Konusunu Oylayın.: Bilim ve Ayetler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Bilim ve Ayetler
  1. 18.Nisan.2016, 00:15
    1
    Misafir

    Bilim ve Ayetler






    Bilim ve Ayetler Mumsema Denizlerin birbirine karışmadığını söyleyen, gökyüzünün genişlemesinden basseden Ayetler varmış Bu tarz şeylerin Kur'an-ı Kerim de yazdığı ve bunların bilimsel olarak ortaya çıktığı söyleniyor. Bende bunları duydum fakat olumsuz iki soruyla karşı karşıyayım yani bu soruları cevaplayamadım kendi içimde o yüzden bende size sormak istiyorum birincisi şöyle bir söylem var işte madem Kur'an da yazıyordu neden müslümanlar bulamadı gökyüzünün genişlemesini veya başka diğer şeyleri diye biri ortaya soru atıyor

    "Atlas Okyanusu ile Akdeniz'in birbirine karışmadığını gördüm. Bu ilmen de tesbit edilmiştir. Bunun 1400 sene önce Kur’an-ı Kerim’de bildirildiğini duyunca, Müslümanlığın hak din olduğuna inanıp Müslüman oldum." Kaptan Kusto - Fransız

    İkincisi şöyle bir cümle işte gökyüzünün genişlediğini veya başka bir olayı bilim ispat edince Kur'an-ı Kerim deki Ayetleride öyle yorumlamaya başladılar sonra da Kur'an da zaten yazıyordu diyorlar.
    İşte olumsuz iki soru bu şekilde benim takıldığım nokta gerçektende öyle olduğu için mi öyle yorumlanmaya başlandı Ayetler? bu düşünceyi çüretebilecek birşeyler lazım bana inşallah siz beni aydınlatabilirsiniz aslında birinci soruda beni kurcalıyor gerçekten biliyoduk neden biz bulmadık?bir ve ikinci soruyu ayrı ayrı ele alıp cevaplandıra bilirseniz çok sevinirim yazacağınız küçücük şey bile kimbilir bana yetebilir Allah razı olsun teşekkür ederim ilgilenen herkese.


  2. 18.Nisan.2016, 00:15
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Denizlerin birbirine karışmadığını söyleyen, gökyüzünün genişlemesinden basseden Ayetler varmış Bu tarz şeylerin Kur'an-ı Kerim de yazdığı ve bunların bilimsel olarak ortaya çıktığı söyleniyor. Bende bunları duydum fakat olumsuz iki soruyla karşı karşıyayım yani bu soruları cevaplayamadım kendi içimde o yüzden bende size sormak istiyorum birincisi şöyle bir söylem var işte madem Kur'an da yazıyordu neden müslümanlar bulamadı gökyüzünün genişlemesini veya başka diğer şeyleri diye biri ortaya soru atıyor

    "Atlas Okyanusu ile Akdeniz'in birbirine karışmadığını gördüm. Bu ilmen de tesbit edilmiştir. Bunun 1400 sene önce Kur’an-ı Kerim’de bildirildiğini duyunca, Müslümanlığın hak din olduğuna inanıp Müslüman oldum." Kaptan Kusto - Fransız

    İkincisi şöyle bir cümle işte gökyüzünün genişlediğini veya başka bir olayı bilim ispat edince Kur'an-ı Kerim deki Ayetleride öyle yorumlamaya başladılar sonra da Kur'an da zaten yazıyordu diyorlar.
    İşte olumsuz iki soru bu şekilde benim takıldığım nokta gerçektende öyle olduğu için mi öyle yorumlanmaya başlandı Ayetler? bu düşünceyi çüretebilecek birşeyler lazım bana inşallah siz beni aydınlatabilirsiniz aslında birinci soruda beni kurcalıyor gerçekten biliyoduk neden biz bulmadık?bir ve ikinci soruyu ayrı ayrı ele alıp cevaplandıra bilirseniz çok sevinirim yazacağınız küçücük şey bile kimbilir bana yetebilir Allah razı olsun teşekkür ederim ilgilenen herkese.


