Konusunu Oylayın.: Şiilerin ilk üç halife hakkındaki görüşlerini çürüten deliller nelerdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Şiilerin ilk üç halife hakkındaki görüşlerini çürüten deliller nelerdir?
  1. 16.Haziran.2014, 18:46
    1
    Misafir

    Şiilerin ilk üç halife hakkındaki görüşlerini çürüten deliller nelerdir?






    Şiilerin ilk üç halife hakkındaki görüşlerini çürüten deliller nelerdir? Mumsema Şiilerin ilk üç halife hakkındaki görüşlerini çürüten deliller nelerdir?


  2. 17.Haziran.2014, 13:42
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Şiilerin ilk üç halife hakkındaki görüşlerini çürüten deliller nelerdir?




    Şiilerin ilk üç halife hakkındaki görüşlerini çürüten deliller nelerdir?





    Genel olarak Şii gruplarının ortak düşüncesi Hz. Ali’nin (ra) hilafete diğer üç halifeden daha layık olduğu ve kendisine haksızlık edildiği yönündedir. Daha da ileri gitmiş olan bazı Şii grupları Hz. Ali’yi (ra) Peygamber Efendimiz’den (asm) de üstün tutmuş hatta bir kısmı ilahlaştırmıştır.
    Hz. Ali’yi (ra) Peygamber Efendimiz'den (asm) üstün gören hatta ilahlaştırmaya kadar giden fırkalar İslamiyet içerisinde batıl bir fırka olarak dahi görülemez. Çünkü onların görüşleri İslamiyet’in ana hükümlerine zarar verir niteliktedir. Muhatap alınmaya değer değildir.
    Bizim muhatabımız Hz. Ali’yi (ra) diğer üç halifeden üstün görüp ona haksızlık edildiğini düşünen Şiilerdir.
    • Şiiler; Hz. Ali’ye (ra) haksızlık edildiğini; Hz. Ali’nin (ra) de diğer üç halifeye tabi olmak istemediği halde onlardan korktuğu için tabi olduğu görüşündedirler.


    Hz. Ali (ra) yirmi seneden fazla kendisinden önce gelen üç halifeye rızasıyla tabi olmuştur

