Konusunu Oylayın.: Cahiliyye devri ve günümüz adetlerini kıyaslayalım

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Cahiliyye devri ve günümüz adetlerini kıyaslayalım
  1. 09.Kasım.2009, 19:09
    1
    Misafir

    Cahiliyye devri ve günümüz adetlerini kıyaslayalım






    Cahiliyye devri ve günümüz adetlerini kıyaslayalım Mumsema cahiliyye devri ve günümüz adetlerini kıyaslayalım


  2. 09.Kasım.2009, 19:17
    2
    ^^SiNeM^^
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Kasım.2009
    Üye No: 63326
    Mesaj Sayısı: 812
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 27

    --->: cahiliyye devri ve günümüz adetlerini kıyaslayalım




    Ben biraz daha geriye gitmek istiyorum.Eskiden insanlar mahrem yerlerini,vücutlarını örtmek için uğraşırlarmış.Ağaç yapraklarını falan kullanırlarmış.Fakat şimdi o kadar imkan varken kapatmamak için uğraşıyorlar.İnsanlar buna modern çağ diyor ama geri çağdakilerle kıyaslayınca pek de öyle görünmüyor...


  3. 09.Kasım.2009, 19:17
    2
    Devamlı Üye



    Ben biraz daha geriye gitmek istiyorum.Eskiden insanlar mahrem yerlerini,vücutlarını örtmek için uğraşırlarmış.Ağaç yapraklarını falan kullanırlarmış.Fakat şimdi o kadar imkan varken kapatmamak için uğraşıyorlar.İnsanlar buna modern çağ diyor ama geri çağdakilerle kıyaslayınca pek de öyle görünmüyor...


  4. 28.Eylül.2011, 02:19
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: cahiliyye devri ve günümüz adetlerini kıyaslayalım

    Allah (c.c)’yü yaratıcı olarak kabul ettiği halde, hükmedici olarak kabul etmemek veya hükmün bütünüyle Allah’a ait olduğunu askıya almak, yani sıfatlarından kimini kabul ederken kimini de kabul etmemek, Rabbimiz (c.c)’nün, putperestler olarak nitelendirdiği müşriklerle aynı olmak demektir. Geçmiş kavimleri ve İslâm öncesi cahiliye dönemi insanını müşrik yapan unsurun, Allah (c.c)’yü inkar etmeleri olmadığını görmüştük. Onları müşrik yapan sebep; Allah (c.c)’yü göklerin hakimi kabul ettikleri halde, yerdeki hükümranlığını kabul etmeyişleriydi. Hükümranlıkta pay istemeleri, akıllarına ve nefislerine uymayan hükümleri reddetmeleriydi. Bu ise, kendi nefislerini ilah edinmiş olmalarıydı. Oysa;
    “O, göklerde ve yerde tek Allah’tır. Gizlinizi, açığınızı bilir. (Hayır ve şerden) ne kazanacağınızı da bilir.” (En’âm 3)
    “Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Bütün işler ancak O’na döndürülür.”( Hadid 5)

    “…Hüküm sadece Allah’a aittir. O size kendisinden başkasına ibadet etmemenizi emretmiştir. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.” (Yusuf 40)

    Meseleye bu perspektiften baktığımızda, geçmiş kavim ve dönemler ile günümüz cahiliyyesinin tek millet olduğunu görüyoruz. Ancak; günümüz cahiliyyesinde artık kendi yaptıkları putlara, öyle alışılageldiği gibi bir tapınma yoktur. Birçok toplumda kendi oluşturdukları, sistemlerini, düşünce ve ekollerini sembolize eden bayrakların, marşların ve çeşitli sembollerin önünde neredeyse tapınmaya varan bir tazim söz konusudur. Bu bir kutsama, ululaştırma halidir. *

    Özel putlar ise; payeler, makam-mevki, araba markaları, giyim kuşam kalitesi, oturulan semt ve tüketim toplumlarının her yeni gün değişen emtiasıdır.
    Hakkın yerini kuvvet, Lât ve Uzzaların yerini de adayış ve ibadet kasdıyla gidilen, dua edilerek kurbanlar kesilen mekan ve mezarlıklar almıştır. Kendilerini aynı sıfatlarla tanımlayanların ise, daha farklı isimlere sahip putları vardır.

