Konusunu Oylayın.: Dua etmenin fazileti ile ilgili hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Dua etmenin fazileti ile ilgili hadisler
  1. 28.Mart.2015, 17:21
    1
    Misafir

    Dua etmenin fazileti ile ilgili hadisler






    Dua etmenin fazileti ile ilgili hadisler Mumsema hadislerle dua etmenin fazileti ile ilgili bilgi verir misiniz


  2. 28.Mart.2015, 17:21
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 29.Mart.2015, 14:49
    2
    Katade
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Nisan.2013
    Üye No: 100895
    Mesaj Sayısı: 648
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7

    Cevap: Dua etmenin fazileti ile ilgili hadisler




    Dua etmenin fazileti ile ilgili hadisler

    Hz. Peygamber (sav) Allah (cc)’ı zikretme konusu yaratılmışların en üstünü idi. Günün her anında ve hangi işle meşgul olursa olsun Allah (cc)’ı anmaktan ve dua etmekten geri durmazdı. Kuran’da "De ki: "Sizin duanız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi?..." (Furkan Suresi, 77) buyuruluyor. Resulullah Efendimiz (sav) bunu layıkıyla kavramış olduğundan hangi durumda olursa olsun dua etmekten ve Allah (cc)’ı anmaktan geri durmazdı.
    Resulullah (sav)’ın dua konusuna verdiği ehemmiyeti aşağıdaki sözlerinden daha iyi anlayabiliriz:
    "Allah Katında duadan makbul ve kıymetli hiç birşey yoktur." (Tirmizi)
    "Allah’ın fazlından isteyin. Allah Kendinden istenmesini sever. İbadetlerin makbulu, ferahlığı beklemektir." (Tirmizi)
    "Kulun Allah’a en çok yakın olduğu secde halidir. Secdede Allah’a çok dua edin." (Müslim)
    "Muhakkak ki sizin Rabbiniz haya ve kerem sahibidir. Kulları ellerini kaldırıp kendisinden birşey istedikleri zaman, onları boş çevirmez." (Tirmizi-Ebu Davud)
    "Dua ettiğiniz zaman, kabul olunacağına inanarak dua edin. Bilmiş olun ki, gafletle yapılan duaları Allah kabul etmez." (Tirmizi)
    "Allahu Teala dualarınızı kabul eder. Ta ki dua ettim hala kabul olmadı deyip acele etmedikçe. Allah’tan çok isteyin. Çünkü siz kerem sahibinden istiyorsunuz." (Buhari-Müslim)
    Resulullah (sav)’ın gün içinde sık tekrarladığı bir dua şöyledir:
    "Yüzümü, göğsü inanç dolu bir Müslüman olarak yeri ve göğü Yaratana çevirdim. Ben O’na ortak koşanlardan değilim. Kıldığım namaz, yaptığım ibadetler, hayatım ve ölümüm ortağı bulunmayan alemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.
    Allah’ım hükümran Sensin. Sen’den başka İlah yoktur. Sen Rabbimsin. Ben Senin kulunum. Rabbim, günahlarımı ancak Sen bağışlarsın. Beni en güzel huylara ulaştır. Zaten en güzellerine ancak Sen ulaştırırsın. Kötü huyları benden uzaklaştır. Onları Sen’den başkası benden uzaklaştıramaz. Ben Seninleyim. Sana döneceğim. Sen yüceler yücesisin. Affına sığınıyor, Sana yöneliyorum.
    Göklerin ve yerin Yaratıcısı, gizli olanı, aşikar olanı bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri konularda kullarının arasında Sen hükmedersin. İzninle, hakta ayrılığa düştükleri konularda beni hakka ulaştır. Şüphesiz Sen dilediğini doğru yola eriştirirsin." (Tirmizi-Müslim)
    Peygamberimiz (sav)’in uyandığında ettiği dua ise şöyledir:
