Konusunu Oylayın.: Deccal çıktığında herkes duyacak mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Deccal çıktığında herkes duyacak mı?
  1. 23.Mayıs.2014, 18:51
    1
    Misafir

    Deccal çıktığında herkes duyacak mı?

  2. 26.Mayıs.2014, 14:48
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Deccal çıktığında herkes duyacak mı?




    Deccal çıktığında herkes duyacak mı?




    1) İstanbul’la ilgili çok hadisin varlığından haberdar değiliz. Gerçekten böyle bir bilgi varsa, kaynağı gösterildiği takdirde üzerinde konuşabiliriz.

    - Bununla beraber, İstanbul, Bağdat, Şam gibi İslam âleminin hilafet merkezi olması haysiyetiyle büyük önem arz etmiştir. Özellikle ahir zamanla ilgili önemli bazı olayların hilafet merkezi ve civarında tezahür etmesi, İstanbul’un da son hilafet merkezi olması haysiyetiyle önemi daha da artmıştır.

    2) “Deccal çıktığında müthiş bir şekilde bağırır, nâra atar ki, Doğu ve Batının bütün halkı onu duyar” manasındaki hadis rivayetini gösterilen kaynakta bulamadık.

    - Orada Kostantiniye’nin (İstanbul’un) fethinden söz edildikten sonra, "kimliği belli olmayan bir adam deccalin çıktığını yüksek sesle ilan eder…” (en-Nihaye, 1/93) şeklinde bir bilgi vardır.

    - Bu gibi hadislerin müteşabih/manaları kapalı/değişik ihtimale açık olduğunu Bediüzzaman hazretlerinden öğreniyoruz.

    - Bununla beraber bu konuda diyebiliriz ki, Deccal İstanbul’un müslümanlar tarafından fethedilmesinden sonra ortaya çıkar. Yani Deccal/İslam deccalı İstnabul’un hilafet merkezi olduğu bir dönemde ortaya çıkar.

    - Bir kimse tarafından “deccalın çıktığına dair“ ilanın manası -Allahu alam- o günün iletişiminin bulunduğu boyutuna işarettir. Söz gelişi, ilk iletişim teknolojisinden biri olan radyodan deccalın çıktığı her tarafa ilan edilir. Ancak, bu ilan “deccal” kelimesiyle değil, “ünlü bir hükümdar” unvanıyla yapılır. Çünkü, “Deccal” olarak ilan edilmesine o günün en kuvvetli hükümdarı olan deccalın kendisi izin vermez.

    3) “İslâm Deccalı öldüğünde de, ona hizmet eden şeytan, İstanbul'da Dikilitaş'ta "O öldü!” diye bütün dünyaya bağırmasına" dair bir hadis rivayetine rastlayamadık. Ancak, bunun ayet veya hadis rivayetlerindeki bazı işaretlerden istinbat eden kimselerin sorduğu bir sorunun cevabı olabilir.

    - Demek ki, deccal hükümdarlık döneminde olduğu gibi, öldüğünde de o günün iletişim ağlarından radyo ve gazeteler/medya vasıtasıyla her tarafa ilan edilir.

    - Bediüzzamanın ifadelerinden hadis rivayetlerin o günkü iletişim araçlarına işaret ettiğini anlamak mümkündür:

    “Sonra birisi sordu ki: "O öldüğü zaman İstanbul'da Dikili Taş'ta şeytan dünyaya bağıracak ki; filan öldü." O vakit ben dedim: "Telgrafla haber verilecek." Fakat bir zaman sonra radyo çıkmış işittim. Eski cevabım tam değilmiş bildim. Sekiz sene sonra Dâr-ül Hikmet'te iken dedim: "Şeytan gibi radyo ile dünyaya işittirecek.” (Şualar, 359)

    Üstad Bediüzzaman’ın bu olayı hadis rivayeti yerine “meşhur olan olay” şeklinde ifade etmesi de yukarıda belirttiğimiz “istinbat”la ilgili yorumumuzu desteklemektedir.

    “Hem meselâ, meşhur olmuş ki; İslâm Deccalı öldüğü vakit ona hizmet eden şeytan, İstanbul'da Dikili Taş'ta bütün dünyaya bağıracak ve herkes o sesi işitecek ki: "O öldü." Yani pek acip ve şeytanları dahi hayrette bırakan (radyo) ile bağırılacak, haber verilecek.” (Şualar, 581)


  3. 26.Mayıs.2014, 14:48
    2
    Devamlı Üye



    Deccal çıktığında herkes duyacak mı?




