Konusunu Oylayın.: Hendek savaşında çıkan kaya

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Hendek savaşında çıkan kaya
  1. 22.Mart.2016, 20:19
    1
    Misafir

    Hendek savaşında çıkan kaya






    Hendek savaşında çıkan kaya Mumsema Hendek kazılırken bir taşı sahabi kıramamış ve sahabe efendimize iletmiş olayı ... efendimiz her vurduğunda halden hale bürünmüş... sahabi sorduğunda ise her vuruşunda bazı yerleri ve bunlara ümmetinin sahip olacağını söylemiş doğru mu?


  2. 22.Mart.2016, 20:19
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Hendek kazılırken bir taşı sahabi kıramamış ve sahabe efendimize iletmiş olayı ... efendimiz her vurduğunda halden hale bürünmüş... sahabi sorduğunda ise her vuruşunda bazı yerleri ve bunlara ümmetinin sahip olacağını söylemiş doğru mu?


    Benzer Konular

    - Şafii mezhebine göre yaradan çıkan kan kasıt olmamak şartıyla yaradan çıkan kan elbiseye veya bedeni

    - Peygamberimizin hendek savaşında yaptığı istişareler

    - Taşa çıkan keçinin, ağaca çıkan oğlağı olur atasözünün anlamı

    - Bedir savaşında meleklerin müslümanlara yardım ettiği ve müşrikleri öldürdüğü söyleniyor. Bedir sava

    - Hendek savaşında Sa’d b. Muâz’ın düşman güçlerine karşı tavrı

  3. 24.Mart.2016, 14:58
    2
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Hendek savaşında çıkan kaya




    Hendek savaşındaki kaya hakkında hadisler


    Buhari Cabir bin Abdullah´tan rivayet ediyor. O şöyle demiştir: "Biz Ahzab günü hendek kazıyorduk, çok sert ve sağlam bir kayaya rastladık, onu bir türlü paçalayamadık. Ashab gidib durumu Peygam ber efendimize arz ettiler. Peygamberimiz: "Hendeğe ben ineyim" buyurdu ve ayağa katktı. Bu sırada açlıktan karnına taş bağlamış olduğu görüldü. Gerçekten bizler tam üç gündür hiç bir şey yememiştik. Peygamberimiz hendeğe indi, balyozu eline alıp kayaya vurdu. Kayanın yumuşak bir toz yığını haline geldiği görüldü.


    Beyhakî ve Ebu Nuaym Bera bin Azib´ten rivayet eder. O şöyle demiştir: "Bizler hendek kazımmda çalışırken, büyük ve sert bir kayaya rastladık. Bir türlü onu parçalayamadık. Şikayetimizi Rasulüllah´a götürdük. O balyozu eline aldı ve "Bismillah" diyerek bir darbe indirdi. Derhal kayanın üçte biri parçalanmıştı. Akabinde Peygamber efendimiz: "Allahü ekber" diyerek tekbir getirdi ve: "Allah bana Şam´ın anahtarını vermiştir. Vallahi ben oradaki kırmızı köşkü görüyorum" buyurdu. Sonra ikinci defa vurdu, bu seferinde de üçte biri daha ufalanıvermişti. Peygamberimiz derhal "Allahü ekber" diyerek tekbir getirdi ve: "Faris´in anahtarları bana verilmiştir! Vallahi ben Medain´in beyaz köşkünü görmekteyim" buyurdu. Sonra üçüncü defa vurdu ,ve o kocaman kayayı kum yığını haline getiriverdi. Derhal "Allahü ekber" diyerek tekbir getirdi ve: "Bana Yemen´in anahtarları verildi! Şu anda ben oranın başşehri olan San´a´nm kapılarını görmekteyim" buyurdu." (1)

    îbni Sad, îbni Cerir, îbni Ebu Hatim, Beyhakî ve Ebu Nuaym Kesir bin Abdullah tarikiyle; babası vasıtasıyla dedesinden şu haberi vermektedirler: "Hendek kazarken beyaz ve sert bir kaya çıktı. Bunu kırmaya çalışırken demirimiz kırıldı, tyice zorlanmıştık. Nihayet durumu Peygamber efendimize arz eyledik. O da Selman´m elindeki balyozu alarak bu beyaz ve yuvarlak kayanın üzerine şiddetle vurdu. Kaya sarsıldı ve balyozun altından bir ışık çıktı. Sanki Medine´nin iki yakası arasını aydınlatmıştı ve karanlık bir gecede parlayan bir kandil gibi gözlerimize aksetmişti. Bunun üzerine tekbir getiren Peygamber efendimiz, ikinci bir darbe daha indirdi. Kayadan yine bir sarsıntı ve bir ışık çıktığını gördük. Yine tekbir getiren Peygamberimiz; üçüncü defa kayaya şiddetle vurdu ve kayayı kum yığını halinde par çalayı verdi. Yine Medine´nin iki yakasını aydınlatırcasma bir nur çıktı. Efendimiz derhal tekbir getirdi. Biz de gördüğümüzü ve Peygamber efendimizin tekbir getirişini kendisine arz edip, hikmetini sual eyledik. Buyurdular ki: Birincisinde bana Hire ve Medâin şehirleri gösterildi ve Cebrail ümmetimin buraları fethedeceğini bildirdi, ikincisinde Rum diyarının kırmızı köşkleri gösterildi. Buralarının da ümmetim tarafından fethedileceği Cebrail tarafından bildirildi. Böyle bir fetih ve zaferle şimdiden sevinebilirsiniz. Üçüncüsünde ise, San´a´nm köşkleri gösterildi ve burasının da fethedileceği haberi verildi. Sizler de bu müjdeli haberlere sevinebilirsiniz."

    --------------------------
    (1) Habbab b. Eret´in rivayet ettiği sahih bir hadiste şöyle buyurulmuşîur: "Allah´a yemin ederim ki, O, bu yüce ve mübarek dinini mutlaka tamamlayıp kemale erdirecektir! O zaman islam ülkeleri arasında bulunacak olan San´adan devesine binerek yola çıkan bir islam kadını, Hadramût´a kadar tek başına yolculuk edecek ve Allah korkusundan başka kalbinde bir korkusu bulunmayacaktır. (Bir de koyunları varsa, kurt kapar endişesi olacak. Yoksa yolda soyulursam, canıma, namusuma bir zarar gelirse, diye bir korkusu kalmayacak, islam nizamı, huzur ve emniyeti bu derecede temin etmiş olacaktır.) Fakat sizler ey ashabım, bu, hemen olsun diye acele etmektesiniz." Unutmayalım ki, sevgili peygamberimiz bu büyük müjdesini; Mekke´de müslümanlar Kureyş´in işkencesi altında ezilirlerken vermiştir. Mucize´nin büyüklüğünü anlayıp, ibretle dolmamız, gerçek inananlar olmamız gerekmektedir


  4. 24.Mart.2016, 14:58
    2
    Moderatör



    Hendek savaşındaki kaya hakkında hadisler


    Buhari Cabir bin Abdullah´tan rivayet ediyor. O şöyle demiştir: "Biz Ahzab günü hendek kazıyorduk, çok sert ve sağlam bir kayaya rastladık, onu bir türlü paçalayamadık. Ashab gidib durumu Peygam ber efendimize arz ettiler. Peygamberimiz: "Hendeğe ben ineyim" buyurdu ve ayağa katktı. Bu sırada açlıktan karnına taş bağlamış olduğu görüldü. Gerçekten bizler tam üç gündür hiç bir şey yememiştik. Peygamberimiz hendeğe indi, balyozu eline alıp kayaya vurdu. Kayanın yumuşak bir toz yığını haline geldiği görüldü.


