Konusunu Oylayın.: Öfke en tehlikeli hastalıktır

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Öfke en tehlikeli hastalıktır
  1. 14.Kasım.2009, 23:58
    1
    Misafir

    Öfke en tehlikeli hastalıktır

  2. 26.Mayıs.2013, 21:28
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: öfke en tehlikeli hastalıktır




    Öfkelenince ne yapılmalı?
    Öfkelenen bir insanın ne yapması gerekir?




    Peygamberimiz (asm) "en büyük pehlivanın öfkelendiği zaman nefsini yenen kimsenin" olduğunu söyler. Bizim en büyük düşmanımız ise nefsimidir.

    Öfkeyi yenmek için:

    1. Nefsin ve şeytanın dediğini yapmamak.
    2. Öfkelendiği zaman susmak.
    3. Öfkelendiği zaman abdest almak.
    4. Öfkelendiği zaman yer değiştirmek.
    5. Dini ve imani konuları okuyarak nefsini ikna etmek.
    6. Dua, tesbih, ibadet, namaz, oruç gibi ibadetlere dikkat edip devam etmek.
    7. Haksız yere birine zarar verince, zararı telafi edip özür dilemek.
    8. Ölümü çok düşünmek.
    9. Bize verilen güzelliklerin Allah'ın emaneti olduğunu bilerek ona göre hareket etmek
    10. Öfke, ahlâkî eksikliklerdendir. İnsanda varolan gazab kuvvetinin ifrat derecesi olan öfke, bir âfettir. Öfke anında insan doğru düşünemez. Normal davranışlarda bulunamaz. Öfkeli olarak yapılan işler hep sonradan pişmanlık duyulan işlerdir. Bunun için "Öfke ile kalkan zararla oturur." denilmiştir.

    Bir anlık öfke ile cinayet işleyenlere sık sık rastlanır. Öfke ev ve iş yerlerinde huzursuzluklara ve rahatsızlıklara sebep olur. İnsan, iradesini kullanarak öfkesini yenmeye, kendisini öfkelendirenleri bağışlamaya çalışmalıdır. Cenab-ı Hak şöyle buyurmuştur:

    "(O takva sahipleri) bollukta ve darlıkta harcayıp yedirenler, öfkelerini tutanlar, insanların kusurlarını bağışlayanlardır. Allah da iyilik edenleri sever." (Âl-i İmran, 3/134)

    Peygamberimize (asm) gelerek kendisine öğüt vermesini isteyen bir adama Resulullah (asm); "Öfkelenme!" demiş ve bu sözünü birkaç kere tekrarlamıştır. (Riyazü's-Salihîn, I, 80).

    Öfke anında Allah'a sığınmak ve öfkenin geçmesini istemek gerekir. Öfkeli birisini gören Hz. Peygamber (asm) şöyle buyurmuştur:

    "Ben bir kelime biliyorum ki, eğer şu adam o kelimeyi söylese muhakkak öfkesi geçer. O kelime: 'Eûzü billahi mineş-şeytânirracîm', sözüdür." (Müslim, Birr ve Sıla, 109).

    Başka bir hadis-i şerifte de şöyle buyurulmuştur:

    "Kuvvetli ve kahraman pehlivan, herkesi yenen kimse değildir. Kuvvetli ve kahraman pehlivan ancak öfke zamanında nefsine mâlik olan ve öfkesini yenen kimsedir." (Müslim, Birr ve Sıla, 107).

    Peygamber Efendimiz (asm) bir başka hadisinde şöyle buyurmuştur:

    "Bir kimse öfkesinin gereğini yapmaya kadir olduğu halde öfkesini yenerse, Allah Teâlâ kıyamet gününde halkın gözü önünde onu çağırır, huriler içinden istediğini seçmekte muhayyer kılar." (Riyazü's-Salihîn, I/80).

    Kur'an-ı Kerim'de genellikle kâfirlerin müminlere karşı duydukları öfkeden bahsedilmiştir. Aksine müminler öfkelerini yenen insanlardır.

