+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Misafir Soruları Kategorisinden Cehenneme giren ebedi cehennemde kalacak ayeti Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Misafir

    Cehenneme giren ebedi cehennemde kalacak ayeti






  2. yasemin
    Mum Ve Merhem Olabilmek..

    Cevap: Cehenneme giren ebedi cehennemde kalacak ayeti


    Reklam



    Cevap: Bakara Suresi'nin 81-82. Ayet Tefsiri – Fizilal'il Kur'an – Seyyid Kutub

    81- Hayır, öyle birşey yok. Kim kötülük işler de günahı tarafından kuşatılırsa onlar ebedi olarak kalmak üzere Cehennemliktirler.

    82-İman edip iyi ameller işleyenler de orada ebedi olarak kalmak üzere Cennetliktirler.

    Bu iki ayette belirli bir anlam inceliği, son derece edebi bir üslupla anlatılı-yor. Aynı zamanda bu anlam inceliğine bağlı olarak kesin bir ilâhi hüküm dile getiriliyor. Ayetleri birazcık irdeleyerek, bu ilâhi hükmün sebepleri ve sırları hak-kında birşeyler ortaya koymaya çalışalım. İlk ayetin baş tarafını tekrar okuyoruz:

    “Hayır, öyle bir şey yok! Kim kötülük işler (kazanır) de günahı tarafından kuşatılırsa…”

    “Günah kazanmak” ne demektir? Bu deyimle kasdedilen zihni anlam “günaha girmek”tir. Fakat, bu deyim bilinen bir psikolojik duruma işaret ediyor ki, o da şudur: Günaha giren kimse onu alışkanlık sonucu işler, ondan haz duyar, onu tatlı bulur, şu ya da bu anlamda kazanç sayar. Eğer onu çirkin birşey olarak algılasaydı, onu işlemezdi. Eğer onu kendisi için bir kayıp, bir zarar olarak algılasaydı, onu hırsla yapmaya girişmez, onun, duygularına egemen olma-sına meydan ve iç dünyasını kuşatmasına fırsat vermezdi. Tersine, eğer onu kendisi hesabına zararlı birşey olarak algılasaydı, onun gölgesine yanaşmaması, istemeyerek işlese bile, ondan dolayı Allah’tan af dilemesi ve ondan kaçıp başka birşeye sığınması beklenirdi. O zaman günah, benliğini kuşatamaz, duygularına egemen olamaz, tevbe ve kefaret kapılarını yüzüne kapatamazdı.

    Ayetteki “Günahı tarafından kuşatıldı” deyimi bu anlamı somut biçimde ifade ediyor. Bu üslup Kur’an’a özgü ifade tarzının bir özelliği, yalnız O’nda rastlanabilen karakteristik bir anlatım biçimidir. Bu üslup, sözlere soyut zihni anlamlarından farklı bir etkileme gücü yükler, hareket ve imajdan yoksun ifadelere somutluk algısı kazandırır. Düşünelim ki, “inatla günaha girme”yi ifade eden hiçbir anlatım tarzı, burada canlandırılan imajı okuyucuya veremez. O ki, gözümüzün önünde kasıtlı, isteyerek günaha giren, günahının tutsağı olmuş, onun etkisinde yaşayan, onun havasını soluyan, onunla birlikte ve onun için nefes alıp veren bir imajı gözlerimiz önünde canlandırmaktadır.

    O zaman, yani, günah zindanına kapanan nefsin yüzüne tevbe kapıları kapatılınca, işte o zaman şu kesin ve adaletli ceza gerçekleşir:

    “Onlar içinde ebedî olarak kalmak üzere Cehennemliktirler.”

    Şimdi de bu hükmün karşıtını okuyoruz:

    “İman edip iyi ameller işleyenler de orada ebedi olarak kalmak üzere Cennetliktirler.”

    Buna göre, kalpden salih amel biçiminde dışa yansımak, imanın gereklerindendir. İmanlı olduklarını iddia edenlerin bu realiteyi kavramaları gerekir. Müslüman olduğunu söyleyen bizler, şu gerçeğin bilincine varmaya ne kadar muhtacız! Dışarıya iyi amel biçiminde yansımayan imanın varlığından sözedilemez. Buna göre, “Biz müslümanız” dedikten sonra toplumda bozgunculuk çıkaranların ve ideal düzenin ilk şartı olan yüce Allah’ın önerdiği hayat tarzını topluma vurgulamanın, O’nun şeriatını hayata egemen kılmanın ve O’nun teklif ettiği ahlâkı insanlara benimsetmenin karşısına dikilenlerde imanın zerresi bile yoktur; bunlar Allah katında hiçbir sevap payı beklememelidirler; onları yüce Allah’ın azabından hiçbir şey kurtaramaz. Böylelerinin yukardaki ayetlerde bize anlatıldığı türden yahudî hayallerine kapılmaları, bu tür asılsız kuruntularla Ahirete dönük beklentiler beslemeleri hiçbir anlam taşımaz.



