Konusunu Oylayın.: Munafikun Suresi 6.ayet açıklar mısınız ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Munafikun Suresi 6.ayet açıklar mısınız ?
  1. 06.Mart.2016, 15:12
    1
    Misafir

    Munafikun Suresi 6.ayet açıklar mısınız ?






    Munafikun Suresi 6.ayet açıklar mısınız ? Mumsema Burada kimlerden bahsediliyor , inkarcilardan veya şirkten bahsediliyorsa tevbesi kabul edilmiyor mu?

    Sevâun aleyhim estagferte le hum em lem testagfir lehum, len yagfirallâhu lehum, innallâhe lâ yehdîl kavmel fâsikîn(fâsikîne).

    "Onlara bağışlama dilesen de, dilemesen de onlar için birdir. Allah, onları asla bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, fasıklar topluluğunu doğru yola iletmez."


  2. 06.Mart.2016, 15:12
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Burada kimlerden bahsediliyor , inkarcilardan veya şirkten bahsediliyorsa tevbesi kabul edilmiyor mu?

    Sevâun aleyhim estagferte le hum em lem testagfir lehum, len yagfirallâhu lehum, innallâhe lâ yehdîl kavmel fâsikîn(fâsikîne).

    "Onlara bağışlama dilesen de, dilemesen de onlar için birdir. Allah, onları asla bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, fasıklar topluluğunu doğru yola iletmez."


    Benzer Konular

    - Kur'an-ı Kerim'deki nâsih ve mensuh Ayet-i kerimeler kaç tanedir? Ayet numaraları ile açıklar mısını

    - Kıyamet zamanı neler yaşanacak? ayet ve hadislerle açıklar mısınız?

    - Kabir azabını âyet ve hadislerle açıklar mısınız?

    - Ali İmran suresi 119. ayetini açıklar mısınız?

    - A'raf suresi 189 ve 190. ayetleri açıklar mısınız?

  3. 08.Mart.2016, 14:57
    2
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Munafikun Suresi 6.ayet açıklar mısınız ?




    Meal okuyarak ayetler anlaşılmaz, tefsir okumalsınız

    Münafıkların Yalancılığını Ve Münafıklığını İspat Eden Deliller:



    5- Onlara "Gelin, Allah'ın peygamberi sizin için istiğfar ediversin." denildiği zaman başlarını çevirdiler. Gördün ki onlar kibirlerine yedire-miyerek halâ yüz çeviriyorlar.

    6- Onlar için istiğfar etmişsin veya etmemişsin haklarında müsavidir. Allah onları katiyyen affetmez. Şüphe yok ki Allah, fasıklar güruhunu hidayete erdirmez.

    7- Onlar öyle kimselerdir ki "Allah'ın peygamberi nezdinde bulunan kimseleri beslemeyin. Ta ki dağılıp gitsinler." diyorlardı. Halbuki göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır. Fakat o münafıklar anlamazlar.

    8- Onlar "Eğer Medine'ye dönersek, andolsun en şerefli ve kuvvetli olan, daha hakir (ve zayıf) olanı Medine'den muhakkak çıkaracaktır" diyorlardı. Halbuki şeref, kuvvet ve galibiyet Allah'ındır, peygamberinindir, müminlerindir. Fakat münafıklar bilmezler.



    Alıntı
    Nüzul Sebebi:


    "Onlara "Gelin, Allah'ın peygamberi sizin için istiğfar ediversin." denildiği zaman başlarını çevirdiler." ayetinin (5. ayet) nüzul sebebiyle ilgili olarak İbni Cerir'in Katade'den rivayet ettiğine göre Abdullah b. Ubey'e "Rasulullah'a gitsen de senin için mağfiret talep ediverse." denildiğinde başını öteye çevirdi. Bunun üzerine "Onlara "gelin Allah'ın peygamberi sizin için istiğfar ediversin..." ayeti indi. İbnül Münzir de İkrime'den benzeri bir nüzul sebebi rivayet etmiştir.