    "Bizi ölümünden sonra dirilten Allah’a hamdolsun. O’nun huzurunda toplanacağız. Tek Allah’tan başka İlah yoktur. O’nun ortağı yoktur. Mülk O’nundur. Hamd O’nadır. O herşeye kadirdir. Allah’a hamdolsun. Allah’ı bütün eksikliklerden tenzih ederim. Allah’tan başka İlah yoktur. Allah en yücedir." (Buhari-Tirmizi)
    Peygamberimiz (sav)’in evinden çıktığında yaptığı dua:
    "Allah’ın adıyla. Allah’a tevekkül ettim. Allah’ım sapıklığa düşmekten ve düşürülmekten, ayağımın kaymasından ve kaydırılmasından, zulmetmekten ve zulme uğramaktan, cehalete düşmekten ve cahil görünmekten Sana sığınırım." (Tirmizi)
    Peygamberimiz (sav)’in mescide girdiğinde yaptığı dua:
    "Allah’ım günahlarımı bağışla ve bana rahmetinin kapılarını aç." (İbn-i Mace)
    Peygamberimiz (sav)’in evine girerken yaptığı dua:
    "Beni koruyan ve sığındıran Allah’a hamdolsun. Beni yediren ve içiren Allah’a hamdolsun. Bana iyilikte bulunan ve iyiliği artıran Allah’a hamdolsun. Yarab! Senden beni cehennemden korumanı dilerim." (Ebu Davud)
    Peygamberimiz (sav)’in bir başka duası:
    "Allah’ım! Görünen görünmeyen, maddi-manevi bütün pisliklerden, kovulmuş şeytandan Sana sığınırım." (Taberani)
    Peygamberimiz (sav)’in ezan okunduğunda yaptığı dua:
    Peygamberimiz (sav)’in yemek duası:
    "Allah’ım! Yedirdin, içirdin, muhtaç etmedin, memnun ettin. Hidayet ettin ve dirilttin. Verdiğin nimetler mukabilinde Sana hamdolsun." (Ahmed)
    Hz. Muhammed’in (sav) hadislerinde duanın adabı şöyle açıklanmıştır:
    1) Şerefli vakitleri aramak:
    Sene içerisinde arefe günleri, Ramazan ayı, perşembe geceleri, seher vakitleri, Peygamberimiz (sav)’in çokça dua ettiği zamanlardır.
    2) Allah Katında önemli olan anlarda dua etmek:
    Peygamber Efendimiz (sav), "Gök kapıları, İslam topluluğu ile küfür topluluğunun karşılaştığı, yağmurun yağdığı ve farz namazlarının kılındığı esnada açılır. Bu vakitleri ganimet bilerek dua edin" buyurmuştur.
    Başka bir hadiste ise, "Oruçlunun duası reddolunmaz" (Tirmizi) buyrulmuştur. Böyle anlarda dua edilmesine özen göstermek hem duanın kabulü, hem de Sünnet-i Seniyye’nin yerine getirilmesi açısından önemlidir.
    3) Dua sırasında kıbleye dönmek, elleri kaldırmak, avuçları birleştirip avuç içini yüze doğru ve gözleri semaya çevirmek sünnettendir.
    Resul-i Ekrem Efendimiz (sav) dua ettiği zaman koltuk altı görünecek kadar elini kaldırır ve dua sırasında parmakları ile işaret etmezdi. (Müslim)

    4) Duayı gizlice, hafif sesle yapmak:
    "Ey insanlar! Sizin dua ettiğiniz Allah sizinle atlarınızın boynu arasındadır." (Müslim)
    5) Duada yapmacık sözlerden sakınmak:
    Dua eden kişi tevazu ve huşu içinde istemeli, yapmacık sözlerden kaçınmalıdır. Peygamberimiz (sav) bir hadisinde, "İleride duada haddini aşan cemaatler türeyecektir" buyurmuştur. Dua eden kişi aczini ifade etmeli, külfetli ve manasız isteklerden kaçınmalıdır.
    6) Allah’tan (cc) korkarak, kabulünü umarak ve ısrarla dua etmek:
    "Dua ettiğiniz zaman, kabul olunacağına inanarak dua edin. Bilmiş olun ki gafletle yapılan duaları Allah kabul etmez." (Tirmizi)
    "Allah dualarınızı kabul eder. Ta ki dua ettim deyip hala kabul olmadı deyip acele etmedikçe. Allah’tan çok isteyin. Çünkü siz kerem sahibinden istiyorsunuz." (Müslim)

