Konusunu Oylayın.: Caminin bölümleri

5 üzerinden 4.91 | Toplam : 67 kişi
Caminin bölümleri
  1. 10.Kasım.2009, 20:32
    1
    Misafir

    Caminin bölümleri






    Caminin bölümleri Mumsema en uygun başlık bu bence Caminin bölümleri hakkında bilgiler verir misiniz


  2. 10.Kasım.2009, 20:32
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    en uygun başlık bu bence Caminin bölümleri hakkında bilgiler verir misiniz


    Benzer Konular

    - Caminin Bölümleri >> Bulmaca

    - Caminin bölümleri ve anlamları

    - Caminin bölümleri nelerdir

    - Caminin önemi Ve Bölümleri

    - Caminin Bölümleri >> Numaralandırma

  3. 10.Kasım.2009, 20:35
    2
    mumine
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Şubat.2009
    Üye No: 46839
    Mesaj Sayısı: 121
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: caminin bölümleri




    Bugün cami mimarisinden dem vuralım biraz. Cami mimarisi İslam mimarisinin en gelişmiş alanların başında gelir belkide. Yüzyıllar boyunca islam topraklarında yükselen göz alıcı mimari örnekleriyle camiler, sadece yabancı mimarların değil, sıradan gayri müslimlerin bile dikkatini çekmektedir. Günümüzde cami mimarisinin, normal mimarilerden pek farkı kalmasa da, Osmanlı camilerinde bu muhteşem mimari zenginliği görmekteyiz. Bugün bir Süleymaniye, bir Sultanahmed Camii'nin benzeri bir yapı inşa'a etmek teknolojinin bütün imkanlarına rağmen mimarların gözünü korkutmaktadır. Günümüzdeki camilerin mimarisinin (istisnaları saymazsak) neredeyse bir apartman dairesinkinden farkının kalmadığını söyledik. Peki tarihi camilerde yer alan mekanlar nelerdi? Standart bir tarihi caminin bölümlerini kısaca tanıyalım şimdi. Bence güzel bir çalışma oldu, yazarken ben gayet keyif aldım. İnşallah siz de okurken aynı keyfi alırsınız.
    10. Avlu:

    Avlu deyince aklımıza hemen cami avlusu ve kundaktaki bebeklerin anneleri tarafından terk edildiği yer gelir. Tarihi camilerde avlu çevresinde yüksek taş duvarlar vardır ve bu duvarlarda demir parmaklı pencereler bulunur. Şimdilerde bebek bırakmak için kullanılan bu bölüm eskiden, ibadet eden cemaati konuşarak rahatsız etmek istemeyen ilim erbabı tarafından muhabbet etmek için kullanırmış. Bir de mübarek günlerde caminin içine sığmayan cemaate ek bir ibadet yeri olur cami avluları.
    9. Şadırvan:

    Tarihi camilerde çoğunlukla avlunun tam ortasında yer alan çatılı ya da kubbeli ve dairesel bir yapı olan şadırvanlar, cemaatin abdest alması için düzenlenmiş çeşmelerden oluşur. Susayan, serinlemek için bir el-yüz yıkamak isteyen vatandaşlar da soluğu bazen şadırvan da alır ve ihtiyaçlarını giderirlerdi. Bu yapının boşluk olan ortasında genelde bir fıskıye olur ve su sesinin dinlendirinci namelerini yayardı. Günümüzde şadırvanlar artık camilerin bodrum katında yer alan uzunca bir koridorun bir duvarına dizilmiş onlarca musluktan oluşmaktadır.
    8. Harem:


    Harem kelimesini genelde padişah hanımlarının oturduğu yer olarak biliriz. Osmanlı Cami mimarisindeyse harem dedikleri, avlunun bir parçasıdır. Avlunun, üstü kubbelerle örtülü olan kısmına harem denir. Üstü Açıkta kalan meydan kısmına ise harim denir. Harem, bazı camilerde son cemaat yeri olarak da kullanılmaktadır. Yukarıdaki üç bölümü aşağıdaki resimde görebiliriz:


