Konusunu Oylayın.: Kadının özel hali ve İbadeti

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kadının özel hali ve İbadeti
  1. 15.Ekim.2009, 21:13
    1
    Misafir

    Kadının özel hali ve İbadeti

  2. 15.Ekim.2009, 22:01
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Kadının özel Hali Ve ibadeti




    Alıntı
    Adetlı Kadın Mescıdı Nebevıye Gırebılırmı
    adet olan kadın hiçbir mescide giremez. cünüp olan erkek ve kadınların durumuda aynıdır.


  3. 15.Ekim.2009, 22:01
    2
    Moderatör



    Alıntı
    Adetlı Kadın Mescıdı Nebevıye Gırebılırmı
    adet olan kadın hiçbir mescide giremez. cünüp olan erkek ve kadınların durumuda aynıdır.


  4. 25.Kasım.2012, 17:02
    3
    İKTİBAS
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Kasım.2012
    Üye No: 98591
    Mesaj Sayısı: 162
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Kadının özel hali ve İbadeti

    Peygamberimiz gayri müslimleri dahi mescide almışken ve adetli kadının mescide girmesine cevaz verenler varken nasıl bu konuda kesin hüküm verebiliriz? Ayrıca, Hacca giden müslüman kadınlar haç esnasında adet olduklarında ne yapacaklar? Zaten gitmek için maddi açıdan bir sürü fedakarlık yapan ve belki de bir daha gitme fırsatı yakalamayacak olan bayan kardeşlerimiz adet olduklarında hac vazifelerini yapamayacaklar mı?

    Adetli hanımların mescitlere girmeleri, Kabe'yi tavaf etmeleri, Kuran'ı ellerine almaları ve/veya okumaları gibi konularda icma da yoktur ittifak da yoktur. Adeli kadınları pis sayanlar yahudilerdir. İslam bu durumdaki bir kadına böyle bakmaz. Ebu Hureyre cünüp iken Peygambere rastlar ve onun yanından uzaklaşarak gusül abdesti almaya gider. Peygamberimiz ona neredeydin der. O da size rastladığımda cünüp idim sizinle bu şekilde oturmak istemediğimden gittim abdest aldım der. Bunun üzerine Allah'ın Rasulü der ki; "Subhanallah! Mümin pis olmaz" Bu hadis Müslim de geçer.


  5. 25.Kasım.2012, 17:02
    3
    İKTİBAS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Peygamberimiz gayri müslimleri dahi mescide almışken ve adetli kadının mescide girmesine cevaz verenler varken nasıl bu konuda kesin hüküm verebiliriz? Ayrıca, Hacca giden müslüman kadınlar haç esnasında adet olduklarında ne yapacaklar? Zaten gitmek için maddi açıdan bir sürü fedakarlık yapan ve belki de bir daha gitme fırsatı yakalamayacak olan bayan kardeşlerimiz adet olduklarında hac vazifelerini yapamayacaklar mı?

    Adetli hanımların mescitlere girmeleri, Kabe'yi tavaf etmeleri, Kuran'ı ellerine almaları ve/veya okumaları gibi konularda icma da yoktur ittifak da yoktur. Adeli kadınları pis sayanlar yahudilerdir. İslam bu durumdaki bir kadına böyle bakmaz. Ebu Hureyre cünüp iken Peygambere rastlar ve onun yanından uzaklaşarak gusül abdesti almaya gider. Peygamberimiz ona neredeydin der. O da size rastladığımda cünüp idim sizinle bu şekilde oturmak istemediğimden gittim abdest aldım der. Bunun üzerine Allah'ın Rasulü der ki; "Subhanallah! Mümin pis olmaz" Bu hadis Müslim de geçer.


  6. 25.Kasım.2012, 19:22
    4
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Kadının özel hali ve İbadeti

    İKTİBAS Nickli Üyeden Alıntı
    Peygamberimiz gayri müslimleri dahi mescide almışken ve adetli kadının mescide girmesine cevaz verenler varken nasıl bu konuda kesin hüküm verebiliriz? Ayrıca, Hacca giden müslüman kadınlar haç esnasında adet olduklarında ne yapacaklar? Zaten gitmek için maddi açıdan bir sürü fedakarlık yapan ve belki de bir daha gitme fırsatı yakalamayacak olan bayan kardeşlerimiz adet olduklarında hac vazifelerini yapamayacaklar mı?