    Benzer Konular

    - Kur'an Ve Bilim

    - İlim ve Bilim ile ilgili Ayetler ve Mealleri

    - Bilim ile ilgili ayetler

    - Dünya çapında Müslüman bilim adamları var mıdır? Osmanlı ve İslam devletlerinde (Emeviler, Abbasiler

    - Din ve bilim; Müslüman bilim adamları var mıdır?

  3. 18.Nisan.2016, 18:05
    2
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Bilim ve Ayetler




    Kuran Allah kelamıdır ve Peygamberimizin kıyamete kadar kalacak olan mucizesidir.
    Kur'anın anlaşılmaması bu Kurandaki bir sorun değil, Müslümanların zamanla öğrenmesidir, çabalamamasıdır.

    Örnek vereyim (ki bu 1000 sene sonra anlaşılmış bir mucizedir):

    Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
    "Sizden birinizin (yemek) kabına sinek düşecek olursa, onu iyice batırın. Zira onun bir kanadında hastalık, diğerinde şifa vardır. O, içerisinde hastalık olan kanadıyla korunur." (Ebû Dâvud, Et'ime 49, Buhârî, Tıbb 58, Bed'ü'l-Halk 14; İbnu Mâce, Tıb 31, Nesâî, Fera' 11)
    AÇIKLAMA:
    1. Bu rivayet, Resulullah (asv)'ın, vahye dayanarak konuştuğu hususunda, Müslüman olmayan biyoloji âlimlerini dahi ikna edecek mahiyette mucizevi hadislerinden biridir. Zira, Fahr-i Kainat Efendimiz (sav), mikrobiyoloji ilminin hiç olmadığı bir devirde, Arabistan gibi hiçbir tabiat ilminin mevzubahis olmadığı bir diyarda, bugünkü ilmin sadece bir terminoloji farkıyla ifade ettiği mühim bir vak'ayı eksiksiz ifade buyurmuştur.
    Sinekte, insan sağlığı için zararlı ve faydalı maddeler var, bu maddeler dengeli bir şekilde yer almaktadır. Bir kanadında zararlısı, bir kanadında faydalısı.
    2. Hadis muhtelif tariklerden gelmiştir. İbnu Mâce'de, Ebû Saîdi'l-Hudrî (radıyallahu anh)'tan yapılan rivayette "Sineğin iki kanadının birinde zehir, diğerinde şifa vardır. Eğer bir yemeğe düşerse, onu içine iyice batırın (sonra çıkarıp atın). Çünkü o, önce zehirli (kanadını banar), şifa(lı kanadı) geri bırakır." buyrulmuştur.
    Bu rivayetten anlaşılacağı üzere, tamamını batırma emri, sineğin dışta kalan kanadındaki şifanın yemeğe geçmesi içindir. Çünkü hadis, zehirli kanadı üzerine düşerek öncelikle onu yemeğe batırdığını, diğer kanadı dışarıda kaldığı için o kanattan geçen zehiri zararsız kılacak şifanın (panzehirin) gerideki kanatta kaldığını belirtmektedir. Tamamı batırılınca dışarıda kalan kanattaki panzehir de yemeğe geçeceği için, öbürünün vereceği zarar bertaraf edilmiş olmaktadır.
    Bezzâr'ın bir rivayetine göre, Enes (radıyallahu anh)'ın kabına sinek düşer. Enes sineği parmağıyla üç kere batırır ve "Bismillah" der, sonra da "Resulullah bize böyle yapmamızı emretti!" açıklamasında bulunur.
    Alıntı
    Tıbbî olarak sineğin vücudunun bazı bölümlerinde patojenleri (hastalık sebebi olan mikropları) taşıdığı bilinmektedir. Bu, XV. asır önce tecrübî tıbbî bilginin olmadığı bir dönemde Efendimiz (asv) tarafından bildirilmiştir. Yine Peygamberimiz (sav): "Ölüm ve ihtiyarlık dışında çaresinin yaratılmadığı hastalık olmadığını."da bildirmektedir.
    Bu yüzden modern zamanlarda bakteriler gibi zararlı organizmalara karşı penisilin başta olmak üzere antibiyotikler keşfedilmiş ve kullanılmaktadır. Öyleyse bu esrarlı tavsiyenin tıbbî mantığı nasıldır?
    Sinek bedenlerinde antibiyotik olduğu, bilimsel denylerle anlaşılmıştır. Bir grup Avustralyalı araştırmacı tüm çabalarını bunun üzerine harcıyor. Macquarie Üniversitesi, Biyoloji Bilimleri bölümünde bir grup araştırmacı, sineklerin çürük et, meyve ve gübre dahil olmak üzere her türlü pisliğe karşı dayanıklı olduğu teorisinden yola çıkarak sineklerin sahip oldukları bu antibakteriyal özellikleri farklı gelişim evrelerinde ortaya çıkarmak üzere çalışmalar yaptılar.
