Konusunu Oylayın.: Kul Hakkı Nedir ve Nasıl Ödenir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Kul Hakkı Nedir ve Nasıl Ödenir?
  1. 10.Mart.2014, 01:58
    1
    Misafir

    Kul Hakkı Nedir ve Nasıl Ödenir?






    Kul Hakkı Nedir ve Nasıl Ödenir? Mumsema Kul hakkı nedir? Nasıl affedilir?


  2. 10.Mart.2014, 01:58
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 10.Nisan.2014, 18:30
    2
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,758
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Cevap: Kul Hakkı Nedir ve Nasıl Ödenir?




    Kul hakkı nedir ve ahirette nasıl hesaplaşılır?



    Kul hakkı o kadar öneme haizdir ki, Allah cc.'ın hakkından bile önce geldiği ifade edilmektedir. Peki kul hakkı nedir? Ahirete intikal eden haklar nasıl bizi etkiler. Belli başlı hak meseleleri ve toplamdan hali olamayan bizlerin bilmesi icap eden muaşeret adapları nelerdir?

    Kul Hakkı Nedir?:
    Bir kulun diğer bir kuldan dünya ve âhire âit alacağı demektir.
    Cenab-ı Hak Kur'anı Mübinde:

    Ey Mü'minler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla (şeriatın haram kıldığı fâiz, kumar, hırsızlık, gasb, zorbalık, hıyânet, sefâhat ve israf ile) yemeyin. Ancak birbirinizden hoşnut olarak karşılıklı ticâret yolu ile olursa (yiyebi-lirsiniz.) Kendi kendinizi öldürmeyin. (Veya nefsinizden sayılan mü'mini öldürmeyin. Veyâ kısas icâb eden cinâyetleri işleyerek kendi ölümünüze sebeb olmayın. Veyâ nefsinizi, tehlikeye atarak öldürmeyin. Ey Muhammed Ümmeti!) Şübhesiz Allah size merhamet eder. (Haram yemenize ve nefsinizi öldürmenize müsaade etmez. İsrâil-oğullarına, isyanları sebebiyle kendilerini öldürmelerini emretmişken, sizi ondan meneder.) ( Nisa 29 )

    Hadisi Şerifte ise şöyle buyruluyor:

    "Ben ancak insanım. Elbette bana iki hasım gelir. Bazınız diğerinden daha iyi konuşabilir. (Hakkını savunabilir.) Ben de onun haklı olduğunu sanırım da buna göre lehine hükmederim. Böylece bir müslümanın hakkını başkası lehine hükmetmiş olursam bu hüküm ateşten bir parçadır. (Haksız olan) ister onu alsın ister bıraksın.)"

    Kul hakkı, Allah' hakkından önce gelir. Çünkü kul âhirete muhtaç, Allah' ise ganîdir. Bu sebeble borçlu kişi zekat ve hacla mükellef değildir.

    İmam-ı Serahsî Rh.A. “Şehid’in kul hakkından başka bütün günahları affolunur” buyurdu.


    Yine başka bir hadisi şerifte :

    “Kim din kardeşine zulmetmişse, altın ve gümüşün fayda vermediği gün gelmeden önce ondan helallık istesin. Çünkü yarın haksızlığı kadar iyi amelinden alınır; iyi ameli yoksa haklının günahından zulmü kadar haksıza yüklenir. ( Meşarikul-envar)


    Müslümanın müslüman üzerinde hakkı beştir:

    1- Selamına cevap vermek

    2- Hastalanınca yoklamak.

    3 Ölünce cenazesine gitmek

    4- Davetine icabet etmek.

    5-Aksırıp Elhamdülillah deyince “Yerhamükellah” demek.

    Abni Abidin’de deniyor ki:

    Hak sahibi hakkını helal etmezse Kıyâmet günü haksızdan yarım gıram gümüş değerinde hak için-cemaatla kılınmış ve kabul olmuş yediyüz vakit namazı alınıp alacaklıya verilir.

    İmam-ı Rabbani buyurdu:

    İşlenen günahlarda kul hakkı varsa:

    a. Hemen ödemek,

    b. Helalleşmek,

    c. Ona iyilik ve duada bulunmak, lazım.

    Ölmüşse: Dua ve istiğfarla birlikte varisle-riyle helallaşmak lazımdır.