    Buhari ve Müslim, aynı manada Tirmizi bu ayetin nüzul sebebi hakkında şunu naklettiler:

    Rasulullah (s.a.), Kubeyd mıntıkasının sahil tarafına düşen Müreysi denilen yerdeki Mustalikoğulları üzerine bir gazve tertiplemişti. Burada bir su başında ordu dinlenirken Hz. Ömer'in işçisi Cahcah ile Abdullah b. Übey'in müttefiki Sinan adında birisi arasında su yüzünden bir kavga çıktı. Cahcah muhacirleri Sinan da ensarı saflarına çağırdılar. Cahcah Sinan'a bir tokat attı. Abdullah b. Übey: "Bunu yaptılar ha! Besle kargayı oysun gözünü. Vallahi Medine'ye döndüğümüzde güçlü olan zayıf ve zelil olanı -yani Muhammedi- oradan çıkaracak!" dedi. Sonra kavmine şöyle söyledi: "Bu adama yiyecek vermeyin, yanındaki adamlarını da doyurmayın, er-tafından dağılıp gitsinler, onu terketsinler." Abdullah b. Übey'in grubunda bulunan Zeyd b. Erkam "Vallahi zelil sensin, kavmi içinde hakir görülen sensin. Muhammed, Rahman'm himayesi, müslümanların muhabbeti ile azizdir, güçlüdür. Vallahi bu sözünden sonra seni asla sevmiyeceğim." dedi. Abdullah ona "Sus, ben şaka söylüyorum." dedi. Zeyd hadiseyi Rasulullah'a (s.a.) bildirdi. Abdullah "Vallahi bunu ne söyledim, ne yaptım." diye inkâr ederek özür diledi. Rasulullah (s.a.) onu affetti. Zeyd: "İçimden çok kötü şeyler geçti, herkes beni kınadı." dedi. Bunun üzerine Zeyd'i tasdik, Abdullah'ı tekzip sadedinde Münafikun suresi nazil oldu. Abdullah b. Übey'e: Senin hakkında çok şiddetli ayetler indi, git Rasulullah'a senin için istiğfar etsin." dediler. O da ret manasına kafasını çevirdi. Bunun üzerine bu ayetler nazil oldu.

    "Onlar için istiğfar etmişsin veya etmemişsin haklarında müsavidir." ayetinin (6. ayet) nüzul sebebiyle ilgili olarak İbni Cerir'in rivayetine göre Urve şöyle dedi: "Onlar için ister af dile ister dileme. Onlar için yetmiş kere af dilesen de Allah onları asla affetmeyecek." (Tevbe, 9/80) ayet-i kerimesi nazil olduğunda Rasulullah (s.a.) "Yetmişten fazla yapacağım" dedi. Bunun üzerine "Onlar için istiğfar etmişsin veya etmemişsin haklarında müsavidir..." ayeti indi. İbni Cerir Mücahid ve Katade'den de bir benzerini rivayet etmiştir. Yine İbni Cerir'in rivayetine göre İbni Abbas şöyle dedi: Tevbe suresi 80. ayet nazil olduğunda Rasulullah (s.a.) şöyle buyurdu: "Bunu biliyorum, ancak onlar hakkında bana ruhsat verildi. Vallahi yetmişten fazla istiğfar edeceğim, belki Allah onları affeder." Bunun üzerine bu altıncı ayet nazil oldu.
    Ayetlerin Tefsiri / Açıklaması:


    Allah Tealâ münafıkların yalancılıklarının delillerini ve Allah'ın onlara gazabının sebeplerini zikrederek şöyle buyurdu:

    1- "Onlara "Gelin Allah'ın peygamberi sizin için istiğfar ediversin." denildiği zaman başlarını çevirdiler. Gördün ki onlar kibirlerine yediremiye-rek halâ yüz çeviriyorlar." Yani Abdullah b. Ubey'in öncülüğündeki münafıklara "Gelin Rasulullah'a sizin için Allah'tan af talep ediversin." denildiğinde kibir göstererek ve bununla alay edip mağfiretten kaçarak gelmediler. Sen onların, Rasulullah'a (s.a.) gelip af talebinde bulunmayı kibirlerine yediremedikleri için ondan uzaklaştıklarını gördün. Kendi iddialarına göre onlar böyle işlerle uğraşacak kadar küçük değiller. Bu da onların iman etmediklerinin bir ispatıdır. Siyerde meşhur olduğuna göre bu hadise bazılarının dediği gibi Tebuk Gazvesi'nde değil Beni Mustalik Gazvesi de denilen Mureysi Gazvesi'nde olmuştur. Çünkü Abdullah b. Übey Tebuk Gazvesine katılanlar arasında yoktu.

    Kelbi şöyle dedi: Münafıkların sıfatlarına dair ayetler Rasulullah'a indiğinde münafıkların aşiretlerinden müslüman olanlar onlara gidip dediler ki: "Münafıklığınız ortaya çıktı rezil oldunuz, kendi kendinizi mahvettiniz, gidin Rasulullah'a, münafıklıktan tevbe edin, sizin için af dilemesini rica edin." Kabul etmediler, istiğfara yanaşmadılar. Bunun üzerine bu ayet indi.