    Adetli hanımların mescitlere girmeleri, Kabe'yi tavaf etmeleri, Kuran'ı ellerine almaları ve/veya okumaları gibi konularda icma da yoktur ittifak da yoktur. Adeli kadınları pis sayanlar yahudilerdir. İslam bu durumdaki bir kadına böyle bakmaz. Ebu Hureyre cünüp iken Peygambere rastlar ve onun yanından uzaklaşarak gusül abdesti almaya gider. Peygamberimiz ona neredeydin der. O da size rastladığımda cünüp idim sizinle bu şekilde oturmak istemediğimden gittim abdest aldım der. Bunun üzerine Allah'ın Rasulü der ki; "Subhanallah! Mümin pis olmaz" Bu hadis Müslim de geçer.

    Hayrettin Karaman hoca bu konuda çok güzel bir açıklama yapmıştır
    Allah (c.c) ondan razı olsun.İnsanların akıllarını bulandırmaya hiç gerek yok...


    ----------------------------------

    KADINLARIN ÂDETİ VE İBADETİ
    Müslüman kadınlar ihtilam ve cinsî münasebet sebebiyle cünüb olurlarsa bu durum oruç tutmalarına (bu durumda oruca başlamalarına) engel olmaz, namazlarını da usulüne göre yıkandıktan (guslettikten) sonra kılarlar.
    Lohusa olan veya âdet gören kadınlara, bu halleri devam ettiği müddetçe bazı sınırlamalar getirilmiştir. Bunların son günlerde tartışılan ikisi namaz ve oruçtur.

    Âdetli ve lohusa kadınlar namaz kılamaz ve oruç tutamazlar. Bu süre içinde geçen namazlar onlar için bağışlanmıştır. Daha doğrusu bu süre içinde namaz kılmakla yükümlü bulunmadıklarından sorumlu da değildirler. Oruçlarını ise bu halleri geçtikten sonra imkân bulduklarında kaza ederler. Lohusalık ve âdetli olmak bir bakıma hastalığa benzediği ve bu durumdaki hanımlar, maddî ve manevî (psikolojik) bakımdan normal durumlarından farklı oldukları için kendilerine namaz kılmak ve oruç tutmak yasaklanmış, bu halleri geçtikten sonra namazı değil, orucu kaza etmeleri istenmiştir. Namaz ve orucun bu durumlarda tutulmayacağı; namazın değil, yalnızca orucun sonradan kaza edileceği konularında sahih hadisler ve bu hadisler üzerinde oluşmuş icma (alimlerin, mezheblerin ittifakı) vardır.

    Kur'ân-ı Kerim'de "hayızlı ve lohusa kadınların oruç tutmayacakları ve namaz kılmayacakları yazmıyor" diyerek bu ittifaklı hükme karşı çıkmak ve "kadınları ibadetten mahrum etmeye hakkımız yok" diyerek duygu istismarı yapmak, İslâmî ilimlerde yeri olmayan bir yaklaşımdır. Çünkü bu ilimlere göre İslâmî hükümlerin kaynağı yalnızca Kur'ân değildir, bunun yanında Sünnet, ictihad ve icma vardır. İslâm'ın tek kaynağını Kur'ân kılan anlayış ve yaklaşım "muteber ve sahih İslâm'ın dışında kalan" bir anlayıştır; buna mezheb demek caiz ise "ehl-i Sünnet dışında kalan" bir mezhebdir, sünnî Müslümanları bağlamaz.

    Hiçbir kimsede "kadınları ve erkekleri ibadetten mahrum etme" hakkı bulunamaz; hiçbir Müslüman da böyle bir niyet ve eylem içinde olamaz. Mazeretli hallerinde kadınların namaz kılamayacakları ve oruç tutamayacakları hükmü ilahîdir: Allah'ın, Resûlü aracılığı ile yani Sünnet delili ile bildirdiği bir hükümdür, emirdir, talimattır. Hanımlar bu emre itaat ettikleri müddetçe Allah'a kulluk etmektedirler.

    Ayrıca ibadet namaz ve oruçtan ibaret de değildir. Hayızlı ve lohusa hanımlar daha başka birçok ibadet yapabilirler; bu cümleden olmak üzere namaz vakitlerinde ve başka vakitlerde kıbleye dönerek oturur, Allah'ı tefekkür eder, anar (zikreder) ve dua edebilirler. Resulullah (s.a.) Efendimiz "Bayram namazlarına hayızlı kadınların da namazgâha gelmelerini, ancak namaza katılmadan safların gerisinde oturmalarını, tekbirlere, dualara ve zikirlere katılmalarını, günün bereketinden faydalanmalarını istemiştir".
    Lohusa ve âdetli hanımların mescitlere girmeleri, Kâbe'yi tavaf etmeleri, Kur'ân'ı ellerine almaları ve/veya okumaları gibi konularda icma (müctehidlerin görüş birliği, ittifakı) yoktur; bu konularda hanımlar, tâbi oldukları mezhebe, fetva aldıkları âlime uyarlar.

