Konusunu Oylayın.: Peygamber Efendimiz (s.a.v)'e ait en kısa kıssalar

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 6 kişi
Peygamber Efendimiz (s.a.v)'e ait en kısa kıssalar
  1. 18.Ekim.2009, 18:32
    1
    Misafir

    Peygamber Efendimiz (s.a.v)'e ait en kısa kıssalar






    Peygamber Efendimiz (s.a.v)'e ait en kısa kıssalar Mumsema çocuklar zorlanmadan yazabilsin diye kıssa olsun


  2. 18.Ekim.2009, 18:32
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 25.Mayıs.2013, 16:40
    2
    Katade
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Nisan.2013
    Üye No: 100895
    Mesaj Sayısı: 648
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7

    Cevap: Peygamber Efendimiz (s.a.v)'e ait en kısa kıssalar




    Peygamber Efendimiz (s.a.v)'e ait en kısa kıssalar





    Hz. Peygamber'in üstün nitelikleri, merhameti, sevgi ve şefkati, gayri müslimlerin de çocukları dâhil olmak üzere bütün çocukları kucaklamıştır. O, engin tevazusuyla çocuklarla her fırsatta ilgilenmiş, şakalaşmış, gördüğünde onlara selam vermiş hal hatırlarını sormuş, bu arada kusurlarını hoş karşılamış, hasta olduklarında ziyaretlerine gitmişti. Aynı şekilde gayrı müslimlerin çocukları da Hz. Peygamber'in şefkat deryasında nasiplerini almışlardır. Hz. Peygamber, savaşlarda çocukların öldürülmesini, esirler içinde bulunan anne ile çocuklar birbirlerinden ayrılmalarını yasaklamış, gayri müslimierin de çocukların hastalandıklarında onları ziyaret etmişti.

    Hz. Peygamber'in ailesindeki çocuklarla ilgilendiği konuları ihtiva eden hadislerden de bir müslüman ailenin çocukları olduğunda neler yapması gerektiğini öğrenebiliriz. "Hz. Peygamber'in yakın çevresindeki çocuklara alâkası doğumdan itibaren başlar. O, doğan çocukların kulaklarına ezan okur, olara isim takar önceden kötü isim takılmışsa onları değiştirir, onlar için akika kurbanı keserdi. Meselâ, torunu Hz. Hasan doğduğunda iki kulağına ezan okumuştu. Oğlu İbrahim'in doğduğu gecenin ertesi günü ona isim takışını ise sahâbesine şöyle açıklamıştı: "Bu gece bir oğlum oldu. Ona atam ibrahim'in ismini koydum. (Bilindiği gibi Hz. Muhammed, Hz. İbrahim'in soyundandır.)"

    "Hz. Peygamber, torunlarını evde bazen sırtına, bazen kucağına alıp eğlendirirdi. Hatta bazen Hz. Peygamber, câmide namaz kıldırıyorken bile çocuklar omuzunda veya sırtındadır. Bir gün Hz. Peygamber, zekât dağıtırken torunu Hz. Hasan kucağında bulunuyordu. Dağıtma işi bitince onu omuzuna almıştı."

    "Hz. Peygamber (s.a.v.) çocuk ve torunlarının maddî ve mânevi eğitimiyle de ilgilenir, onlara, dünya ve ahîret mutluluklarını sağlamaya yönelik irşadlarda bulundu. Hz. Peygamber'in çocuklarını irşadlarında namaz ve zühd üzerinde çok durduğu görülmektedir. O (s.a.v.) sabah namazına çıkarken Hz. Fâtıma'nın kapısına uğrayıp namaza kaldırırdı."
    Şüphesiz Hz. Peygamber'den terbiye ile ilgili birçok hadis rivâyet edilmiştir. Burada kısa bir özetle yetindik.


    Peygamberimiz'in amcası Abbas'ın oğlu Abdullah, sık sık
    Efendimiz'le biraraya gelirmiş. O'ndan pek çok şey öğrenirmiş. Abdullah Peygamberimiz' e gönülden bağlıymış. O'na mümkün olduğunca hizmet edermiş. Sevgili Peygamberimiz de onu çok severmiş ve bir gün şöyle bir duada bulunmuş:

    "Allah'ım ona Kitab'ı ( Kur' an-ı Kerim'i) öğret ve onu dinde bilgin kıl" . Bu duanın bereketiyle ve Abdullah'ın gayretleriyle kısa zamanda o, bilgin bir kişi oluvermiş. Kur'an-ı Kerim konusunda engin bir bilgiye sahip olmuş ve bu yüzden ona "Kur'an Tercümanı" denilmiş. Büyüyüp delikanlı olduğu zaman yaşlıların meclislerine o da alınırmış, görüşlerine değer verilirmiş.
    Peygamberimiz sadece akraba veya tanıdıklarının çocuklarına değil, tüm çocuklara karşı sevgi ve şefkat doluymuş. Bu sevgiyi belli etmek için de zaman zaman onları bindiği devenin veya atın üzerine alırmış. Çocuklar da bundan çok memnun olurmuş. Biricik Peygamberimiz bir keresinde Abdullah ve onun arkadaşı Kusam'ı atına almış ve onlara dua etmiş.
    Sevgili Peygamberimiz yanındakilere sürekli olarak çeşitli öğütlerde bulunurmuş. Bu öğütlerden biri de şuymuş: "Çocuklarınıza iyilikte bulunun, onlara hediye verin ve onları güzel bir şekilde terbiye edin. Kendisi bu sözü söylemekle kalmaz, bizzat uygularmış.

    Çocuklara karşı son derece cömertmiş. Kimi zaman kendi üzerindekini bile hediye edermiş. Bir gün Peygamberimiz'e Habeşistan Kralı Necaşi'den hediye olarak çok değerli bir altın yüzük gelmiş. Sevgili Peygamberimiz de bu yüzüğü Ümame adındaki kız torununa hediye etmiş. Ümame bu hediyeye çok sevinmiş ve bu yüzüğü değerli ve güzel bir hediye olarak saklamış.

    Bir keresinde de Bahreyn Kralı'nın gönderdiği değerli hediyelerden bir avuç alıp Rübeyyi isimli bir kız çocuğuna hediye etmiş.
    Kendisi birşey yerken yanına çocuklar gelse hemen onlara ikramlarda bulunurmuş. Sahabiler yani Peygamberimiz'in arkadaşları, çocuklarını O'nun yanına getirirler ve çocukları için dua etmesini isterlermiş. Peygamberimiz de bu esnada çocukların isimlerini sorarmış. İsmi güzel olmayan çocukların isimlerini değiştirirmiş. Onlara güzel ve anlamlı isimler koyarmış. Sonra da o çocuklara dualarda bulunurmuş. Onlarla şakalaşır, onları severmiş.



  4. 25.Mayıs.2013, 16:40
    2
    Devamlı Üye



    Peygamber Efendimiz (s.a.v)'e ait en kısa kıssalar





    Hz. Peygamber'in üstün nitelikleri, merhameti, sevgi ve şefkati, gayri müslimlerin de çocukları dâhil olmak üzere bütün çocukları kucaklamıştır. O, engin tevazusuyla çocuklarla her fırsatta ilgilenmiş, şakalaşmış, gördüğünde onlara selam vermiş hal hatırlarını sormuş, bu arada kusurlarını hoş karşılamış, hasta olduklarında ziyaretlerine gitmişti. Aynı şekilde gayrı müslimlerin çocukları da Hz. Peygamber'in şefkat deryasında nasiplerini almışlardır. Hz. Peygamber, savaşlarda çocukların öldürülmesini, esirler içinde bulunan anne ile çocuklar birbirlerinden ayrılmalarını yasaklamış, gayri müslimierin de çocukların hastalandıklarında onları ziyaret etmişti.

    Hz. Peygamber'in ailesindeki çocuklarla ilgilendiği konuları ihtiva eden hadislerden de bir müslüman ailenin çocukları olduğunda neler yapması gerektiğini öğrenebiliriz. "Hz. Peygamber'in yakın çevresindeki çocuklara alâkası doğumdan itibaren başlar. O, doğan çocukların kulaklarına ezan okur, olara isim takar önceden kötü isim takılmışsa onları değiştirir, onlar için akika kurbanı keserdi. Meselâ, torunu Hz. Hasan doğduğunda iki kulağına ezan okumuştu. Oğlu İbrahim'in doğduğu gecenin ertesi günü ona isim takışını ise sahâbesine şöyle açıklamıştı: "Bu gece bir oğlum oldu. Ona atam ibrahim'in ismini koydum. (Bilindiği gibi Hz. Muhammed, Hz. İbrahim'in soyundandır.)"

    "Hz. Peygamber, torunlarını evde bazen sırtına, bazen kucağına alıp eğlendirirdi. Hatta bazen Hz. Peygamber, câmide namaz kıldırıyorken bile çocuklar omuzunda veya sırtındadır. Bir gün Hz. Peygamber, zekât dağıtırken torunu Hz. Hasan kucağında bulunuyordu. Dağıtma işi bitince onu omuzuna almıştı."

    "Hz. Peygamber (s.a.v.) çocuk ve torunlarının maddî ve mânevi eğitimiyle de ilgilenir, onlara, dünya ve ahîret mutluluklarını sağlamaya yönelik irşadlarda bulundu. Hz. Peygamber'in çocuklarını irşadlarında namaz ve zühd üzerinde çok durduğu görülmektedir. O (s.a.v.) sabah namazına çıkarken Hz. Fâtıma'nın kapısına uğrayıp namaza kaldırırdı."
    Şüphesiz Hz. Peygamber'den terbiye ile ilgili birçok hadis rivâyet edilmiştir. Burada kısa bir özetle yetindik.


    Peygamberimiz'in amcası Abbas'ın oğlu Abdullah, sık sık
    Efendimiz'le biraraya gelirmiş. O'ndan pek çok şey öğrenirmiş. Abdullah Peygamberimiz' e gönülden bağlıymış. O'na mümkün olduğunca hizmet edermiş. Sevgili Peygamberimiz de onu çok severmiş ve bir gün şöyle bir duada bulunmuş:

    "Allah'ım ona Kitab'ı ( Kur' an-ı Kerim'i) öğret ve onu dinde bilgin kıl" . Bu duanın bereketiyle ve Abdullah'ın gayretleriyle kısa zamanda o, bilgin bir kişi oluvermiş. Kur'an-ı Kerim konusunda engin bir bilgiye sahip olmuş ve bu yüzden ona "Kur'an Tercümanı" denilmiş. Büyüyüp delikanlı olduğu zaman yaşlıların meclislerine o da alınırmış, görüşlerine değer verilirmiş.
    Peygamberimiz sadece akraba veya tanıdıklarının çocuklarına değil, tüm çocuklara karşı sevgi ve şefkat doluymuş. Bu sevgiyi belli etmek için de zaman zaman onları bindiği devenin veya atın üzerine alırmış. Çocuklar da bundan çok memnun olurmuş. Biricik Peygamberimiz bir keresinde Abdullah ve onun arkadaşı Kusam'ı atına almış ve onlara dua etmiş.
    Sevgili Peygamberimiz yanındakilere sürekli olarak çeşitli öğütlerde bulunurmuş. Bu öğütlerden biri de şuymuş: "Çocuklarınıza iyilikte bulunun, onlara hediye verin ve onları güzel bir şekilde terbiye edin. Kendisi bu sözü söylemekle kalmaz, bizzat uygularmış.

    Çocuklara karşı son derece cömertmiş. Kimi zaman kendi üzerindekini bile hediye edermiş. Bir gün Peygamberimiz'e Habeşistan Kralı Necaşi'den hediye olarak çok değerli bir altın yüzük gelmiş. Sevgili Peygamberimiz de bu yüzüğü Ümame adındaki kız torununa hediye etmiş. Ümame bu hediyeye çok sevinmiş ve bu yüzüğü değerli ve güzel bir hediye olarak saklamış.

    Bir keresinde de Bahreyn Kralı'nın gönderdiği değerli hediyelerden bir avuç alıp Rübeyyi isimli bir kız çocuğuna hediye etmiş.
    Kendisi birşey yerken yanına çocuklar gelse hemen onlara ikramlarda bulunurmuş. Sahabiler yani Peygamberimiz'in arkadaşları, çocuklarını O'nun yanına getirirler ve çocukları için dua etmesini isterlermiş. Peygamberimiz de bu esnada çocukların isimlerini sorarmış. İsmi güzel olmayan çocukların isimlerini değiştirirmiş. Onlara güzel ve anlamlı isimler koyarmış. Sonra da o çocuklara dualarda bulunurmuş. Onlarla şakalaşır, onları severmiş.



  5. 29.Mayıs.2013, 23:04
    3
    Misafir

    Cevap: Peygamber Efendimiz (s.a.v)'e ait en kısa kıssalar

    çok güzel sağolun.


  6. 29.Mayıs.2013, 23:04
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    çok güzel sağolun.





+ Yorum Gönder