Konusunu Oylayın.: Kardeşler arasında diyalog ve samimiyet

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kardeşler arasında diyalog ve samimiyet
  1. 15.Kasım.2009, 15:06
    1
    Misafir

    Kardeşler arasında diyalog ve samimiyet






    Kardeşler arasında diyalog ve samimiyet Mumsema Kardeşler arasında diyalog ve samimiyet


  2. 15.Kasım.2009, 15:06
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 10.Kasım.2013, 19:22
    2
    Ebu Ducane
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2008
    Üye No: 8931
    Mesaj Sayısı: 823
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9

    Cevap: Kardeşler arasında diyalog ve samimiyet




    Kardeşler arasında diyalog ve samimiyet



    Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah'tan korkup sakının; umulur ki esirgenirsiniz. (Hucurat Suresi, 10)

    Allah Kuran'da Müslümanların birbirlerinin kardeşleri olduğunu bildirmiştir. Müslümanların Kuran'da bildirilen kardeşlik ruhunu en güzel şekilde yaşamaları, aralarındaki farklılıkları bir kültür zenginliğine dönüştürmeleri son derece önemlidir.

    Toplumlar arası diyalog, dünyanın barışa, huzura ve güvene ihtiyaç duyduğu bu dönemde daha da önem kazanmıştır. İnsanların birbirlerine hoşgörü ile yaklaşmaları, sorunları ve anlaşmazlıkları barışçıl yollarla çözüme kavuşturmaları, birbirlerine merhamet ve şefkat duymaları önemli ve gereklidir. Ancak, özellikle İslam dünyasının içinde bulunduğu durum göz önünde bulundurulduğunda, aciliyetli ve öncelikli olarak oluşturulması gereken Müslümanların arasındaki diyalog, dayanışma ve hoşgörüdür. Bir ve tek olan Allah'a iman eden, aynı Peygambere itaat edip tabi olan, aynı Kutsal Kitapın hükümlerine uyan insanların, aralarında anlaşmazlık olması, birbirlerine sevgi ve hoşgörü gösterememeleri, merhametli ve anlayışlı davranamamaları, yardımlaşma ve dayanışma içinde olmamaları kabul edilebilir bir durum değildir. Olması gereken, uygulama ve düşünce farklılıklarına rağmen birlik ve dayanışmanın sağlanması, Müslümanların birbirleriyle samimi sevgiye, merhamete ve şefkate dayalı bir diyaloglarının olmasıdır. İslam ahlakının gereği budur.



  4. 10.Kasım.2013, 19:22
    2
    Devamlı Üye



    Kardeşler arasında diyalog ve samimiyet



    Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah'tan korkup sakının; umulur ki esirgenirsiniz. (Hucurat Suresi, 10)

    Allah Kuran'da Müslümanların birbirlerinin kardeşleri olduğunu bildirmiştir. Müslümanların Kuran'da bildirilen kardeşlik ruhunu en güzel şekilde yaşamaları, aralarındaki farklılıkları bir kültür zenginliğine dönüştürmeleri son derece önemlidir.

    Toplumlar arası diyalog, dünyanın barışa, huzura ve güvene ihtiyaç duyduğu bu dönemde daha da önem kazanmıştır. İnsanların birbirlerine hoşgörü ile yaklaşmaları, sorunları ve anlaşmazlıkları barışçıl yollarla çözüme kavuşturmaları, birbirlerine merhamet ve şefkat duymaları önemli ve gereklidir. Ancak, özellikle İslam dünyasının içinde bulunduğu durum göz önünde bulundurulduğunda, aciliyetli ve öncelikli olarak oluşturulması gereken Müslümanların arasındaki diyalog, dayanışma ve hoşgörüdür. Bir ve tek olan Allah'a iman eden, aynı Peygambere itaat edip tabi olan, aynı Kutsal Kitapın hükümlerine uyan insanların, aralarında anlaşmazlık olması, birbirlerine sevgi ve hoşgörü gösterememeleri, merhametli ve anlayışlı davranamamaları, yardımlaşma ve dayanışma içinde olmamaları kabul edilebilir bir durum değildir. Olması gereken, uygulama ve düşünce farklılıklarına rağmen birlik ve dayanışmanın sağlanması, Müslümanların birbirleriyle samimi sevgiye, merhamete ve şefkate dayalı bir diyaloglarının olmasıdır. İslam ahlakının gereği budur.



