Konusunu Oylayın.: Halifelik ile ilgili hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Halifelik ile ilgili hadisler
  1. 13.Temmuz.2014, 19:52
    1
    Misafir

    Halifelik ile ilgili hadisler






    Halifelik ile ilgili hadisler Mumsema halifeliğin kaldırılması ile ilgili bir hadis var mı? varsa eğer geri kurulması ile ilgili de hadisler mevcut mu?


  2. 13.Temmuz.2014, 19:52
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 24.Temmuz.2014, 14:55
    2
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,758
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Cevap: Halifelik ile ilgili hadisler




    Halifeler Hakkında Gelen Hadisler
    Halifeler ile ilgili Hadisler)



    4632... İbn Abbâs (r.a.)'dan (rivayet edildiğine göre) Ebu Hureyre (radiyallahü anh) şöyle demiştir: Adamın biri Rasûlullah (s.a.)'e gelip: "(Ey ALLAH'ın Rasulü!) Ben bu gece (rüyamda) kendisinden yağ ve bal yağan bir bulut gördüm. Halkı da (yağan yağ ve baldan) elleriyle avuçlarken gördüm. Kimisi çok avuçluyordu, kimisi de az. Bir de gökten yere ulaşan bir ip gördüm. Ey ALLAH'ın Rasülü, senin de o ipi tutup yükseldiğini gör*düm. Sonra onu başka bir adam tutup o iple o da yükseldi. Sonra başkası onu tutup onunla o da yükseldi. Sonra onu başka bir adam tuttu. Fakat (ip) koptu. Sonra (ip koptuğu yerden) ulandı. Onunla (o adam da) yükseldi."

    (Bu rüyayı Hz. Peygamberle birlikte dinleyen) Hz. Ebu Bekir (söz ala*rak: "Ey ALLAH'ın rasulü!) İzin ver de ben onu yorumlay ayım "dedi. (Hz. Peygamber de: "Haydi) onu yorumla!" buyurdu. Bunun üzerine (Hz. Ebû Bekir şöyle) dedi: "Buluta gelince. (O) İslâmın bulutudur. (Ondan) yağan yağ ve bala gelince o da Kur'andır. (Yani Kurân'ın) yumuşaklığı ve tadıdır. (Yağ ve baldan) çok ve az avuçlaym(lar)a gelince o Kur'an'dan az ve çok alan (lar) dır.

    Gökten yere ulaşan ip, senin üzerinde bulunduğun hakk (yol) dur. Sen onu tutuyorsun (o da) seni ALLAH'a yükseltiyor. Senden sonra onu bir adam daha tutuyor. O iple (o adam da) yükseliyor. Sonra onu başka bir adam tutuyor, (fakat ip) kopuyor. Sonra O adam için (ip) ulanıyor ve onunla o adam da yükseliyor. Ey ALLAH'ın Rasulü! Bana kesinlikle söyle! (yorumumda) isabet mi ettim hata mı ettim?

    (Hz. Peygamber de): "Bazısında isabet ettin, bazısında hatâ ettin"

    buyurdu. Bunun üzerine (Hz. Ebû Bekir) "Ey ALLAH'ın rasulü yemin verdim hatamın ne olduğunu bana söyle!" dedi. Peygamber (s.a.) de, "Ye*min verme!" buyurdu.[198]



    4633... Ubeydullah b. Abdullah'dan (rivayet edildiğine göre) İbn Ab*bâs (r.a.) da şu (bir önceki hadis-i şerifte anlatılan) olayı Peygamber (s.a.)'den (şu farkla) rivayet etmiştir: "Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem, Hz. Ebû Bekir'e (bu tabirinde yanılıp yanılmadığı yerleri) açıklama*yı kabul etmedi."[199]



    Açıklama


    Tamamı Eymân bölümünde (3298) numaralı hadiste geçen bu nadis_j şerifler, başta Hz. Ebû Bekir olmak üzere dört halifenin dördünün de Hz. Peygamberin gerçek halife*leri olduklarını, dördünün de Hz. Peygamberin tuttuğu İslamın nurlu ve feyizli yolunda yürüyerek ALLAH'ın rızâsına erdiklerini söyleyen ehl-i sün*netin lehine, Hz. Ebu Bekir ile Hz. Ömer, Osman ve Ali (r.a.)'e dil uzat*mak isteyen sapık mezheb mensuplarının da aleyhine delildir.

