Konusunu Oylayın.: Miraca inanmayan dinden çıkar mı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Miraca inanmayan dinden çıkar mı
  1. 15.Mayıs.2014, 16:08
    1
    Misafir

    Miraca inanmayan dinden çıkar mı

  2. 18.Mayıs.2014, 14:58
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Miraca inanmayan dinden çıkar mı




    Miraca inanmayan dinden çıkar mı



    Miraç ile isra birbirleriyle ilgili oldukları için kısaca her ikisini açıklamak icab eder. İsra lügatta; "gece vaktinde yürütmek" anlamını ifade eder. Istılahta ise Peygamberi gece vaktinde Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya götürmektir. İsra hadisesi, Kur'an-ı Kerim'in nassı ile sabit olduğundan onu inkar etmek küfürdür.
    Miraç ise; lügatta merdiven gibi, yükseğe çıkmak için vasıta olan şeydir. Istılahta ise Peygamber'in Mescid-i Aksa'd an semalara vealem-i ulviye çıkmasıdır. Miraç olayı Peygamber'in hadisiyle sabit olmuştur. Ancak hakkında varid olan hadisler mütevatir değil, meşhur ve ahad olduklarından onu -Miraçı- inkar eden kimse kafir değildir, bidatçıdır. Ulemanın çoğu, Necm süresinin miraça delaletinin kat'i değil, zanni olduğunu söyler.
    İsra ile miraç ruh ile mi, yoksa ruh ve cesedle mi olmuştur? Bu hususta ihtilaf vardır. Ehli sünnet ve-l cemaatın kahir ekseriyetine göre İsra ile miraç ruh ve cesedle olmuştur.
    Ruh ve cesedle oluşları tuhaf görünse de, uzak görmemek lazımdır. Bütün mucizeler böyle değiller mi? Yani harikulade ve tuhaf şeylerdir. Ayrıca yer ve gökleri yaratan Allah'ın kudretine nisbet edildiği zaman miraç hadisesi küçük bir olaydır. Peygamberlik davası, bundan daha garip görünen bir temele dayanır. Çünkü Peygamber (sav) bütün dünyaya şöyle ilan ediyordu: "Ben Allah'ın Resulüyüm, Cebrail benimle Allah arasında bir vasıtadır. Bana vahy getirir. Bu hayattan sonra ah i ret hayatı vardır. Ahiret hayatını kurtarabilmek için bana tabi olmak icab eder. Bana tabi olmayan kimse mutlaka ziyandadır, ahiret aleminde Cennet ve Cehennem vardır. Bana inananlar Cennet'e, inanmayanlar Cehenneme gideceklerdir."
    Bu söz ve iddialar bir şahsın Mekke'den Mescid-i Aksa'ya, Mescid-i Aksa'dan da göklere kadar gittim demesinden daha büyüktür.
    Hz. Aişe, Mu'aviye, Enes, İkrime ve Hasan el-Basrı'nin bir rivayetine göre Hz. Peygamber'in isra ile miraçı ruhani yani rüyayı sadıka ile olmuştur. Bizim inancımız, Ehli Sünnet ve'l-Cemaat'in kahir ekseriyetinin (çoğunluğunun) inancı gibidir.
    Bir meselede icma veya icmaya yakın büyük çoğunluğun kararı olursa onu kabullenmek lazımdır. Ayrıca bu olay rüyada vaki olsaydı inanmayan kimselerin tepkisine vesile olup da onların mürted olmalarına sebep olmazdı. Bununla beraber isra ile miraç hadisesinin rüyada vaki olduğuna inanan kimse için, "kafir" veya "müptedi"dir diyemeyiz. Hülasa Ehli Sünnet ve'l-Cemaat'in görüşüne göre isra ile mırac ruhen ve ceseden vaki olmuştur. Peygamber (sav) beşer gücüyle bunu yapmamıştır. Uzaydaki milyarlarca yıldızları yaratıp gezdiren Allah Teala yapmıştır ve kendisi için gayet kolaydır. İsra hadisesini inkar eden kimse kafir, miracı inkar eden de ehli bid’attır.


  3. 18.Mayıs.2014, 14:58
    2
    Devamlı Üye



    Miraca inanmayan dinden çıkar mı



    Miraç ile isra birbirleriyle ilgili oldukları için kısaca her ikisini açıklamak icab eder. İsra lügatta; "gece vaktinde yürütmek" anlamını ifade eder. Istılahta ise Peygamberi gece vaktinde Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya götürmektir. İsra hadisesi, Kur'an-ı Kerim'in nassı ile sabit olduğundan onu inkar etmek küfürdür.
    Miraç ise; lügatta merdiven gibi, yükseğe çıkmak için vasıta olan şeydir. Istılahta ise Peygamber'in Mescid-i Aksa'd an semalara vealem-i ulviye çıkmasıdır. Miraç olayı Peygamber'in hadisiyle sabit olmuştur. Ancak hakkında varid olan hadisler mütevatir değil, meşhur ve ahad olduklarından onu -Miraçı- inkar eden kimse kafir değildir, bidatçıdır. Ulemanın çoğu, Necm süresinin miraça delaletinin kat'i değil, zanni olduğunu söyler.
    İsra ile miraç ruh ile mi, yoksa ruh ve cesedle mi olmuştur? Bu hususta ihtilaf vardır. Ehli sünnet ve-l cemaatın kahir ekseriyetine göre İsra ile miraç ruh ve cesedle olmuştur.
    Ruh ve cesedle oluşları tuhaf görünse de, uzak görmemek lazımdır. Bütün mucizeler böyle değiller mi? Yani harikulade ve tuhaf şeylerdir. Ayrıca yer ve gökleri yaratan Allah'ın kudretine nisbet edildiği zaman miraç hadisesi küçük bir olaydır. Peygamberlik davası, bundan daha garip görünen bir temele dayanır. Çünkü Peygamber (sav) bütün dünyaya şöyle ilan ediyordu: "Ben Allah'ın Resulüyüm, Cebrail benimle Allah arasında bir vasıtadır. Bana vahy getirir. Bu hayattan sonra ah i ret hayatı vardır. Ahiret hayatını kurtarabilmek için bana tabi olmak icab eder. Bana tabi olmayan kimse mutlaka ziyandadır, ahiret aleminde Cennet ve Cehennem vardır. Bana inananlar Cennet'e, inanmayanlar Cehenneme gideceklerdir."
    Bu söz ve iddialar bir şahsın Mekke'den Mescid-i Aksa'ya, Mescid-i Aksa'dan da göklere kadar gittim demesinden daha büyüktür.
    Hz. Aişe, Mu'aviye, Enes, İkrime ve Hasan el-Basrı'nin bir rivayetine göre Hz. Peygamber'in isra ile miraçı ruhani yani rüyayı sadıka ile olmuştur. Bizim inancımız, Ehli Sünnet ve'l-Cemaat'in kahir ekseriyetinin (çoğunluğunun) inancı gibidir.
    Bir meselede icma veya icmaya yakın büyük çoğunluğun kararı olursa onu kabullenmek lazımdır. Ayrıca bu olay rüyada vaki olsaydı inanmayan kimselerin tepkisine vesile olup da onların mürted olmalarına sebep olmazdı. Bununla beraber isra ile miraç hadisesinin rüyada vaki olduğuna inanan kimse için, "kafir" veya "müptedi"dir diyemeyiz. Hülasa Ehli Sünnet ve'l-Cemaat'in görüşüne göre isra ile mırac ruhen ve ceseden vaki olmuştur. Peygamber (sav) beşer gücüyle bunu yapmamıştır. Uzaydaki milyarlarca yıldızları yaratıp gezdiren Allah Teala yapmıştır ve kendisi için gayet kolaydır. İsra hadisesini inkar eden kimse kafir, miracı inkar eden de ehli bid’attır.





+ Yorum Gönder