    Burada şu hikaye zikredilebilir:

    Nüşirevan öldüğü zaman tabutunu dolaştırıp kimin hakkı varsa gelsin alsın denildi. Bir fert çıkıp hak talep etmedi..

    Rasûlüllah Efendimiz irtihalinden iki gün önce: “Kimin malını almışsam işte malım gelsin alsın. Kimin sırtına vurmuşsam işte sırtım gelsin vursun...

    Eshabdan biri üç dirhem alacağı olduğunu iddia etti, derhal verildi Diğeri harbde sırtına kırbaç geldiğini söyledi.. ilah..

    Beyhaki Amr bin A.S.'ın oda oğlu Abdullahdan rivayet ediyor:

    Hz. Ebubekir bir cuma namazından sonra “Sadaka develerini hazırlayıp taksim edeceğim. İznim olmadan kimse yanımıza gelmesin dedi.

    Bir kadın kocasının eline bir deve yuları verip “git Ebubekir’i bul belke sana da bir deve verir. Alıp gelirsin” dedi.

    Hz. Ebubekir’in emrinden haberi olmayan adam gidip, ömerle birlikte devlerle meşgul olan Ebubekiri bulur.

    Hz Ebubekir “Niye geldin, kimse iznim olmadan gelmesin demedim mi” buyurup adama yuları vurur.

    Taksimden sonra yuları adamın eline verip “Benim vurduğum gibi sen de bana vur” buyurur.

    Hz. Ömer:

    “Senin vurduğun gibi vuramaz. Eğer öyle yaparsa adet haline gelir;

    Hz. Ebubekir:

    Kıyamet gününde beni bundan kim kurtarır?

    Hz. Ömer:

    Başka türlü razı et.” der.

    Ebubekir oğluna “Yükü ile birlikte bir deve bir parça kadife içinde beş dinar vermesini söyler ve memnun eder.


    Ebû üreyre (R.A.)

    -Ya Rasûlüllah, bir kimse haksız yere malımı almak isterse ne yaparım?

    - Vermezsin

    - Bu uğurda mukatele ederse?

    - Sen de mukatele edersin.

    - Ya beni öldürürse?

    - Şehid olursun.

    - Ya ben onu öldürürsem?

    - Cehennem de olursun.

    H.Ş.:Malı uğrunda öldürülen şehiddir.



    Hikaye:

    İbni Sirin’e birisi gelip:

    -Ben seni gıybet etmiştim; hakkını helal et.

    -Allah'ın haram kıldığı bir münkeri ben helal edemem. Ben ancak bana ait olanı helal edebilirim.”



    İmam-ı Azam Hz nin babası Sabit Hz nin elma hadisesi kul hakkı için nelere katlandığının yine başka bir misalidir.

    H.Ş. “İşçinin ücretini teri kurumadan verin.

    H.Ş. Bir kimse çalıştırdığı işçinin ücretini teri kurumadan vermezse Allah' ona rahmat naza-rıyla bakmaz.

    H.Ş. Bir kimse çalıştırdığı işçinin ücretini vermezse ben onun hasmıyım. (Buhari C.3 S 50)

    H.Ş. İşçilere yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin ve güçlerinin yetmediği işleri yüklemeyin. Şayet güç işler verirseniz onlara yardım edin. Zira hizmetçinin işinden hafiflettiğin her şey kıyamet günü mizanda senin için sevap olacaktır.



    Cemiyet hayatında muaşeret kaideleri:

    1- Hoşgörü sahibi olmak. H.Ş. Hoş gör ki, hoş görülesin.

    2. Mütehakkimâne değil, mütebessim çehre ile hitab etmek:

    3. Sokakta giderken hiç kimsenin arkasın-dan seslenmemek.

    İmam-ı Âzam Rh.A. talebesi Ebû Yusuf’a: “Kimseyi arkasından çağırma, biri seni arkadan çağırırsa dönüp bakma zira arkasından çağırılan hayvandır.

    4. Aksırma, öksürme gibi durumlarda ağzını kapamalı ve arkasını dönmeli..

    5. Gülmek icab ettiren bir şey yokken gülmemeli ve toplulukta iki kişi birbirine göz kırparak anlaşmamalı. Fısıltı halinde konuşmamalı.

