Konusunu Oylayın.: Umre hakkında hutbe

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Umre hakkında hutbe
  1. 04.Kasım.2009, 22:00
    1
    Misafir

    Umre hakkında hutbe






    Umre hakkında hutbe Mumsema Umre ile ilgili hutbeler


    UMRENİN FAZİLETİ

    Muhterem cemaat!
    Umre Kelimesi; ömür, imar, tamir kelimeleriyle aynı kökten gelmektedir. İnsan insanlık özellikleriyle ortaya çıkması için tamirden geçmesi, altyapısını imar etmesi gerekiyorsa, fani ömrünü baki bir ömre tebdil etmek istiyorsa Umre ibadeti bunlar için çok iyi bir fırsattır.

    Umre ibadeti, belirli bir zamana bağlı olmaksızın ihrama girerek Kâbe’yi tavaf etmek, Safa-Merve arasında sa’y yapmak ve tıraş olup ihramdan çıkmak suretiyle yapılır. İhram sadece dikişsiz elbise giymek değildir. Niyet ve telbiye okumaktır. İhram bir karardır ve bir ikrardır. Her türlü kötü ahlaktan sıyrılıp samimiyeti ve takvayı kuşanmaktır. İhram elbisesi bu kararın dışa yansımasıdır. Telbiye ile de: “Buyur Allah’ım buyur! Emrine geldim. Senin ölçülerini koruyacağım” demektedir. Elbette böyle çok hayırlı bir yolculuğa cıkmış bulunan bir hak yolcusuna şeytan çok ilişmeye ve saptırmaya çalışacaktır. Buna karşı da çok dikkatli olmak gerekmektedir. Vacipleri ise, tıraş olmak ve say yapmaktır. Ömürde bir defa umre yapmayı bazı âlimler sünnet, bazı âlimler de farz olduğunu söylemişlerdir. Umre her zaman yapılabilir. Ancak Arefe günü sabahından Kurban Bayramının 4. günü akşamına kadar mekruh görülmüştür. Zira o günlerde Hac menasiki Hacılar tarafından yerine getirilmektedir.

    Umre ibadeti hakkın da, Hz. Peygamber (sav): “Umre, diğer bir umre ile arasındaki günahları siler” (1) ve “Ramazan’da yapılan umrenin sevabı bir haccın sevabına denktir.”(2) buyurmuşlardır.

    İbrahim (AS) Allah’ın (cc) emriyle insanları Beytullah’ı ziyarete davet etmiştir. Bu çağrıya icabet edenler hangi hayat safhasında olursa olsun zamanı gelince Beytullah’ı ziyaret etmektedirler.

    Muhterem Müslümanlar!
    Kâbe-i Muazzama’da ve Mescid-i Haram’da bulunan Allah’ın kullarına Cenab-ı Hak 120, haseneyi her an indirmektedir. 60 Hasene tavaf yapanlara, 40 hasene namaz kılanlara, 20 hasene de Kâbe-i Muazzama’ya bakıp tefekkür edenlere verilmektedir. İslam ahlakında, Anne-Babanın yüzüne bakmak, Mushaf-ı Şerife bakmak ve Beytullah’a bakmak sevaptır.

    Umre ve Hac, Ebedi hayat safhalarının bir provasıdır. Aynı zamanda bir nefis tezkiyesidir. Ümmet-i Muhammed ile kaynaşmadır, tanışmadır. Âlem-i İslam’ın bir toplantısıdır. Hayrın ve hayır vasıtalarının konuşulduğu bir konferanstır. Yapılmadığı zaman ehl-i küfür ve nifak Müslümanlar arasında düşmanlık tohumlarını ekebilir.

    Umrede kul, Allah’a vermiş olduğu sözde sadık olduğunu ifade ediyor. Hem bedenen hem de maddeten fedakârlık yaparak, nefsinin bencilliğini aşarak Kutsal topraklara gitmesi, kendini çok sevaplı ve bereketli ibadetlere vermesi kendisine dünya ve Ahirette büyük mükâfatlar ve güzellikler kazandıracaktır.