    1. Dış Avlu (harim) 2. Şadırvan 3. İç avlu (Harem) 7. Minare:
    Camilerin belki de en bilinen ve en göze batan mekanı minarelerdir. Şekil olarak ince-uzunca ve balkonlu, silindirik şekilli bir kuleye benzer. Eskiden müezzinler seslerini bütün mahalleye duyurabilmek için bu bu yapının balkonuna (şerefe denir) çıkar ve ezanı oradan okurdu. Günümüzdeyse böyle bir problem olmadığında minareler fonksiyonlarını yitirmiş olsalar da estetik önemlerini hiç kaybetmediler. Minare mimarisiyle alakalı bir anektot; Sultanahmet Dünyada altı minaresi olan tek camidir.
    6. Müezzin Mahfili:


    Geldik bir Osmanlı camisinin içine. Müezzin mahfili, müezzin-kayyımlık yapan kişilerin, ibadet boyunca bu görevi ifa ettikleri ve cemaatten biraz daha yüksekçe olan ahşap bir bölmedir. Osmanlı camilerinin çoğunda müezzin mahfili, çıplak sesin caminin her yerine eşit gitmesi için caminin tam ortasında belki hafif sağa kaymış olarak yer alırdı. Bugün bu gelenek belki de anlamsız bir şekilde devam ettiriliyor. Üstelik eskisi gibi vakit namazlarında camiler dolmadıklarından dolayı, müezzinler caminin ortasında cemaatten uzak tek başına namaz kılıyorlar. Bu da komik bir görüntüye mahal veriyor maalesef.


    5. Hünkar Mahfili:
    Mahfel-i hümayün da denen bu bölme, padişah ve ailesinden kişilerin cemaate geldiklerinde namaz kıldıkları biraz daha müzeyyen ve gösterişli bir yerdir. Burası da cemaat yerinden biraz daha yüksek ve kafesli bir yapıdır. Buraya girişler de cemaate karışmadan, farklı bir yerden yapılır. Yani Giriş ve çıkış cemaat giriş-çıkışından farklıdır. Günümüzde artık böyle bir bölüm olmadığı gibi zannediyorum ki eski camilerden de kaldırılmış durumda (Bu konuda yanlış olabilirim, bilgisi olan varsa düzeltsin).
    4. Vaaz Kürsüsü:

    Aslında sadece kürsü dense de maksadına ulaşılır. Kürsü, hoca efendinin ya da vaizin çıktığı ve cemaate konuşma yaptığı, vaaz-ı nasihatte bulunduğu genelde ahşap ya da mermerden imal edilmiş yüksekçe yerdir. Eski camilerde bu da genelde caminin ortalarına doğru yer almakla beraber kıbleye döndüğünüzde sol tarafınızda yer almak zorundadır. Oyma ve kakma sanatıyla süslenmiş bu yapılar cemaati engellemesin diye bir adam boyundan yüksekçe olabilir. Vaiz buraya merdivenle çıkar ve oturarak konuşmasını icra eder.
    3. Minber:


    Bazen galatı meşhur olarak "Hutbe" de denilen yer cuma ya da bayram hutbelerinin okunduğu ve merdivenle çıkılan ahşap ya da mermerden yapılmış bir bölümdür. Mihrabın sağında yer alır. Yani yüzünüzü kıbleye döndüğünüzde minber sağ tarafta kalır. Minber yapımı ayrıca islami bir zanaattir. Üstlerinde el emeği göz nuru işleme, kakma ve oyma işçiliği bulunur. Bazı hutbelerin kitabesi bile vardır. Bu kitabede minberin yapılış tarihi ve ustasının ismi yazabilir. Minberler camilerin en ihtişamlı bölmelerinden biri olarak mabede ayrı bir hava katmaktadır. 2. Mihrab: İmamın, cemaatin en önünde namaz kıldırdığı ve caminin kıbleye bakan duvarının içine doğru oyuk biçimde yer alan bölmedir. Cemaat zemininden bir kaç parmak daha yüksekçedir. Mihrab da caminin en süslü bölmelerinden biri olup, genelde mermer, çini ve veya taştandır. Mihrabın üstünde hattatların tüm hünerlerini akıttığı hat sanatının güzide örneklerinin başını çeken cami kitabesi yer alır. Cami kitabesinde çoğunlukla mihrab ayeti denilen ali imran suresinin otuzyedinci ayeti yazılı olur.


    a. mihrab
    b. minber
    1. Kubbe:

    Belki cami mimarisine has bir yapı değil ama kubbeler asıl ruhunu camiyle, özellikle osmanlı camisiyle bulmuştur. Yukarıdakiler gibi bir bölme olmamasına rağmen buraya almak istedim. Dışardan kurşun kaplamalı soğuk yapılar gibi dursa da içerden bakıldığında bir süs cümbüşünün içinde bulursunuz kendinizi ve renkler mozağiyi başınızı döndürür. Tam ortasından aşağı doğru sarkan kalın bir telin ucunda sallanan devasa avizeler de ayrı bir mistisizm kadar mabede...


