+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Misafir Soruları Kategorisinden Abdestsiz Kur'an tutulabilir, anlamında bir hadis var mıdır? Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Misafir

    Abdestsiz Kur'an tutulabilir, anlamında bir hadis var mıdır?






  2. jerusselam
    Devamlı Üye

    Cevap: Abdestsiz Kur'an tutulabilir, anlamında bir hadis var mıdır?


    Reklam



    Cevap: Abdestsiz Kur'an tutulabilir, anlamında bir hadis var mıdır?



    a) Hz. Ömerle ilgili hadis sahihtir. (bk. Ebu Davud, Taharet, 22; İbn Mace, Taharet, 20)

    Hadisin tercümesi şöyledir:

    Hz. Aişe anlatıyor: Resulullah (asm) idrarını yaptı. (bunu gören Hz.) Ömer bir su kabı ile arkasında durdu. Resulullah: “Ömer! Bu da ne?” diye sorunca, “Bu sudur, onunla abdest alırsın” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (asm): ‘Ben her idrar yaptığımda abdest almakla emrolunmadım. Eğer böyle bir şey yapsaydım, bu bir sünnet (benim takip ettiğim bir yolu olurdu ve bu da benim gibi yapmak isteyen insanlara ağır bir şey) olurdu” dedi.

    - Buradan Hz Peygamberin insanların yanında idrara çıktığı anlaşılmamalıdır. Çünkü sahih hadislerden anlıyoruz ki, Hz. Peygamber tenha bir çölde bile yanındaki arkadaşına (ör. Hz. Enes’e) bir sütre yapmasını istiyor ve onun arkasında dışarı çıkıyor.

    Demek ki, Hz. Peygamber yine bir sütre arkasında abdestini bozarken, Hz. Ömer o sütrenin arkasında durmuş, Hz. Peygamber oradan çıkıp geldikten sonra Hz. Ömer’i bir su kabıyla beklediğini görmüş ve bu diyalog yaşanmıştır.

    İbn Mace’deki “Resulullah idrara çıkmak üzere gitti. Ömer de bir su alarak onu takip etti” manasındaki ifade bu söylediklerimizi desteklemektedir. Çünkü bu ifadeden “Hz. Peygamberin idrarını yapmak için kalkıp bir yere gitmiş. Hz. Ömer ise onun idrardan sonra abdest alacağını düşünmüş ve bu sebeple de bir su alarak hazırlık yapmış olduğu” açıkça anlaşılmaktadır.

    Burada, Hz. Peygamberin her idrardan sonra abdest almakla yükümlü olmaması demek, bu haliyle namaz kılabileceği anlamına gelmez. Bu hadisten anlaşılması gereken şey, insanların her an abdestli olma zorunluluğunun olmadığıdır. Bazen, bir süreliğine abdestsiz gezebilir. Hz. Peygamber şayet asla abdestsiz gezmeseydi, bu -farz olmasa bile- onun bir sünneti olurdu ve bu sünnete uymak isteyen insanlara bu durum çok ağır gelirdi.

    b) Ebu Yusuf rivayet ettiği “Ben yalnızca Kur'an'ın haram kıldığını haram kılarım” manasındaki bu hadis rivayeti sahih değildir.

    Çünkü,* Ebu Yusuf, burada “Sika bize resullah’tan haber verdi..” diye başlamıştır. Hadis ilmi bakımından zayıflığını gösteren bir çok illet vardır. Yani hadis bu şekliyle mualleldir ve maluldur, zayıftır. Çünkü; bu hadis her şeyden önce senetsizdir. “Sika” denilenin kim olduğu meçhuldür. Ebu Yusuf Sahabeye yetişmediğine göre, resulullah’tan rivayet ettiği bildirilen “Sika” sahabe değildir. Dolayısıyla hadis munkatıdır. Böyle bir hadis rivayetinin hadis ilmi kriterri bakımından hiç bir kıymet-i harbiyesi yoktur.

