Konusunu Oylayın.: Ayetlerdeki aralarda bulunan durak işaretlreindeki okunuşumuz nasıl olmalıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Ayetlerdeki aralarda bulunan durak işaretlreindeki okunuşumuz nasıl olmalıdır?
  1. 04.Kasım.2009, 14:43
    1
    Misafir

    Ayetlerdeki aralarda bulunan durak işaretlreindeki okunuşumuz nasıl olmalıdır?






    Ayetlerdeki aralarda bulunan durak işaretlreindeki okunuşumuz nasıl olmalıdır? Mumsema Ayetlerdeki aralarda bulunan durak işaretlreindeki okunuşumuz nasıl olmalıdır?


  2. 06.Haziran.2013, 12:51
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,606
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Ayetlerdeki aralarda bulunan durak işaretlreindeki okunuşumuz nasıl olmalıdır?




    Secavend dediğimiz Kuran işaretleri nelerdir ve nasıl okunmalıdırlar?

    Kur’an-ı Kerim’i okurken rastladığınız secavend denilen remz (işaret) harfleri
    ve ne mânâda kullanıldıklarını aşağıya kaydediyoruz:

    “Cim”: Durmanın caiz olduğuna işaret eder ki,
    böyle yerlerde durmak da geçmek de câizdir. Fakat durmak, daha evlâ(iyi)dır.

    “Tı” :
    Durmanın mutlak olduğuna işaret eder
    ki -lâzım ve câiz gibi- bir kayıt ile sınırlandırılmamış demektir. Böyle
    yerlerde, üzeride durulan kelimenin sonrasından okumağa başlanırsa, mânâ güzel
    olur.

    “Mim”: Durmanın lâzım olduğuna işâret eder
    ki, geçilirse mânâ bozulur demektir.

    “Ze” :
    Mücevvez alâmetidir ki, geçmek evlâ (iyidir) demektir.

    “Sâd”: Murahhas alâmetidir ki, nefes
    daralırsa durulabilir demektir.

    “Gâf”: “Gad
    gile” alâmetidir ki, bazı kurrâ (kıraat alimleri) durmakla beraber, geçmek evlâ
    demişler.

    “Gif”(Gaf ile Fe’nin bitişik yazılışı): Dur
    mânâsınadır ki, durmak evlâdır demektir.

    “Kâf”:
    Kezâlik’ten ibarettir ki, kendisinden evvel geçen rumuzun hükmüne
    işârettir. Yani kendiden önceki secavendde ne yapıldı ise, bunda da aynısı
    tekrar edilir.

    “Lâmelif”:
    Durmamağa işarettir. Fakat nefes daralırsa durulur. Sonra o kelime veya
    gerisinden tekrar edilerek geçilir. Ayet sonlarındaki “Lamelif” işareti ise,
    mânânın tamam olmadığına işaret olup durmağa mani değildir. Aynı zamanda, ayet
    başına da işaret ettiğinden, böyle yerlerde durulması sünnettir, (üzerinde
    durulan kelimenin) tekrar edilmesine gerek yoktur.

    “Ayn”: Bazı ayet sonlarında olup rukü’a
    işaret eder ki, hatm ile teravih namazı kılanlar, buralara gelince rukü’a
    varırlar.

    Bazı
    yerlerde de (.:_______:.) gibi peşi peşine üç noktalı işaretler
    vardır ki, bunlara vakf-ı muâneka
    ve vakf-ı
    murâkabe
    denir. Bunların her ikisinde değil de yalnız birisinde durmak
    lâzımdır. Çünkü her ikisinde de durulursa mânâ tamam olmaz.

    Ayet ortalarında bu
    işaretlerin olmadığı yerlerde zaten durulmaz. Eğer nefesimiz daralır da durmak
    icab ederse, üzerinde durulan kelimeden veya evvelinden başlayarak okumağa devam
    edilir.

    Kur’an-ı Kerim’de
    durmanın vacıp (farz) veya haram olduğu bir yer yoktur.
    Bununla
    beraber durulması caiz olmayan yerlerde kasten duran bir kimse, -mânâ
    bozulacağından- âsî ve günahkâr olur ki, bunu da hiçbir mü’minin yapacağı
    tasavvur olunamaz.


  3. 06.Haziran.2013, 12:51
    2
    Moderatör



    Secavend dediğimiz Kuran işaretleri nelerdir ve nasıl okunmalıdırlar?

    Kur’an-ı Kerim’i okurken rastladığınız secavend denilen remz (işaret) harfleri
    ve ne mânâda kullanıldıklarını aşağıya kaydediyoruz:

    “Cim”: Durmanın caiz olduğuna işaret eder ki,
    böyle yerlerde durmak da geçmek de câizdir. Fakat durmak, daha evlâ(iyi)dır.

    “Tı” :
    Durmanın mutlak olduğuna işaret eder
    ki -lâzım ve câiz gibi- bir kayıt ile sınırlandırılmamış demektir. Böyle
    yerlerde, üzeride durulan kelimenin sonrasından okumağa başlanırsa, mânâ güzel
    olur.

    “Mim”: Durmanın lâzım olduğuna işâret eder
    ki, geçilirse mânâ bozulur demektir.

    “Ze” :
    Mücevvez alâmetidir ki, geçmek evlâ (iyidir) demektir.

    “Sâd”: Murahhas alâmetidir ki, nefes
    daralırsa durulabilir demektir.

    “Gâf”: “Gad
    gile” alâmetidir ki, bazı kurrâ (kıraat alimleri) durmakla beraber, geçmek evlâ
    demişler.

    “Gif”(Gaf ile Fe’nin bitişik yazılışı): Dur
    mânâsınadır ki, durmak evlâdır demektir.

    “Kâf”:
    Kezâlik’ten ibarettir ki, kendisinden evvel geçen rumuzun hükmüne
    işârettir. Yani kendiden önceki secavendde ne yapıldı ise, bunda da aynısı
    tekrar edilir.

    “Lâmelif”:
    Durmamağa işarettir. Fakat nefes daralırsa durulur. Sonra o kelime veya
    gerisinden tekrar edilerek geçilir. Ayet sonlarındaki “Lamelif” işareti ise,
    mânânın tamam olmadığına işaret olup durmağa mani değildir. Aynı zamanda, ayet
    başına da işaret ettiğinden, böyle yerlerde durulması sünnettir, (üzerinde
    durulan kelimenin) tekrar edilmesine gerek yoktur.

    “Ayn”: Bazı ayet sonlarında olup rukü’a
    işaret eder ki, hatm ile teravih namazı kılanlar, buralara gelince rukü’a
    varırlar.

    Bazı
    yerlerde de (.:_______:.) gibi peşi peşine üç noktalı işaretler
    vardır ki, bunlara vakf-ı muâneka
    ve vakf-ı
    murâkabe
    denir. Bunların her ikisinde değil de yalnız birisinde durmak
    lâzımdır. Çünkü her ikisinde de durulursa mânâ tamam olmaz.

    Ayet ortalarında bu
    işaretlerin olmadığı yerlerde zaten durulmaz. Eğer nefesimiz daralır da durmak
    icab ederse, üzerinde durulan kelimeden veya evvelinden başlayarak okumağa devam
    edilir.

    Kur’an-ı Kerim’de
    durmanın vacıp (farz) veya haram olduğu bir yer yoktur.
    Bununla
    beraber durulması caiz olmayan yerlerde kasten duran bir kimse, -mânâ
    bozulacağından- âsî ve günahkâr olur ki, bunu da hiçbir mü’minin yapacağı
    tasavvur olunamaz.





+ Yorum Gönder