  4. 10.Kasım.2009, 20:35
    2
    Editör



    Bugün cami mimarisinden dem vuralım biraz. Cami mimarisi İslam mimarisinin en gelişmiş alanların başında gelir belkide. Yüzyıllar boyunca islam topraklarında yükselen göz alıcı mimari örnekleriyle camiler, sadece yabancı mimarların değil, sıradan gayri müslimlerin bile dikkatini çekmektedir. Günümüzde cami mimarisinin, normal mimarilerden pek farkı kalmasa da, Osmanlı camilerinde bu muhteşem mimari zenginliği görmekteyiz. Bugün bir Süleymaniye, bir Sultanahmed Camii'nin benzeri bir yapı inşa'a etmek teknolojinin bütün imkanlarına rağmen mimarların gözünü korkutmaktadır. Günümüzdeki camilerin mimarisinin (istisnaları saymazsak) neredeyse bir apartman dairesinkinden farkının kalmadığını söyledik. Peki tarihi camilerde yer alan mekanlar nelerdi? Standart bir tarihi caminin bölümlerini kısaca tanıyalım şimdi. Bence güzel bir çalışma oldu, yazarken ben gayet keyif aldım. İnşallah siz de okurken aynı keyfi alırsınız.
    10. Avlu:

    Avlu deyince aklımıza hemen cami avlusu ve kundaktaki bebeklerin anneleri tarafından terk edildiği yer gelir. Tarihi camilerde avlu çevresinde yüksek taş duvarlar vardır ve bu duvarlarda demir parmaklı pencereler bulunur. Şimdilerde bebek bırakmak için kullanılan bu bölüm eskiden, ibadet eden cemaati konuşarak rahatsız etmek istemeyen ilim erbabı tarafından muhabbet etmek için kullanırmış. Bir de mübarek günlerde caminin içine sığmayan cemaate ek bir ibadet yeri olur cami avluları.
    9. Şadırvan:

    Tarihi camilerde çoğunlukla avlunun tam ortasında yer alan çatılı ya da kubbeli ve dairesel bir yapı olan şadırvanlar, cemaatin abdest alması için düzenlenmiş çeşmelerden oluşur. Susayan, serinlemek için bir el-yüz yıkamak isteyen vatandaşlar da soluğu bazen şadırvan da alır ve ihtiyaçlarını giderirlerdi. Bu yapının boşluk olan ortasında genelde bir fıskıye olur ve su sesinin dinlendirinci namelerini yayardı. Günümüzde şadırvanlar artık camilerin bodrum katında yer alan uzunca bir koridorun bir duvarına dizilmiş onlarca musluktan oluşmaktadır.
    8. Harem:


    Harem kelimesini genelde padişah hanımlarının oturduğu yer olarak biliriz. Osmanlı Cami mimarisindeyse harem dedikleri, avlunun bir parçasıdır. Avlunun, üstü kubbelerle örtülü olan kısmına harem denir. Üstü Açıkta kalan meydan kısmına ise harim denir. Harem, bazı camilerde son cemaat yeri olarak da kullanılmaktadır. Yukarıdaki üç bölümü aşağıdaki resimde görebiliriz:


    1. Dış Avlu (harim) 2. Şadırvan 3. İç avlu (Harem) 7. Minare:
    Camilerin belki de en bilinen ve en göze batan mekanı minarelerdir. Şekil olarak ince-uzunca ve balkonlu, silindirik şekilli bir kuleye benzer. Eskiden müezzinler seslerini bütün mahalleye duyurabilmek için bu bu yapının balkonuna (şerefe denir) çıkar ve ezanı oradan okurdu. Günümüzdeyse böyle bir problem olmadığında minareler fonksiyonlarını yitirmiş olsalar da estetik önemlerini hiç kaybetmediler. Minare mimarisiyle alakalı bir anektot; Sultanahmet Dünyada altı minaresi olan tek camidir.
    6. Müezzin Mahfili:


    Geldik bir Osmanlı camisinin içine. Müezzin mahfili, müezzin-kayyımlık yapan kişilerin, ibadet boyunca bu görevi ifa ettikleri ve cemaatten biraz daha yüksekçe olan ahşap bir bölmedir. Osmanlı camilerinin çoğunda müezzin mahfili, çıplak sesin caminin her yerine eşit gitmesi için caminin tam ortasında belki hafif sağa kaymış olarak yer alırdı. Bugün bu gelenek belki de anlamsız bir şekilde devam ettiriliyor. Üstelik eskisi gibi vakit namazlarında camiler dolmadıklarından dolayı, müezzinler caminin ortasında cemaatten uzak tek başına namaz kılıyorlar. Bu da komik bir görüntüye mahal veriyor maalesef.