    İbni Abbas da şöyle dedi: Abdullah b. Ubey birçok insanla Uhud'dan geri dönünce müslümanlar ona kızdılar, azarladılar, ağır sözler söylediler. Kardeşleri: "Rasulullah'a gitsen de senin için af talep ediverse, gönlünü alsan iyi olur." dediler. O red manasına başını çevirerek: "Gitmem, benim için istiğfar etmesini de istemiyorum." dedi. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu.

    Tefsircilerin çoğuna göre o istiğfara çağrıldı, çünkü "Aziz olan zelil olanı Medine'den çıkaracak", "Rasulullah'm yanındakileri beslemeyin" gibi sözler sarfetmişti. Kendisine "Rasulullah senin için istiğfar ediversin." denildiğinde "Ne dedim ki" dedi. İşte ayetteki "başlarını çevirdiler" ifadesi bu hali dile getirmektedir.

    Sonra Allah Tealâ onlar için af dilemenin kendilerine fayda vermeyeceğini beyan ederek şöyle buyurdu:

    "Onlar için istiğfar etmişsin veya etmemişsin haklarında müsavidir.

    Allah onları katiyyen affetmeyecek, şüphe yok ki Allah fasıklar güruhunu hidayete edirmez." Yani Allah fasıkların gösterdikleri kibirin ve tevbeyi kabul etmeyişlerinin karşılığını verecektir. Bu sebeple Allah Tealâ beyan etti ki onlar nifakta ısrar ettikleri ve inkârda devam ettikleri için istiğfar onlara fayda vermez. Kendileri için istiğfar edilse de edilmese de onlara faydası olmaz ve nifak üzere kaldıkları müddetçe Allah onları asla affetmez. Çünkü Allah itaattan çıkanları, Allah'a isyanda ısrar edenleri muvaffak kılmaz. Münafıklar da bu zümredendir.

    Yukarıda da geçtiği gibi Katade şöyle dedi: Bu ayetin Tevbe süresindeki "Onlar için istiğfar et veya istiğfar etme..." ayetinden sonra nazil olduğunu görüyoruz. Çünkü bu ayet-i kerime indiği zaman Rasulullah (s.a.) "Rab-bim beni serbest bıraktı, onlar için yaptığım istiğfarı yetmişin üstüne çıkaracağım." dedi. Bunun üzerine "Allah onları katiyyen affetmeyecek, şüphe yok ki Allah fasıklar güruhunu hidayete erdirmez." ayeti indi.


    Ayetlerden Çıkan Hüküm Ve Hikmetler:


    Bu ayetler şu hususlara işaret etmektedir:

    1- Allah'ın münafıklara gazap etmesinin ilk sebebi, yaptıklarından ve söylediklerinden dolayı özür dilemeyi kabul etmemeleri, kibir göstererek iman etmeyip Rasulullah'tan (s.a.) yüz çevirmeleridir.

    2- Münafıklar için istiğfar edilmesi de edilmemesi de müsavidir. İstiğfarın onlara hiçbir şekilde faydası olmaz. Çünkü bu halleriyle Allah onları affetmez ve ezelî ilminde fasık ve kâfir olarak öleceği sabit olmuş kişiyi Allah hidayete erdirmez.


  4. 08.Mart.2016, 14:57
    2
    Moderatör



    Meal okuyarak ayetler anlaşılmaz, tefsir okumalsınız

    Münafıkların Yalancılığını Ve Münafıklığını İspat Eden Deliller:



    5- Onlara "Gelin, Allah'ın peygamberi sizin için istiğfar ediversin." denildiği zaman başlarını çevirdiler. Gördün ki onlar kibirlerine yedire-miyerek halâ yüz çeviriyorlar.

    6- Onlar için istiğfar etmişsin veya etmemişsin haklarında müsavidir. Allah onları katiyyen affetmez. Şüphe yok ki Allah, fasıklar güruhunu hidayete erdirmez.

    7- Onlar öyle kimselerdir ki "Allah'ın peygamberi nezdinde bulunan kimseleri beslemeyin. Ta ki dağılıp gitsinler." diyorlardı. Halbuki göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır. Fakat o münafıklar anlamazlar.

    8- Onlar "Eğer Medine'ye dönersek, andolsun en şerefli ve kuvvetli olan, daha hakir (ve zayıf) olanı Medine'den muhakkak çıkaracaktır" diyorlardı. Halbuki şeref, kuvvet ve galibiyet Allah'ındır, peygamberinindir, müminlerindir. Fakat münafıklar bilmezler.



    Alıntı
    Nüzul Sebebi:


    "Onlara "Gelin, Allah'ın peygamberi sizin için istiğfar ediversin." denildiği zaman başlarını çevirdiler." ayetinin (5. ayet) nüzul sebebiyle ilgili olarak İbni Cerir'in Katade'den rivayet ettiğine göre Abdullah b. Ubey'e "Rasulullah'a gitsen de senin için mağfiret talep ediverse." denildiğinde başını öteye çevirdi. Bunun üzerine "Onlara "gelin Allah'ın peygamberi sizin için istiğfar ediversin..." ayeti indi. İbnül Münzir de İkrime'den benzeri bir nüzul sebebi rivayet etmiştir.

    Buhari ve Müslim, aynı manada Tirmizi bu ayetin nüzul sebebi hakkında şunu naklettiler:

    Rasulullah (s.a.), Kubeyd mıntıkasının sahil tarafına düşen Müreysi denilen yerdeki Mustalikoğulları üzerine bir gazve tertiplemişti. Burada bir su başında ordu dinlenirken Hz. Ömer'in işçisi Cahcah ile Abdullah b. Übey'in müttefiki Sinan adında birisi arasında su yüzünden bir kavga çıktı. Cahcah muhacirleri Sinan da ensarı saflarına çağırdılar. Cahcah Sinan'a bir tokat attı. Abdullah b. Übey: "Bunu yaptılar ha! Besle kargayı oysun gözünü. Vallahi Medine'ye döndüğümüzde güçlü olan zayıf ve zelil olanı -yani Muhammedi- oradan çıkaracak!" dedi. Sonra kavmine şöyle söyledi: "Bu adama yiyecek vermeyin, yanındaki adamlarını da doyurmayın, er-tafından dağılıp gitsinler, onu terketsinler." Abdullah b. Übey'in grubunda bulunan Zeyd b. Erkam "Vallahi zelil sensin, kavmi içinde hakir görülen sensin. Muhammed, Rahman'm himayesi, müslümanların muhabbeti ile azizdir, güçlüdür. Vallahi bu sözünden sonra seni asla sevmiyeceğim." dedi. Abdullah ona "Sus, ben şaka söylüyorum." dedi. Zeyd hadiseyi Rasulullah'a (s.a.) bildirdi. Abdullah "Vallahi bunu ne söyledim, ne yaptım." diye inkâr ederek özür diledi. Rasulullah (s.a.) onu affetti. Zeyd: "İçimden çok kötü şeyler geçti, herkes beni kınadı." dedi. Bunun üzerine Zeyd'i tasdik, Abdullah'ı tekzip sadedinde Münafikun suresi nazil oldu. Abdullah b. Übey'e: Senin hakkında çok şiddetli ayetler indi, git Rasulullah'a senin için istiğfar etsin." dediler. O da ret manasına kafasını çevirdi. Bunun üzerine bu ayetler nazil oldu.

    "Onlar için istiğfar etmişsin veya etmemişsin haklarında müsavidir." ayetinin (6. ayet) nüzul sebebiyle ilgili olarak İbni Cerir'in rivayetine göre Urve şöyle dedi: "Onlar için ister af dile ister dileme. Onlar için yetmiş kere af dilesen de Allah onları asla affetmeyecek." (Tevbe, 9/80) ayet-i kerimesi nazil olduğunda Rasulullah (s.a.) "Yetmişten fazla yapacağım" dedi. Bunun üzerine "Onlar için istiğfar etmişsin veya etmemişsin haklarında müsavidir..." ayeti indi. İbni Cerir Mücahid ve Katade'den de bir benzerini rivayet etmiştir. Yine İbni Cerir'in rivayetine göre İbni Abbas şöyle dedi: Tevbe suresi 80. ayet nazil olduğunda Rasulullah (s.a.) şöyle buyurdu: "Bunu biliyorum, ancak onlar hakkında bana ruhsat verildi. Vallahi yetmişten fazla istiğfar edeceğim, belki Allah onları affeder." Bunun üzerine bu altıncı ayet nazil oldu.
    Ayetlerin Tefsiri / Açıklaması:


    Allah Tealâ münafıkların yalancılıklarının delillerini ve Allah'ın onlara gazabının sebeplerini zikrederek şöyle buyurdu:

    1- "Onlara "Gelin Allah'ın peygamberi sizin için istiğfar ediversin." denildiği zaman başlarını çevirdiler. Gördün ki onlar kibirlerine yediremiye-rek halâ yüz çeviriyorlar." Yani Abdullah b. Ubey'in öncülüğündeki münafıklara "Gelin Rasulullah'a sizin için Allah'tan af talep ediversin." denildiğinde kibir göstererek ve bununla alay edip mağfiretten kaçarak gelmediler. Sen onların, Rasulullah'a (s.a.) gelip af talebinde bulunmayı kibirlerine yediremedikleri için ondan uzaklaştıklarını gördün. Kendi iddialarına göre onlar böyle işlerle uğraşacak kadar küçük değiller. Bu da onların iman etmediklerinin bir ispatıdır. Siyerde meşhur olduğuna göre bu hadise bazılarının dediği gibi Tebuk Gazvesi'nde değil Beni Mustalik Gazvesi de denilen Mureysi Gazvesi'nde olmuştur. Çünkü Abdullah b. Übey Tebuk Gazvesine katılanlar arasında yoktu.

    Kelbi şöyle dedi: Münafıkların sıfatlarına dair ayetler Rasulullah'a indiğinde münafıkların aşiretlerinden müslüman olanlar onlara gidip dediler ki: "Münafıklığınız ortaya çıktı rezil oldunuz, kendi kendinizi mahvettiniz, gidin Rasulullah'a, münafıklıktan tevbe edin, sizin için af dilemesini rica edin." Kabul etmediler, istiğfara yanaşmadılar. Bunun üzerine bu ayet indi.

    İbni Abbas da şöyle dedi: Abdullah b. Ubey birçok insanla Uhud'dan geri dönünce müslümanlar ona kızdılar, azarladılar, ağır sözler söylediler. Kardeşleri: "Rasulullah'a gitsen de senin için af talep ediverse, gönlünü alsan iyi olur." dediler. O red manasına başını çevirerek: "Gitmem, benim için istiğfar etmesini de istemiyorum." dedi. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu.

    Tefsircilerin çoğuna göre o istiğfara çağrıldı, çünkü "Aziz olan zelil olanı Medine'den çıkaracak", "Rasulullah'm yanındakileri beslemeyin" gibi sözler sarfetmişti. Kendisine "Rasulullah senin için istiğfar ediversin." denildiğinde "Ne dedim ki" dedi. İşte ayetteki "başlarını çevirdiler" ifadesi bu hali dile getirmektedir.

    Sonra Allah Tealâ onlar için af dilemenin kendilerine fayda vermeyeceğini beyan ederek şöyle buyurdu:

    "Onlar için istiğfar etmişsin veya etmemişsin haklarında müsavidir.

    Allah onları katiyyen affetmeyecek, şüphe yok ki Allah fasıklar güruhunu hidayete edirmez." Yani Allah fasıkların gösterdikleri kibirin ve tevbeyi kabul etmeyişlerinin karşılığını verecektir. Bu sebeple Allah Tealâ beyan etti ki onlar nifakta ısrar ettikleri ve inkârda devam ettikleri için istiğfar onlara fayda vermez. Kendileri için istiğfar edilse de edilmese de onlara faydası olmaz ve nifak üzere kaldıkları müddetçe Allah onları asla affetmez. Çünkü Allah itaattan çıkanları, Allah'a isyanda ısrar edenleri muvaffak kılmaz. Münafıklar da bu zümredendir.

    Yukarıda da geçtiği gibi Katade şöyle dedi: Bu ayetin Tevbe süresindeki "Onlar için istiğfar et veya istiğfar etme..." ayetinden sonra nazil olduğunu görüyoruz. Çünkü bu ayet-i kerime indiği zaman Rasulullah (s.a.) "Rab-bim beni serbest bıraktı, onlar için yaptığım istiğfarı yetmişin üstüne çıkaracağım." dedi. Bunun üzerine "Allah onları katiyyen affetmeyecek, şüphe yok ki Allah fasıklar güruhunu hidayete erdirmez." ayeti indi.


    Ayetlerden Çıkan Hüküm Ve Hikmetler:


    Bu ayetler şu hususlara işaret etmektedir:

    1- Allah'ın münafıklara gazap etmesinin ilk sebebi, yaptıklarından ve söylediklerinden dolayı özür dilemeyi kabul etmemeleri, kibir göstererek iman etmeyip Rasulullah'tan (s.a.) yüz çevirmeleridir.

    2- Münafıklar için istiğfar edilmesi de edilmemesi de müsavidir. İstiğfarın onlara hiçbir şekilde faydası olmaz. Çünkü bu halleriyle Allah onları affetmez ve ezelî ilminde fasık ve kâfir olarak öleceği sabit olmuş kişiyi Allah hidayete erdirmez.





+ Yorum Gönder