    Grubunun yeni keşfini Melbourne Mikrobiyoloji Konferansında tanıtan Ms Jonanne Clarke, "Çalışmalarının, yeni antibiyotiklerin bulunması için yapılan küresel araştırmaların ufak bir parçası olduğunu fakat kimsenin daha önce bakmayı akıllarına getirmedikleri bir yere odaklandıklarını" söylüyor. Bahsettiği bu proje aynı zamanda onun doktora tezinin bir parçası...
    Ms Clarke, mide içersinde de meydana gelen antibakteriyal özelliklerin sinek bedeni üzerinde mevcut olduğunu söylüyor ve her iki yerde de bu aktiviteleri görebileceğimizi belirtiyor ve "Sinek bedeni üstüne yoğunlaşmamızın sebebi daha kolay ayrışılabilir yapıda olmasıdır." diye ekliyor. (http://www.abc.net.au/science/articl.../01/689400.htm)
    Ayrıca Suudi Arabistan Qassim Üniversitesi, Medikal Mikrobiyoloji Bölümünde yapılan bir deneyin sonuçları, bunun bilimsel mantığını göstermiştir. Yapılan deney ve sonuçları şöyledir:
    DENEY A
    Kültürlü su örneği steril su içeren kaptan alınmıştır ve kaba sinek düşmüştür (Sinek Batırılmamıştır). Kültür deneyi için kaptan alınan suda E Coli tipi Patojenik (mikrop üreten) bakteriyel çoğalma görülmüştür.
    KAP 1- Kültürlü su örneği aynı kaynak kabından alınmıştır. Bu sefer sinek suya tamamen batırılmıştır. Kap 2'de görülen bakteriyel çoğalmanın tamamen kaybolduğu açıkça görülüyor. Kap 1'de çoğalan yeni bakteri Actinomyces (Aktinomiçes) olarak bilinir ve faydalı antibiyotikler bundan elde edilebilir. Bunun Kap 2'de bulunan bakteriyel çoğalmayı nasıl engellediği açıkça görülüyor.
    DENEY B
    Deney "A'nın aynısıdır fakat bu sefer başka bir sinek ile yapılmıştır.
    KAP 2- Kültürlü su örneği steril su içeren kaptan alınmıştır ve kaba sinek düşmüştür (Sinek Batırılmamıştır). Kültür deneyi için kaptan alınan suda Coynebacterium (Dephtheroid (Difteri Basili) tipi Patojenik (mikrop üreten) bakteriyel çoğalma görülmüştür.
    KAP 1- Kültürlü su örneği aynı kaynak kabından alınmıştır. Bu sefer sinek suya tamamen batırılmıştır. Kap 2'de görülen bakteriyel çoğalmanın tamamen kaybolduğu açıkça görülüyor. Kap 1'de çoğalan yeni bakteri Actinomyces (Aktinomiçes) olarak bilinir ve faydalı antibiyotikler (%70'den fazla) bundan elde edilebilir. Bunun Kap 2'de bulunan bakteriyel çoğalmayı nasıl engellediği açıkça görülüyor.
    DENEY C
    Daha önceki deneylerin aynısıdır fakat farklı bir sinek ile yapılmıştır.
    KAP 2- Kültürlü su örneği steril su içeren kaptan alınmıştır ve kaba sinek düşmüştür (Sinek Batırılmamıştır). Kültür deneyi için kaptan alınan suda Staphylococcus sp. (Stafilolok Tipi) Patojenik (mikrop üreten) bakteriyel çoğalma görülmüştür.
    KAP 1- Kültürlü su örneği aynı kaynak kabından alınmıştır. Bu sefer sinek suya tamamen batırılmıştır. Kap 2'de görülen bakteriyel çoğalmanın tamamen kaybolduğu açıkça görülüyor. Kap 1'de çoğalan yeni bakteri Actinomyces (Aktinomiçes) olarak bilinir ve faydalı antibiyotikler bundan elde edilebilir. Bunun Kap 2'de bulunan bakteriyel çoğalmayı nasıl engellediği açıkça görülüyor.
    Salmonellas (Salmonella) + proteus sp tipi hastalık yapan başka bakteri çeşitlerinde de aynı sonuçlar alınmıştır. (http://www.islamdunktv.com/2011/01/hadith-of-fly-refuting-those-who-laug...)
    Mikrobiyolojideki en son araştırmalar Hz Peygamberin (asm) XV. asır önce bildirdiği tavsiyenin tıbbî izahını yapmakla, âdeta Onu tasdik etmektedir.