    5. Hünkar Mahfili:
    Mahfel-i hümayün da denen bu bölme, padişah ve ailesinden kişilerin cemaate geldiklerinde namaz kıldıkları biraz daha müzeyyen ve gösterişli bir yerdir. Burası da cemaat yerinden biraz daha yüksek ve kafesli bir yapıdır. Buraya girişler de cemaate karışmadan, farklı bir yerden yapılır. Yani Giriş ve çıkış cemaat giriş-çıkışından farklıdır. Günümüzde artık böyle bir bölüm olmadığı gibi zannediyorum ki eski camilerden de kaldırılmış durumda (Bu konuda yanlış olabilirim, bilgisi olan varsa düzeltsin).
    4. Vaaz Kürsüsü:

    Aslında sadece kürsü dense de maksadına ulaşılır. Kürsü, hoca efendinin ya da vaizin çıktığı ve cemaate konuşma yaptığı, vaaz-ı nasihatte bulunduğu genelde ahşap ya da mermerden imal edilmiş yüksekçe yerdir. Eski camilerde bu da genelde caminin ortalarına doğru yer almakla beraber kıbleye döndüğünüzde sol tarafınızda yer almak zorundadır. Oyma ve kakma sanatıyla süslenmiş bu yapılar cemaati engellemesin diye bir adam boyundan yüksekçe olabilir. Vaiz buraya merdivenle çıkar ve oturarak konuşmasını icra eder.
    3. Minber:


    Bazen galatı meşhur olarak "Hutbe" de denilen yer cuma ya da bayram hutbelerinin okunduğu ve merdivenle çıkılan ahşap ya da mermerden yapılmış bir bölümdür. Mihrabın sağında yer alır. Yani yüzünüzü kıbleye döndüğünüzde minber sağ tarafta kalır. Minber yapımı ayrıca islami bir zanaattir. Üstlerinde el emeği göz nuru işleme, kakma ve oyma işçiliği bulunur. Bazı hutbelerin kitabesi bile vardır. Bu kitabede minberin yapılış tarihi ve ustasının ismi yazabilir. Minberler camilerin en ihtişamlı bölmelerinden biri olarak mabede ayrı bir hava katmaktadır. 2. Mihrab: İmamın, cemaatin en önünde namaz kıldırdığı ve caminin kıbleye bakan duvarının içine doğru oyuk biçimde yer alan bölmedir. Cemaat zemininden bir kaç parmak daha yüksekçedir. Mihrab da caminin en süslü bölmelerinden biri olup, genelde mermer, çini ve veya taştandır. Mihrabın üstünde hattatların tüm hünerlerini akıttığı hat sanatının güzide örneklerinin başını çeken cami kitabesi yer alır. Cami kitabesinde çoğunlukla mihrab ayeti denilen ali imran suresinin otuzyedinci ayeti yazılı olur.


    a. mihrab
    b. minber
    1. Kubbe:

    Belki cami mimarisine has bir yapı değil ama kubbeler asıl ruhunu camiyle, özellikle osmanlı camisiyle bulmuştur. Yukarıdakiler gibi bir bölme olmamasına rağmen buraya almak istedim. Dışardan kurşun kaplamalı soğuk yapılar gibi dursa da içerden bakıldığında bir süs cümbüşünün içinde bulursunuz kendinizi ve renkler mozağiyi başınızı döndürür. Tam ortasından aşağı doğru sarkan kalın bir telin ucunda sallanan devasa avizeler de ayrı bir mistisizm kadar mabede...


  5. 30.Kasım.2011, 20:30
    3
    Misafir

    Cevap: caminin bölümleri

    Mihrab: camilerin kıbbe duvarında, yarım daire şeklinde ve öne doğru eğik olan yere mihrab denir

    Minber: Cuma ve bayram namazı kılınan yerlerde hatiplerin hutbelerini okumak için çıktıkları basamaklı yerlere minber denmektedir

    Vaaz Kürsüsü: camilerde vaizlerin cemaata vaaz vermek için üzerine çıktıkları yüksekçe yere denir.