    Bazı müfessirlere göre; ".... takva sahiplerine söz verilen cennetin durumu şudur: 1. İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, 2. Tadı değiş*meyen sütten ırmaklar, 3. İçenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar, 4. Ve süzme baldan ırmaklar..."[200] ayet-i kerimesinde zikredilen dört ır*maktan maksat, dört halifedir. Âyet-i kerimedeki sıraya göre ikinci halife olarak sütten ırmağı Hz. Ömer teşkil etmektedir. Nitekim bu hikmete mebnî olarak Hz. Ömer rüyada kendisini kana kana süt içerken görmüş ve Hz. Peygamber de bunu Hz. Ömer'in ilmine yormuştur.[201]

    Avnu'I-Ma'bud yazarının açıklamasına göre, hadis-i şeriflerde elinde ipin önce kopup ta sonradan ipin ulanmasiyla ona yapışıp ALLAH'ın rızası*na kavuşmaya muvaffak olduğundan bahsedilen zâttan maksat, Hz. Os*man'dır. Onun elinde ipin kopması, kendi hilâfet döneminde meydana ge*len bazı nahoş hadiseler sebebiyle, hizmetinin ve dolayısıyla ALLAH'ın rı*zasına erme imkânın, tehlikeye girmesini, sonra ipin ulanmasıyla ona ya*pışıp yükselmesi de şehidlik mertebesine ermek suretiyle, ALLAH katında büyük bir mertebeye ermesini simgeler.

    Merhum Ahmed Davudoğlu bu hadis-i şerifleri açıklarken şu görüşle*re yer verir:

    "Metinde geçen 'bazısında isabet ettin, bazısında yanıldın' sözünden muradın ne olduğu ulema arasında ihtilaflıdır. İbni Kuteybe ile başkaları*na göre, bunun mânâsı: "Tefsirinde isabet ettin, hakiki te'vîlini bul*dun, ama ben emretmeden tefsirine şitab etmekte yanıldın" demektir. Bâzıları bu te'vîli fasit bulmuşlardır. Çünkü Peygamber (s.a.v.) rü'yayı te'vîî hususunda Ebû Bekr'e izin vermişti. Onlara göre, Ebû Bekr, ancak rÜ'yanın bazı yerlerini ta'bir etmeden bıraktığı için hatâ etmiştir. Çünkü rü'yayı gören: "Ben yağ ve bal yağdıran bulut gördüm" demişti. Ebu Bekr bunu Kur'an'la onun lezzeti ve yumuşaklığı ile tefsir etmiştir. Halbuki bu yalnız balın tefsiridir. Yağın tefsirini bırakmıştır. O sünnet di*ye tefsir edilir. Ebû Bekr'e yaraşan: "Kur'an ve Sünnet" demekti. Tahâvî de bu kavle işaret etmiştir.

    Diğerlerine göre hata, Hz. Osman'ın hal'inde olmuştur. Çünkü rü'ya-da zikredildiğine göre, Hz. Osman, ipten tutunmuş, ip kopmuştur. Bu da Osman (r.a.)'m kendiliğinden hilâfetten hal' edildiğini gösterir. Ebû Bekr ise bunu: "Osman zorla hal edilmiş ve öldürülmüş ve hilâfete başkası geçmiştir." şeklinde tefsir etmiştir. Cümlenin doğru tefsin ipin eklenme*sini, Osman'ın kavminden başka birinin iş başına geçmesine hamletmek*tir. Bir takımları da, hatânın, ta'bir için Peygamber (s.a.v.)'den izin iste*mesinde olduğunu söylemişlerdir.

    Peygamber (s.a.v.)'ın Hz. Ebû Bekr'e:

    "Yemin verme!" demesi yeminini tekrarlama, çünkü söylemiyeceğim, manasınadır. Bazıları bunu düşünürsen hatânı anlarsın, mânâsına almış*lardır.[202]



    Bazı Hükümler


    1. Rü'ya tâbiri, caizdir. Rü'yayı tabir eden kimse, bazan isabet, bazan- hatâ edebilir.Rü'ya aleP ıtlak ilk ta'bir edenin dediği gibi çıkmaz. İsabet ettiği zaman, onun dediği gibi çıkar.

    2. Yemin eden kimsenin, yemininde durması, bir mefsedeti veya me*şakkati icâb ederse, o yemini bozmamak, müstehab değildir.

    3. Kaadî İyâz'in beyânına göre, kasem kelimesiyle yapılan yeminde, keffâret yoktur. Çünkü Hz. Ebû Bekr sadece kasem ederim demiş; fazla bir şey söylememiştir. Nevevî, Kaadî'nin sözüne şaşmakta ve Hz. Ebû Bekr'in vallahi diyerek yemin ettiğini bütün Müslim nüshalarının saraha*ten naklettiğini hatırlatmaktadır. Yine Kaadî'nin beyânına göre, İmam Mâlik'e: Bir adam rü'yayı içinden şerre yorduğu halde, ağzından hayra yorabilir mi? diye sorulmuş, İmam Malik: Maazallah peygamberlikle oynanıyor mu? Rü'ya peygamberliğin cüzlerindendir, de mistir.