    1) İstanbul’la ilgili çok hadisin varlığından haberdar değiliz. Gerçekten böyle bir bilgi varsa, kaynağı gösterildiği takdirde üzerinde konuşabiliriz.

    - Bununla beraber, İstanbul, Bağdat, Şam gibi İslam âleminin hilafet merkezi olması haysiyetiyle büyük önem arz etmiştir. Özellikle ahir zamanla ilgili önemli bazı olayların hilafet merkezi ve civarında tezahür etmesi, İstanbul’un da son hilafet merkezi olması haysiyetiyle önemi daha da artmıştır.

    2) “Deccal çıktığında müthiş bir şekilde bağırır, nâra atar ki, Doğu ve Batının bütün halkı onu duyar” manasındaki hadis rivayetini gösterilen kaynakta bulamadık.

    - Orada Kostantiniye’nin (İstanbul’un) fethinden söz edildikten sonra, "kimliği belli olmayan bir adam deccalin çıktığını yüksek sesle ilan eder…” (en-Nihaye, 1/93) şeklinde bir bilgi vardır.

    - Bu gibi hadislerin müteşabih/manaları kapalı/değişik ihtimale açık olduğunu Bediüzzaman hazretlerinden öğreniyoruz.

    - Bununla beraber bu konuda diyebiliriz ki, Deccal İstanbul’un müslümanlar tarafından fethedilmesinden sonra ortaya çıkar. Yani Deccal/İslam deccalı İstnabul’un hilafet merkezi olduğu bir dönemde ortaya çıkar.

    - Bir kimse tarafından “deccalın çıktığına dair“ ilanın manası -Allahu alam- o günün iletişiminin bulunduğu boyutuna işarettir. Söz gelişi, ilk iletişim teknolojisinden biri olan radyodan deccalın çıktığı her tarafa ilan edilir. Ancak, bu ilan “deccal” kelimesiyle değil, “ünlü bir hükümdar” unvanıyla yapılır. Çünkü, “Deccal” olarak ilan edilmesine o günün en kuvvetli hükümdarı olan deccalın kendisi izin vermez.

    3) “İslâm Deccalı öldüğünde de, ona hizmet eden şeytan, İstanbul'da Dikilitaş'ta "O öldü!” diye bütün dünyaya bağırmasına" dair bir hadis rivayetine rastlayamadık. Ancak, bunun ayet veya hadis rivayetlerindeki bazı işaretlerden istinbat eden kimselerin sorduğu bir sorunun cevabı olabilir.

    - Demek ki, deccal hükümdarlık döneminde olduğu gibi, öldüğünde de o günün iletişim ağlarından radyo ve gazeteler/medya vasıtasıyla her tarafa ilan edilir.

    - Bediüzzamanın ifadelerinden hadis rivayetlerin o günkü iletişim araçlarına işaret ettiğini anlamak mümkündür:

    “Sonra birisi sordu ki: "O öldüğü zaman İstanbul'da Dikili Taş'ta şeytan dünyaya bağıracak ki; filan öldü." O vakit ben dedim: "Telgrafla haber verilecek." Fakat bir zaman sonra radyo çıkmış işittim. Eski cevabım tam değilmiş bildim. Sekiz sene sonra Dâr-ül Hikmet'te iken dedim: "Şeytan gibi radyo ile dünyaya işittirecek.” (Şualar, 359)

    Üstad Bediüzzaman’ın bu olayı hadis rivayeti yerine “meşhur olan olay” şeklinde ifade etmesi de yukarıda belirttiğimiz “istinbat”la ilgili yorumumuzu desteklemektedir.

    “Hem meselâ, meşhur olmuş ki; İslâm Deccalı öldüğü vakit ona hizmet eden şeytan, İstanbul'da Dikili Taş'ta bütün dünyaya bağıracak ve herkes o sesi işitecek ki: "O öldü." Yani pek acip ve şeytanları dahi hayrette bırakan (radyo) ile bağırılacak, haber verilecek.” (Şualar, 581)





+ Yorum Gönder