  4. 18.Nisan.2016, 18:05
    2
    Moderatör



    Kuran Allah kelamıdır ve Peygamberimizin kıyamete kadar kalacak olan mucizesidir.
    Kur'anın anlaşılmaması bu Kurandaki bir sorun değil, Müslümanların zamanla öğrenmesidir, çabalamamasıdır.

    Örnek vereyim (ki bu 1000 sene sonra anlaşılmış bir mucizedir):

    Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
    "Sizden birinizin (yemek) kabına sinek düşecek olursa, onu iyice batırın. Zira onun bir kanadında hastalık, diğerinde şifa vardır. O, içerisinde hastalık olan kanadıyla korunur." (Ebû Dâvud, Et'ime 49, Buhârî, Tıbb 58, Bed'ü'l-Halk 14; İbnu Mâce, Tıb 31, Nesâî, Fera' 11)
    AÇIKLAMA:
    1. Bu rivayet, Resulullah (asv)'ın, vahye dayanarak konuştuğu hususunda, Müslüman olmayan biyoloji âlimlerini dahi ikna edecek mahiyette mucizevi hadislerinden biridir. Zira, Fahr-i Kainat Efendimiz (sav), mikrobiyoloji ilminin hiç olmadığı bir devirde, Arabistan gibi hiçbir tabiat ilminin mevzubahis olmadığı bir diyarda, bugünkü ilmin sadece bir terminoloji farkıyla ifade ettiği mühim bir vak'ayı eksiksiz ifade buyurmuştur.
    Sinekte, insan sağlığı için zararlı ve faydalı maddeler var, bu maddeler dengeli bir şekilde yer almaktadır. Bir kanadında zararlısı, bir kanadında faydalısı.
    2. Hadis muhtelif tariklerden gelmiştir. İbnu Mâce'de, Ebû Saîdi'l-Hudrî (radıyallahu anh)'tan yapılan rivayette "Sineğin iki kanadının birinde zehir, diğerinde şifa vardır. Eğer bir yemeğe düşerse, onu içine iyice batırın (sonra çıkarıp atın). Çünkü o, önce zehirli (kanadını banar), şifa(lı kanadı) geri bırakır." buyrulmuştur.
    Bu rivayetten anlaşılacağı üzere, tamamını batırma emri, sineğin dışta kalan kanadındaki şifanın yemeğe geçmesi içindir. Çünkü hadis, zehirli kanadı üzerine düşerek öncelikle onu yemeğe batırdığını, diğer kanadı dışarıda kaldığı için o kanattan geçen zehiri zararsız kılacak şifanın (panzehirin) gerideki kanatta kaldığını belirtmektedir. Tamamı batırılınca dışarıda kalan kanattaki panzehir de yemeğe geçeceği için, öbürünün vereceği zarar bertaraf edilmiş olmaktadır.
    Bezzâr'ın bir rivayetine göre, Enes (radıyallahu anh)'ın kabına sinek düşer. Enes sineği parmağıyla üç kere batırır ve "Bismillah" der, sonra da "Resulullah bize böyle yapmamızı emretti!" açıklamasında bulunur.
    Alıntı
    Tıbbî olarak sineğin vücudunun bazı bölümlerinde patojenleri (hastalık sebebi olan mikropları) taşıdığı bilinmektedir. Bu, XV. asır önce tecrübî tıbbî bilginin olmadığı bir dönemde Efendimiz (asv) tarafından bildirilmiştir. Yine Peygamberimiz (sav): "Ölüm ve ihtiyarlık dışında çaresinin yaratılmadığı hastalık olmadığını."da bildirmektedir.
    Bu yüzden modern zamanlarda bakteriler gibi zararlı organizmalara karşı penisilin başta olmak üzere antibiyotikler keşfedilmiş ve kullanılmaktadır. Öyleyse bu esrarlı tavsiyenin tıbbî mantığı nasıldır?
    Sinek bedenlerinde antibiyotik olduğu, bilimsel denylerle anlaşılmıştır. Bir grup Avustralyalı araştırmacı tüm çabalarını bunun üzerine harcıyor. Macquarie Üniversitesi, Biyoloji Bilimleri bölümünde bir grup araştırmacı, sineklerin çürük et, meyve ve gübre dahil olmak üzere her türlü pisliğe karşı dayanıklı olduğu teorisinden yola çıkarak sineklerin sahip oldukları bu antibakteriyal özellikleri farklı gelişim evrelerinde ortaya çıkarmak üzere çalışmalar yaptılar.
    Grubunun yeni keşfini Melbourne Mikrobiyoloji Konferansında tanıtan Ms Jonanne Clarke, "Çalışmalarının, yeni antibiyotiklerin bulunması için yapılan küresel araştırmaların ufak bir parçası olduğunu fakat kimsenin daha önce bakmayı akıllarına getirmedikleri bir yere odaklandıklarını" söylüyor. Bahsettiği bu proje aynı zamanda onun doktora tezinin bir parçası...
    Ms Clarke, mide içersinde de meydana gelen antibakteriyal özelliklerin sinek bedeni üzerinde mevcut olduğunu söylüyor ve her iki yerde de bu aktiviteleri görebileceğimizi belirtiyor ve "Sinek bedeni üstüne yoğunlaşmamızın sebebi daha kolay ayrışılabilir yapıda olmasıdır." diye ekliyor. (http://www.abc.net.au/science/articl.../01/689400.htm)
    Ayrıca Suudi Arabistan Qassim Üniversitesi, Medikal Mikrobiyoloji Bölümünde yapılan bir deneyin sonuçları, bunun bilimsel mantığını göstermiştir. Yapılan deney ve sonuçları şöyledir:
    DENEY A
    Kültürlü su örneği steril su içeren kaptan alınmıştır ve kaba sinek düşmüştür (Sinek Batırılmamıştır). Kültür deneyi için kaptan alınan suda E Coli tipi Patojenik (mikrop üreten) bakteriyel çoğalma görülmüştür.
    KAP 1- Kültürlü su örneği aynı kaynak kabından alınmıştır. Bu sefer sinek suya tamamen batırılmıştır. Kap 2'de görülen bakteriyel çoğalmanın tamamen kaybolduğu açıkça görülüyor. Kap 1'de çoğalan yeni bakteri Actinomyces (Aktinomiçes) olarak bilinir ve faydalı antibiyotikler bundan elde edilebilir. Bunun Kap 2'de bulunan bakteriyel çoğalmayı nasıl engellediği açıkça görülüyor.
    DENEY B
    Deney "A'nın aynısıdır fakat bu sefer başka bir sinek ile yapılmıştır.
    KAP 2- Kültürlü su örneği steril su içeren kaptan alınmıştır ve kaba sinek düşmüştür (Sinek Batırılmamıştır). Kültür deneyi için kaptan alınan suda Coynebacterium (Dephtheroid (Difteri Basili) tipi Patojenik (mikrop üreten) bakteriyel çoğalma görülmüştür.
    KAP 1- Kültürlü su örneği aynı kaynak kabından alınmıştır. Bu sefer sinek suya tamamen batırılmıştır. Kap 2'de görülen bakteriyel çoğalmanın tamamen kaybolduğu açıkça görülüyor. Kap 1'de çoğalan yeni bakteri Actinomyces (Aktinomiçes) olarak bilinir ve faydalı antibiyotikler (%70'den fazla) bundan elde edilebilir. Bunun Kap 2'de bulunan bakteriyel çoğalmayı nasıl engellediği açıkça görülüyor.
    DENEY C
    Daha önceki deneylerin aynısıdır fakat farklı bir sinek ile yapılmıştır.
    KAP 2- Kültürlü su örneği steril su içeren kaptan alınmıştır ve kaba sinek düşmüştür (Sinek Batırılmamıştır). Kültür deneyi için kaptan alınan suda Staphylococcus sp. (Stafilolok Tipi) Patojenik (mikrop üreten) bakteriyel çoğalma görülmüştür.
    KAP 1- Kültürlü su örneği aynı kaynak kabından alınmıştır. Bu sefer sinek suya tamamen batırılmıştır. Kap 2'de görülen bakteriyel çoğalmanın tamamen kaybolduğu açıkça görülüyor. Kap 1'de çoğalan yeni bakteri Actinomyces (Aktinomiçes) olarak bilinir ve faydalı antibiyotikler bundan elde edilebilir. Bunun Kap 2'de bulunan bakteriyel çoğalmayı nasıl engellediği açıkça görülüyor.
    Salmonellas (Salmonella) + proteus sp tipi hastalık yapan başka bakteri çeşitlerinde de aynı sonuçlar alınmıştır. (http://www.islamdunktv.com/2011/01/hadith-of-fly-refuting-those-who-laug...)
    Mikrobiyolojideki en son araştırmalar Hz Peygamberin (asm) XV. asır önce bildirdiği tavsiyenin tıbbî izahını yapmakla, âdeta Onu tasdik etmektedir.



