Konusunu Oylayın.: Allahı brakıp içlerinden çıkardıklarını ilah edinenler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Allahı brakıp içlerinden çıkardıklarını ilah edinenler
  1. 09.Kasım.2009, 20:45
    1
    Misafir

    Allahı brakıp içlerinden çıkardıklarını ilah edinenler

  2. 14.Kasım.2013, 14:29
    2
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,758
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Cevap: Allahı brakıp içlerinden çıkardıklarını ilah edinenler




    Başkalarını İlâh edinmek:

    Yeryüzünde bilgilendirilen ilk insan ve ilk peygamber olan Âdem`le başlayan tevhit inancı, gönderilen her peygamberle birlikte devam etmiş ve peygamberimiz ile kemale ermiştir.
    Bütün peygamberler, kendilerinden önceki peygamberleri tasdik edici özellikte tevhit yolunda mücadelelerini sürdürmüşler, gönderildikleri kavimleri, Allah`tan başka ilâhlar edinmemeleri hususunda uyararak, onları Allah`a kulluk etmeye çağırmışlardır. Ancak peygamberler bu mücadeleleri sırasında kendilerinin yanında yer alan pek az mümin bulabilmişlerdir. Hatta bazıları içinde bulundukları toplumun sürekli hakaret ve alaylarına maruz kalmışlar, yaşadıkları yerden uzaklaştırılmışlar ve öldürülmüşlerdir.
    Peygamberlerin uyarılarını dikkate almayan insanlar, kendi inançlarında ısrar etmişler, kendileri için ilâh olabileceğine inandıkları şeylerin, korkulu ve sıkıntılı anlarında kendilerini koruyabileceğini zannederek Allah`tan başka ilâhlar edinmişler ve onlara tapınmaya devam etmişlerdir. Kur`an, bu insanları bize şu şekilde tanıtmaktadır:

    Meryem; 81: Onlar, kendileri için bir izzet ve kuvvet kaynağı olsunlar
    diye, Allah`ın astlarından ilâhlar edindiler.

    Ya Sin; 74: Onlar, Allah`ın astlarından kendileri yardım olunurlar
    ümidi ile ilâhlar (tanrılar) edindiler.

    Hud; 101: …… Allah`ın astalarından yalvardıkları yalancı ilâhlar,
    Rabbinin emri geldiği zaman onlara hiçbir fayda sağlamadı,
    ziyanlarını arttırmaktan başka bir işe yaramadı.

    Nahl; 20, 22: Ve Allah`ın astlarından çağırdıkları şeyler, hiçbir şeyi
    yaratamazlar. Onların kendileri yaratılıp duruyorlar. Onlar
    diriler değil ölülerdir. Ne zaman dirileceklerine de şuurları /
    bilinçleri yoktur. Sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. ………”
    Yunus; 66: … Allah`ın astlarından Allah`a eş tuttukları
    ortaklara tabi olmuyorlar. Onlar sadece zanna uyuyorlar,
    onlar ancak yalandan başkasını söylemiyorlar.

    Kasas; 88: Allah ile birlikte başka bir ilâha tapma. Ondan başka hiçbir
    ilâh yok. …..”

    Bu ayetlerden şu neticeleri çıkarmak mümkündür:
    - Cahiliye devri insanları kendilerine, korkulu ve sıkıntılı anlarında dua edip yardıma çağırdıkları ilâhlar ediniyorlardı.
    - Bu ilâhlar sadece cinler, melekler ve putlardan ibaret değildi. Daha önce yaşayıp ölmüş olan şahıslar da tapınılan ilâhlar arasında idi. Nitekim “Onlar diriler değil, ölülerdir. Ne zaman dirileceklerini de bilmezler (Nahl 21)” ayeti, bunu ispatlamaktadır.
    - Müşrikler, ilâh edindikleri putların, kendilerinin dua ve yakarışlarını işittiklerini ve kendilerine yardım edebilecek güçlere sahip olduklarına inanıyorlardı.


  3. 14.Kasım.2013, 14:29
    2
    Üye



    Başkalarını İlâh edinmek:

    Yeryüzünde bilgilendirilen ilk insan ve ilk peygamber olan Âdem`le başlayan tevhit inancı, gönderilen her peygamberle birlikte devam etmiş ve peygamberimiz ile kemale ermiştir.
    Bütün peygamberler, kendilerinden önceki peygamberleri tasdik edici özellikte tevhit yolunda mücadelelerini sürdürmüşler, gönderildikleri kavimleri, Allah`tan başka ilâhlar edinmemeleri hususunda uyararak, onları Allah`a kulluk etmeye çağırmışlardır. Ancak peygamberler bu mücadeleleri sırasında kendilerinin yanında yer alan pek az mümin bulabilmişlerdir. Hatta bazıları içinde bulundukları toplumun sürekli hakaret ve alaylarına maruz kalmışlar, yaşadıkları yerden uzaklaştırılmışlar ve öldürülmüşlerdir.
    Peygamberlerin uyarılarını dikkate almayan insanlar, kendi inançlarında ısrar etmişler, kendileri için ilâh olabileceğine inandıkları şeylerin, korkulu ve sıkıntılı anlarında kendilerini koruyabileceğini zannederek Allah`tan başka ilâhlar edinmişler ve onlara tapınmaya devam etmişlerdir. Kur`an, bu insanları bize şu şekilde tanıtmaktadır:

    Meryem; 81: Onlar, kendileri için bir izzet ve kuvvet kaynağı olsunlar
    diye, Allah`ın astlarından ilâhlar edindiler.

    Ya Sin; 74: Onlar, Allah`ın astlarından kendileri yardım olunurlar
    ümidi ile ilâhlar (tanrılar) edindiler.

    Hud; 101: …… Allah`ın astalarından yalvardıkları yalancı ilâhlar,
    Rabbinin emri geldiği zaman onlara hiçbir fayda sağlamadı,
    ziyanlarını arttırmaktan başka bir işe yaramadı.

    Nahl; 20, 22: Ve Allah`ın astlarından çağırdıkları şeyler, hiçbir şeyi
    yaratamazlar. Onların kendileri yaratılıp duruyorlar. Onlar
    diriler değil ölülerdir. Ne zaman dirileceklerine de şuurları /
    bilinçleri yoktur. Sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. ………”
    Yunus; 66: … Allah`ın astlarından Allah`a eş tuttukları
    ortaklara tabi olmuyorlar. Onlar sadece zanna uyuyorlar,
    onlar ancak yalandan başkasını söylemiyorlar.

    Kasas; 88: Allah ile birlikte başka bir ilâha tapma. Ondan başka hiçbir
    ilâh yok. …..”

    Bu ayetlerden şu neticeleri çıkarmak mümkündür:
    - Cahiliye devri insanları kendilerine, korkulu ve sıkıntılı anlarında dua edip yardıma çağırdıkları ilâhlar ediniyorlardı.
    - Bu ilâhlar sadece cinler, melekler ve putlardan ibaret değildi. Daha önce yaşayıp ölmüş olan şahıslar da tapınılan ilâhlar arasında idi. Nitekim “Onlar diriler değil, ölülerdir. Ne zaman dirileceklerini de bilmezler (Nahl 21)” ayeti, bunu ispatlamaktadır.
    - Müşrikler, ilâh edindikleri putların, kendilerinin dua ve yakarışlarını işittiklerini ve kendilerine yardım edebilecek güçlere sahip olduklarına inanıyorlardı.





+ Yorum Gönder