    Duanın, (Allah’a yalvarmanın) pek çok faydaları vardır. Buna bağlı olarak bu hakikati dile getiren pek çok ayet ve hadisler mevcuttur. Müminin önemli görevlerinden birisi de ahbaplarına, akraba ve komşularına, aile efradına, ümmet-i Muhammed’e, vatan ve milletin sıhhat ve selametine Allah’a tezellül ve tevazu ile dua ederek yalvarmaktır. Zira dua, belaların reddine ve ilahi rahmetin celbine vesile olur. Kulun günahlarının affına, derecesinin yükselmesine, ömrünün ve rızkının bereketine sebep olur. Hz Peygamber (SAV) şöyle buyuruyor: “Dua ibadetten ibarettir. Allah diyor ki: “Bana dua edin ben de size icabet edeyim.” İSLAM BÜYÜKLERİNDEN BİRİ ŞÖYLE DİYOR: “Dua, eğriliklerin kaldırılmasını ve maksadın kazanılmasını sağlayan en güçlü vasıtadır. Eğer yapılan dualar tesirini göstermiyorsa bu; Ya Allah’a düşmanlık besleyen zayıf karakterli bir kimsenin Allah’ın asla kabul etmeye yanaşmayacağı bir dilekte bulunmasından ileri gelir, ya kişi dua ederken bütün kalbiyle Allah’a yönelmemesinden ve bozuk kalpli oluşundan ileri gelir, ya da haram yemek gibi, hırsızlık yapmak gibi, günahkâr olma gibi, gaflete dalmak ve nefsin sonu gelmez arzu ve isteklerinin peşinden koşmak gibi duanın kabulüne engel bir sebepten ileri gelir.”


