu cevabı verdi: “Kur'an'ı sonuna kadar okur, bitirdikçe yeniden başlar.” (Tirmizî)
    O yüzden günlük olarak Kur'an okuyan ve ondan bazı sureleri ezberleyen kimsenin günahları dökülmekte, sevapları çoğalmakta ve makamı yükselmektedir. Günde bir cüz Kur'an okuyan şahsın milyonlarca günahı bağışlanabilir. Ya da bir o kadar sevap kazanabilir. Özellikle de lâtifeleri harekete gelen zikir ehlinin Arş-ı Alâ'ya doğru çıktığı ulvi yolculuğunda Kur'an tilâvetinin çok faydası vardır. Süratle mesafe kat etmesine yardımcı olur. Her ikisi de zikir olan vird ve Kur'an tilâveti birlikte yürütülmelidir. Hz. Rasulullah s.a.v.'in ve bütün Sâdât-ı Kiram'ın yolu budur.

    En büyük şefaatçi
    Taberanî'nin naklettiği bir hadis-i şerifte: “Allah katında Kur'an'dan daha üstün şefaatçi yoktur. Ne peygamber, ne melek, ve ne de başkaları” buyrulmaktadır. Diğer bir hadîs-i Şerifte de zikir ve duaların çıkardığı sesler şöyle tasvir edilir:
    “Arş-ı Azam'ın etrafında daima arı sesi gibi sesler duyulur. Sizin tesbih, tehlil, tekbir ve tahmidleriniz, vızıltılar halinde Allah'ın Arşı'nın etrafında tıpkı oğul veren arı şeklinde vızıltılar çıkartır. Ve bunların tek dilekleri de sahiplerinin affedilmesidir. Rabbiniz'in yanında böyle şefaatçilerinizin bulunmasını istemez misiniz?” (Ahmed b. Hanbel)
    Başka bir hadis-i şerifte de sırf Allah rızası için Kur'an okuyanların kıyamet günü siyah miskten bir tepe üzerinde oturacaklarını, onlar için korku ve hesap münakaşası olmayacağı belirtilmektedir.

    Melekler seni dinliyor
    Güzel sesiyle tanınan Ensar'dan Üseyd ibnu Hudayr r.a. geceleyin hurma harmanında iken Bakara Suresi'ni okuyordu. Hemen yakınında da atı bağlı idi. Birden bire atı şahlandı. Bunun üzerine okumayı bıraktı. At da sakinleşti. Üseyd her okumaya başlayışında at şahlanıyordu. Oğlu Yahya ata yakındı. Ona bir zarar vermesin diye uzaklaştırmak için yanına gitti. Bir ara başını göğe kaldırınca bir de ne görsün! Gökte şemsiye gibi bir şey ve içerisinde kandilimsi nesneler var.
    Sabah olunca koşup gördüklerini Rasulullah s.a.v. Efendimiz'e anlattı. Hz. Peygamber s.a.v., “O gördüklerin neydi biliyor musun?” diye sordu. Hayır, cevabı üzerine şöyle buyurdu:
    “Onlar meleklerdi. Senin sesine gelmişlerdi. Sen okumaya devam etseydin, seni sabaha kadar dinleyeceklerdi. Öyle ki, sabahleyin herkes onları seyredebilecekti. Çünkü gizlenmeyeceklerdi.” (Buharî)
    Ebu Hüreyre r.a.'dan rivayet edildiğine göre: “Hangi evde Kur'an-ı Kerim okunursa, orada bolluk bereket çoğalır, şeytanlar uzaklaşır ve melekler oraya hücum eder. Hangi evde Kur'an okunmazsa, o evde darlık, sıkıntı, huzursuzluk baş gösterir. Rahmet melekleri oradan uzaklaşır ve şeytanlar orayı istila eder.” (Gazalî, İhyâ)

    Okuyanını koruyan sureler
    Kur'an-ı Kerim'den okunan muhtelif sureler, muhtelif şekillerde temessül edebilir. Bir hadis-i şerifte Bakara ve Âl-i İmran Surelerini okumak tavsiye edilmiş ve şöyle buyurulmuştur :
    “Onlar sanki iki bulut veya aralarında nur ve aydınlık olan iki siyah gölgelik veya sahiplerini savunma vaziyeti almış saflar halinde iki kuş sürüsü gibidirler.” (Müslim, Tirmizî, Darimî)
    Bu sureler iki bulut ve gölgelik, ya da kuş sürüsü şeklinde temessül ederek mümini korumaktadırlar. Kur'an'ın kıyamet günü insan şeklinde geleceğini rivayet eden hadisler de vardır.
    Dünyada iken de surelerin muhtelif şekillerde temessül etmesiyle alakalı bazı kerametlerin vuku bulduğuna dair haberlere rastlanmaktadır. Muhyiddin-i Arabî k.s. Hazretleri çocukken hastalanmış ve rüyada Yasin Suresi'ni güzel kokulu ve kuvvetli bir adam şeklinde görmüştü. Kendisini koruyordu. “Sen kimsin?” diye sorduğunda: “Ben Yasin Suresiyim. Seni koruyorum” demişti. Kendine geldiğinde, babasının başında ağlayarak Yasin Suresi'ni okuyup bitirdiğini anlamıştı.
    Yine İbnü'l-Arabî Hazretleri'nin anlattığına göre, evliyaullah'tan Fatıma isminde ihtiyar bir kadın vardı. Bu kadın Fatiha Suresi'ni okudu ve bu sureden zavallı, kimsesiz bir kadının uzak beldede bulunan kocasını getirmesini rica etti. Çok geçmeden Allah'ın izniyle adam geldi.

    Gönülden gözlere inen rahmet
    Kur'an-ı Kerim'i güzel ve hüzünlü bir sesle okuyup kalbiyle ya da gözüyle ağlamak müstehaptır . Bu kalbin huşuunu artırır. Ayet-i kerimede: “Ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar. (Kur'an okumak) onların huşularını artırır” (İsra, 109) buyrulmaktadır. Hadis-i Şerifte ise: “Kur'an okurken ağlayın, eğer ağlayamazsanız ağlar gibi yapın” (İbn-i Mace) buyrulmaktadır.
    Netice itibariyle Kur'an'ın girmediği kalp mezardan karanlık ve ruhsuz, onsuz duygular bataklık, düşünceler zehir, hayat derbeder, mantık sefil, haller perişan. Kısacası onsuz hayat hayat değil. Dünyanın mevcudiyeti ona bağlı. Çünkü Kur'an dünyanın aklı hükmünde.
    Evet, yeryüzünde Kitabullah okunmaz hale gelir, Kur'anî değerler ortadan kalkarsa, dünyanın aklı gider, deli divane olur. Sonunda akılsız başıyla çırpına çırpına kıyametine yuvarlanır (Alıntı)





+ Yorum Gönder