Konusunu Oylayın.: Hacda neden ihram giyilir

5 üzerinden 4.75 | Toplam : 4 kişi
Hacda neden ihram giyilir
  1. 12.Ağustos.2014, 19:15
    1
    Misafir

    Hacda neden ihram giyilir






    Hacda neden ihram giyilir Mumsema Hacda neden ihram giymeliyiz?


  2. 12.Ağustos.2014, 19:15
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 17.Ağustos.2014, 22:11
    2
    Ahmet
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Mayıs.2007
    Üye No: 529
    Mesaj Sayısı: 197
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Hacda neden ihram giymeliyiz?




    Hacda neden ihram giymeliyiz?

    Elbiseye ;elbise harici alemde soğuktan sıcaktan bizi koruduğu gibi örf-adet ve genel kabullere göre içtimai statümüzde birebir alakalı bir unsurdur.Şekli , biçimi ,rengi, uzunluğu -kısalığı ,eskiliği -yeniliği elbiseye ait ne varsa vasıf olarak söyleyebileceğimiz, bunların hepsi bir mana ifade eder.Bu manalar elbette farklı farklıdır.A şekli , B rengi, C deseni , D toplumu için bir mana ifade ederken, bir başka toplum için hiç bir mana ifade etmez.Veya birisi için müsbet çağrışımlar yaparken zihinde , kalbte , bir diğeri için menfi çağrışımlar yapar,yapabilir.O halde yüzlerce belki de binlerce etnik kökekene sahip , farklı dünyaların, farklı kültürlerin hakim olduğu geniş bir coğrafyadan , inancın bağıyla bağlanıp Mekke’ye gelenlerin tek ortak paydaları olan inançları haricinde kalan her şeyi ve onları birbirlerinden uzaklaştıran her türlü unsuru geri plana atmaları gerekmektedir.İşte elbise bunun için bir başlangıç noktasıdır.Ayrıca elbiselerniyet bahsinde bir cümle ile değindiğimiz gibi bizi bizden, bizi başkalarından saklar.Olduğumuzdan farklı gösterir.Dünyevi ölçüler içinde renk ,desen ,şekil, model her şeyi ile dış dünyaya mesajlar gönderir.Bir manada elbise insana benlik kazandırır.Halbuki hac yolculuğunda , O’na yönelişte , fıtratla bütünleşmede ‘ben’ yoktu, ‘biz’ vardı.Hatta belli bir süre sonra ‘biz’ de olmayacak ve sadece ‘O’ olacaktı.Herkese nasip olmasa da fenafillah vadilerinde dolaşacaktı.Öyleyse bu başlangıç noktasında ‘ben’ den uzaklaşmak şart , “ben’i hatırlatan her şeyden ırak kalmak elzem.

    O halde elbiseler hemen çıkartılmalı ve çıplak dolaşılmayacağına göre başka bir elbise giyilmeli.Ne giyeceğiz? Babamız Hz. Adem ne giydiyse onu? İlk insan ilk peygamber olarak babamızın giydiği, dolayısıyla bizim de giyeceğimiz , giymek zorunda olduğumuz yeni elbisenin adı , Kur’an’ın isimlendirmesi ile takvadır.”Takva elbisesi daha hayırlıdır.” beyanıyla anlatıyor bunu bize Kur’an.Kefene benzer iki parça beyaz kumaş , bu takva elbisesinin harice bakan yüzü .Cahiliye Arapları tavaf esnasında elbiselerini çıkartıyor ve çırıl çıplak tavaf ediyorlarmış bu düşünce ile mi? Elbette hayır .Çünkü sonrasında onların giydikleri elbise takva değil zulüm libası.Hayatları bunu ispatlamıyor mu?

    Takvanın ne olduğunu farklı bir dille anlatalım: ihramı giyen ve ihrama giren bir insan bu haliyle şunu demek istemektedir. adeta; ben memleketimde çok yüksek mevkilere sahip bir insanım, ama burada , Rabbin huzurunda , evinin önünde , mahşerin provasını yaptığımız bu yerde , her türlü unvanımı bir kenara iradi olarak bırakıyorum.

    Dünyada iken ukbayı yaşayan nice bakam ve mansıp erleri zaten ihram öncesinde de bu düşüncelere sahiptir.Mü’min böyle olmalı.Ancak böyle miyiz acaba? Kimilerimiz var ki hayatın içinde bu gerçekleri beşeriyet icabı belki de unutuyor ve farklılıklarımızı , üstünlüklerimizi izhar adına adına alimizden ne geliyorsa yapıyoruz.Eziyoruz başkalarını ve bundan zevk de alıyoruz.Vazifesi , yapsın diyoruz belki.Gurur ,kibir içinde herkese tepeden bakıyoruz.Söyleyin Allah aşkına , bizim toplumumuzda paranın azdırdığı insan sayısına ne demeli?Doğduğu yerleri,eşini, dostunu akrabasını hatta anasını , babasını unutan ,hor hakir gören kişilerin sayısı hakkındaki kanaatiniz nedir?