  4. 29.Mart.2015, 14:49
    2
    Devamlı Üye



    Dua etmenin fazileti ile ilgili hadisler

    Hz. Peygamber (sav) Allah (cc)’ı zikretme konusu yaratılmışların en üstünü idi. Günün her anında ve hangi işle meşgul olursa olsun Allah (cc)’ı anmaktan ve dua etmekten geri durmazdı. Kuran’da "De ki: "Sizin duanız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi?..." (Furkan Suresi, 77) buyuruluyor. Resulullah Efendimiz (sav) bunu layıkıyla kavramış olduğundan hangi durumda olursa olsun dua etmekten ve Allah (cc)’ı anmaktan geri durmazdı.
    Resulullah (sav)’ın dua konusuna verdiği ehemmiyeti aşağıdaki sözlerinden daha iyi anlayabiliriz:
    "Allah Katında duadan makbul ve kıymetli hiç birşey yoktur." (Tirmizi)
    "Allah’ın fazlından isteyin. Allah Kendinden istenmesini sever. İbadetlerin makbulu, ferahlığı beklemektir." (Tirmizi)
    "Kulun Allah’a en çok yakın olduğu secde halidir. Secdede Allah’a çok dua edin." (Müslim)
    "Muhakkak ki sizin Rabbiniz haya ve kerem sahibidir. Kulları ellerini kaldırıp kendisinden birşey istedikleri zaman, onları boş çevirmez." (Tirmizi-Ebu Davud)
    "Dua ettiğiniz zaman, kabul olunacağına inanarak dua edin. Bilmiş olun ki, gafletle yapılan duaları Allah kabul etmez." (Tirmizi)
    "Allahu Teala dualarınızı kabul eder. Ta ki dua ettim hala kabul olmadı deyip acele etmedikçe. Allah’tan çok isteyin. Çünkü siz kerem sahibinden istiyorsunuz." (Buhari-Müslim)
    Resulullah (sav)’ın gün içinde sık tekrarladığı bir dua şöyledir:
    "Yüzümü, göğsü inanç dolu bir Müslüman olarak yeri ve göğü Yaratana çevirdim. Ben O’na ortak koşanlardan değilim. Kıldığım namaz, yaptığım ibadetler, hayatım ve ölümüm ortağı bulunmayan alemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.
    Allah’ım hükümran Sensin. Sen’den başka İlah yoktur. Sen Rabbimsin. Ben Senin kulunum. Rabbim, günahlarımı ancak Sen bağışlarsın. Beni en güzel huylara ulaştır. Zaten en güzellerine ancak Sen ulaştırırsın. Kötü huyları benden uzaklaştır. Onları Sen’den başkası benden uzaklaştıramaz. Ben Seninleyim. Sana döneceğim. Sen yüceler yücesisin. Affına sığınıyor, Sana yöneliyorum.
    Göklerin ve yerin Yaratıcısı, gizli olanı, aşikar olanı bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri konularda kullarının arasında Sen hükmedersin. İzninle, hakta ayrılığa düştükleri konularda beni hakka ulaştır. Şüphesiz Sen dilediğini doğru yola eriştirirsin." (Tirmizi-Müslim)
    Peygamberimiz (sav)’in uyandığında ettiği dua ise şöyledir:
    "Bizi ölümünden sonra dirilten Allah’a hamdolsun. O’nun huzurunda toplanacağız. Tek Allah’tan başka İlah yoktur. O’nun ortağı yoktur. Mülk O’nundur. Hamd O’nadır. O herşeye kadirdir. Allah’a hamdolsun. Allah’ı bütün eksikliklerden tenzih ederim. Allah’tan başka İlah yoktur. Allah en yücedir." (Buhari-Tirmizi)
    Peygamberimiz (sav)’in evinden çıktığında yaptığı dua:
    "Allah’ın adıyla. Allah’a tevekkül ettim. Allah’ım sapıklığa düşmekten ve düşürülmekten, ayağımın kaymasından ve kaydırılmasından, zulmetmekten ve zulme uğramaktan, cehalete düşmekten ve cahil görünmekten Sana sığınırım." (Tirmizi)
    Peygamberimiz (sav)’in mescide girdiğinde yaptığı dua:
    "Allah’ım günahlarımı bağışla ve bana rahmetinin kapılarını aç." (İbn-i Mace)
    Peygamberimiz (sav)’in evine girerken yaptığı dua:
    "Beni koruyan ve sığındıran Allah’a hamdolsun. Beni yediren ve içiren Allah’a hamdolsun. Bana iyilikte bulunan ve iyiliği artıran Allah’a hamdolsun. Yarab! Senden beni cehennemden korumanı dilerim." (Ebu Davud)
    Peygamberimiz (sav)’in bir başka duası:
    "Allah’ım! Görünen görünmeyen, maddi-manevi bütün pisliklerden, kovulmuş şeytandan Sana sığınırım." (Taberani)
    Peygamberimiz (sav)’in ezan okunduğunda yaptığı dua:
    Peygamberimiz (sav)’in yemek duası:
    "Allah’ım! Yedirdin, içirdin, muhtaç etmedin, memnun ettin. Hidayet ettin ve dirilttin. Verdiğin nimetler mukabilinde Sana hamdolsun." (Ahmed)
    Hz. Muhammed’in (sav) hadislerinde duanın adabı şöyle açıklanmıştır:
    1) Şerefli vakitleri aramak:
    Sene içerisinde arefe günleri, Ramazan ayı, perşembe geceleri, seher vakitleri, Peygamberimiz (sav)’in çokça dua ettiği zamanlardır.
    2) Allah Katında önemli olan anlarda dua etmek:
    Peygamber Efendimiz (sav), "Gök kapıları, İslam topluluğu ile küfür topluluğunun karşılaştığı, yağmurun yağdığı ve farz namazlarının kılındığı esnada açılır. Bu vakitleri ganimet bilerek dua edin" buyurmuştur.
    Başka bir hadiste ise, "Oruçlunun duası reddolunmaz" (Tirmizi) buyrulmuştur. Böyle anlarda dua edilmesine özen göstermek hem duanın kabulü, hem de Sünnet-i Seniyye’nin yerine getirilmesi açısından önemlidir.
    3) Dua sırasında kıbleye dönmek, elleri kaldırmak, avuçları birleştirip avuç içini yüze doğru ve gözleri semaya çevirmek sünnettendir.
    Resul-i Ekrem Efendimiz (sav) dua ettiği zaman koltuk altı görünecek kadar elini kaldırır ve dua sırasında parmakları ile işaret etmezdi. (Müslim)