    6. Büyüklere - hocamıza -üstamıza - tecrübesinden istifade ettiğimiz yaşlılara hürmet etmeli Bunlar hem Hakk’ın rızasını hem onların hoşnutluğunu kazanmağa sebebdir.

    7. Otobüs, dolmuş gibi vasıtalarda büyükle-re yer vermek

    Mekke’ye 16 km. Uzaklıktaki Cirane mev-kiinde Rasûlüllah Efendimiz Süt validesi Halime-i Sadiye Hz. Lerini gördü. Ayağa kalktı ve cübbesini yere serip onu oturttu. Eshab-ı Kiram bunu gördüler ve örnek aldılar. Daha sonra Ebubekir ve Ömer (R.A.) da Halime validemize aynı şeyi yapmışlardır.

    8. Bir toplantıya gideceğimizde el ve ayak temizliği yapmalı.

    9. Cuma, Bayram gibi kalabalığa çıkacağı-mızda mümkünse boy abdesti almalı, güzel elbise, temiz çorap giymeli zoğan sarımsak yememelidir.

    10. Camiye geldiğimizde neresi boşsa oraya oturmalı, cemaatın üzerinden atlayarak ileri geç-meye çalışmamalıdır.

    11. Çay kahve meşrubat v.s gibi şeyler dağı-tırken, veya bir kalabalıkla musafahalaşırken kendine göre sağdan başlamalı

    (Eleymenü feleymen...)

    12. Yemekten önce ve sonra elleri yıkamalı

    Yemekten evvel elleri yıkamak hastalıklara, yemekten sonra yıkamak da fakirliğe kalkandır buyurulmuş.

    13 Bir ziyafete katıldığımızda ev sahibine teşekkür etmeli


    incemeseleler


  4. 10.Nisan.2014, 18:30
    2
    Üye



    Kul hakkı nedir ve ahirette nasıl hesaplaşılır?



    Kul hakkı o kadar öneme haizdir ki, Allah cc.'ın hakkından bile önce geldiği ifade edilmektedir. Peki kul hakkı nedir? Ahirete intikal eden haklar nasıl bizi etkiler. Belli başlı hak meseleleri ve toplamdan hali olamayan bizlerin bilmesi icap eden muaşeret adapları nelerdir?

    Kul Hakkı Nedir?:
    Bir kulun diğer bir kuldan dünya ve âhire âit alacağı demektir.
    Cenab-ı Hak Kur'anı Mübinde:

    Ey Mü'minler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla (şeriatın haram kıldığı fâiz, kumar, hırsızlık, gasb, zorbalık, hıyânet, sefâhat ve israf ile) yemeyin. Ancak birbirinizden hoşnut olarak karşılıklı ticâret yolu ile olursa (yiyebi-lirsiniz.) Kendi kendinizi öldürmeyin. (Veya nefsinizden sayılan mü'mini öldürmeyin. Veyâ kısas icâb eden cinâyetleri işleyerek kendi ölümünüze sebeb olmayın. Veyâ nefsinizi, tehlikeye atarak öldürmeyin. Ey Muhammed Ümmeti!) Şübhesiz Allah size merhamet eder. (Haram yemenize ve nefsinizi öldürmenize müsaade etmez. İsrâil-oğullarına, isyanları sebebiyle kendilerini öldürmelerini emretmişken, sizi ondan meneder.) ( Nisa 29 )

    Hadisi Şerifte ise şöyle buyruluyor:

    "Ben ancak insanım. Elbette bana iki hasım gelir. Bazınız diğerinden daha iyi konuşabilir. (Hakkını savunabilir.) Ben de onun haklı olduğunu sanırım da buna göre lehine hükmederim. Böylece bir müslümanın hakkını başkası lehine hükmetmiş olursam bu hüküm ateşten bir parçadır. (Haksız olan) ister onu alsın ister bıraksın.)"

    Kul hakkı, Allah' hakkından önce gelir. Çünkü kul âhirete muhtaç, Allah' ise ganîdir. Bu sebeble borçlu kişi zekat ve hacla mükellef değildir.

    İmam-ı Serahsî Rh.A. “Şehid’in kul hakkından başka bütün günahları affolunur” buyurdu.