    Muhterem Müslümanlar!
    Dinimize göre kutsal mekânlar üç tanedir. Kabe-ı Muazzama, Mescid-i Nebeviye ve Mescid-i Aksa. Bu mübarek yerleri ziyaret edenlere, Mescid-i Haram’da yüz bin kat, Mescid-i Nebeviye’de bin kat ve Mescid-i Aksa’da beşyüz kat ziyade sevap verilmektedir. Hutbemi bir ayet-i Kerime mealiyle bitirmek istiyorum. “Orada pek çok eliller ve Makam-ı İbrahim vardır. Gücü yetenlerin Kâbe’yi ziyaret etmeleri insanlar üzerinde Allahın Hakkıdır.” Al-i imram 97

    Haşim Keskin


  2. 04.Kasım.2009, 22:00
    1
    ViagraEnLigne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ViagraEnLigne
    Misafir



    Umre ile ilgili hutbeler


    UMRENİN FAZİLETİ

    Muhterem cemaat!
    Umre Kelimesi; ömür, imar, tamir kelimeleriyle aynı kökten gelmektedir. İnsan insanlık özellikleriyle ortaya çıkması için tamirden geçmesi, altyapısını imar etmesi gerekiyorsa, fani ömrünü baki bir ömre tebdil etmek istiyorsa Umre ibadeti bunlar için çok iyi bir fırsattır.

    Umre ibadeti, belirli bir zamana bağlı olmaksızın ihrama girerek Kâbe’yi tavaf etmek, Safa-Merve arasında sa’y yapmak ve tıraş olup ihramdan çıkmak suretiyle yapılır. İhram sadece dikişsiz elbise giymek değildir. Niyet ve telbiye okumaktır. İhram bir karardır ve bir ikrardır. Her türlü kötü ahlaktan sıyrılıp samimiyeti ve takvayı kuşanmaktır. İhram elbisesi bu kararın dışa yansımasıdır. Telbiye ile de: “Buyur Allah’ım buyur! Emrine geldim. Senin ölçülerini koruyacağım” demektedir. Elbette böyle çok hayırlı bir yolculuğa cıkmış bulunan bir hak yolcusuna şeytan çok ilişmeye ve saptırmaya çalışacaktır. Buna karşı da çok dikkatli olmak gerekmektedir. Vacipleri ise, tıraş olmak ve say yapmaktır. Ömürde bir defa umre yapmayı bazı âlimler sünnet, bazı âlimler de farz olduğunu söylemişlerdir. Umre her zaman yapılabilir. Ancak Arefe günü sabahından Kurban Bayramının 4. günü akşamına kadar mekruh görülmüştür. Zira o günlerde Hac menasiki Hacılar tarafından yerine getirilmektedir.

    Umre ibadeti hakkın da, Hz. Peygamber (sav): “Umre, diğer bir umre ile arasındaki günahları siler” (1) ve “Ramazan’da yapılan umrenin sevabı bir haccın sevabına denktir.”(2) buyurmuşlardır.

    İbrahim (AS) Allah’ın (cc) emriyle insanları Beytullah’ı ziyarete davet etmiştir. Bu çağrıya icabet edenler hangi hayat safhasında olursa olsun zamanı gelince Beytullah’ı ziyaret etmektedirler.

    Muhterem Müslümanlar!
    Kâbe-i Muazzama’da ve Mescid-i Haram’da bulunan Allah’ın kullarına Cenab-ı Hak 120, haseneyi her an indirmektedir. 60 Hasene tavaf yapanlara, 40 hasene namaz kılanlara, 20 hasene de Kâbe-i Muazzama’ya bakıp tefekkür edenlere verilmektedir. İslam ahlakında, Anne-Babanın yüzüne bakmak, Mushaf-ı Şerife bakmak ve Beytullah’a bakmak sevaptır.

    Umre ve Hac, Ebedi hayat safhalarının bir provasıdır. Aynı zamanda bir nefis tezkiyesidir. Ümmet-i Muhammed ile kaynaşmadır, tanışmadır. Âlem-i İslam’ın bir toplantısıdır. Hayrın ve hayır vasıtalarının konuşulduğu bir konferanstır. Yapılmadığı zaman ehl-i küfür ve nifak Müslümanlar arasında düşmanlık tohumlarını ekebilir.