    Peygamber Efendimiz (asm), Cenab-ı Hakk'a sığınmayı öfkenin ilâcı olarak tavsiye etmiş, insanın kendi kendine telkinle ulaşacağı irade sağlamlığının onu öfkelenmekten kurtaracağına işaret etmiştir. Yine Peygamberimiz (asm) öfkeyi güç ve kuvvetin değil zayıflığın ve aczin alâmeti olarak görmüştür. Öfke nefse hâkim olamamanın işaretidir. Nefislerine hâkim olamayanların sonu ise hüsrandır. Müslüman, işlerini öfke ile değil; teennî, sabır ve yumuşaklıkla halletmelidir.



    Huy değiştirmek mümkün müdür? Kötü (öfke, sinir gibi) huylarımızı düzeltmek için ne yapmak gerekir?..



    * İbnu Abbas (ra) rivayet ediyor: Uyeyne İbnu Hısn (Medine’ye) gelince, kardeşinin oğlu Hürr İbnu Kays’ın yanına indi. Hürr İbnu Kays ise Hz. Ömer’in yakınlarındandı. Onun meclisinde yaşlı veya genç bir kısım kurra ve fakihler müşavere heyeti olarak bulunurdu. Üyeyne İbnu Hısn, “Ey kardeşimin oğlu! Emirül-mü’mininin yanına girmem için izin talep et!” dedi. O da izin istedi. Ancak yanına girince, “Yeter artık! Ey İbnu’l-Hattab sen bize bol vermediğin gibi, aramızda adaletle de hükmetmiyorsun!” dedi. Hz. Ömer (ra) pek öfkelendi. Neredeyse dövmek için üzerine yürüyecekti ki, Hürr (ra) atılıp, “Ey Emîrel-mü’minin, Allah Teala Hazretleri Resulü’ne, “Affı esas tut, ma’rufu emret ve cahillerden de yüz çevir.” (A’raf, 199) emretmiştir. “Bu adam da cahillerden biridir.” dedi. Vallahi, Hürr, ayeti okuyunca Hz. Ömer olduğu yerde kalıp hiçbir şey yapmadı. Hz. Ömer kendisine Kitabullah’ın hükmü okunduğunda hemen durur, onu aşmazdı. (Buhari, İ’tisam 2)

    * Ebu Vail (ra) rivayet ediyor: Urve İbnu Muhammed es’Sadi’nin yanına girdik. Bir zat kendisine konuştu ve Urve’yi kızdırdı. Urve kalkıp abdest aldı ve Babam, dedem Atiye (ra)’den anlatır ki, o, Resulullah (sas)’ın şöyle söylediğini nakletmiştir: “Öfke şeytandandır, şeytan da ateşten yaratılmıştır, ateş ise su ile söndürülmektedir; öyleyse biriniz öfkelenince hemen kalkıp abdest alsın.” (Ebu Davud, Edeb 4)


    * İbnu Mes’ud (ra) rivayet ediyor: Resulullah (sas) (bir gün), “Siz aranızda kimi pehlivan addedersiniz?” diye sordu. Ashab (ra), “Erkeklerin yenmeye muvaffak olamadığı kimseyi!” dediler. Resulullah (sas), “Hayır” dedi, “Gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hakim olabilen kimsedir.” (Müslim, Birr 106)


    * Ebu Hüreyre (ra) rivayet ediyor: Bir adam, “Ey Allah’ın Resulü! Bana kısa bir nasihatta bulun, uzun yapma! Ta ki nasihatini unutmayayım.” demişti. (ve birkaç kere tekrar etmişti), Aleyhissalatu vesselam (bir kelimeyle), “Öfkelenme!” cevabını verdi. (Buhari, Edeb 76)


    * Muaz İbnu Cebel (ra) rivayet ediyor: İki kişi Resulullah (sas)’ın huzurunda küfürleştiler. (Öyle ki) birinin yüzünde (diğerine karşı) öfkesi gözüküyordu. Resulullah (sas), “Ben bir kelime biliyorum, eğer onu söyleyecek olsa, kendinden zuhur eden öfke giderdi; Euzu billahi mineşşeytanirracim!” buyurdular. (Tirmizi, Da’avat 53)


    * Ebu Zerr el-Gıffari (ra) rivayet ediyor: Resulullah (sas) bize buyurmuştu ki: “Biriniz ayakta iken öfkelenirse hemen otursun. Öfkesi geçerse ne âlâ, geçmezse yatsın.” (Ebu Davud, Edeb 4

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  3. 26.Mayıs.2013, 21:28
    2
    Devamlı Üye



    Öfkelenince ne yapılmalı?
    Öfkelenen bir insanın ne yapması gerekir?




