Konusunu Oylayın.: Ecel ve ömür ile ilgili hadisler varmı?

5 üzerinden 4.55 | Toplam : 11 kişi
Ecel ve ömür ile ilgili hadisler varmı?
  1. 21.Ekim.2009, 19:05
    1
    Misafir

    Ecel ve ömür ile ilgili hadisler varmı?






    Ecel ve ömür ile ilgili hadisler varmı? Mumsema Ecel ve ömür ile ilgili hadisler var mıdır ? Peki hadisler varmı bu konu ile ilgili hadisler paylaşabilir misiniz ?


  2. 21.Ekim.2009, 19:05
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Ecel ve ömür ile ilgili hadisler var mıdır ? Peki hadisler varmı bu konu ile ilgili hadisler paylaşabilir misiniz ?


    Benzer Konular

    - Ecel ve ömür ile ilgili hikayeler

    - Ecel ve ömür ile ilgili atasözleri

    - Ömür ve ecel ile ilgili hadisler

    - Ecel ve ömür ile ilgili ayetler

    - Ecel ve ömür ile ilgili sorular ve cevapları

  3. 27.Mayıs.2013, 14:05
    2
    Katade
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Nisan.2013
    Üye No: 100895
    Mesaj Sayısı: 648
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7

    Cevap: Ecel ve ömür ile ilgili hadisler varmı?




    Ecel ve ömür ile ilgili hadisler

    Ecel ile ilgili hadisler



    10/49- De ki: “Allah dilemedikçe, ben kendime bile ne bir zarar, ne de fayda verme gücüne sahibim. Her milletin bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.”4 4

    15/4- Helâk ettiğimiz her memleketin mutlaka bilinen bir yazısı (belli vakti) vardır.

    15/5- Hiçbir toplum ecelini geçemez ve ondan geri de kalamaz.

    16/61- Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.

    17/99- Onlar, gökleri ve yeri yaratan Allah’ın kendileri gibilerini yaratmaya kadir olduğunu görmediler mi? Allah onlar için, hakkında hiçbir şüphe bulunmayan bir ecel belirlemiştir. Fakat zalimler ancak inkarda direttiler.

    23/43- Hiçbir ümmet, kendi ecelinin önüne geçemez, onu geciktiremez de.

    3/145- Hiçbir kimse Allah’ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret mükafatını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız.

    34/29- “Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek” diyorlar.

    34/30- De ki: “Sizin için belirlenen bir gün vardır ki, ondan ne bir saat geri kalabilirsiniz, ne de ileri geçebilirsiniz.”

    35/11- Allah sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah’ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hamile kalır ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez, yahut ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da yazılı) olmasın. Şüphesiz bu Allah’a kolaydır.

    39/42- Allah (ölen) insanların ruhlarını öldüklerinde, ölmeyenlerinkini de uykularında alır. Ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar, diğerlerini belli bir süreye (ömürlerinin sonuna) kadar bırakır. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.

    40/67- O, sizi (önce) topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra “alaka”dan4 yaratan, sonra sizi (ana rahminden) çocuk olarak çıkaran, sonra olgunluk çağına ulaşmanız, sonra da ihtiyarlamanız için sizi yaşatandır. İçinizden önceden ölenler de vardır. Allah bunları, belli bir zamana erişmeniz ve düşünüp akıl erdirmeniz için yapar. 4

    6/2- O öyle bir Rab’dır ki, sizi çamurdan yaratmış, sonra (her birinize) bir ecel tayin etmiştir. (Kıyametin kopması için) belirlenmiş bir ecel de onun katındadır. Siz ise hâlâ şüphe ediyorsunuz.

    63/10- Herhangi birinize ölüm gelip de, “Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!” demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın.

    63/11- Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi asla ertelemez. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

    7/34- Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.

    71/1- Şüphesiz biz Nûh’u, kavmine, “Kendilerine elem dolu bir azap gelmeden önce kavmini uyar” diye peygamber olarak gönderdik.

    71/2- Nûh şöyle dedi: “Ey kavmim! Şüphesiz, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.”

    71/3,4- “Allah’a ibadet edin. Ona karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vakte kadar ertelesin. Şüphesiz, Allah’ın belirlediği vakit gelince ertelenmez. Keşke bilseydiniz.”



  4. 27.Mayıs.2013, 14:05
    2
    Devamlı Üye



    Ecel ve ömür ile ilgili hadisler

    Ecel ile ilgili hadisler



    10/49- De ki: “Allah dilemedikçe, ben kendime bile ne bir zarar, ne de fayda verme gücüne sahibim. Her milletin bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.”4 4

    15/4- Helâk ettiğimiz her memleketin mutlaka bilinen bir yazısı (belli vakti) vardır.

    15/5- Hiçbir toplum ecelini geçemez ve ondan geri de kalamaz.

    16/61- Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.

    17/99- Onlar, gökleri ve yeri yaratan Allah’ın kendileri gibilerini yaratmaya kadir olduğunu görmediler mi? Allah onlar için, hakkında hiçbir şüphe bulunmayan bir ecel belirlemiştir. Fakat zalimler ancak inkarda direttiler.

    23/43- Hiçbir ümmet, kendi ecelinin önüne geçemez, onu geciktiremez de.

    3/145- Hiçbir kimse Allah’ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret mükafatını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız.

    34/29- “Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek” diyorlar.

    34/30- De ki: “Sizin için belirlenen bir gün vardır ki, ondan ne bir saat geri kalabilirsiniz, ne de ileri geçebilirsiniz.”

    35/11- Allah sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah’ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hamile kalır ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez, yahut ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da yazılı) olmasın. Şüphesiz bu Allah’a kolaydır.

    39/42- Allah (ölen) insanların ruhlarını öldüklerinde, ölmeyenlerinkini de uykularında alır. Ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar, diğerlerini belli bir süreye (ömürlerinin sonuna) kadar bırakır. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.

    40/67- O, sizi (önce) topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra “alaka”dan4 yaratan, sonra sizi (ana rahminden) çocuk olarak çıkaran, sonra olgunluk çağına ulaşmanız, sonra da ihtiyarlamanız için sizi yaşatandır. İçinizden önceden ölenler de vardır. Allah bunları, belli bir zamana erişmeniz ve düşünüp akıl erdirmeniz için yapar. 4

    6/2- O öyle bir Rab’dır ki, sizi çamurdan yaratmış, sonra (her birinize) bir ecel tayin etmiştir. (Kıyametin kopması için) belirlenmiş bir ecel de onun katındadır. Siz ise hâlâ şüphe ediyorsunuz.

    63/10- Herhangi birinize ölüm gelip de, “Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!” demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın.

    63/11- Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi asla ertelemez. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

    7/34- Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.

    71/1- Şüphesiz biz Nûh’u, kavmine, “Kendilerine elem dolu bir azap gelmeden önce kavmini uyar” diye peygamber olarak gönderdik.

    71/2- Nûh şöyle dedi: “Ey kavmim! Şüphesiz, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.”

    71/3,4- “Allah’a ibadet edin. Ona karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vakte kadar ertelesin. Şüphesiz, Allah’ın belirlediği vakit gelince ertelenmez. Keşke bilseydiniz.”



  5. 27.Mayıs.2013, 14:09
    3
    Katade
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Nisan.2013
    Üye No: 100895
    Mesaj Sayısı: 648
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7

    Cevap: Ecel ve ömür ile ilgili hadisler varmı?


    ömür ile ilgili hadisler


    Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmaktadır:
    “Lezzetleri kesip yıkan ölümden çokça bahsedin!”
    Hadisin mânâsı: “Onu anmakla lezzetleri bulandırın ki lezzetlere olan meyliniz kesilsin. Dolayısıyla ALLAH’a yönelmiş olasınız!”

    Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur:
    “Eğer hayvanlar, ölüm hakkında ademoğlunun bildiğini bilseydiler insanlar onlardan semiz bir et yiyemezlerdi.” (Beyhâkî)
    Hz. Âişe (r.a.) şöyle sordu: “Ey ALLAH’ın Rasûlü! Şehidlerle beraber haşrolunacak bir kimse var mı?” Hz. Peygamber cevap olarak şöyle dedi.
    “Evet! yirmi dört saatte yirmi defa ölümü anan bir kimse!”
    Bütün bu faziletlerin sebebi ölümün anılmasındandır. Ölümün anılması da aldanış evinden uzaklaşmayı ve ahiret için hazırlıklı bulunmayı gerektirir. Ölümden gaflet ise; insanı, dünyâ şehvetlerine dalmaya davet eder.

    Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
    “Mü’minin hediyesi ölümdür” Bunu şu hikmete binaen söylemiştir. “Dünya mü’minin hapishanesidir. Çünkü mü’min, dünyada nefsinin şiddetinden, şehvetlerinin riyazetinden, şeytanın müdafaasından ötürü sıkıntıdadır. Bu bakımdan ölüm onun için bu azaptan kurtulmaktır. Kurtuluş ise, onun hakkında hediyedir; zira Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
    “Ölüm her müslüman için kefarettir.” Enes’in rivayetine göre

    Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur.
    “Ölümün zikrini çokça yapın! Çünkü ölümü anmak günahtan siler. Dünyayı gözünüzde küçülterek kıymetsiz kılar. Ayırt edici olarak ölüm kafidir. Vaiz olarak ölüm yeter.”



  6. 27.Mayıs.2013, 14:09
    3
    Devamlı Üye

    ömür ile ilgili hadisler


    Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmaktadır:
    “Lezzetleri kesip yıkan ölümden çokça bahsedin!”
    Hadisin mânâsı: “Onu anmakla lezzetleri bulandırın ki lezzetlere olan meyliniz kesilsin. Dolayısıyla ALLAH’a yönelmiş olasınız!”

    Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur:
    “Eğer hayvanlar, ölüm hakkında ademoğlunun bildiğini bilseydiler insanlar onlardan semiz bir et yiyemezlerdi.” (Beyhâkî)
    Hz. Âişe (r.a.) şöyle sordu: “Ey ALLAH’ın Rasûlü! Şehidlerle beraber haşrolunacak bir kimse var mı?” Hz. Peygamber cevap olarak şöyle dedi.
    “Evet! yirmi dört saatte yirmi defa ölümü anan bir kimse!”
    Bütün bu faziletlerin sebebi ölümün anılmasındandır. Ölümün anılması da aldanış evinden uzaklaşmayı ve ahiret için hazırlıklı bulunmayı gerektirir. Ölümden gaflet ise; insanı, dünyâ şehvetlerine dalmaya davet eder.

    Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
    “Mü’minin hediyesi ölümdür” Bunu şu hikmete binaen söylemiştir. “Dünya mü’minin hapishanesidir. Çünkü mü’min, dünyada nefsinin şiddetinden, şehvetlerinin riyazetinden, şeytanın müdafaasından ötürü sıkıntıdadır. Bu bakımdan ölüm onun için bu azaptan kurtulmaktır. Kurtuluş ise, onun hakkında hediyedir; zira Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
    “Ölüm her müslüman için kefarettir.” Enes’in rivayetine göre

    Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur.
    “Ölümün zikrini çokça yapın! Çünkü ölümü anmak günahtan siler. Dünyayı gözünüzde küçülterek kıymetsiz kılar. Ayırt edici olarak ölüm kafidir. Vaiz olarak ölüm yeter.”



  7. 25.Aralık.2013, 23:35
    4
    Misafir

    Cevap: Ecel ve ömür ile ilgili hadisler varmı?

    slm bence siteniz süper))


  8. 25.Aralık.2013, 23:35
    4
    ayşe şahin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ayşe şahin
    Misafir
    slm bence siteniz süper))





+ Yorum Gönder