    Bu kutsanıp ululaştırılanların adı, Lât, Uzza, Menât, ve sair genel ve özel tanrılar (putlar) değildir. Artık bunların adı, hem dini literatüre girmiş birtakım kelimeler olup İslâmi manalar taşıyacak, hem de şirk dininin putlarının işlevini yapmış olacak şeylerdir. Şeyhler, ermişler, veli ve abdallar… Mezarlar, mabedler, kutsanmış bölgeler, şifa veren eller, çocuk veren kemerler, evlendiren kayıncaklar daha neler neler… Kısacası büyük tanrının yaverleri mesabesindeki küçük tanrı ve tanrıçalar. Yani pagan toplumların, adına Müslüman dedikleri aptal yığınlar…

    Günümüz cahiliyyesinde, şunlar Allah için, şunlar da ortakları olan putlar için diye taksimat ta yok. Çünkü, artık pagan toplumların bile duydukları o kaygıya sahip değiller. Sadece, mistik duyguları tatmin için Allah’a ayrılan bazı zaman ve mallar var. Zamanın en aktifi, en verimli çağı, malın en güzeli, en göz alıcısı olan dünyalıklar, kendilerine, heva ve heveslerine, hoşnut etmek için çırpındıkları putlarına ayrılırken, atıl kalınan vakitler, üretken olunmayan saatler, dünyalıklardan alıkoymayan zamanlar, göz yummadan alıcısı olunmayan mallar, firavun sofralarından arta kalanlar ve daha nice angaryalar ise, Allah’a bırakılıyor.

    Bunların içinden de işe yarar görülenler, dünyalıklara aktarılırken, nefis için ayrılan dünyalıklardan ise, Allah için sarf etmekten, mal, can, nefes tüketmekten bahsedilemez. Rabb Teâlanın, “… Ne kötü hüküm veriyorlar” (En’âm 136) buyurduğu “Ortakları için ayrılan (ki günümüzde kendi nefsini merkeze koyan insanın kendini putlaştırmasıdır.) Allah’a ulaşmıyor, fakat Allah için ayrılan ortaklarına ulaşıyor!” (En’âm 136)

    Sanat ve ilerleme adına da, kendi yapıp kendi taptıkları, şiirleri, kitap ve resimleri, söz ve şarkıları vardır. Artık Ukaz, Zü’l Mecâz ve Mecenne’leri yok; ancak, her türlü çirkefin sergilendiği festivaller, şenlik ve kutlama haftaları vardır.

    Artık adına, Mev’ude (Mev’ude kız çocuklarının diri diri gömülme adetidir) dedikleri adetleri de yoktur. Kız çocukları cinsiyetinden ötürü toprağa diri diri gömme vahşetinin yerini, şimdi Feministlerin savunuculuğunu yaptığı doğum kontrolleri almış. Doğacak çocuğun cinsiyetini beklemeye bile gerek bırakmayan, adına kürtaj dedikleri mev’udeleri vardır.

    Fal çekmeler, ok atmalar öyle geçmiş ibtidai usullerle yapılmıyor. Çağdaş toplumun mitosları; fallar, burçlar, şans ve talih oyunları artık ilerici(!) basın-yayın, TV, kumar otelleri, ilerici demokratik devlet elleriyle organize ediliyor. Bunların birçoğu cahili işlevinden ötürü adına medya denilen (aptal kutusu v.s.) sektör tarafından yerine getiriliyor.

    Kabilelerarası savaşların yerini, müstekbirlerin sömürülerini garantiye almak için mustaza’aflara karşı yaptıkları sıradan savaşlar almıştır.


    Tarihte ki Zü-Nüvas’ların* ve Fayton’ların Yahudi vahşetini sergileyip inananları ateş çukurlarında yakma işinin, diri diri toprağa gömme işinin ve evlenen kızları ilk gecesinde kendi yanlarında alıkoyma vahşetinin yerinde şimdi güçlünün güçsüze reva gördüğü her tür zulüm için kullanılan, paranın baskı gücünü görüyoruz.

    Şuayb (a.s)’ın kavminin ölçüyü tartıyı eksik tutması, -ki bu halleri helak sebebi oldu- üçkağıtçılığı ve aldatmayı beceri haline getiren günümüz ticaret erbabının yanında dürüst kalmaktadır.

    Artık evlere işaretler bırakarak yapılan zina da yok. Diskotekler, pavyon ve barlarda o işler serbestçe yapılır olmuş. Koca, bir kadınla beraber olurken, karısı da bir başka erkekle birlikte oluyor.

    Lût (a.s)’ın kavminin, kadınları bırakıp erkeklere yaklaşması, şimdi Avrupa’da “She and She” ve “He and He” gösterileriyle savunulmakta ve toplumun her kesiminde yaygınlaşmaktadır. Hatta şimdilerde batı toplumunun büyük bir kesiminde normal bir hal olarak karşılanmaktadır. Yaptıkları iğrençliklere “Lûtilik” veya “Dayzen” isimlerini vermiyorlar, ancak bu iğrençlikleri yeni isimler ve tanımlamalarla daha yaygın bir halde işlemekteler.