    *Alıntıdır

  3. Şema
    el-âsa limen âsa
    Cehennemde ebedi kalacak olanlar, kâfirler, münafıklar ve müşriklerdir.

    81— Hayır, kötülük yapıp da günahı kendisini kuşatan kimseler, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar ateşte temelli kalıcıdırlar.

    82— îman edip, sâlih âmeller işleyenler; işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada temelli kalıcıdırlar.


    AYETLERİN TEFSİRİ (İbni Kesir)

    Allah Teâlâ buyuruyor ki; Mesele sizin arzuladığınız ve istediğiniz gibi değildir. Aksine kim bir kötülük yapıp ta günahı kendisini kuşatırsa, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar ateşte temelli kalacaklardır. Kim de îman edip Allah'a ve Rasûlüne inanırsa, şeriata uygun düşen sâlih ameli işlerse onlar cennet ehlidirler. Burası Allah Teâlâ'nın şu kavline çok benzemektedir : «Bu, sizin kuruntularınıza ve kitab ehlinin kuruntularına göre değildir. Kim fenalık yaparsa cezasını görür. Kendisine Allah'dan başka ne dost ve ne de yardımcı bulur. Erkek veya kadın mü'min olarak kim sâlih ameller işlerse işte onlar cennete girerler, kendilerine zerre kadar zulmedilmez.» (Nisa, 123 -124)

    Muhammed îbn İshâk derki; bana Muhammed İbn Muhammed, Said ve îkrime yoluyla îbn Abbas'dan nakletti ki, o şöyle demiş : Hayır kötülük yapıp da günahı kendisini kuşatan kimseler, işte onlar cehennemliklerdir.» Yani sizin amelleriniz gibi amel işleyip sizin küfrettiğiniz gibi küfrederek küfrü kendini kuşatan, kimse için hiç bir hasene yoktur. Bir rivayette tbn Abbâs bunun şirk olduğunu söylemiş. İbn Ebu Hatim, Ebu Vâil, Ebu'l-Âliye, Mücâhid, İkrime, Hasan, Katâde, Rebî' İbn Enes'den de aynı şekilde rivayet nakledildiğini söyler. Hasan da aynı şekilde söyler. Süddî ise kötülüğün büyük günah olduğunu bildirir. İbn Cüreyc Mücâhid'den nakleder ki: «Günahı kendilerini kuşatan» yani kalplerini ihata eden demektir. Ebu Hüreyre, Ebu Vâil, Atâ, Hasan da «Günahı kendisini kuşatan» ı şirki sebebiyle günahı kendisini kuşatan diye tefsir etmişlerdir. A'meş... Rebî'in bu âyeti şöyle tefsir ettiğini söyler: Tevbe etmeden evvel hatâları üzere ölen kimse. Süddî ve Ebu Rezîn'den de benzer şekilde rivayet nakledilir. Ebu'l-Âliye, Mücâhid ve Hasan bir rivayete göre, Katâde ve Rebî' İbn Enes'den de bir başka rivayete göre nakledilir ki; «Günahı kendisini kuşatan»; büyük günahı kendisini çevreleyen, ihata eden demektir. Bütün bu söylenenler mânâ bakımından birbirine yakındır. Doğruyu en iyi Allah bilir.

    Burada İmâm Ahmed'in rivayet ettiği bir hadîs zikredilir ki buna göre, Süleyman İbn Dâvûd... Abdullah İbn Mes'ûd'dan nakleder ki Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurmuş : Günahların küçük sayılanlarından siz sizi koruyun, çünkü bunlar birleşerek adamı helâka götürürler. Rasûlullah (s.a.) onlar için bir de örnek vermiş. Bunlar çöle inmiş bir kavim gibidirler. Bir şey hazırlamışlardır. Bir kişi çevreye gidip bir çöp getiriyor öbürü de gidip bir çöp getiriyordu. Nihayet odunu topladılar ve ateşi yaktılar ve ateşe attıkları şeyi pişirdiler.

    Muhammedİbn İshâk, Saîd veya İkrime yoluyla İbn Abbas'dan nakleder ki o, şöyle demiş : «îman edip sâlih ameller işleyenler işte onlar cennetliklerdir.» Yani sizin (Yahudiler) küfrettiğinize inanıp terkettiğiniz dine göre amel edenler için cennet vardır, orada ebediyyen kalacaklardır, demektir. Allah onlara hayra göre sevabın, şerre göre cezâmn bulunduğunu haber vermekte ve bunun asla kesintiye uğramayacağını bildirmektedir.

+ Yorum Gönder