    4. Hadis-i Şerif, rü'ya ilmini öğrenmeye ve rü'yayı sorup te'vil etme*ye teşvik mahiyetindedir.[203]


  4. 24.Temmuz.2014, 14:55
    2
    Üye



    Halifeler Hakkında Gelen Hadisler
    Halifeler ile ilgili Hadisler)



    4632... İbn Abbâs (r.a.)'dan (rivayet edildiğine göre) Ebu Hureyre (radiyallahü anh) şöyle demiştir: Adamın biri Rasûlullah (s.a.)'e gelip: "(Ey ALLAH'ın Rasulü!) Ben bu gece (rüyamda) kendisinden yağ ve bal yağan bir bulut gördüm. Halkı da (yağan yağ ve baldan) elleriyle avuçlarken gördüm. Kimisi çok avuçluyordu, kimisi de az. Bir de gökten yere ulaşan bir ip gördüm. Ey ALLAH'ın Rasülü, senin de o ipi tutup yükseldiğini gör*düm. Sonra onu başka bir adam tutup o iple o da yükseldi. Sonra başkası onu tutup onunla o da yükseldi. Sonra onu başka bir adam tuttu. Fakat (ip) koptu. Sonra (ip koptuğu yerden) ulandı. Onunla (o adam da) yükseldi."

    (Bu rüyayı Hz. Peygamberle birlikte dinleyen) Hz. Ebu Bekir (söz ala*rak: "Ey ALLAH'ın rasulü!) İzin ver de ben onu yorumlay ayım "dedi. (Hz. Peygamber de: "Haydi) onu yorumla!" buyurdu. Bunun üzerine (Hz. Ebû Bekir şöyle) dedi: "Buluta gelince. (O) İslâmın bulutudur. (Ondan) yağan yağ ve bala gelince o da Kur'andır. (Yani Kurân'ın) yumuşaklığı ve tadıdır. (Yağ ve baldan) çok ve az avuçlaym(lar)a gelince o Kur'an'dan az ve çok alan (lar) dır.

    Gökten yere ulaşan ip, senin üzerinde bulunduğun hakk (yol) dur. Sen onu tutuyorsun (o da) seni ALLAH'a yükseltiyor. Senden sonra onu bir adam daha tutuyor. O iple (o adam da) yükseliyor. Sonra onu başka bir adam tutuyor, (fakat ip) kopuyor. Sonra O adam için (ip) ulanıyor ve onunla o adam da yükseliyor. Ey ALLAH'ın Rasulü! Bana kesinlikle söyle! (yorumumda) isabet mi ettim hata mı ettim?

    (Hz. Peygamber de): "Bazısında isabet ettin, bazısında hatâ ettin"

    buyurdu. Bunun üzerine (Hz. Ebû Bekir) "Ey ALLAH'ın rasulü yemin verdim hatamın ne olduğunu bana söyle!" dedi. Peygamber (s.a.) de, "Ye*min verme!" buyurdu.[198]



    4633... Ubeydullah b. Abdullah'dan (rivayet edildiğine göre) İbn Ab*bâs (r.a.) da şu (bir önceki hadis-i şerifte anlatılan) olayı Peygamber (s.a.)'den (şu farkla) rivayet etmiştir: "Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem, Hz. Ebû Bekir'e (bu tabirinde yanılıp yanılmadığı yerleri) açıklama*yı kabul etmedi."[199]



    Açıklama


    Tamamı Eymân bölümünde (3298) numaralı hadiste geçen bu nadis_j şerifler, başta Hz. Ebû Bekir olmak üzere dört halifenin dördünün de Hz. Peygamberin gerçek halife*leri olduklarını, dördünün de Hz. Peygamberin tuttuğu İslamın nurlu ve feyizli yolunda yürüyerek ALLAH'ın rızâsına erdiklerini söyleyen ehl-i sün*netin lehine, Hz. Ebu Bekir ile Hz. Ömer, Osman ve Ali (r.a.)'e dil uzat*mak isteyen sapık mezheb mensuplarının da aleyhine delildir.