    Hünkar Mahfili: Sultanların inşa ettikleri camilerde zeminden yüksek ve kafesle bölünmüş yere denmektedir.

    Müezzin Mahfili: Müezzinlerin, camilerde, birarada oturmaları için ayrılmış yüksekçe yerdir

    Minare: camilerde ezan okumak maksadıyla inşa olan yüksek yere minare denmektedir

    Harem: camilerde namaz kılmaya tahsis edilen mekana denmektedir

    Şadırvan: Namazdan önce abdest almak için, genellikle avlu ortasında bulunan ve etrafında muslukların sıralandığı su haznesidir

    Avlu: Namazdan önce abdest almak için, genellikle avlu ortasında bulunan ve etrafında muslukların sıralandığı su haznesidir


  6. 30.Kasım.2011, 20:30
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Mihrab: camilerin kıbbe duvarında, yarım daire şeklinde ve öne doğru eğik olan yere mihrab denir

    Minber: Cuma ve bayram namazı kılınan yerlerde hatiplerin hutbelerini okumak için çıktıkları basamaklı yerlere minber denmektedir

    Vaaz Kürsüsü: camilerde vaizlerin cemaata vaaz vermek için üzerine çıktıkları yüksekçe yere denir.

    Hünkar Mahfili: Sultanların inşa ettikleri camilerde zeminden yüksek ve kafesle bölünmüş yere denmektedir.

    Müezzin Mahfili: Müezzinlerin, camilerde, birarada oturmaları için ayrılmış yüksekçe yerdir

    Minare: camilerde ezan okumak maksadıyla inşa olan yüksek yere minare denmektedir

    Harem: camilerde namaz kılmaya tahsis edilen mekana denmektedir

    Şadırvan: Namazdan önce abdest almak için, genellikle avlu ortasında bulunan ve etrafında muslukların sıralandığı su haznesidir

    Avlu: Namazdan önce abdest almak için, genellikle avlu ortasında bulunan ve etrafında muslukların sıralandığı su haznesidir


  7. 26.Aralık.2011, 22:04
    4
    Misafir

    Cevap: caminin bölümleri

    çok teşekkür ederim performans ödevimdi ama kubbenin anlamını anlamadım


  8. 26.Aralık.2011, 22:04
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    çok teşekkür ederim performans ödevimdi ama kubbenin anlamını anlamadım


  9. 08.Ocak.2012, 14:01
    5
    Misafir

    Cevap: caminin bölümleri

    allah size uzun ömürler versin


  10. 08.Ocak.2012, 14:01
    5
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir
    allah size uzun ömürler versin


  11. 11.Ocak.2012, 16:12
    6
    Misafir

    Cevap: caminin bölümleri

    güzel bence performans tı iyi oldu tşk


  12. 11.Ocak.2012, 16:12
    6
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir
    güzel bence performans tı iyi oldu tşk


  13. 11.Ocak.2012, 21:08
    7
    Misafir

    Cevap: caminin bölümleri

    yalnız biraz kısa olsaydı çok sevinirdim


  14. 11.Ocak.2012, 21:08
    7
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir
    yalnız biraz kısa olsaydı çok sevinirdim


  15. 12.Ocak.2012, 19:55
    8
    Misafir

    Cevap: caminin bölümleri

    harika saolun size teşekkürler saolun


  16. 12.Ocak.2012, 19:55
    8
    gizlisaklı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    gizlisaklı
    Misafir
    harika saolun size teşekkürler saolun


  17. 09.Mart.2012, 12:06
    9
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,585
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: caminin bölümleri

    CAMİNİN BÖLÜMLERİ

    A-Mihrab
    Caminin kıble yönündeki duvarında yer alan, cemaatle namazlarda imamın en önde durduğu yere “mihrab” denir. Mihrab kelimesinin içerdiği anlamlardan biri de “her türlü kötülükle savaşılan yer”dir. Bu sebeple mihrap hep birlikte kıbleye dönüşü sağladığı gibi, kişiye ve topluma zarar veren her türlü kötülükle mücadeleyi de sembolize eder.
    B-Minber
    Cuma ve bayram namazlarında hatiplerin hutbe okudukları basamaklı yere “minber” denir. Peygamberimiz (sav) önceleri cemaatin kendisini rahatça görüp işitmesi için bir hurma kütüğü üzerine çıkarak hutbe okumuş, daha sonra kendisine birkaç basamaktan oluşan ahşap bir minber yapılmıştır. Minber kelimesi aynı zamanda “bilginin ışığa dönüştüğü yer” anlamına gelir. Zira hatip tarafından minberden cemaate aktarılan bilgiler, müminlerin zihinlerine işlenir ve gönüllerinde bir hidayet nuruna dönüşür.
    C-Vaaz Kürsüsü
    Camilerde vaizlerin cemaate vaaz vermek için üzerine oturdukları yüksekçe yere “kürsü” denir. Kürsünün yüksekte olması, vaiz ve cemaatin birbirlerini daha rahat görmelerini sağladığı gibi, oradan sunulan bilginin yüceliğini de ifade eder. Kürsü, Kur’an ve sünnetin inananlara anlatıldığı, İslâm inancının, güzel ahlâkın ve doğru davranışın öğretildiği, cehaletin ortadan kaldırıldığı yerdir.
    D-Hünkâr Mahfili
    Osmanlı sultanlarının inşa ettirdikleri camilerde padişahlar için yapılmış olan, yerden yüksekte özel bölüme “hünkâr mahfili” denir. Bu bölüm padişahın can güvenliğini sağlamak, kalabalığa karışmadan ibadetini yerine getirmesini ve istirahat etmesini temin etmek için yapılmış, özel olarak döşenmiş ve süslenmiştir.
    E-Müezzin Mahfili
    Müezzinlerin ezan, kamet ve tesbihatı yüksek sesle cemaate duyurmaları için yapılmış özel bölüme “müezzin mahfili” denir. Mahfilin yüksekliği 3 metreye kadar çıkabilir ve mermer veya ahşap ayaklarla desteklenir. Bazıları basamaklı, bazıları ise dayama merdivenli olan müezzin mahfillerinin tavanları da süsleme sanatıyla döşelidir.

    F-Son Cemaat Mahalli
    Namaza geç kalanların geldikleri an cemaate katılmalarını sağlamak amacıyla yapılan, giriş kapısı önündeki avludan daha yüksek, revaklı, üstü kubbe ile örtülü bölümlere “son cemaat mahalli” denir.
    G-Minare
    Ezan sesinin olabildiğince uzaklara ulaşmasını sağlamak için camilerin yanına yapılmış olan kuleye benzer yapılara “minare” denir. Merdivenlerle tırmanılan ve bir ya da daha fazla şerefesi olan minareler, bir şehrin siluetini oluşturan, göğe doğru yükselmiş bir şehadet parmağı gibi o şehirde Müslümanların yaşadığını ifade eden en önemli sembollerimizdendir. Minare aynı zamanda “kendisinden ışık yayılan yer” anlamına da gelmektedir. Zira günde beş defa Müslümanlar, minareden yükselen ezan sesiyle birlikte ibadete, kurtuluşa, birlik ve dirliğe davet edilirler.
    H-Şadırvan
    Genellikle cami avlusunun ortasında bulunan ve abdest almak için etrafında muslukların sıralandığı su haznesine “şadırvan” denir. Şadırvan sadece bedenin temizlenmesini değil, ibadet öncesinde ruhun arınmasını ve huzura kavuşmasını da simgeler.
    I-Avlu
    Cami binasına bitişik, genellikle şadırvanı da kapsayan üstü açık alana “avlu” denir.