    Peygamberimiz (asm) "en büyük pehlivanın öfkelendiği zaman nefsini yenen kimsenin" olduğunu söyler. Bizim en büyük düşmanımız ise nefsimidir.

    Öfkeyi yenmek için:

    1. Nefsin ve şeytanın dediğini yapmamak.
    2. Öfkelendiği zaman susmak.
    3. Öfkelendiği zaman abdest almak.
    4. Öfkelendiği zaman yer değiştirmek.
    5. Dini ve imani konuları okuyarak nefsini ikna etmek.
    6. Dua, tesbih, ibadet, namaz, oruç gibi ibadetlere dikkat edip devam etmek.
    7. Haksız yere birine zarar verince, zararı telafi edip özür dilemek.
    8. Ölümü çok düşünmek.
    9. Bize verilen güzelliklerin Allah'ın emaneti olduğunu bilerek ona göre hareket etmek
    10. Öfke, ahlâkî eksikliklerdendir. İnsanda varolan gazab kuvvetinin ifrat derecesi olan öfke, bir âfettir. Öfke anında insan doğru düşünemez. Normal davranışlarda bulunamaz. Öfkeli olarak yapılan işler hep sonradan pişmanlık duyulan işlerdir. Bunun için "Öfke ile kalkan zararla oturur." denilmiştir.

    Bir anlık öfke ile cinayet işleyenlere sık sık rastlanır. Öfke ev ve iş yerlerinde huzursuzluklara ve rahatsızlıklara sebep olur. İnsan, iradesini kullanarak öfkesini yenmeye, kendisini öfkelendirenleri bağışlamaya çalışmalıdır. Cenab-ı Hak şöyle buyurmuştur:

    "(O takva sahipleri) bollukta ve darlıkta harcayıp yedirenler, öfkelerini tutanlar, insanların kusurlarını bağışlayanlardır. Allah da iyilik edenleri sever." (Âl-i İmran, 3/134)

    Peygamberimize (asm) gelerek kendisine öğüt vermesini isteyen bir adama Resulullah (asm); "Öfkelenme!" demiş ve bu sözünü birkaç kere tekrarlamıştır. (Riyazü's-Salihîn, I, 80).

    Öfke anında Allah'a sığınmak ve öfkenin geçmesini istemek gerekir. Öfkeli birisini gören Hz. Peygamber (asm) şöyle buyurmuştur:

    "Ben bir kelime biliyorum ki, eğer şu adam o kelimeyi söylese muhakkak öfkesi geçer. O kelime: 'Eûzü billahi mineş-şeytânirracîm', sözüdür." (Müslim, Birr ve Sıla, 109).

    Başka bir hadis-i şerifte de şöyle buyurulmuştur:

    "Kuvvetli ve kahraman pehlivan, herkesi yenen kimse değildir. Kuvvetli ve kahraman pehlivan ancak öfke zamanında nefsine mâlik olan ve öfkesini yenen kimsedir." (Müslim, Birr ve Sıla, 107).

    Peygamber Efendimiz (asm) bir başka hadisinde şöyle buyurmuştur:

    "Bir kimse öfkesinin gereğini yapmaya kadir olduğu halde öfkesini yenerse, Allah Teâlâ kıyamet gününde halkın gözü önünde onu çağırır, huriler içinden istediğini seçmekte muhayyer kılar." (Riyazü's-Salihîn, I/80).

    Kur'an-ı Kerim'de genellikle kâfirlerin müminlere karşı duydukları öfkeden bahsedilmiştir. Aksine müminler öfkelerini yenen insanlardır.