    Yahudilikte olduğu gibi İslâm, âdetli ve lohusa kadınları pislik saymaz, yakınları ondan uzak durmazlar, ona karşı rahatsız ve hassas günlerinde olduğunu düşünerek daha şefkatli ve dikkatli yaklaşırlar. Bu durumda olan hanımların eşleri onlarla aynı yatağı paylaşırlar, cinsî münasebette bulunmamak şartıyla (bu haramdır) onları severler, okşarlar...

    Müslüman hanımlar asırlardan beri bu hallerinde, yukarıda zikredilen sınırlara riayet etmişlerdir ve bu durumdan da şikayetleri yoktur. Yeni müctehidler (!) hayızlı ve lohusa kadınları namaz kılmaya ve oruç tutmaya sevketmeden önce, hiçbir mazeretleri yok iken namaz kılmayan ve oruç tutmayan milyonca Müslüman kadın ile meşgul olsunlar, onlara İslâmî hayatı ve ibadeti talim ve telkin etsinler; İslâm'ı onların heva ve heveslerine değil, onları İslâm'ın şekil, ruh, mâna ve maksadına yaklaştırsınlar; eğer niyetleri halis ise.


    Hayrettin Karaman



  7. 25.Kasım.2012, 19:22
    4
    Silent and lonely rains
    İKTİBAS Nickli Üyeden Alıntı
    Peygamberimiz gayri müslimleri dahi mescide almışken ve adetli kadının mescide girmesine cevaz verenler varken nasıl bu konuda kesin hüküm verebiliriz? Ayrıca, Hacca giden müslüman kadınlar haç esnasında adet olduklarında ne yapacaklar? Zaten gitmek için maddi açıdan bir sürü fedakarlık yapan ve belki de bir daha gitme fırsatı yakalamayacak olan bayan kardeşlerimiz adet olduklarında hac vazifelerini yapamayacaklar mı?

    Adetli hanımların mescitlere girmeleri, Kabe'yi tavaf etmeleri, Kuran'ı ellerine almaları ve/veya okumaları gibi konularda icma da yoktur ittifak da yoktur. Adeli kadınları pis sayanlar yahudilerdir. İslam bu durumdaki bir kadına böyle bakmaz. Ebu Hureyre cünüp iken Peygambere rastlar ve onun yanından uzaklaşarak gusül abdesti almaya gider. Peygamberimiz ona neredeydin der. O da size rastladığımda cünüp idim sizinle bu şekilde oturmak istemediğimden gittim abdest aldım der. Bunun üzerine Allah'ın Rasulü der ki; "Subhanallah! Mümin pis olmaz" Bu hadis Müslim de geçer.

    Hayrettin Karaman hoca bu konuda çok güzel bir açıklama yapmıştır
    Allah (c.c) ondan razı olsun.İnsanların akıllarını bulandırmaya hiç gerek yok...


    ----------------------------------

    KADINLARIN ÂDETİ VE İBADETİ
    Müslüman kadınlar ihtilam ve cinsî münasebet sebebiyle cünüb olurlarsa bu durum oruç tutmalarına (bu durumda oruca başlamalarına) engel olmaz, namazlarını da usulüne göre yıkandıktan (guslettikten) sonra kılarlar.
    Lohusa olan veya âdet gören kadınlara, bu halleri devam ettiği müddetçe bazı sınırlamalar getirilmiştir. Bunların son günlerde tartışılan ikisi namaz ve oruçtur.

    Âdetli ve lohusa kadınlar namaz kılamaz ve oruç tutamazlar. Bu süre içinde geçen namazlar onlar için bağışlanmıştır. Daha doğrusu bu süre içinde namaz kılmakla yükümlü bulunmadıklarından sorumlu da değildirler. Oruçlarını ise bu halleri geçtikten sonra imkân bulduklarında kaza ederler. Lohusalık ve âdetli olmak bir bakıma hastalığa benzediği ve bu durumdaki hanımlar, maddî ve manevî (psikolojik) bakımdan normal durumlarından farklı oldukları için kendilerine namaz kılmak ve oruç tutmak yasaklanmış, bu halleri geçtikten sonra namazı değil, orucu kaza etmeleri istenmiştir. Namaz ve orucun bu durumlarda tutulmayacağı; namazın değil, yalnızca orucun sonradan kaza edileceği konularında sahih hadisler ve bu hadisler üzerinde oluşmuş icma (alimlerin, mezheblerin ittifakı) vardır.