    Hz. Ali (ra) kendinden önce gelmiş olan halifelerin hepsine kendi rızasıyla tabi olmuş, yirmi seneden fazla şeyhülislamlıklarını yapmıştır. Hz. Ali (ra) gibi şecaat ve yüksek ahlak sahibi olan bir zat, kendisine karşı bir haksızlık yapılmış olsa idi bu haksızlığa karşı elbette sessiz kalmayacaktı. Acaba Allah’ın (cc) aslanı ve İslam’ın kahramanı ve sıddıkların kumandanı olan bir zatın yirmi seneden fazla haksızlığa karşı sessiz kaldığını düşünmek O’nu riyakârlıkla ve korkaklıkla suçlamak olmaz mı?
    Elbette böyle kötü ahlakla Hz. Ali’yi (ra) suçlamak O’nu sevmenin alameti olamaz. Böyle sevgiden Hz. Ali (ra)da yüz çevirir.
    Hem Hz. Ali’yi (ra) sevdiğini iddia eden kimselerin Hz. Ali’nin (ra) sevdiği ve saygı duyduğu halifelere karşı hürmet ve muhabbet beslemeleri şart değil midir?
    • Şiilerin Hz. Ali’yi (ra) en üstün halife görmelerinin sebeplerinden biri Hz. Ali’nin (ra) velayette, ilimde, şecaatte, ibadette ve Âli beytin temsilcisi olması cihetinde makamının çok yüksek olmasıdır.
    Hilafet noktasında diğer üç halifenin Hz. Ali’den (ra) daha üstün makamda olduğunu başta Hz. Ali (ra) ve bütün hakikat ehilleri kabul etmişlerdir
    Hz. Ali (ra) şecaati, ilmi ve velayeti noktasında çok yüksek bir makamdadır. Fakat peygamberlik makamı velilik makamından çok üstün olduğu gibi peygamberliğin az bir yansıması da velayetten bin derece üstündür. Halifeler de Peygamber Efendimiz'in (asm) varisleridir. Başta Hz. Ali (ra) olmak üzere bütün hakikat ehli kimseler Hz. Ebubekir (ra) ve Hz. Ömer’in (ra) makamlarını hilafet noktasında daha üstün görmüşlerdir. Bunun delili de Hz. Ebubekir (ra) ve Hz. Ömer’in (ra) peygamber varisliği ve İslamiyet’in hükümlerinin tesisinde gösterdikleri büyük başarıdır. Bu başarı hilafet noktasında hisselerinin Allah (cc) tarafından çokça verildiğinin alametidir.
    Hz. Ali’nin (ra) Âli beytin şahsı manevisini temsildeki makamı ise hiçbir şeyle kıyas edilmez. O makam çok ayrı ve yüce bir makamdır ve onda Peygamber Efendimiz'in (asm) büyük bir sırrı vardır.
    • Şiiler Hz. Ali’nin (ra) üstünlüğünü Peygamber Efendimiz'in (asm)Hz. Ali (ra) hakkında olan hadis-i şeriflerinin diğer üç halifeye nisbetle çokluğuna bağlamaktadırlar.
    Peygamber Efendimiz’in (asm) Hz. Ali (ra) hakkında çok fazla hadisinin oluşu Hz. Ali’nin (ra) çekeceği sıkıntılara karşı teselli niteliğindedir
    Peygamber Efendimiz (asm) gayb aşina gözüyle Hz. Ali’nin (ra) çok üzüleceğini ve çok fitnelere maruz kalacağını görmüştür. Onu ümitsizlikten kurtarmak ve ümmetinin de Hz. Ali (ra) hakkında kötü düşüncelere girmelerine engel olmak için “Ben kimin Efendisi isem Ali de (ra) onun Efendisidir.” (Tirmizi) gibi mühim hadislerle Hz. Ali’yi (ra) teselli etmiştir.
    Peygamber Efendimiz’in (ra) Hz. Ali’yi (ra) öven hadisleri Hz. Ali’nin (ra) halifeliği hususunda değil Âli beytin şahsı manevisinin temsilcisi olması hususundadır
    Hz. Ali’nin (ra) âli beytin şahsı manevisini temsil etmesi cihetiyle makamı çok yüksektir. Halifelikteki manevi makam ve Âli beytin yüksek makamı karıştırılmamalıdır. Ali beyt insanlığın manevi önderleridir. Peygamber Efendimiz (asm): “Her nebinin nesli kendindendir benim neslim Ali’nin neslidir” (Kenz-ül Ummal) gibi övgü dolu hadisleriyle Hz. Ali’nin (ra) âli beytin temsilcisi olduğunu bizlere bildirmiştir.
    Peygamber Efendimizin Hz. Ali’yle (ra) ilgili hadislerinin çok yayılmasının sebebi Hz. Ali’ye (ra) karşı olan kötü nazarın kalkması içindir
    Emeviler ve Hariciler Hz. Ali’yi (ra) hilafetinde yaşadığı sorunlardan dolayı küçük görmüşler ve ona haksızca zulmetmişlerdir. Onların o kötü nazarlarının ehl-i sünnet içine de yerleşmemesi için ehl-i sünnet âlimleri Hz. Ali’yi (ra) öven hadisleri çokça neşretmişlerdir.
    Diğer halifeler hakkında da Peygamber Efendimiz’in (asm) çok hadisleri vardır. Fakat onlar halifelikleri esnasında çok sorun yaşamadıkları ve çok haksızlığa uğramadıkları için onlar hakkındaki hadisler bu derece yaygınlaşmamıştır.



  3. 17.Haziran.2014, 13:42
    2
    Devamlı Üye



    Şiilerin ilk üç halife hakkındaki görüşlerini çürüten deliller nelerdir?





    Genel olarak Şii gruplarının ortak düşüncesi Hz. Ali’nin (ra) hilafete diğer üç halifeden daha layık olduğu ve kendisine haksızlık edildiği yönündedir. Daha da ileri gitmiş olan bazı Şii grupları Hz. Ali’yi (ra) Peygamber Efendimiz’den (asm) de üstün tutmuş hatta bir kısmı ilahlaştırmıştır.
    Hz. Ali’yi (ra) Peygamber Efendimiz'den (asm) üstün gören hatta ilahlaştırmaya kadar giden fırkalar İslamiyet içerisinde batıl bir fırka olarak dahi görülemez. Çünkü onların görüşleri İslamiyet’in ana hükümlerine zarar verir niteliktedir. Muhatap alınmaya değer değildir.
    Bizim muhatabımız Hz. Ali’yi (ra) diğer üç halifeden üstün görüp ona haksızlık edildiğini düşünen Şiilerdir.
    • Şiiler; Hz. Ali’ye (ra) haksızlık edildiğini; Hz. Ali’nin (ra) de diğer üç halifeye tabi olmak istemediği halde onlardan korktuğu için tabi olduğu görüşündedirler.


    Hz. Ali (ra) yirmi seneden fazla kendisinden önce gelen üç halifeye rızasıyla tabi olmuştur