    “Onun için sen Bizi anmaktan yüzçeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselere yüz verme! İşte onların erişebilecekleri bilgi budur. Şüphesiz ki senin Rabbin, evetO, yolundan sapanı daha iyi bilir; O, hidâyette olanı da çok iyi bilir.” (Necm 29-30)
    buyuran Allah azze ve celle; “İşte bu ilk uyarıcılardan bir uyarıcıdır.” (Necm 56)
    diye son ve kesin uyarıyla korkutup, geçmiş kavimlerin helaklerine sebep olan şeylerin çok daha fazlasını hatta tümünün sapıklıklarını üzerlerinde topladıkları halde böylesi insanların helak edilmeyişlerinin sebebini de;

    “Eğer Allah, yaptıkları yüzünden insanları (hemen) cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı yaratık bırakmazdı. Fakat Allah, onları belirtilmiş bir süreye kadar erteliyor. Vakitleri gelince (gerekeni yapar). Kuşkusuz Allah, kullarını görmektedir.” (Fatır 45) diye bildirmektedir.

    *… Fakihlerden biri dedi; “Muallim sanki İsrail kavminin putları varmış gibi puta tapıcılık aleyhine konuştun ve bize haksızlık etmiş oldun.” İsa cevap verdi; “Bugün İsrail halkında odundan heykeller olmadığını ben de pekala biliyorum; fakat etten heykeller var.” …” (Barnabas İncili. s.101.) Bu geçmişteki cahiliye ile günümüz cahiliyyesini kıyaslama açısından dikkate şayan bir örnektir. Yani putçuluk sadece şekillerde aranmamalıdır.

    ** Zü-Nüvas'ın asıl ismi Tübban'dır. Yahudi dinini kabul ederek Yusuf adını almış ve zulme başlamıştır. Kur'an'da zikredilen Ashab-ı Uhdud'dan maksad Zü-Nüvas ve tebasıdır. Onbinlerce insanı ateş çukurlarında yakmıştır. Zü-Nüvasın ismi Fayton olarak tarihe geçmiştir. Yahudi başkanıdır. (İslâm Öncesi Arap Tarihi. N.Çağatay. s.95)



  5. 28.Eylül.2011, 02:19
    3
    Silent and lonely rains
    Allah (c.c)’yü yaratıcı olarak kabul ettiği halde, hükmedici olarak kabul etmemek veya hükmün bütünüyle Allah’a ait olduğunu askıya almak, yani sıfatlarından kimini kabul ederken kimini de kabul etmemek, Rabbimiz (c.c)’nün, putperestler olarak nitelendirdiği müşriklerle aynı olmak demektir. Geçmiş kavimleri ve İslâm öncesi cahiliye dönemi insanını müşrik yapan unsurun, Allah (c.c)’yü inkar etmeleri olmadığını görmüştük. Onları müşrik yapan sebep; Allah (c.c)’yü göklerin hakimi kabul ettikleri halde, yerdeki hükümranlığını kabul etmeyişleriydi. Hükümranlıkta pay istemeleri, akıllarına ve nefislerine uymayan hükümleri reddetmeleriydi. Bu ise, kendi nefislerini ilah edinmiş olmalarıydı. Oysa;
    “O, göklerde ve yerde tek Allah’tır. Gizlinizi, açığınızı bilir. (Hayır ve şerden) ne kazanacağınızı da bilir.” (En’âm 3)
    “Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Bütün işler ancak O’na döndürülür.”( Hadid 5)

    “…Hüküm sadece Allah’a aittir. O size kendisinden başkasına ibadet etmemenizi emretmiştir. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.” (Yusuf 40)

    Meseleye bu perspektiften baktığımızda, geçmiş kavim ve dönemler ile günümüz cahiliyyesinin tek millet olduğunu görüyoruz. Ancak; günümüz cahiliyyesinde artık kendi yaptıkları putlara, öyle alışılageldiği gibi bir tapınma yoktur. Birçok toplumda kendi oluşturdukları, sistemlerini, düşünce ve ekollerini sembolize eden bayrakların, marşların ve çeşitli sembollerin önünde neredeyse tapınmaya varan bir tazim söz konusudur. Bu bir kutsama, ululaştırma halidir. *

    Özel putlar ise; payeler, makam-mevki, araba markaları, giyim kuşam kalitesi, oturulan semt ve tüketim toplumlarının her yeni gün değişen emtiasıdır.
    Hakkın yerini kuvvet, Lât ve Uzzaların yerini de adayış ve ibadet kasdıyla gidilen, dua edilerek kurbanlar kesilen mekan ve mezarlıklar almıştır. Kendilerini aynı sıfatlarla tanımlayanların ise, daha farklı isimlere sahip putları vardır.