    Bazı müfessirlere göre; ".... takva sahiplerine söz verilen cennetin durumu şudur: 1. İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, 2. Tadı değiş*meyen sütten ırmaklar, 3. İçenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar, 4. Ve süzme baldan ırmaklar..."[200] ayet-i kerimesinde zikredilen dört ır*maktan maksat, dört halifedir. Âyet-i kerimedeki sıraya göre ikinci halife olarak sütten ırmağı Hz. Ömer teşkil etmektedir. Nitekim bu hikmete mebnî olarak Hz. Ömer rüyada kendisini kana kana süt içerken görmüş ve Hz. Peygamber de bunu Hz. Ömer'in ilmine yormuştur.[201]

    Avnu'I-Ma'bud yazarının açıklamasına göre, hadis-i şeriflerde elinde ipin önce kopup ta sonradan ipin ulanmasiyla ona yapışıp ALLAH'ın rızası*na kavuşmaya muvaffak olduğundan bahsedilen zâttan maksat, Hz. Os*man'dır. Onun elinde ipin kopması, kendi hilâfet döneminde meydana ge*len bazı nahoş hadiseler sebebiyle, hizmetinin ve dolayısıyla ALLAH'ın rı*zasına erme imkânın, tehlikeye girmesini, sonra ipin ulanmasıyla ona ya*pışıp yükselmesi de şehidlik mertebesine ermek suretiyle, ALLAH katında büyük bir mertebeye ermesini simgeler.

    Merhum Ahmed Davudoğlu bu hadis-i şerifleri açıklarken şu görüşle*re yer verir:

    "Metinde geçen 'bazısında isabet ettin, bazısında yanıldın' sözünden muradın ne olduğu ulema arasında ihtilaflıdır. İbni Kuteybe ile başkaları*na göre, bunun mânâsı: "Tefsirinde isabet ettin, hakiki te'vîlini bul*dun, ama ben emretmeden tefsirine şitab etmekte yanıldın" demektir. Bâzıları bu te'vîli fasit bulmuşlardır. Çünkü Peygamber (s.a.v.) rü'yayı te'vîî hususunda Ebû Bekr'e izin vermişti. Onlara göre, Ebû Bekr, ancak rÜ'yanın bazı yerlerini ta'bir etmeden bıraktığı için hatâ etmiştir. Çünkü rü'yayı gören: "Ben yağ ve bal yağdıran bulut gördüm" demişti. Ebu Bekr bunu Kur'an'la onun lezzeti ve yumuşaklığı ile tefsir etmiştir. Halbuki bu yalnız balın tefsiridir. Yağın tefsirini bırakmıştır. O sünnet di*ye tefsir edilir. Ebû Bekr'e yaraşan: "Kur'an ve Sünnet" demekti. Tahâvî de bu kavle işaret etmiştir.

    Diğerlerine göre hata, Hz. Osman'ın hal'inde olmuştur. Çünkü rü'ya-da zikredildiğine göre, Hz. Osman, ipten tutunmuş, ip kopmuştur. Bu da Osman (r.a.)'m kendiliğinden hilâfetten hal' edildiğini gösterir. Ebû Bekr ise bunu: "Osman zorla hal edilmiş ve öldürülmüş ve hilâfete başkası geçmiştir." şeklinde tefsir etmiştir. Cümlenin doğru tefsin ipin eklenme*sini, Osman'ın kavminden başka birinin iş başına geçmesine hamletmek*tir. Bir takımları da, hatânın, ta'bir için Peygamber (s.a.v.)'den izin iste*mesinde olduğunu söylemişlerdir.

    Peygamber (s.a.v.)'ın Hz. Ebû Bekr'e:

    "Yemin verme!" demesi yeminini tekrarlama, çünkü söylemiyeceğim, manasınadır. Bazıları bunu düşünürsen hatânı anlarsın, mânâsına almış*lardır.[202]



    Bazı Hükümler


    1. Rü'ya tâbiri, caizdir. Rü'yayı tabir eden kimse, bazan isabet, bazan- hatâ edebilir.Rü'ya aleP ıtlak ilk ta'bir edenin dediği gibi çıkmaz. İsabet ettiği zaman, onun dediği gibi çıkar.

    2. Yemin eden kimsenin, yemininde durması, bir mefsedeti veya me*şakkati icâb ederse, o yemini bozmamak, müstehab değildir.

    3. Kaadî İyâz'in beyânına göre, kasem kelimesiyle yapılan yeminde, keffâret yoktur. Çünkü Hz. Ebû Bekr sadece kasem ederim demiş; fazla bir şey söylememiştir. Nevevî, Kaadî'nin sözüne şaşmakta ve Hz. Ebû Bekr'in vallahi diyerek yemin ettiğini bütün Müslim nüshalarının saraha*ten naklettiğini hatırlatmaktadır. Yine Kaadî'nin beyânına göre, İmam Mâlik'e: Bir adam rü'yayı içinden şerre yorduğu halde, ağzından hayra yorabilir mi? diye sorulmuş, İmam Malik: Maazallah peygamberlikle oynanıyor mu? Rü'ya peygamberliğin cüzlerindendir, de mistir.

    4. Hadis-i Şerif, rü'ya ilmini öğrenmeye ve rü'yayı sorup te'vil etme*ye teşvik mahiyetindedir.[203]





+ Yorum Gönder