  5. 10.Kasım.2013, 19:23
    3
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Kardeşler arasında diyalog ve samimiyet

    Adil davranmak eşit davranmak demek değildir. Adaletle davranmak; gerektiği kadar, uygun ölçülerde, hak ettiği ölçüde çocuğa ilgi ve şefkat göstermektir. Ama eşit davranmak her kardeşe benzer ilgi ve şefkat göstermektir.

    Küçük çocuklar adaletle davranmanın erdemini kavrayamazlar. Siz yeni doğanla fazla ilgilenirseniz (Halbuki bu ilgi adil bir ilgidir. Zira bebek daha fazla ilginize muhtaçtır.) bu ilgi büyük çocuğun dikkatinden kaçmaz ve rahatsız olmaya başlar. Hatta "gerileme" dediğimiz, çocukların bebeklik dönemi davranışlarına tekrar dönmelerine sebep olur. Mesela, yürüyen bir çocuk, evdeki emekleyen kardeşine fazla alaka gösterildiğini fark ederse kendisi de tekrar yürümekten vazgeçerek emeklemeye başlayabilir. Çünkü ona göre emekleyenler daha çok sevilmektedir.

    Kardeşler arası şiddet sebeplerinin başında kardeş kıskançlığı gelmektedir. Kendisine yönelecek ilgi, alaka, şefkat hatta paranın bir bölümüne ortak olan kardeş, zaten imkânları kısıtlayan bir unsur olarak algılanır. Bir de kendisinden çok paya sahip olduğu düşünülürse kıskançlık ve öfke tavana vurabilir. En ufak etkileşim krizinde kardeşler birbirine şiddet uygulayabilirler.

    Eşit davranmamak kıskançlık duygularını körükler. Kıskanma da insan fıtratında bulunan ancak, dinî, ahlakî ya da sosyal değerlerle bastırılmış bir özelliktir. Hatta ünlü bir düşünürün ifadesiyle ancak, "Babalar evlatlarının kendilerinden üstün olmasına razı olurlar." Kıskançlık ya da haset krizlerinin sosyal hayatı nasıl tarumar ettiğine, yetişkinler binlerce örnekle şahittirler.

    Korkulmayan bir ev olmalı

    Taklit, şiddet davranışının temelindeki en önemli faktörlerden biridir. Çocuklar davranışlarının çok önemli bir kısmını taklitle kazanır. Küçük çocuklar; yetişkinlerin saldırgan davranışlarını taklit ederler. Gözledikleri davranışları taklit etme eğilimindedirler. Çocuk, bir davranışın uygun olup olmadığını ayırt etme yetisinde değildir. Ailesinin değerleri, tutumları ve davranışları çocuk üzerinde büyük etkiler bırakır. Şiddet ve saldırganlığın bir yöntem olarak kullanıldığı ailelerde çocukların da şiddete daha yatkın oldukları bilinmektedir.

    Evdeki şiddet çocuklar için dehşet verici ve korkutucudur. Çocuklar korku duymadan, sevgi içinde yaşayabilecekleri güvenli bir eve muhtaçtırlar. Şiddet ortamında yetişen çocukların, ileride mutlaka şiddet gösterecekleri iddia edilmese de problemlerini şiddet yoluyla çözmeye daha çok temayül gösterecekleri söylenebilir. Evinizi şiddetten uzak, emniyetli bir yer haline getirmek için elinizden geleni yapın ve kardeşler arasındaki kavgaları kesinlikle engelleyin. Anne-baba arasındaki öfke ve saldırganlık dolu kavgaların da çocuklar için kötü örnekler oluşturacağını unutmayın.