    Umrede kul, Allah’a vermiş olduğu sözde sadık olduğunu ifade ediyor. Hem bedenen hem de maddeten fedakârlık yaparak, nefsinin bencilliğini aşarak Kutsal topraklara gitmesi, kendini çok sevaplı ve bereketli ibadetlere vermesi kendisine dünya ve Ahirette büyük mükâfatlar ve güzellikler kazandıracaktır.

    Muhterem Müslümanlar!
    Dinimize göre kutsal mekânlar üç tanedir. Kabe-ı Muazzama, Mescid-i Nebeviye ve Mescid-i Aksa. Bu mübarek yerleri ziyaret edenlere, Mescid-i Haram’da yüz bin kat, Mescid-i Nebeviye’de bin kat ve Mescid-i Aksa’da beşyüz kat ziyade sevap verilmektedir. Hutbemi bir ayet-i Kerime mealiyle bitirmek istiyorum. “Orada pek çok eliller ve Makam-ı İbrahim vardır. Gücü yetenlerin Kâbe’yi ziyaret etmeleri insanlar üzerinde Allahın Hakkıdır.” Al-i imram 97

    Haşim Keskin


    Benzer Konular

    - Hutbe: Umre İbadeti ve Önemi

    - Umre nedir? Umre hakkında ansiklopedik bilgi

    - Hutbe: Ramazan Bayramı hakkında hutbe

    - Hac veya umre için Mekke’de bulunanların umre yaptıktan sonra kalan günlerde yeni bir umre yapmayı

    - Umre nedir? Umre hakkında bilgi

  3. 04.Kasım.2009, 23:47
    2
    İsrâ
    İsrâ

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Ekim.2009
    Üye No: 59972
    Mesaj Sayısı: 1,575
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Almanya

    --->: Umre hakkında hutbe




    Küçük hac: Umre

    Muhterem kardeşlerim,
    adına küçük hac da denilen umre ibadeti, Allah’ın yeryüzündeki evi, Ka’be’yi ziyaret ve tavaf ederek yapılan mühim bir ibadettir. Cenab-ı Hakk’ın Kur’an’ında “Haccı ve umreyi Allah için tam yapın.” [2:196] ayetinde ifadesini bulan umre ibadeti, Hanefi ve Maliki mezheplerinde sünnet-i müekkede, Şafii ve Hanbelî mezheplerine göre ise, hac gibi farz bir ibadettir. Hali, vakti ve durumu müsait olan kardeşlerimizin ya hac ibadetiyle ya da müstakil olarak ömürde en az bir defa umre yapmaları, Rabbimizin talebi olan güzel amellerdendir.

    Yılda beş gün hariç, her zaman eda edilebilecek bu ibadet, Allah’ın yeryüzündeki evi Ka’bey’i ziyaret ederek tavaf, Safa ve Merve arasında say etmekten ibarettir. Kendisinde Arafat vakfesi bulunmadığı için, haccın küçültülmüşü olarak kabul edilmiştir.

    Muhterem kardeşlerim,
    Umre ibadeti son derece faziletli bir ibadettir. Onun fazileti hakkında Efendimiz (as)’dan birçok hadis-i şerif rivayet edilmiştir. Bu mübarek Peygamber sözlerinden bazıları şunlardır: "Umre ibadeti, daha sonraki bir umreye kadar işlenecek günahlara kefârettir. Mebrûr haccın karşılığı ise, ancak cennettir.” (Buhârî, Müslim, Tirmizî, Nesâî, İbni Mâce).

    Hac ve Umreyi beraber yapınız; çünkü Hac ve Umre günahları ve fakirliği giderir. Tıpkı demir, altın ve gümüşün kir ve pasını körüğün giderdiği gibi... Kabul edilmiş haccın sevâbı ise ancak Cennettir.” (Nesâî) En büyük mürşidimiz Efendimiz (as) bizzat kendisi hayatında iken umreler yaparak aynı zamanda fiili olarak ta bize örnek olmuştur. İbn Abbas (ra) Efendimiz (as)’ın umreleri hakkında şöyle buyurmuştur: “Rasûlullah (s.a.v.) dört defa umre yaptı; Hudeybiye umresi, bir sonraki yıl kaza umresi, ciraneden yaptığı umre, son olarak ta veda haccıyla beraber yaptığı umre.” (İbn Mâce)