    Beyhakî ve Ebu Nuaym Bera bin Azib´ten rivayet eder. O şöyle demiştir: "Bizler hendek kazımmda çalışırken, büyük ve sert bir kayaya rastladık. Bir türlü onu parçalayamadık. Şikayetimizi Rasulüllah´a götürdük. O balyozu eline aldı ve "Bismillah" diyerek bir darbe indirdi. Derhal kayanın üçte biri parçalanmıştı. Akabinde Peygamber efendimiz: "Allahü ekber" diyerek tekbir getirdi ve: "Allah bana Şam´ın anahtarını vermiştir. Vallahi ben oradaki kırmızı köşkü görüyorum" buyurdu. Sonra ikinci defa vurdu, bu seferinde de üçte biri daha ufalanıvermişti. Peygamberimiz derhal "Allahü ekber" diyerek tekbir getirdi ve: "Faris´in anahtarları bana verilmiştir! Vallahi ben Medain´in beyaz köşkünü görmekteyim" buyurdu. Sonra üçüncü defa vurdu ,ve o kocaman kayayı kum yığını haline getiriverdi. Derhal "Allahü ekber" diyerek tekbir getirdi ve: "Bana Yemen´in anahtarları verildi! Şu anda ben oranın başşehri olan San´a´nm kapılarını görmekteyim" buyurdu." (1)

    îbni Sad, îbni Cerir, îbni Ebu Hatim, Beyhakî ve Ebu Nuaym Kesir bin Abdullah tarikiyle; babası vasıtasıyla dedesinden şu haberi vermektedirler: "Hendek kazarken beyaz ve sert bir kaya çıktı. Bunu kırmaya çalışırken demirimiz kırıldı, tyice zorlanmıştık. Nihayet durumu Peygamber efendimize arz eyledik. O da Selman´m elindeki balyozu alarak bu beyaz ve yuvarlak kayanın üzerine şiddetle vurdu. Kaya sarsıldı ve balyozun altından bir ışık çıktı. Sanki Medine´nin iki yakası arasını aydınlatmıştı ve karanlık bir gecede parlayan bir kandil gibi gözlerimize aksetmişti. Bunun üzerine tekbir getiren Peygamber efendimiz, ikinci bir darbe daha indirdi. Kayadan yine bir sarsıntı ve bir ışık çıktığını gördük. Yine tekbir getiren Peygamberimiz; üçüncü defa kayaya şiddetle vurdu ve kayayı kum yığını halinde par çalayı verdi. Yine Medine´nin iki yakasını aydınlatırcasma bir nur çıktı. Efendimiz derhal tekbir getirdi. Biz de gördüğümüzü ve Peygamber efendimizin tekbir getirişini kendisine arz edip, hikmetini sual eyledik. Buyurdular ki: Birincisinde bana Hire ve Medâin şehirleri gösterildi ve Cebrail ümmetimin buraları fethedeceğini bildirdi, ikincisinde Rum diyarının kırmızı köşkleri gösterildi. Buralarının da ümmetim tarafından fethedileceği Cebrail tarafından bildirildi. Böyle bir fetih ve zaferle şimdiden sevinebilirsiniz. Üçüncüsünde ise, San´a´nm köşkleri gösterildi ve burasının da fethedileceği haberi verildi. Sizler de bu müjdeli haberlere sevinebilirsiniz."

    --------------------------
    (1) Habbab b. Eret´in rivayet ettiği sahih bir hadiste şöyle buyurulmuşîur: "Allah´a yemin ederim ki, O, bu yüce ve mübarek dinini mutlaka tamamlayıp kemale erdirecektir! O zaman islam ülkeleri arasında bulunacak olan San´adan devesine binerek yola çıkan bir islam kadını, Hadramût´a kadar tek başına yolculuk edecek ve Allah korkusundan başka kalbinde bir korkusu bulunmayacaktır. (Bir de koyunları varsa, kurt kapar endişesi olacak. Yoksa yolda soyulursam, canıma, namusuma bir zarar gelirse, diye bir korkusu kalmayacak, islam nizamı, huzur ve emniyeti bu derecede temin etmiş olacaktır.) Fakat sizler ey ashabım, bu, hemen olsun diye acele etmektesiniz." Unutmayalım ki, sevgili peygamberimiz bu büyük müjdesini; Mekke´de müslümanlar Kureyş´in işkencesi altında ezilirlerken vermiştir. Mucize´nin büyüklüğünü anlayıp, ibretle dolmamız, gerçek inananlar olmamız gerekmektedir





+ Yorum Gönder