  6. 10.Kasım.2013, 19:23
    3
    Editör
    Adil davranmak eşit davranmak demek değildir. Adaletle davranmak; gerektiği kadar, uygun ölçülerde, hak ettiği ölçüde çocuğa ilgi ve şefkat göstermektir. Ama eşit davranmak her kardeşe benzer ilgi ve şefkat göstermektir.

    Küçük çocuklar adaletle davranmanın erdemini kavrayamazlar. Siz yeni doğanla fazla ilgilenirseniz (Halbuki bu ilgi adil bir ilgidir. Zira bebek daha fazla ilginize muhtaçtır.) bu ilgi büyük çocuğun dikkatinden kaçmaz ve rahatsız olmaya başlar. Hatta "gerileme" dediğimiz, çocukların bebeklik dönemi davranışlarına tekrar dönmelerine sebep olur. Mesela, yürüyen bir çocuk, evdeki emekleyen kardeşine fazla alaka gösterildiğini fark ederse kendisi de tekrar yürümekten vazgeçerek emeklemeye başlayabilir. Çünkü ona göre emekleyenler daha çok sevilmektedir.

    Kardeşler arası şiddet sebeplerinin başında kardeş kıskançlığı gelmektedir. Kendisine yönelecek ilgi, alaka, şefkat hatta paranın bir bölümüne ortak olan kardeş, zaten imkânları kısıtlayan bir unsur olarak algılanır. Bir de kendisinden çok paya sahip olduğu düşünülürse kıskançlık ve öfke tavana vurabilir. En ufak etkileşim krizinde kardeşler birbirine şiddet uygulayabilirler.

    Eşit davranmamak kıskançlık duygularını körükler. Kıskanma da insan fıtratında bulunan ancak, dinî, ahlakî ya da sosyal değerlerle bastırılmış bir özelliktir. Hatta ünlü bir düşünürün ifadesiyle ancak, "Babalar evlatlarının kendilerinden üstün olmasına razı olurlar." Kıskançlık ya da haset krizlerinin sosyal hayatı nasıl tarumar ettiğine, yetişkinler binlerce örnekle şahittirler.

    Korkulmayan bir ev olmalı

    Taklit, şiddet davranışının temelindeki en önemli faktörlerden biridir. Çocuklar davranışlarının çok önemli bir kısmını taklitle kazanır. Küçük çocuklar; yetişkinlerin saldırgan davranışlarını taklit ederler. Gözledikleri davranışları taklit etme eğilimindedirler. Çocuk, bir davranışın uygun olup olmadığını ayırt etme yetisinde değildir. Ailesinin değerleri, tutumları ve davranışları çocuk üzerinde büyük etkiler bırakır. Şiddet ve saldırganlığın bir yöntem olarak kullanıldığı ailelerde çocukların da şiddete daha yatkın oldukları bilinmektedir.

    Evdeki şiddet çocuklar için dehşet verici ve korkutucudur. Çocuklar korku duymadan, sevgi içinde yaşayabilecekleri güvenli bir eve muhtaçtırlar. Şiddet ortamında yetişen çocukların, ileride mutlaka şiddet gösterecekleri iddia edilmese de problemlerini şiddet yoluyla çözmeye daha çok temayül gösterecekleri söylenebilir. Evinizi şiddetten uzak, emniyetli bir yer haline getirmek için elinizden geleni yapın ve kardeşler arasındaki kavgaları kesinlikle engelleyin. Anne-baba arasındaki öfke ve saldırganlık dolu kavgaların da çocuklar için kötü örnekler oluşturacağını unutmayın.






+ Yorum Gönder