    Ahmet KURUCAN


  4. 17.Ağustos.2014, 22:11
    2
    Devamlı Üye



    Hacda neden ihram giymeliyiz?

    Elbiseye ;elbise harici alemde soğuktan sıcaktan bizi koruduğu gibi örf-adet ve genel kabullere göre içtimai statümüzde birebir alakalı bir unsurdur.Şekli , biçimi ,rengi, uzunluğu -kısalığı ,eskiliği -yeniliği elbiseye ait ne varsa vasıf olarak söyleyebileceğimiz, bunların hepsi bir mana ifade eder.Bu manalar elbette farklı farklıdır.A şekli , B rengi, C deseni , D toplumu için bir mana ifade ederken, bir başka toplum için hiç bir mana ifade etmez.Veya birisi için müsbet çağrışımlar yaparken zihinde , kalbte , bir diğeri için menfi çağrışımlar yapar,yapabilir.O halde yüzlerce belki de binlerce etnik kökekene sahip , farklı dünyaların, farklı kültürlerin hakim olduğu geniş bir coğrafyadan , inancın bağıyla bağlanıp Mekke’ye gelenlerin tek ortak paydaları olan inançları haricinde kalan her şeyi ve onları birbirlerinden uzaklaştıran her türlü unsuru geri plana atmaları gerekmektedir.İşte elbise bunun için bir başlangıç noktasıdır.Ayrıca elbiselerniyet bahsinde bir cümle ile değindiğimiz gibi bizi bizden, bizi başkalarından saklar.Olduğumuzdan farklı gösterir.Dünyevi ölçüler içinde renk ,desen ,şekil, model her şeyi ile dış dünyaya mesajlar gönderir.Bir manada elbise insana benlik kazandırır.Halbuki hac yolculuğunda , O’na yönelişte , fıtratla bütünleşmede ‘ben’ yoktu, ‘biz’ vardı.Hatta belli bir süre sonra ‘biz’ de olmayacak ve sadece ‘O’ olacaktı.Herkese nasip olmasa da fenafillah vadilerinde dolaşacaktı.Öyleyse bu başlangıç noktasında ‘ben’ den uzaklaşmak şart , “ben’i hatırlatan her şeyden ırak kalmak elzem.

    O halde elbiseler hemen çıkartılmalı ve çıplak dolaşılmayacağına göre başka bir elbise giyilmeli.Ne giyeceğiz? Babamız Hz. Adem ne giydiyse onu? İlk insan ilk peygamber olarak babamızın giydiği, dolayısıyla bizim de giyeceğimiz , giymek zorunda olduğumuz yeni elbisenin adı , Kur’an’ın isimlendirmesi ile takvadır.”Takva elbisesi daha hayırlıdır.” beyanıyla anlatıyor bunu bize Kur’an.Kefene benzer iki parça beyaz kumaş , bu takva elbisesinin harice bakan yüzü .Cahiliye Arapları tavaf esnasında elbiselerini çıkartıyor ve çırıl çıplak tavaf ediyorlarmış bu düşünce ile mi? Elbette hayır .Çünkü sonrasında onların giydikleri elbise takva değil zulüm libası.Hayatları bunu ispatlamıyor mu?

    Takvanın ne olduğunu farklı bir dille anlatalım: ihramı giyen ve ihrama giren bir insan bu haliyle şunu demek istemektedir. adeta; ben memleketimde çok yüksek mevkilere sahip bir insanım, ama burada , Rabbin huzurunda , evinin önünde , mahşerin provasını yaptığımız bu yerde , her türlü unvanımı bir kenara iradi olarak bırakıyorum.

    Dünyada iken ukbayı yaşayan nice bakam ve mansıp erleri zaten ihram öncesinde de bu düşüncelere sahiptir.Mü’min böyle olmalı.Ancak böyle miyiz acaba? Kimilerimiz var ki hayatın içinde bu gerçekleri beşeriyet icabı belki de unutuyor ve farklılıklarımızı , üstünlüklerimizi izhar adına adına alimizden ne geliyorsa yapıyoruz.Eziyoruz başkalarını ve bundan zevk de alıyoruz.Vazifesi , yapsın diyoruz belki.Gurur ,kibir içinde herkese tepeden bakıyoruz.Söyleyin Allah aşkına , bizim toplumumuzda paranın azdırdığı insan sayısına ne demeli?Doğduğu yerleri,eşini, dostunu akrabasını hatta anasını , babasını unutan ,hor hakir gören kişilerin sayısı hakkındaki kanaatiniz nedir?

    Ahmet KURUCAN





+ Yorum Gönder