    Kur'ân-ı Kerim'de "hayızlı ve lohusa kadınların oruç tutmayacakları ve namaz kılmayacakları yazmıyor" diyerek bu ittifaklı hükme karşı çıkmak ve "kadınları ibadetten mahrum etmeye hakkımız yok" diyerek duygu istismarı yapmak, İslâmî ilimlerde yeri olmayan bir yaklaşımdır. Çünkü bu ilimlere göre İslâmî hükümlerin kaynağı yalnızca Kur'ân değildir, bunun yanında Sünnet, ictihad ve icma vardır. İslâm'ın tek kaynağını Kur'ân kılan anlayış ve yaklaşım "muteber ve sahih İslâm'ın dışında kalan" bir anlayıştır; buna mezheb demek caiz ise "ehl-i Sünnet dışında kalan" bir mezhebdir, sünnî Müslümanları bağlamaz.

    Hiçbir kimsede "kadınları ve erkekleri ibadetten mahrum etme" hakkı bulunamaz; hiçbir Müslüman da böyle bir niyet ve eylem içinde olamaz. Mazeretli hallerinde kadınların namaz kılamayacakları ve oruç tutamayacakları hükmü ilahîdir: Allah'ın, Resûlü aracılığı ile yani Sünnet delili ile bildirdiği bir hükümdür, emirdir, talimattır. Hanımlar bu emre itaat ettikleri müddetçe Allah'a kulluk etmektedirler.

    Ayrıca ibadet namaz ve oruçtan ibaret de değildir. Hayızlı ve lohusa hanımlar daha başka birçok ibadet yapabilirler; bu cümleden olmak üzere namaz vakitlerinde ve başka vakitlerde kıbleye dönerek oturur, Allah'ı tefekkür eder, anar (zikreder) ve dua edebilirler. Resulullah (s.a.) Efendimiz "Bayram namazlarına hayızlı kadınların da namazgâha gelmelerini, ancak namaza katılmadan safların gerisinde oturmalarını, tekbirlere, dualara ve zikirlere katılmalarını, günün bereketinden faydalanmalarını istemiştir".
    Lohusa ve âdetli hanımların mescitlere girmeleri, Kâbe'yi tavaf etmeleri, Kur'ân'ı ellerine almaları ve/veya okumaları gibi konularda icma (müctehidlerin görüş birliği, ittifakı) yoktur; bu konularda hanımlar, tâbi oldukları mezhebe, fetva aldıkları âlime uyarlar.

    Yahudilikte olduğu gibi İslâm, âdetli ve lohusa kadınları pislik saymaz, yakınları ondan uzak durmazlar, ona karşı rahatsız ve hassas günlerinde olduğunu düşünerek daha şefkatli ve dikkatli yaklaşırlar. Bu durumda olan hanımların eşleri onlarla aynı yatağı paylaşırlar, cinsî münasebette bulunmamak şartıyla (bu haramdır) onları severler, okşarlar...

    Müslüman hanımlar asırlardan beri bu hallerinde, yukarıda zikredilen sınırlara riayet etmişlerdir ve bu durumdan da şikayetleri yoktur. Yeni müctehidler (!) hayızlı ve lohusa kadınları namaz kılmaya ve oruç tutmaya sevketmeden önce, hiçbir mazeretleri yok iken namaz kılmayan ve oruç tutmayan milyonca Müslüman kadın ile meşgul olsunlar, onlara İslâmî hayatı ve ibadeti talim ve telkin etsinler; İslâm'ı onların heva ve heveslerine değil, onları İslâm'ın şekil, ruh, mâna ve maksadına yaklaştırsınlar; eğer niyetleri halis ise.


    Hayrettin Karaman



  8. 26.Kasım.2012, 11:44
    5
    İKTİBAS
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Kasım.2012
    Üye No: 98591
    Mesaj Sayısı: 162
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Kadının özel hali ve İbadeti

    Nerede akıllarını bulandırmışız? Biz adetli kadın namaz kılar dedik mi de büyük puntolarla yazma gereği duydunuz?
    Soru adetli kadınların mescid-i nebeviyye girip giremeyeceğiydi. Biz de girer dedik, namaz kılar demedik. İkisi de ayrı şeyler.


  9. 26.Kasım.2012, 11:44
    5
    İKTİBAS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Nerede akıllarını bulandırmışız? Biz adetli kadın namaz kılar dedik mi de büyük puntolarla yazma gereği duydunuz?
    Soru adetli kadınların mescid-i nebeviyye girip giremeyeceğiydi. Biz de girer dedik, namaz kılar demedik. İkisi de ayrı şeyler.





+ Yorum Gönder