    Değerli kardeşlerim,
    Umre ibadeti yılın her mevsiminde yapılabilir. Ancak bazı zamanlarda yapılan umrelerin değer ve fazileti daha üstündür. İbn Abbas (ra)’dan rivayet edilen ve Kütüb-ü Sitte’nin (büyük temel altı hadis kitabımız) hemen hepsinde yer alan bir hadis-i şerifinde, bakınız Peygamber Efendimiz (as) ne buyuruyor: "Ramazan ayında yapılan umre, tam bir hac sayılır, yahut da benimle birlikte yapılmış bir haccın yerini tutar.” (Buhârî, Müslim, Tirmizî, Ebû Dâvûd, Nesâî, İbni Mâce)

    Diğer taraftan hem Hacc ibadeti hem de umre ibadeti, İslam nurunun parlamaya, Kur’an ışığının yeryüzünü aydınlatmaya başladığı, Hak mücadelesinin safha safha sürdürüldüğü ve zaferlere ulaşıldığı, mukaddes toprakların ve mübarek iklimin manevi havasının buram buram teneffüs edilmesine vesile olması sebebiyle de, tam bir eğitim yolculuğudur. Bilhassa genç dimağlara din, iman ve peygamber sevgisinin ve bilincinin tatbiki olarak öğretilmesi, bizzat vahyin merkezinde, Ka’be’de ve Ravza-i Mutahhara’da gerçekleşecek hac ve umre ibadetleri vesilesi ile mümkündür.

    Aziz kardeşlerim,
    işte bu sebepledir ki, teşkilatımız, özellikle gençliğimizin dini eğitimine vermiş olduğu ehemmiyetten dolayı, okulların hemen her tatil dönemini ve yaz tatili mevsimini kaplayacak şekilde çok seçenekli umre programları hazırlamış bulunmaktadır. Ana-babalar olarak gençliğimizin bilinçli birer Müslüman olarak yetişmesini istiyorsak, Umre ibadeti tam bu bilinç eğitiminin yapılacağı mekân ve makamdır. Onun için de kardeşlerimiz kendileri için hazırlanmış olan bu alternatifleri değerlendirmeliler; gençlerimizi ve cemaatimizi Ka’be ile, Efendimiz (as)’la buluşturmalılar ve ilhamlarını direkt olarak o mübarek mekanlarda elde etmelerine imkan hazırlamalılar. Hutbemizi konu ile alakalı bir hadis-i şerif mealiyle bitirmek istiyoruz. Peygamber Efendimiz (as) buyuruyorlar ki: “Kim Ka’beyi ziyaret eder de cinsel isteklerinden ve dili ile zarar vermekten sakınırsa, anasından doğduğu günkü gibi tertemiz olur.” (Buhari ve Müslim)

    IGMG İrşad Başkanlığı


  4. 04.Kasım.2009, 23:47
    2
    İsrâ



    Küçük hac: Umre

    Muhterem kardeşlerim,
    adına küçük hac da denilen umre ibadeti, Allah’ın yeryüzündeki evi, Ka’be’yi ziyaret ve tavaf ederek yapılan mühim bir ibadettir. Cenab-ı Hakk’ın Kur’an’ında “Haccı ve umreyi Allah için tam yapın.” [2:196] ayetinde ifadesini bulan umre ibadeti, Hanefi ve Maliki mezheplerinde sünnet-i müekkede, Şafii ve Hanbelî mezheplerine göre ise, hac gibi farz bir ibadettir. Hali, vakti ve durumu müsait olan kardeşlerimizin ya hac ibadetiyle ya da müstakil olarak ömürde en az bir defa umre yapmaları, Rabbimizin talebi olan güzel amellerdendir.

    Yılda beş gün hariç, her zaman eda edilebilecek bu ibadet, Allah’ın yeryüzündeki evi Ka’bey’i ziyaret ederek tavaf, Safa ve Merve arasında say etmekten ibarettir. Kendisinde Arafat vakfesi bulunmadığı için, haccın küçültülmüşü olarak kabul edilmiştir.

