Konusunu Oylayın.: Hicret ve muharrem ayı hakkında vaaz

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hicret ve muharrem ayı hakkında vaaz
  1. 22.Ekim.2014, 23:34
    1
    Misafir

    Hicret ve muharrem ayı hakkında vaaz






    Hicret ve muharrem ayı hakkında vaaz Mumsema selamın aleyküm
    Hicret ve muharrem ayı ile ilgili vaaz ve sohbet konusu isityorum
    şimdiden teşekkürler.


  2. 22.Ekim.2014, 23:34
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    selamın aleyküm
    Hicret ve muharrem ayı ile ilgili vaaz ve sohbet konusu isityorum
    şimdiden teşekkürler.


    Benzer Konular

    - Muharrem Ayı, Haramlar; Hicret ve Kerbela

    - Muharrem ayı hakkında video vaaz sohbet

    - Muharrem Ayı ve Hicret

    - Hicret ve muharrem hutbe

    - Hicret ve muharrem ayı hutbeleri

  3. 29.Ekim.2014, 16:27
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Hicret ve muharrem ayı hakkında vaaz




    Hicret ve muharrem ayı hakkında vaaz



    İslâm tarihinde bir dönüm noktası olarak Sevgili Peygamberimiz (sav)’in hicreti esas alınarak hicri yılbaşı kabul edilen ve Peygamberimiz (sav)’in “Allah’ın ayı” olarak nitelediği Muharrem ayını idrak etmiş bulunuyoruz.Bu ay ve bu ayın onuncu günü olan Aşura, önceki peygamberler ve ümmetleri açısından olduğu kadar Müslümanlar açısından da ayrı bir önem taşımaktadır. Hz. Adem’in tevbesinin kabulü, Hz. Nuh’un gemisinin tufandan, Hz. İbrahim’in ateşten ve Hz. Musa’nın Firavun’un zulmünden kurtulması gibi inananlar nazarında ve insanlık için önemli olan pek çok hadisenin bu ayla ve günle irtibatlandırılması atfedilen önemin bir göstergesidir.Hicri takvimin ilk ayı olan Muharremin günümüzdeki en önemli anlamlarından biri, Sevgili Peygamberimiz (sav)’in Medine’ye hicretiyle birlikte başta Evs ve Hazrec olmak üzere farklı kabilelere mensup Müslümanların ve o bölgede yaşayan bütün diğer inanç mensuplarının birlik beraberlik, karşılıklı saygı ve ortak bir güvenlik ve huzur anlaşması çerçevesinde barış içinde bir arada yaşamaya başlamasıdır. Bu yönüyle hicret günümüzde alınması gereken pek çok dersleri içermektedir.Muharrem ve Aşure, aynı zamanda Peygamberimiz (sav)’in torunu Hz. Hüseyin’in bu ayda ve Aşure gününde şehid edilmesi nedeniyle bu müessif olayla da hatırlanır olmuştur. Sevgili Peygamberimiz’in, Hz. Hasan ile birlikte “dünyada çiçeklerim”, “cennet gençlerinin efendileri” diye nitelediği ve “Allah’ım, ben bunları seviyorum, sen de sev” diye dua ettiği Hz. Hüseyin’in ve çoğu Ehl-i Beyt mensubu, masum 70’den fazla insanın 10 Muharrem 61’de siyasi ihtiraslar uğruna Kerbela’da şehit edilmesi, Hz. Peygamber’i ve O’nun Ehl-i Beyti’ni seven başta milletimiz olmak üzere bütün mü’minleri, o günden bugüne derinden yaralamış, kalpleri incitmiş, dünyanın neresinde bulunursa bulunsun, bölgesi, kültürü, mezhep ve meşrebi ne olursa olsun bütün Müslümanları elim acılara sevk etmiş ve bu olay Müslümanların ortak hafızasında acı bir iz bırakmıştır.