  18. 09.Mart.2012, 12:06
    9
    Moderatör
    CAMİNİN BÖLÜMLERİ

    A-Mihrab
    Caminin kıble yönündeki duvarında yer alan, cemaatle namazlarda imamın en önde durduğu yere “mihrab” denir. Mihrab kelimesinin içerdiği anlamlardan biri de “her türlü kötülükle savaşılan yer”dir. Bu sebeple mihrap hep birlikte kıbleye dönüşü sağladığı gibi, kişiye ve topluma zarar veren her türlü kötülükle mücadeleyi de sembolize eder.
    B-Minber
    Cuma ve bayram namazlarında hatiplerin hutbe okudukları basamaklı yere “minber” denir. Peygamberimiz (sav) önceleri cemaatin kendisini rahatça görüp işitmesi için bir hurma kütüğü üzerine çıkarak hutbe okumuş, daha sonra kendisine birkaç basamaktan oluşan ahşap bir minber yapılmıştır. Minber kelimesi aynı zamanda “bilginin ışığa dönüştüğü yer” anlamına gelir. Zira hatip tarafından minberden cemaate aktarılan bilgiler, müminlerin zihinlerine işlenir ve gönüllerinde bir hidayet nuruna dönüşür.
    C-Vaaz Kürsüsü
    Camilerde vaizlerin cemaate vaaz vermek için üzerine oturdukları yüksekçe yere “kürsü” denir. Kürsünün yüksekte olması, vaiz ve cemaatin birbirlerini daha rahat görmelerini sağladığı gibi, oradan sunulan bilginin yüceliğini de ifade eder. Kürsü, Kur’an ve sünnetin inananlara anlatıldığı, İslâm inancının, güzel ahlâkın ve doğru davranışın öğretildiği, cehaletin ortadan kaldırıldığı yerdir.
    D-Hünkâr Mahfili
    Osmanlı sultanlarının inşa ettirdikleri camilerde padişahlar için yapılmış olan, yerden yüksekte özel bölüme “hünkâr mahfili” denir. Bu bölüm padişahın can güvenliğini sağlamak, kalabalığa karışmadan ibadetini yerine getirmesini ve istirahat etmesini temin etmek için yapılmış, özel olarak döşenmiş ve süslenmiştir.
    E-Müezzin Mahfili
    Müezzinlerin ezan, kamet ve tesbihatı yüksek sesle cemaate duyurmaları için yapılmış özel bölüme “müezzin mahfili” denir. Mahfilin yüksekliği 3 metreye kadar çıkabilir ve mermer veya ahşap ayaklarla desteklenir. Bazıları basamaklı, bazıları ise dayama merdivenli olan müezzin mahfillerinin tavanları da süsleme sanatıyla döşelidir.

    F-Son Cemaat Mahalli
    Namaza geç kalanların geldikleri an cemaate katılmalarını sağlamak amacıyla yapılan, giriş kapısı önündeki avludan daha yüksek, revaklı, üstü kubbe ile örtülü bölümlere “son cemaat mahalli” denir.
    G-Minare
    Ezan sesinin olabildiğince uzaklara ulaşmasını sağlamak için camilerin yanına yapılmış olan kuleye benzer yapılara “minare” denir. Merdivenlerle tırmanılan ve bir ya da daha fazla şerefesi olan minareler, bir şehrin siluetini oluşturan, göğe doğru yükselmiş bir şehadet parmağı gibi o şehirde Müslümanların yaşadığını ifade eden en önemli sembollerimizdendir. Minare aynı zamanda “kendisinden ışık yayılan yer” anlamına da gelmektedir. Zira günde beş defa Müslümanlar, minareden yükselen ezan sesiyle birlikte ibadete, kurtuluşa, birlik ve dirliğe davet edilirler.
    H-Şadırvan
    Genellikle cami avlusunun ortasında bulunan ve abdest almak için etrafında muslukların sıralandığı su haznesine “şadırvan” denir. Şadırvan sadece bedenin temizlenmesini değil, ibadet öncesinde ruhun arınmasını ve huzura kavuşmasını da simgeler.
    I-Avlu
    Cami binasına bitişik, genellikle şadırvanı da kapsayan üstü açık alana “avlu” denir.


  19. 18.Nisan.2012, 17:38
    10
    Misafir

    Cevap: caminin bölümleri

    çokkk teşekkürrrr ederim gerçekten güzel bi site


  20. 18.Nisan.2012, 17:38
    10
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    çokkk teşekkürrrr ederim gerçekten güzel bi site


  21. 26.Nisan.2012, 19:26
    11
    Misafir

    Cevap: caminin bölümleri

    oh be performans ödevimdi yuppi :D :D :D :D


  22. 26.Nisan.2012, 19:26
    11
    oley - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    oley
    Misafir
    oh be performans ödevimdi yuppi :D :D :D :D


  23. 22.Aralık.2012, 18:29
    12
    Misafir

    Cevap: caminin bölümleri

    cami ve mescid bölümleri nelerdir?


  24. 22.Aralık.2012, 18:29
    12
    gdrffgkmgdt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    gdrffgkmgdt
    Misafir
    cami ve mescid bölümleri nelerdir?





+ Yorum Gönder
Git 12 Son