    Peygamber Efendimiz (asm), Cenab-ı Hakk'a sığınmayı öfkenin ilâcı olarak tavsiye etmiş, insanın kendi kendine telkinle ulaşacağı irade sağlamlığının onu öfkelenmekten kurtaracağına işaret etmiştir. Yine Peygamberimiz (asm) öfkeyi güç ve kuvvetin değil zayıflığın ve aczin alâmeti olarak görmüştür. Öfke nefse hâkim olamamanın işaretidir. Nefislerine hâkim olamayanların sonu ise hüsrandır. Müslüman, işlerini öfke ile değil; teennî, sabır ve yumuşaklıkla halletmelidir.



    Huy değiştirmek mümkün müdür? Kötü (öfke, sinir gibi) huylarımızı düzeltmek için ne yapmak gerekir?..



    * İbnu Abbas (ra) rivayet ediyor: Uyeyne İbnu Hısn (Medine’ye) gelince, kardeşinin oğlu Hürr İbnu Kays’ın yanına indi. Hürr İbnu Kays ise Hz. Ömer’in yakınlarındandı. Onun meclisinde yaşlı veya genç bir kısım kurra ve fakihler müşavere heyeti olarak bulunurdu. Üyeyne İbnu Hısn, “Ey kardeşimin oğlu! Emirül-mü’mininin yanına girmem için izin talep et!” dedi. O da izin istedi. Ancak yanına girince, “Yeter artık! Ey İbnu’l-Hattab sen bize bol vermediğin gibi, aramızda adaletle de hükmetmiyorsun!” dedi. Hz. Ömer (ra) pek öfkelendi. Neredeyse dövmek için üzerine yürüyecekti ki, Hürr (ra) atılıp, “Ey Emîrel-mü’minin, Allah Teala Hazretleri Resulü’ne, “Affı esas tut, ma’rufu emret ve cahillerden de yüz çevir.” (A’raf, 199) emretmiştir. “Bu adam da cahillerden biridir.” dedi. Vallahi, Hürr, ayeti okuyunca Hz. Ömer olduğu yerde kalıp hiçbir şey yapmadı. Hz. Ömer kendisine Kitabullah’ın hükmü okunduğunda hemen durur, onu aşmazdı. (Buhari, İ’tisam 2)

    * Ebu Vail (ra) rivayet ediyor: Urve İbnu Muhammed es’Sadi’nin yanına girdik. Bir zat kendisine konuştu ve Urve’yi kızdırdı. Urve kalkıp abdest aldı ve Babam, dedem Atiye (ra)’den anlatır ki, o, Resulullah (sas)’ın şöyle söylediğini nakletmiştir: “Öfke şeytandandır, şeytan da ateşten yaratılmıştır, ateş ise su ile söndürülmektedir; öyleyse biriniz öfkelenince hemen kalkıp abdest alsın.” (Ebu Davud, Edeb 4)


    * İbnu Mes’ud (ra) rivayet ediyor: Resulullah (sas) (bir gün), “Siz aranızda kimi pehlivan addedersiniz?” diye sordu. Ashab (ra), “Erkeklerin yenmeye muvaffak olamadığı kimseyi!” dediler. Resulullah (sas), “Hayır” dedi, “Gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hakim olabilen kimsedir.” (Müslim, Birr 106)


    * Ebu Hüreyre (ra) rivayet ediyor: Bir adam, “Ey Allah’ın Resulü! Bana kısa bir nasihatta bulun, uzun yapma! Ta ki nasihatini unutmayayım.” demişti. (ve birkaç kere tekrar etmişti), Aleyhissalatu vesselam (bir kelimeyle), “Öfkelenme!” cevabını verdi. (Buhari, Edeb 76)


    * Muaz İbnu Cebel (ra) rivayet ediyor: İki kişi Resulullah (sas)’ın huzurunda küfürleştiler. (Öyle ki) birinin yüzünde (diğerine karşı) öfkesi gözüküyordu. Resulullah (sas), “Ben bir kelime biliyorum, eğer onu söyleyecek olsa, kendinden zuhur eden öfke giderdi; Euzu billahi mineşşeytanirracim!” buyurdular. (Tirmizi, Da’avat 53)


    * Ebu Zerr el-Gıffari (ra) rivayet ediyor: Resulullah (sas) bize buyurmuştu ki: “Biriniz ayakta iken öfkelenirse hemen otursun. Öfkesi geçerse ne âlâ, geçmezse yatsın.” (Ebu Davud, Edeb 4

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder