Konusunu Oylayın.: Namazda Secdeye Giderken Önce Eller mi Yere Konur?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Namazda Secdeye Giderken Önce Eller mi Yere Konur?
  1. 23.Mayıs.2014, 18:34
    1
    Misafir

    Namazda Secdeye Giderken Önce Eller mi Yere Konur?






    Namazda Secdeye Giderken Önce Eller mi Yere Konur? Mumsema Namazda Secdeye Giderken Önce Eller mi Yere Konur Yoksa Dizler Mi?


  2. 26.Mayıs.2014, 14:06
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Namazda Secdeye Giderken Önce Eller mi Yere Konur?




    Namazda Secdeye Giderken Önce Eller mi Yere Konur?


    Secdeye giderken, hadis-i şerif gereğince önce dizleri sonra elleri yere koymak gerekir. Rasûlüllah (asv)'ın bu konuda, ellerin dizlerden önce konulmasını emreden hadisleri varsa da, bunların daha sonra neshedildiği hakkındaki rivayetler daha güçlüdür. Ancak, İmam Malik, söz konusu hadisler uyarınca secdeye inerken önce ellerin, sonra dizlerin konması görüşündedir. Hanefi ve Şafiîler ise şu hadise göre amel ederler:

    "Vail b. Hucur'dan; Rasûlüllah'ı secde ederken dizlerini ellerinden önce koyduğunu, secdeden kalkarken de ellerini dizlerinden önce kaldırdığını gördüm" (Ebû Davud, II, 5)

    Hanefi Mezhebi'ne göre secdeye varıldığında önce dizler, sonra eller, sonra burun, sonra da alın yere konulur. Kalkıldığında ise önce alın, sonra burun, sonra eller, sonra da dizler kaldırılır.

    Tabii bu tertip sıhhati yerinde bulunan kimseler içindir. Ayağı ya da kolları romatizma ya da benzeri bir hastalıktan muzdarip bulunan kimsenin kolayına nasıl geliyorsa öyle hareket eder. Meselâ:

    Rükû'a varırken belini tam doğrultamıyorsa, tutabildiği ölçüde bir durum alır, kendini zorlamaz. Secdeye vardığında önce dizlerini yere koyamıyorsa, önce ellerini koyup öylece secdeye varmayı sağlar. (Et-Tebyîn - El-Bedayi.)

    Secdede eller tam kulak hizasına konulur, parmaklar kıbleye doğru tutulur. Ayakların parmakları da aynı hükme girer. Erkekler bu sırada karınlarını uyluklarından biraz ayırıp yüksekçe tutarken, kadınların bunun aksine karınlarını uyluklarıyla bitiştirirler. Erkekler yine bu durumda kollarını yere sermeyip biraz yüksekçe tutarken, kadınlar bunun aksini yapar. (El-Hulasa - Fetâvâ-yi Hindiyye; Bkz. Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı)



  3. 26.Mayıs.2014, 14:06
    2
    Devamlı Üye



    Namazda Secdeye Giderken Önce Eller mi Yere Konur?


    Secdeye giderken, hadis-i şerif gereğince önce dizleri sonra elleri yere koymak gerekir. Rasûlüllah (asv)'ın bu konuda, ellerin dizlerden önce konulmasını emreden hadisleri varsa da, bunların daha sonra neshedildiği hakkındaki rivayetler daha güçlüdür. Ancak, İmam Malik, söz konusu hadisler uyarınca secdeye inerken önce ellerin, sonra dizlerin konması görüşündedir. Hanefi ve Şafiîler ise şu hadise göre amel ederler:

    "Vail b. Hucur'dan; Rasûlüllah'ı secde ederken dizlerini ellerinden önce koyduğunu, secdeden kalkarken de ellerini dizlerinden önce kaldırdığını gördüm" (Ebû Davud, II, 5)

    Hanefi Mezhebi'ne göre secdeye varıldığında önce dizler, sonra eller, sonra burun, sonra da alın yere konulur. Kalkıldığında ise önce alın, sonra burun, sonra eller, sonra da dizler kaldırılır.

    Tabii bu tertip sıhhati yerinde bulunan kimseler içindir. Ayağı ya da kolları romatizma ya da benzeri bir hastalıktan muzdarip bulunan kimsenin kolayına nasıl geliyorsa öyle hareket eder. Meselâ:

    Rükû'a varırken belini tam doğrultamıyorsa, tutabildiği ölçüde bir durum alır, kendini zorlamaz. Secdeye vardığında önce dizlerini yere koyamıyorsa, önce ellerini koyup öylece secdeye varmayı sağlar. (Et-Tebyîn - El-Bedayi.)

    Secdede eller tam kulak hizasına konulur, parmaklar kıbleye doğru tutulur. Ayakların parmakları da aynı hükme girer. Erkekler bu sırada karınlarını uyluklarından biraz ayırıp yüksekçe tutarken, kadınların bunun aksine karınlarını uyluklarıyla bitiştirirler. Erkekler yine bu durumda kollarını yere sermeyip biraz yüksekçe tutarken, kadınlar bunun aksini yapar. (El-Hulasa - Fetâvâ-yi Hindiyye; Bkz. Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı)






+ Yorum Gönder