    Muhterem kardeşlerim,
    Umre ibadeti son derece faziletli bir ibadettir. Onun fazileti hakkında Efendimiz (as)’dan birçok hadis-i şerif rivayet edilmiştir. Bu mübarek Peygamber sözlerinden bazıları şunlardır: "Umre ibadeti, daha sonraki bir umreye kadar işlenecek günahlara kefârettir. Mebrûr haccın karşılığı ise, ancak cennettir.” (Buhârî, Müslim, Tirmizî, Nesâî, İbni Mâce).

    Hac ve Umreyi beraber yapınız; çünkü Hac ve Umre günahları ve fakirliği giderir. Tıpkı demir, altın ve gümüşün kir ve pasını körüğün giderdiği gibi... Kabul edilmiş haccın sevâbı ise ancak Cennettir.” (Nesâî) En büyük mürşidimiz Efendimiz (as) bizzat kendisi hayatında iken umreler yaparak aynı zamanda fiili olarak ta bize örnek olmuştur. İbn Abbas (ra) Efendimiz (as)’ın umreleri hakkında şöyle buyurmuştur: “Rasûlullah (s.a.v.) dört defa umre yaptı; Hudeybiye umresi, bir sonraki yıl kaza umresi, ciraneden yaptığı umre, son olarak ta veda haccıyla beraber yaptığı umre.” (İbn Mâce)

    Değerli kardeşlerim,
    Umre ibadeti yılın her mevsiminde yapılabilir. Ancak bazı zamanlarda yapılan umrelerin değer ve fazileti daha üstündür. İbn Abbas (ra)’dan rivayet edilen ve Kütüb-ü Sitte’nin (büyük temel altı hadis kitabımız) hemen hepsinde yer alan bir hadis-i şerifinde, bakınız Peygamber Efendimiz (as) ne buyuruyor: "Ramazan ayında yapılan umre, tam bir hac sayılır, yahut da benimle birlikte yapılmış bir haccın yerini tutar.” (Buhârî, Müslim, Tirmizî, Ebû Dâvûd, Nesâî, İbni Mâce)

    Diğer taraftan hem Hacc ibadeti hem de umre ibadeti, İslam nurunun parlamaya, Kur’an ışığının yeryüzünü aydınlatmaya başladığı, Hak mücadelesinin safha safha sürdürüldüğü ve zaferlere ulaşıldığı, mukaddes toprakların ve mübarek iklimin manevi havasının buram buram teneffüs edilmesine vesile olması sebebiyle de, tam bir eğitim yolculuğudur. Bilhassa genç dimağlara din, iman ve peygamber sevgisinin ve bilincinin tatbiki olarak öğretilmesi, bizzat vahyin merkezinde, Ka’be’de ve Ravza-i Mutahhara’da gerçekleşecek hac ve umre ibadetleri vesilesi ile mümkündür.

    Aziz kardeşlerim,
    işte bu sebepledir ki, teşkilatımız, özellikle gençliğimizin dini eğitimine vermiş olduğu ehemmiyetten dolayı, okulların hemen her tatil dönemini ve yaz tatili mevsimini kaplayacak şekilde çok seçenekli umre programları hazırlamış bulunmaktadır. Ana-babalar olarak gençliğimizin bilinçli birer Müslüman olarak yetişmesini istiyorsak, Umre ibadeti tam bu bilinç eğitiminin yapılacağı mekân ve makamdır. Onun için de kardeşlerimiz kendileri için hazırlanmış olan bu alternatifleri değerlendirmeliler; gençlerimizi ve cemaatimizi Ka’be ile, Efendimiz (as)’la buluşturmalılar ve ilhamlarını direkt olarak o mübarek mekanlarda elde etmelerine imkan hazırlamalılar. Hutbemizi konu ile alakalı bir hadis-i şerif mealiyle bitirmek istiyoruz. Peygamber Efendimiz (as) buyuruyorlar ki: “Kim Ka’beyi ziyaret eder de cinsel isteklerinden ve dili ile zarar vermekten sakınırsa, anasından doğduğu günkü gibi tertemiz olur.” (Buhari ve Müslim)

    IGMG İrşad Başkanlığı





+ Yorum Gönder