    Bu kutsanıp ululaştırılanların adı, Lât, Uzza, Menât, ve sair genel ve özel tanrılar (putlar) değildir. Artık bunların adı, hem dini literatüre girmiş birtakım kelimeler olup İslâmi manalar taşıyacak, hem de şirk dininin putlarının işlevini yapmış olacak şeylerdir. Şeyhler, ermişler, veli ve abdallar… Mezarlar, mabedler, kutsanmış bölgeler, şifa veren eller, çocuk veren kemerler, evlendiren kayıncaklar daha neler neler… Kısacası büyük tanrının yaverleri mesabesindeki küçük tanrı ve tanrıçalar. Yani pagan toplumların, adına Müslüman dedikleri aptal yığınlar…

    Günümüz cahiliyyesinde, şunlar Allah için, şunlar da ortakları olan putlar için diye taksimat ta yok. Çünkü, artık pagan toplumların bile duydukları o kaygıya sahip değiller. Sadece, mistik duyguları tatmin için Allah’a ayrılan bazı zaman ve mallar var. Zamanın en aktifi, en verimli çağı, malın en güzeli, en göz alıcısı olan dünyalıklar, kendilerine, heva ve heveslerine, hoşnut etmek için çırpındıkları putlarına ayrılırken, atıl kalınan vakitler, üretken olunmayan saatler, dünyalıklardan alıkoymayan zamanlar, göz yummadan alıcısı olunmayan mallar, firavun sofralarından arta kalanlar ve daha nice angaryalar ise, Allah’a bırakılıyor.

    Bunların içinden de işe yarar görülenler, dünyalıklara aktarılırken, nefis için ayrılan dünyalıklardan ise, Allah için sarf etmekten, mal, can, nefes tüketmekten bahsedilemez. Rabb Teâlanın, “… Ne kötü hüküm veriyorlar” (En’âm 136) buyurduğu “Ortakları için ayrılan (ki günümüzde kendi nefsini merkeze koyan insanın kendini putlaştırmasıdır.) Allah’a ulaşmıyor, fakat Allah için ayrılan ortaklarına ulaşıyor!” (En’âm 136)

    Sanat ve ilerleme adına da, kendi yapıp kendi taptıkları, şiirleri, kitap ve resimleri, söz ve şarkıları vardır. Artık Ukaz, Zü’l Mecâz ve Mecenne’leri yok; ancak, her türlü çirkefin sergilendiği festivaller, şenlik ve kutlama haftaları vardır.

    Artık adına, Mev’ude (Mev’ude kız çocuklarının diri diri gömülme adetidir) dedikleri adetleri de yoktur. Kız çocukları cinsiyetinden ötürü toprağa diri diri gömme vahşetinin yerini, şimdi Feministlerin savunuculuğunu yaptığı doğum kontrolleri almış. Doğacak çocuğun cinsiyetini beklemeye bile gerek bırakmayan, adına kürtaj dedikleri mev’udeleri vardır.

    Fal çekmeler, ok atmalar öyle geçmiş ibtidai usullerle yapılmıyor. Çağdaş toplumun mitosları; fallar, burçlar, şans ve talih oyunları artık ilerici(!) basın-yayın, TV, kumar otelleri, ilerici demokratik devlet elleriyle organize ediliyor. Bunların birçoğu cahili işlevinden ötürü adına medya denilen (aptal kutusu v.s.) sektör tarafından yerine getiriliyor.

    Kabilelerarası savaşların yerini, müstekbirlerin sömürülerini garantiye almak için mustaza’aflara karşı yaptıkları sıradan savaşlar almıştır.


    Tarihte ki Zü-Nüvas’ların* ve Fayton’ların Yahudi vahşetini sergileyip inananları ateş çukurlarında yakma işinin, diri diri toprağa gömme işinin ve evlenen kızları ilk gecesinde kendi yanlarında alıkoyma vahşetinin yerinde şimdi güçlünün güçsüze reva gördüğü her tür zulüm için kullanılan, paranın baskı gücünü görüyoruz.

    Şuayb (a.s)’ın kavminin ölçüyü tartıyı eksik tutması, -ki bu halleri helak sebebi oldu- üçkağıtçılığı ve aldatmayı beceri haline getiren günümüz ticaret erbabının yanında dürüst kalmaktadır.

    Artık evlere işaretler bırakarak yapılan zina da yok. Diskotekler, pavyon ve barlarda o işler serbestçe yapılır olmuş. Koca, bir kadınla beraber olurken, karısı da bir başka erkekle birlikte oluyor.

    Lût (a.s)’ın kavminin, kadınları bırakıp erkeklere yaklaşması, şimdi Avrupa’da “She and She” ve “He and He” gösterileriyle savunulmakta ve toplumun her kesiminde yaygınlaşmaktadır. Hatta şimdilerde batı toplumunun büyük bir kesiminde normal bir hal olarak karşılanmaktadır. Yaptıkları iğrençliklere “Lûtilik” veya “Dayzen” isimlerini vermiyorlar, ancak bu iğrençlikleri yeni isimler ve tanımlamalarla daha yaygın bir halde işlemekteler.

