Konusunu Oylayın.: Kuran’ın bir harfinin bile hiç kaybolmayacak olduğuna dair hadis var mıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kuran’ın bir harfinin bile hiç kaybolmayacak olduğuna dair hadis var mıdır?
  1. 03.Mayıs.2014, 01:05
    1
    Misafir

    Kuran’ın bir harfinin bile hiç kaybolmayacak olduğuna dair hadis var mıdır?






    Kuran’ın bir harfinin bile hiç kaybolmayacak olduğuna dair hadis var mıdır? Mumsema Kuran’ın bir harfinin bile hiç kaybolmayacak olduğuna dair hadis var mıdır?


  2. 13.Mayıs.2014, 14:10
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Kuran’ın bir harfinin bile hiç kaybolmayacak olduğuna dair hadis var mıdır?




    Kuran’ın bir harfinin bile hiç kaybolmayacak olduğuna dair hadis var mıdır?



    Böyle bir hadis rivayetine rastlayamadık.
    *
    - Bize göre, sorudaki niteliklere sahip *bir sahih hadis rivayeti yoktur. Çünkü, bir harfin fazla veya noksan olması, Kur’an’ın kendisine değil, yazılım kurallarına ait bir husustur.
    *
    Kur’an’ın yazılışı biri Hz. Osman zamanında sahabenin icmaıyla kabul edilen ve kullanılan “hatt-ı Osmanî” veya “resmî hat”tır. Diğer ise, Farklı bölgelere farklı şekillerde yazılabilen bir hattır.*
    *
    Bu konuyla alakalı bilgiler bizim Sitemizde mevcut olmakla beraber, burada misal olarak şu kelimeleri söz konusu edebiliriz:
    *
    Namaz manasına gelen “Salat” kelimesi, hatt-ı Osmanîde “vav”lı yazılır, diğer hatlarda ise “elif”li yazılır. Faiz manasına gelen “Riba” ve “zekat” kelimleri de aynı şekilde farklı yazılır.*
    *
    Keza, Cennetler manasında (çoğul olarak) kullanılan “Cennât” kelimesi, Hatt-ı Osmanîde elifsizdir, diğer hatlarda ise eliflidir. Fatiha suresinde ki “MLK” kelimesi, hatt-ı Osmanîde elifsiz “Melik”, diğerlerinde ise elifli olarak “Mâlik” şeklinde yazılmıştır.*
    *
    Bu açıdan bakıldığında hadislerde *“Kur’an’ın hiç bir harfin değişmeyeceği” ifadesinin kullanılması neden söz konusu olmadığı daha iyi anlaşılır. Çünkü böyle bir sahih hadis olsaydı, bu takdirde mutlaka *tartışma konusu olurdu.*
    *
    Şunu da belirtelim ki, bu farklı yazılış tarzı, Kur’an’ın ifadelerinin manasına hiçbir tesiri yoktur. Namaz yine namazdır, zekat yine zekattır. Melik hükümdar/Padişah/sultan anlamına gelirken, MALİK sahip manasına gelir. O ayette söz konusu edilen “kıyamet gününün” HÜKÜMDARI/SULTANI aynı *zamanda onun yegâne SAHİBİDİR.
    *
    Hülasa: “Hiç şüphe yok ki o zikri/Kur’ân’ı Biz indirdik, onu koruyacak olan da Biz’iz” (Hicr, 15/9) mealindeki ayette Kur’an’ın tağyir, tebdil ve tahrifattan korunduğuna, koruma altına alındığına dair ilahî garantinin varlığı, -hadislere ihtiyaç bırakmayacak kadar- açıktır.*


  3. 13.Mayıs.2014, 14:10
    2
    Devamlı Üye



    Kuran’ın bir harfinin bile hiç kaybolmayacak olduğuna dair hadis var mıdır?



    Böyle bir hadis rivayetine rastlayamadık.
    *
    - Bize göre, sorudaki niteliklere sahip *bir sahih hadis rivayeti yoktur. Çünkü, bir harfin fazla veya noksan olması, Kur’an’ın kendisine değil, yazılım kurallarına ait bir husustur.
    *
    Kur’an’ın yazılışı biri Hz. Osman zamanında sahabenin icmaıyla kabul edilen ve kullanılan “hatt-ı Osmanî” veya “resmî hat”tır. Diğer ise, Farklı bölgelere farklı şekillerde yazılabilen bir hattır.*
    *
    Bu konuyla alakalı bilgiler bizim Sitemizde mevcut olmakla beraber, burada misal olarak şu kelimeleri söz konusu edebiliriz:
    *
    Namaz manasına gelen “Salat” kelimesi, hatt-ı Osmanîde “vav”lı yazılır, diğer hatlarda ise “elif”li yazılır. Faiz manasına gelen “Riba” ve “zekat” kelimleri de aynı şekilde farklı yazılır.*
    *
    Keza, Cennetler manasında (çoğul olarak) kullanılan “Cennât” kelimesi, Hatt-ı Osmanîde elifsizdir, diğer hatlarda ise eliflidir. Fatiha suresinde ki “MLK” kelimesi, hatt-ı Osmanîde elifsiz “Melik”, diğerlerinde ise elifli olarak “Mâlik” şeklinde yazılmıştır.*
    *
    Bu açıdan bakıldığında hadislerde *“Kur’an’ın hiç bir harfin değişmeyeceği” ifadesinin kullanılması neden söz konusu olmadığı daha iyi anlaşılır. Çünkü böyle bir sahih hadis olsaydı, bu takdirde mutlaka *tartışma konusu olurdu.*
    *
    Şunu da belirtelim ki, bu farklı yazılış tarzı, Kur’an’ın ifadelerinin manasına hiçbir tesiri yoktur. Namaz yine namazdır, zekat yine zekattır. Melik hükümdar/Padişah/sultan anlamına gelirken, MALİK sahip manasına gelir. O ayette söz konusu edilen “kıyamet gününün” HÜKÜMDARI/SULTANI aynı *zamanda onun yegâne SAHİBİDİR.
    *
    Hülasa: “Hiç şüphe yok ki o zikri/Kur’ân’ı Biz indirdik, onu koruyacak olan da Biz’iz” (Hicr, 15/9) mealindeki ayette Kur’an’ın tağyir, tebdil ve tahrifattan korunduğuna, koruma altına alındığına dair ilahî garantinin varlığı, -hadislere ihtiyaç bırakmayacak kadar- açıktır.*





+ Yorum Gönder