  5. 18.Nisan.2016, 21:38
    3
    Misafir

    Cevap: Bilim ve Ayetler

    Bak şimdi kardeşim,dürüst olacaksın öncelikle!!!

    O zaman dinle şimdi;

    kuranda ışınlanmadan da bahs ediyor ama ben sana şimdi bunu söylesem(ışınlanabiliriz desem) gülersin değil mi?

    Eeee neymiş demek ki bunları icat etmek-bulmak lazımmış ki ondan sınra konuşak...anladın mı abisi!

    Sen o devirde millete göklerin genişlediğini söylesen sana aptal muamelesi yaparlar deli derler bir de üstüne gülerler tam olur.

    Ayrıca bulmadan-bilmeden-icat etmeden ne konuşacan ki kuran da ki ışunlanma olayı bir icatla olabilir mi olamaz mı?icat etmeden ne söyleyebilirsin ki?

    Allah dilerse olur tabi ki olmuşta ama insan bir icatla bunu yapabilir mi Allah bunu yaptırır mı yani ne söyleyek şimdi anladın mı kardeş.önce bulicaksın sonra konişacaksin.


  6. 18.Nisan.2016, 21:38
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Bak şimdi kardeşim,dürüst olacaksın öncelikle!!!

    O zaman dinle şimdi;

    kuranda ışınlanmadan da bahs ediyor ama ben sana şimdi bunu söylesem(ışınlanabiliriz desem) gülersin değil mi?

    Eeee neymiş demek ki bunları icat etmek-bulmak lazımmış ki ondan sınra konuşak...anladın mı abisi!

    Sen o devirde millete göklerin genişlediğini söylesen sana aptal muamelesi yaparlar deli derler bir de üstüne gülerler tam olur.

    Ayrıca bulmadan-bilmeden-icat etmeden ne konuşacan ki kuran da ki ışunlanma olayı bir icatla olabilir mi olamaz mı?icat etmeden ne söyleyebilirsin ki?

    Allah dilerse olur tabi ki olmuşta ama insan bir icatla bunu yapabilir mi Allah bunu yaptırır mı yani ne söyleyek şimdi anladın mı kardeş.önce bulicaksın sonra konişacaksin.


  7. 19.Nisan.2016, 00:03
    4
    Misafir

    Cevap: Bilim ve Ayetler

    Cevap için Çok teşekkür ederim böyle bilgileri nasıl öğreniyorsunuz ben ilk defa duyuyorum


  8. 19.Nisan.2016, 00:03
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Cevap için Çok teşekkür ederim böyle bilgileri nasıl öğreniyorsunuz ben ilk defa duyuyorum





+ Yorum Gönder