    “Onun için sen Bizi anmaktan yüzçeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselere yüz verme! İşte onların erişebilecekleri bilgi budur. Şüphesiz ki senin Rabbin, evetO, yolundan sapanı daha iyi bilir; O, hidâyette olanı da çok iyi bilir.” (Necm 29-30)
    buyuran Allah azze ve celle; “İşte bu ilk uyarıcılardan bir uyarıcıdır.” (Necm 56)
    diye son ve kesin uyarıyla korkutup, geçmiş kavimlerin helaklerine sebep olan şeylerin çok daha fazlasını hatta tümünün sapıklıklarını üzerlerinde topladıkları halde böylesi insanların helak edilmeyişlerinin sebebini de;

    “Eğer Allah, yaptıkları yüzünden insanları (hemen) cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı yaratık bırakmazdı. Fakat Allah, onları belirtilmiş bir süreye kadar erteliyor. Vakitleri gelince (gerekeni yapar). Kuşkusuz Allah, kullarını görmektedir.” (Fatır 45) diye bildirmektedir.

    *… Fakihlerden biri dedi; “Muallim sanki İsrail kavminin putları varmış gibi puta tapıcılık aleyhine konuştun ve bize haksızlık etmiş oldun.” İsa cevap verdi; “Bugün İsrail halkında odundan heykeller olmadığını ben de pekala biliyorum; fakat etten heykeller var.” …” (Barnabas İncili. s.101.) Bu geçmişteki cahiliye ile günümüz cahiliyyesini kıyaslama açısından dikkate şayan bir örnektir. Yani putçuluk sadece şekillerde aranmamalıdır.

    ** Zü-Nüvas'ın asıl ismi Tübban'dır. Yahudi dinini kabul ederek Yusuf adını almış ve zulme başlamıştır. Kur'an'da zikredilen Ashab-ı Uhdud'dan maksad Zü-Nüvas ve tebasıdır. Onbinlerce insanı ateş çukurlarında yakmıştır. Zü-Nüvasın ismi Fayton olarak tarihe geçmiştir. Yahudi başkanıdır. (İslâm Öncesi Arap Tarihi. N.Çağatay. s.95)



  6. 28.Eylül.2011, 04:44
    4
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: cahiliyye devri ve günümüz adetlerini kıyaslayalım

    desert rose yine vesile ve himmed konusuna deyinmişsin. günümüzde böyleleri cahiliyet dönemindeki gibi oluyormuşta bilmem neymişte. bak bunu iyi kavra o dönemdekiler Lat uzza gibi putlara tapıyorlardı. kuran açıkca bunu diyor. bir yandanda onların aracılığı ile Allaha yöneliyorlardı. Bizler evliya kabirleri Peygamber kabirlerinde vesile yaparız. ve o kabirde yatan zatada tapmayız onunda yaratıcısı Allah oldugunu biliriz. O kabirdekininde Allaha secde ettigini biliriz. ehli sünnet budur. ve bu adet yeni çıkmadı 1400 senedir var. tirmiziden buhariden onca hadisler getirdim cevapladım. Ama sizin bir deliliniz bile yok. Fatiha süresinin yanlız senden yardım isteriz ayetinin gerçek manasınıda sitede açıkladım. Ehli sünnete göre bunlar şirk degildir hatta Mevlana gibi , İmam Rabbani gibi, İmam suyuti gibi , imam Nevevi gibi daha bir çok müçtehit ve büyük alimlerimiz kitaplarında bilakis kendileri söylemiştir. sen şimdi öyle diyerek onlarada cahil diyorsun ve onlarıda şirk batagına sürmüş oluyorsun. Afgani Abduh Reşit rıza gibi belgelerle tescillenmiş Masonlar Vahabbi mezhebini koydular ve dolu hocalara bunları aşıladılar. onlarda böyle fetva veriyorlar. son diyecegim son yılın en büyük ehli sünnet alimlerinden olan Necip Fazıl kısakürek bu tür işlere şirk diyenler kendileri şirke girmiştir demiştir. çünkü bir kişiye kafir dersen ve tutturamazsan o söz sahibine döner. ben çok deliller getirdim bu konu ile ilgili fazla konuşmak istemiyorum.


  7. 28.Eylül.2011, 04:44
    4
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    desert rose yine vesile ve himmed konusuna deyinmişsin. günümüzde böyleleri cahiliyet dönemindeki gibi oluyormuşta bilmem neymişte. bak bunu iyi kavra o dönemdekiler Lat uzza gibi putlara tapıyorlardı. kuran açıkca bunu diyor. bir yandanda onların aracılığı ile Allaha yöneliyorlardı. Bizler evliya kabirleri Peygamber kabirlerinde vesile yaparız. ve o kabirde yatan zatada tapmayız onunda yaratıcısı Allah oldugunu biliriz. O kabirdekininde Allaha secde ettigini biliriz. ehli sünnet budur. ve bu adet yeni çıkmadı 1400 senedir var. tirmiziden buhariden onca hadisler getirdim cevapladım. Ama sizin bir deliliniz bile yok. Fatiha süresinin yanlız senden yardım isteriz ayetinin gerçek manasınıda sitede açıkladım. Ehli sünnete göre bunlar şirk degildir hatta Mevlana gibi , İmam Rabbani gibi, İmam suyuti gibi , imam Nevevi gibi daha bir çok müçtehit ve büyük alimlerimiz kitaplarında bilakis kendileri söylemiştir. sen şimdi öyle diyerek onlarada cahil diyorsun ve onlarıda şirk batagına sürmüş oluyorsun. Afgani Abduh Reşit rıza gibi belgelerle tescillenmiş Masonlar Vahabbi mezhebini koydular ve dolu hocalara bunları aşıladılar. onlarda böyle fetva veriyorlar. son diyecegim son yılın en büyük ehli sünnet alimlerinden olan Necip Fazıl kısakürek bu tür işlere şirk diyenler kendileri şirke girmiştir demiştir. çünkü bir kişiye kafir dersen ve tutturamazsan o söz sahibine döner. ben çok deliller getirdim bu konu ile ilgili fazla konuşmak istemiyorum.