    4) Duayı gizlice, hafif sesle yapmak:
    "Ey insanlar! Sizin dua ettiğiniz Allah sizinle atlarınızın boynu arasındadır." (Müslim)
    5) Duada yapmacık sözlerden sakınmak:
    Dua eden kişi tevazu ve huşu içinde istemeli, yapmacık sözlerden kaçınmalıdır. Peygamberimiz (sav) bir hadisinde, "İleride duada haddini aşan cemaatler türeyecektir" buyurmuştur. Dua eden kişi aczini ifade etmeli, külfetli ve manasız isteklerden kaçınmalıdır.
    6) Allah’tan (cc) korkarak, kabulünü umarak ve ısrarla dua etmek:
    "Dua ettiğiniz zaman, kabul olunacağına inanarak dua edin. Bilmiş olun ki gafletle yapılan duaları Allah kabul etmez." (Tirmizi)
    "Allah dualarınızı kabul eder. Ta ki dua ettim deyip hala kabul olmadı deyip acele etmedikçe. Allah’tan çok isteyin. Çünkü siz kerem sahibinden istiyorsunuz." (Müslim)

    Duanın, (Allah’a yalvarmanın) pek çok faydaları vardır. Buna bağlı olarak bu hakikati dile getiren pek çok ayet ve hadisler mevcuttur. Müminin önemli görevlerinden birisi de ahbaplarına, akraba ve komşularına, aile efradına, ümmet-i Muhammed’e, vatan ve milletin sıhhat ve selametine Allah’a tezellül ve tevazu ile dua ederek yalvarmaktır. Zira dua, belaların reddine ve ilahi rahmetin celbine vesile olur. Kulun günahlarının affına, derecesinin yükselmesine, ömrünün ve rızkının bereketine sebep olur. Hz Peygamber (SAV) şöyle buyuruyor: “Dua ibadetten ibarettir. Allah diyor ki: “Bana dua edin ben de size icabet edeyim.” İSLAM BÜYÜKLERİNDEN BİRİ ŞÖYLE DİYOR: “Dua, eğriliklerin kaldırılmasını ve maksadın kazanılmasını sağlayan en güçlü vasıtadır. Eğer yapılan dualar tesirini göstermiyorsa bu; Ya Allah’a düşmanlık besleyen zayıf karakterli bir kimsenin Allah’ın asla kabul etmeye yanaşmayacağı bir dilekte bulunmasından ileri gelir, ya kişi dua ederken bütün kalbiyle Allah’a yönelmemesinden ve bozuk kalpli oluşundan ileri gelir, ya da haram yemek gibi, hırsızlık yapmak gibi, günahkâr olma gibi, gaflete dalmak ve nefsin sonu gelmez arzu ve isteklerinin peşinden koşmak gibi duanın kabulüne engel bir sebepten ileri gelir.”





+ Yorum Gönder