    Hz. Ali (ra) kendinden önce gelmiş olan halifelerin hepsine kendi rızasıyla tabi olmuş, yirmi seneden fazla şeyhülislamlıklarını yapmıştır. Hz. Ali (ra) gibi şecaat ve yüksek ahlak sahibi olan bir zat, kendisine karşı bir haksızlık yapılmış olsa idi bu haksızlığa karşı elbette sessiz kalmayacaktı. Acaba Allah’ın (cc) aslanı ve İslam’ın kahramanı ve sıddıkların kumandanı olan bir zatın yirmi seneden fazla haksızlığa karşı sessiz kaldığını düşünmek O’nu riyakârlıkla ve korkaklıkla suçlamak olmaz mı?
    Elbette böyle kötü ahlakla Hz. Ali’yi (ra) suçlamak O’nu sevmenin alameti olamaz. Böyle sevgiden Hz. Ali (ra)da yüz çevirir.
    Hem Hz. Ali’yi (ra) sevdiğini iddia eden kimselerin Hz. Ali’nin (ra) sevdiği ve saygı duyduğu halifelere karşı hürmet ve muhabbet beslemeleri şart değil midir?
    • Şiilerin Hz. Ali’yi (ra) en üstün halife görmelerinin sebeplerinden biri Hz. Ali’nin (ra) velayette, ilimde, şecaatte, ibadette ve Âli beytin temsilcisi olması cihetinde makamının çok yüksek olmasıdır.
    Hilafet noktasında diğer üç halifenin Hz. Ali’den (ra) daha üstün makamda olduğunu başta Hz. Ali (ra) ve bütün hakikat ehilleri kabul etmişlerdir
    Hz. Ali (ra) şecaati, ilmi ve velayeti noktasında çok yüksek bir makamdadır. Fakat peygamberlik makamı velilik makamından çok üstün olduğu gibi peygamberliğin az bir yansıması da velayetten bin derece üstündür. Halifeler de Peygamber Efendimiz'in (asm) varisleridir. Başta Hz. Ali (ra) olmak üzere bütün hakikat ehli kimseler Hz. Ebubekir (ra) ve Hz. Ömer’in (ra) makamlarını hilafet noktasında daha üstün görmüşlerdir. Bunun delili de Hz. Ebubekir (ra) ve Hz. Ömer’in (ra) peygamber varisliği ve İslamiyet’in hükümlerinin tesisinde gösterdikleri büyük başarıdır. Bu başarı hilafet noktasında hisselerinin Allah (cc) tarafından çokça verildiğinin alametidir.
    Hz. Ali’nin (ra) Âli beytin şahsı manevisini temsildeki makamı ise hiçbir şeyle kıyas edilmez. O makam çok ayrı ve yüce bir makamdır ve onda Peygamber Efendimiz'in (asm) büyük bir sırrı vardır.
    • Şiiler Hz. Ali’nin (ra) üstünlüğünü Peygamber Efendimiz'in (asm)Hz. Ali (ra) hakkında olan hadis-i şeriflerinin diğer üç halifeye nisbetle çokluğuna bağlamaktadırlar.
    Peygamber Efendimiz’in (asm) Hz. Ali (ra) hakkında çok fazla hadisinin oluşu Hz. Ali’nin (ra) çekeceği sıkıntılara karşı teselli niteliğindedir
    Peygamber Efendimiz (asm) gayb aşina gözüyle Hz. Ali’nin (ra) çok üzüleceğini ve çok fitnelere maruz kalacağını görmüştür. Onu ümitsizlikten kurtarmak ve ümmetinin de Hz. Ali (ra) hakkında kötü düşüncelere girmelerine engel olmak için “Ben kimin Efendisi isem Ali de (ra) onun Efendisidir.” (Tirmizi) gibi mühim hadislerle Hz. Ali’yi (ra) teselli etmiştir.
    Peygamber Efendimiz’in (ra) Hz. Ali’yi (ra) öven hadisleri Hz. Ali’nin (ra) halifeliği hususunda değil Âli beytin şahsı manevisinin temsilcisi olması hususundadır
    Hz. Ali’nin (ra) âli beytin şahsı manevisini temsil etmesi cihetiyle makamı çok yüksektir. Halifelikteki manevi makam ve Âli beytin yüksek makamı karıştırılmamalıdır. Ali beyt insanlığın manevi önderleridir. Peygamber Efendimiz (asm): “Her nebinin nesli kendindendir benim neslim Ali’nin neslidir” (Kenz-ül Ummal) gibi övgü dolu hadisleriyle Hz. Ali’nin (ra) âli beytin temsilcisi olduğunu bizlere bildirmiştir.
    Peygamber Efendimizin Hz. Ali’yle (ra) ilgili hadislerinin çok yayılmasının sebebi Hz. Ali’ye (ra) karşı olan kötü nazarın kalkması içindir
    Emeviler ve Hariciler Hz. Ali’yi (ra) hilafetinde yaşadığı sorunlardan dolayı küçük görmüşler ve ona haksızca zulmetmişlerdir. Onların o kötü nazarlarının ehl-i sünnet içine de yerleşmemesi için ehl-i sünnet âlimleri Hz. Ali’yi (ra) öven hadisleri çokça neşretmişlerdir.
    Diğer halifeler hakkında da Peygamber Efendimiz’in (asm) çok hadisleri vardır. Fakat onlar halifelikleri esnasında çok sorun yaşamadıkları ve çok haksızlığa uğramadıkları için onlar hakkındaki hadisler bu derece yaygınlaşmamıştır.






+ Yorum Gönder