  8. 28.Eylül.2011, 07:54
    5
    @Burcu
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2011
    Üye No: 83293
    Mesaj Sayısı: 134
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 30

    Cevap: cahiliyye devri ve günümüz adetlerini kıyaslayalım

    .. bir şey çağa uygunsa ne olduğunun önemine bakılmıyor artık ..

    Konu için Allah razı olsun


  9. 28.Eylül.2011, 07:54
    5
    Devamlı Üye
    .. bir şey çağa uygunsa ne olduğunun önemine bakılmıyor artık ..

    Konu için Allah razı olsun


  10. 28.Eylül.2011, 12:53
    6
    Ercan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Temmuz.2011
    Üye No: 88468
    Mesaj Sayısı: 3,121
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33
    Bulunduğu yer: Gaziantep

    Cevap: cahiliyye devri ve günümüz adetlerini kıyaslayalım

    cahiliye döneminde insanlar bilmedikleri için ibadet etmiyordu. ( İslam tebliğ olmadan önce ).
    Günümüzde ise bildikleri halde etmiyorlar.

    Bir de Sinem kardeşimizin dediği gibi önceden millet kapanmaya çalışırdı şimdi açılmak için yarışıyorlar. Kendi aklınca kendini kapalı zanneden başına türban takıp alta daracık pantolon giyip vücut hatlarına baktıran, birinin baktığını gördüğünde de tebessüm edip buna sevinenleri gördüm mü gırtlağını sıkasım geliyor. Bari türban takma, takanlara zarar verme. Allah ıslah etsin.



  11. 28.Eylül.2011, 12:53
    6
    Devamlı Üye
    cahiliye döneminde insanlar bilmedikleri için ibadet etmiyordu. ( İslam tebliğ olmadan önce ).
    Günümüzde ise bildikleri halde etmiyorlar.

    Bir de Sinem kardeşimizin dediği gibi önceden millet kapanmaya çalışırdı şimdi açılmak için yarışıyorlar. Kendi aklınca kendini kapalı zanneden başına türban takıp alta daracık pantolon giyip vücut hatlarına baktıran, birinin baktığını gördüğünde de tebessüm edip buna sevinenleri gördüm mü gırtlağını sıkasım geliyor. Bari türban takma, takanlara zarar verme. Allah ıslah etsin.



  12. 28.Eylül.2011, 13:00
    7
    _müberra_
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Aralık.2010
    Üye No: 81861
    Mesaj Sayısı: 389
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 48

    Cevap: cahiliyye devri ve günümüz adetlerini kıyaslayalım

    islamyolu kardeş,şeytan sürekli müminler arasına tefrika vermekde ,rabbim vahdet nasip etsin inşaallah


  13. 28.Eylül.2011, 13:00
    7
    Devamlı Üye
    islamyolu kardeş,şeytan sürekli müminler arasına tefrika vermekde ,rabbim vahdet nasip etsin inşaallah


  14. 28.Eylül.2011, 14:49
    8
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: cahiliyye devri ve günümüz adetlerini kıyaslayalım

    Alıntı
    desert rose yine vesile ve himmed konusuna deyinmişsin
    Bu konu sende takıntı halini almış
    Konuda çok daha önemli meselelere değinilmişken
    senin gözün başka bir şey görmez olmuş

    Alıntı
    son yılın en büyük ehli sünnet alimlerinden olan Necip Fazıl kısakürek
    Necip Fazıl Kısakürek alim değil
    İnançlı bir şaiirdir Alimle şairi ayırt edelim


    Alıntı
    konu ile ilgili fazla konuşmak istemiyorum
    İyi edersin fakat yinede az konuşmuş sayılmazsın birde çok
    konuşsan kimbilir kaç sayfa yazmak zorunda kalırsın.
    Bence artık bu konuda daha konuşma kardeş



  15. 28.Eylül.2011, 14:49
    8
    Silent and lonely rains
    Alıntı
    desert rose yine vesile ve himmed konusuna deyinmişsin
    Bu konu sende takıntı halini almış
    Konuda çok daha önemli meselelere değinilmişken
    senin gözün başka bir şey görmez olmuş