    - Kaldı ki, bu hadis rivayetini aktaran Ebu Yusuf’un kendisi de bu hadise dayanarak hadisleri reddetmiyor. Bilakis, “Fıkıh ehlinin bilmediği, kitap ve sünnete uymayan, şaz hadislere itibar etme! Hadis alimlerinin kabul ettiği, fakihlerin bildiği, kitap ve sünnete uygun olan hadis rivayetini al..” (bk. er-Red, ala siyeri’l-Avzaî, Haydarabâd, tarihsiz, s. 31) demek suretiyle kendisinin de aktardığı bu rivayete itibar etmediğini göstermiştir.

    - Kütübü Sitte’de geçen aşağıdaki şu sahih hadisin ifadeleri, bu gibi rivayetlerin çürük olduğunun açık delilidir: “Dikkat edin, bana kitap (Kur’an) yanında bir o kadarı da verildi. Dikkat edin ki, yakında bir adam karnı tok koltuğuna gerilerek “Siz Kur’an’a bakın; onda bulduğunuz helalı helal, bulduğunuz haramı da haram sayın…” (Ebu Davud, es-Sünne, 6)

    c) Verilen kaynaklardan hiç birinde “Abdestsiz Kur'an tutulabilir ve okunabilir” olduğuna dair bir bilgiye rastlayamadık.

    - Şüphesiz, “Ona/Kur’an’a ancak temizler dokunabilir" (Vakıa, 56/79) mealindeki ayetin ilk ve en açık manası “Allah’tan Cebrail vasıtasıyla Hz. Muhammed’e inen Kur’an vahyinin arılığını, duruluğunu bozan şeytan, cin gibi hiçbir müfsit yaratığın eli dokunmamış, fikri karışmamış, kuruntuları bulaşmamıştır..” şeklindedir.

    Ayette, “Kur’an’a ancak temizler dokunabilir” ifadesinin tercih edilmesi, manevî kirlilik sayılan abdestsizlik, cünüp ve hayız türü şeylere de işaret etmek için olduğunu söyleyen alimlerin bu görüşünün yanlış olduğu anlamına gelmez. Kur’an’ın açık hükmü yanında başka şeylere de delalet etmesi, sonsuz ilahî ilmin bir gereğidir.

    Bu ayeti farklı yorumlayanlar var ise de İslam alimlerinin ortak görüşü Kuran’a abdestsiz dokunmanın doğru olmadığıdır. Ancak abdesti olmayan birinin el dokundurmadan karşısında bulunan Kuran’dan okuması veya ezberinden bildiği ayet ve sureleri okuması caizdir.

    - Alimler ayette geçen “la yemessuhu” (Kur’an’a dokunamazlar) ifadesini, görünürde ihbar cümlesi olmakla beraber, gerçekte bir inşa cümlesi olup bir nehiy/yasaklama ifadesi olduğunu düşünüyorlar. (bk. V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 1/295)

    - İmam Nevevî de abdestsiz Kur’an’a dokunmanın haram olduğunu belirtmiş, delil olarak da ilgili ayeti ve şu hadisi vermiştir: Rivayete göre, Peygamber efendimiz, Hakîm b. Hizam’a hitaben: “Kur’an’a dokunurken mutlaka abdestli olmalısın.” (Nevevî, el-Mecmu; 2/65)

    - Keza şafii alimleri Vakıa suresinin ilgili ayetinde yer alan “Tenzil” kavramının kesinlikle Mushafa işaret ettiği görüşündeler. Çünkü, bu kavram, Levh-i mahafuz’a değil, Hz. Peygambere indirilen Kur’an’a bakar. (bk. Nevevî, a.g.e, 2/72)

    - İmam Nevevî’nin belirttiğine göre, abdestsiz Kur’an’a dokunmanın haram olduğunda alimlerin ittifakı, icmaı vardır. İmam-ı azam, İmam-ı Malik, İmam-ı Şafii, İmam-ı Ahmed b. Hanbel de aynı görüştedir. (b k. Nevevî, a.g.e, 2/72)

+ Yorum Gönder