    Bu itibarla, başta Seyyid-i Şühedâ Hz. Hüseyin ve Kerbelâ şehitleri olmak üzere bütün şehitlerimizi rahmetle anıyor, günümüzde bütün Müslümanlara düşen en önemli görevlerden birinin bu tür müessif olaylardan ders almak, Müslümanların birlik ve beraberliğini zedeleyecek her türlü olumsuz tutum ve davranışlardan kaçınmak olduğunu bir kez daha ifade ediyor ve ondört asırdan beri Hz. Peygamber ve Ehl-i Beyt sevgisi etrafında kenetlenen milletimizin barış, huzur, güven, karşılıklı sevgi ve saygı içerisinde yaşamasını Cenab-ı Mevla’dan niyaz ediyorum.



  4. 29.Ekim.2014, 16:27
    2
    Devamlı Üye



    Hicret ve muharrem ayı hakkında vaaz



    İslâm tarihinde bir dönüm noktası olarak Sevgili Peygamberimiz (sav)’in hicreti esas alınarak hicri yılbaşı kabul edilen ve Peygamberimiz (sav)’in “Allah’ın ayı” olarak nitelediği Muharrem ayını idrak etmiş bulunuyoruz.Bu ay ve bu ayın onuncu günü olan Aşura, önceki peygamberler ve ümmetleri açısından olduğu kadar Müslümanlar açısından da ayrı bir önem taşımaktadır. Hz. Adem’in tevbesinin kabulü, Hz. Nuh’un gemisinin tufandan, Hz. İbrahim’in ateşten ve Hz. Musa’nın Firavun’un zulmünden kurtulması gibi inananlar nazarında ve insanlık için önemli olan pek çok hadisenin bu ayla ve günle irtibatlandırılması atfedilen önemin bir göstergesidir.Hicri takvimin ilk ayı olan Muharremin günümüzdeki en önemli anlamlarından biri, Sevgili Peygamberimiz (sav)’in Medine’ye hicretiyle birlikte başta Evs ve Hazrec olmak üzere farklı kabilelere mensup Müslümanların ve o bölgede yaşayan bütün diğer inanç mensuplarının birlik beraberlik, karşılıklı saygı ve ortak bir güvenlik ve huzur anlaşması çerçevesinde barış içinde bir arada yaşamaya başlamasıdır. Bu yönüyle hicret günümüzde alınması gereken pek çok dersleri içermektedir.Muharrem ve Aşure, aynı zamanda Peygamberimiz (sav)’in torunu Hz. Hüseyin’in bu ayda ve Aşure gününde şehid edilmesi nedeniyle bu müessif olayla da hatırlanır olmuştur. Sevgili Peygamberimiz’in, Hz. Hasan ile birlikte “dünyada çiçeklerim”, “cennet gençlerinin efendileri” diye nitelediği ve “Allah’ım, ben bunları seviyorum, sen de sev” diye dua ettiği Hz. Hüseyin’in ve çoğu Ehl-i Beyt mensubu, masum 70’den fazla insanın 10 Muharrem 61’de siyasi ihtiraslar uğruna Kerbela’da şehit edilmesi, Hz. Peygamber’i ve O’nun Ehl-i Beyti’ni seven başta milletimiz olmak üzere bütün mü’minleri, o günden bugüne derinden yaralamış, kalpleri incitmiş, dünyanın neresinde bulunursa bulunsun, bölgesi, kültürü, mezhep ve meşrebi ne olursa olsun bütün Müslümanları elim acılara sevk etmiş ve bu olay Müslümanların ortak hafızasında acı bir iz bırakmıştır.

    Bu itibarla, başta Seyyid-i Şühedâ Hz. Hüseyin ve Kerbelâ şehitleri olmak üzere bütün şehitlerimizi rahmetle anıyor, günümüzde bütün Müslümanlara düşen en önemli görevlerden birinin bu tür müessif olaylardan ders almak, Müslümanların birlik ve beraberliğini zedeleyecek her türlü olumsuz tutum ve davranışlardan kaçınmak olduğunu bir kez daha ifade ediyor ve ondört asırdan beri Hz. Peygamber ve Ehl-i Beyt sevgisi etrafında kenetlenen milletimizin barış, huzur, güven, karşılıklı sevgi ve saygı içerisinde yaşamasını Cenab-ı Mevla’dan niyaz ediyorum.






+ Yorum Gönder