    Alıntı
    son yılın en büyük ehli sünnet alimlerinden olan Necip Fazıl kısakürek
    Necip Fazıl Kısakürek alim değil
    İnançlı bir şaiirdir Alimle şairi ayırt edelim


    Alıntı
    konu ile ilgili fazla konuşmak istemiyorum
    İyi edersin fakat yinede az konuşmuş sayılmazsın birde çok
    konuşsan kimbilir kaç sayfa yazmak zorunda kalırsın.
    Bence artık bu konuda daha konuşma kardeş



  16. 28.Eylül.2011, 16:35
    9
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: cahiliyye devri ve günümüz adetlerini kıyaslayalım

    Alıntı
    Bu konu sende takıntı halini almış
    Konuda çok daha önemli meselelere değinilmişken
    senin gözün başka bir şey görmez olmuş


    bu konu bende takıntı olmamış gelip gidip böyle konuları karşıma çıkarmayın sizde. burada daha önemlisi nedir benimde herkesinde görecegi nokta burada budur.

    Alıntı
    Necip Fazıl Kısakürek alim değil
    İnançlı bir şaiirdir Alimle şairi ayırt edelim


    ya sen normal kişilere bile Alim diyorsun. Yunus emrede ona bakarsan şiir yazar. ama Allah aşığı. Necip Fazıl kısakürek in sözlerinin inceligine bakarsan derinligine bakarsan ne büyük bir veli oldugunu anlarsın.


    Alıntı
    İyi edersin fakat yinede az konuşmuş sayılmazsın birde çok
    konuşsan kimbilir kaç sayfa yazmak zorunda kalırsın.
    Bence artık bu konuda daha konuşma kardeş
    ben burada Ehli sünnete Zıt kelimeler görünce cümleler görünce . bunun gerçegini anlatmak benim boynumun borcudur. siz ne kadar böyle sözler getirirseniz bende bıkmadan cevap veririm. evet ben bu konuda konuşmam. sizlerde Yayınladıgınız yazıları okuyun süzgeçten geçirin sonra yayınlayın. iki dakikada bizi gavur ediyorsunuz ya. bu şirk şu şirk o şirk Dünyada müslüman bırakmadınız.



  17. 28.Eylül.2011, 16:35
    9
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    Bu konu sende takıntı halini almış
    Konuda çok daha önemli meselelere değinilmişken
    senin gözün başka bir şey görmez olmuş


    bu konu bende takıntı olmamış gelip gidip böyle konuları karşıma çıkarmayın sizde. burada daha önemlisi nedir benimde herkesinde görecegi nokta burada budur.

    Alıntı
    Necip Fazıl Kısakürek alim değil
    İnançlı bir şaiirdir Alimle şairi ayırt edelim


    ya sen normal kişilere bile Alim diyorsun. Yunus emrede ona bakarsan şiir yazar. ama Allah aşığı. Necip Fazıl kısakürek in sözlerinin inceligine bakarsan derinligine bakarsan ne büyük bir veli oldugunu anlarsın.


    Alıntı
    İyi edersin fakat yinede az konuşmuş sayılmazsın birde çok
    konuşsan kimbilir kaç sayfa yazmak zorunda kalırsın.
    Bence artık bu konuda daha konuşma kardeş
    ben burada Ehli sünnete Zıt kelimeler görünce cümleler görünce . bunun gerçegini anlatmak benim boynumun borcudur. siz ne kadar böyle sözler getirirseniz bende bıkmadan cevap veririm. evet ben bu konuda konuşmam. sizlerde Yayınladıgınız yazıları okuyun süzgeçten geçirin sonra yayınlayın. iki dakikada bizi gavur ediyorsunuz ya. bu şirk şu şirk o şirk Dünyada müslüman bırakmadınız.



  18. 28.Eylül.2011, 16:56
    10
    Ercan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Temmuz.2011
    Üye No: 88468
    Mesaj Sayısı: 3,121
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33
    Bulunduğu yer: Gaziantep

    Cevap: cahiliyye devri ve günümüz adetlerini kıyaslayalım

    Birazdan desert rose gelecek sana cevap verecek ve bu konu uzadı deyip konuyu kilitleyecek. Bu filmi daha önce izlemiştim

    Böyle şeyleri tartışmanın kimseye faydası yok. Daha önce de söylemiştim. Dar da kaldın mı aç ellerini Allah'tan iste. Araya birilerini koyarsan dinden mi çıkarsın? Şirk mi olur? Hayır.
    Bu at eti yemeye benziyor. Hanefiye göre mekruh, şafiye göre caiz.
    İki mezhebi de taklit etsen sorumlu olur musun? Hayır. Bu konu da aynı. Yapsan sorumlu değilsin, yapmasan farz yada vacip olan birşey değil.



  19. 28.Eylül.2011, 16:56
    10
    Devamlı Üye
    Birazdan desert rose gelecek sana cevap verecek ve bu konu uzadı deyip konuyu kilitleyecek. Bu filmi daha önce izlemiştim

    Böyle şeyleri tartışmanın kimseye faydası yok. Daha önce de söylemiştim. Dar da kaldın mı aç ellerini Allah'tan iste. Araya birilerini koyarsan dinden mi çıkarsın? Şirk mi olur? Hayır.
    Bu at eti yemeye benziyor. Hanefiye göre mekruh, şafiye göre caiz.
    İki mezhebi de taklit etsen sorumlu olur musun? Hayır. Bu konu da aynı. Yapsan sorumlu değilsin, yapmasan farz yada vacip olan birşey değil.



  20. 28.Eylül.2011, 18:42
    11
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: cahiliyye devri ve günümüz adetlerini kıyaslayalım

    Alıntı
    Birazdan desert rose gelecek sana cevap verecek ve bu konu uzadı deyip konuyu kilitleyecek Bu filmi daha önce izlemiştim
    sözlerini daha dikkatli seç Ercan kardeş
    kimse burada filim çevirmiyor çünkü burası
    film seti değil=(

    Alıntı
    ben burada Ehli sünnete Zıt kelimeler görünce cümleler görünce
    Özel putlar ise; payeler, makam-mevki, araba markaları, giyim kuşam kalitesi, oturulan semt ve tüketim toplumlarının her yeni gün değişen emtiasıdır
    Hakkın yerini kuvvet, Lât ve Uzzaların yerini de adayış ve ibadet kasdıyla gidilen, dua edilerek kurbanlar kesilen mekan ve mezarlıklar almıştır Kendilerini aynı sıfatlarla tanımlayanların ise, daha farklı isimlere sahip putları vardır

    Sanırım bu cümlelerden rahatsız oldun
    ama ehli sünnete ters olan neresi ben anlamadım


    Alıntı
    ya sen normal kişilere bile Alim diyorsun Yunus emrede ona bakarsan şiir yazar ama Allah aşığı Necip Fazıl kısakürek in sözlerinin inceligine bakarsan derinligine bakarsan ne büyük bir veli oldugunu anlarsın
    Yok ben öyle birşey demiyorum öyle olsaydı sanada alim dememiz gerekirdi
    Alim olmak okadar basit değil tabiiki Necip Fazılın Veli olduğunu ilk defa duyuyorum
    ama güzel şiirleri olan ve Ehli sünnet olarak bilinen şair bir zaattır.
    Birde sözlere değil amellere bakılması gerek
    dünyaca ünlü gayri Müslüm düşünürler ve şahsiyetlerde çok ince
    veciz sözler söylemişlerdir ama bu onları veli yapmamıştır.




  21. 28.Eylül.2011, 18:42
    11
    Silent and lonely rains
    Alıntı
    Birazdan desert rose gelecek sana cevap verecek ve bu konu uzadı deyip konuyu kilitleyecek Bu filmi daha önce izlemiştim
    sözlerini daha dikkatli seç Ercan kardeş
    kimse burada filim çevirmiyor çünkü burası
    film seti değil=(

    Alıntı
    ben burada Ehli sünnete Zıt kelimeler görünce cümleler görünce
    Özel putlar ise; payeler, makam-mevki, araba markaları, giyim kuşam kalitesi, oturulan semt ve tüketim toplumlarının her yeni gün değişen emtiasıdır
    Hakkın yerini kuvvet, Lât ve Uzzaların yerini de adayış ve ibadet kasdıyla gidilen, dua edilerek kurbanlar kesilen mekan ve mezarlıklar almıştır Kendilerini aynı sıfatlarla tanımlayanların ise, daha farklı isimlere sahip putları vardır

    Sanırım bu cümlelerden rahatsız oldun
    ama ehli sünnete ters olan neresi ben anlamadım


    Alıntı
    ya sen normal kişilere bile Alim diyorsun Yunus emrede ona bakarsan şiir yazar ama Allah aşığı Necip Fazıl kısakürek in sözlerinin inceligine bakarsan derinligine bakarsan ne büyük bir veli oldugunu anlarsın
    Yok ben öyle birşey demiyorum öyle olsaydı sanada alim dememiz gerekirdi
    Alim olmak okadar basit değil tabiiki Necip Fazılın Veli olduğunu ilk defa duyuyorum
    ama güzel şiirleri olan ve Ehli sünnet olarak bilinen şair bir zaattır.
    Birde sözlere değil amellere bakılması gerek
    dünyaca ünlü gayri Müslüm düşünürler ve şahsiyetlerde çok ince
    veciz sözler söylemişlerdir ama bu onları veli yapmamıştır.




  22. 20.Aralık.2015, 14:20
    12
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: cahiliyye devri ve günümüz adetlerini kıyaslayalım

    cahiliye dönemi ve günümüz hakkında en meşhur kıyas Şehvet ve araya tapmaktır.


  23. 20.Aralık.2015, 14:20
    12
    Moderatör
    cahiliye dönemi ve günümüz hakkında en meşhur kıyas Şehvet ve araya tapmaktır.





+ Yorum Gönder