    Yine başka bir hadisi şerifte :

    “Kim din kardeşine zulmetmişse, altın ve gümüşün fayda vermediği gün gelmeden önce ondan helallık istesin. Çünkü yarın haksızlığı kadar iyi amelinden alınır; iyi ameli yoksa haklının günahından zulmü kadar haksıza yüklenir. ( Meşarikul-envar)


    Müslümanın müslüman üzerinde hakkı beştir:

    1- Selamına cevap vermek

    2- Hastalanınca yoklamak.

    3 Ölünce cenazesine gitmek

    4- Davetine icabet etmek.

    5-Aksırıp Elhamdülillah deyince “Yerhamükellah” demek.

    Abni Abidin’de deniyor ki:

    Hak sahibi hakkını helal etmezse Kıyâmet günü haksızdan yarım gıram gümüş değerinde hak için-cemaatla kılınmış ve kabul olmuş yediyüz vakit namazı alınıp alacaklıya verilir.

    İmam-ı Rabbani buyurdu:

    İşlenen günahlarda kul hakkı varsa:

    a. Hemen ödemek,

    b. Helalleşmek,

    c. Ona iyilik ve duada bulunmak, lazım.

    Ölmüşse: Dua ve istiğfarla birlikte varisle-riyle helallaşmak lazımdır.



    Burada şu hikaye zikredilebilir:

    Nüşirevan öldüğü zaman tabutunu dolaştırıp kimin hakkı varsa gelsin alsın denildi. Bir fert çıkıp hak talep etmedi..

    Rasûlüllah Efendimiz irtihalinden iki gün önce: “Kimin malını almışsam işte malım gelsin alsın. Kimin sırtına vurmuşsam işte sırtım gelsin vursun...

    Eshabdan biri üç dirhem alacağı olduğunu iddia etti, derhal verildi Diğeri harbde sırtına kırbaç geldiğini söyledi.. ilah..

    Beyhaki Amr bin A.S.'ın oda oğlu Abdullahdan rivayet ediyor:

    Hz. Ebubekir bir cuma namazından sonra “Sadaka develerini hazırlayıp taksim edeceğim. İznim olmadan kimse yanımıza gelmesin dedi.

    Bir kadın kocasının eline bir deve yuları verip “git Ebubekir’i bul belke sana da bir deve verir. Alıp gelirsin” dedi.

    Hz. Ebubekir’in emrinden haberi olmayan adam gidip, ömerle birlikte devlerle meşgul olan Ebubekiri bulur.

    Hz Ebubekir “Niye geldin, kimse iznim olmadan gelmesin demedim mi” buyurup adama yuları vurur.

    Taksimden sonra yuları adamın eline verip “Benim vurduğum gibi sen de bana vur” buyurur.

    Hz. Ömer:

    “Senin vurduğun gibi vuramaz. Eğer öyle yaparsa adet haline gelir;

    Hz. Ebubekir:

    Kıyamet gününde beni bundan kim kurtarır?

    Hz. Ömer:

    Başka türlü razı et.” der.

    Ebubekir oğluna “Yükü ile birlikte bir deve bir parça kadife içinde beş dinar vermesini söyler ve memnun eder.


    Ebû üreyre (R.A.)

    -Ya Rasûlüllah, bir kimse haksız yere malımı almak isterse ne yaparım?

    - Vermezsin

    - Bu uğurda mukatele ederse?

    - Sen de mukatele edersin.

    - Ya beni öldürürse?

    - Şehid olursun.

    - Ya ben onu öldürürsem?

    - Cehennem de olursun.

    H.Ş.:Malı uğrunda öldürülen şehiddir.



    Hikaye:

    İbni Sirin’e birisi gelip:

    -Ben seni gıybet etmiştim; hakkını helal et.

    -Allah'ın haram kıldığı bir münkeri ben helal edemem. Ben ancak bana ait olanı helal edebilirim.”



    İmam-ı Azam Hz nin babası Sabit Hz nin elma hadisesi kul hakkı için nelere katlandığının yine başka bir misalidir.

    H.Ş. “İşçinin ücretini teri kurumadan verin.

    H.Ş. Bir kimse çalıştırdığı işçinin ücretini teri kurumadan vermezse Allah' ona rahmat naza-rıyla bakmaz.

    H.Ş. Bir kimse çalıştırdığı işçinin ücretini vermezse ben onun hasmıyım. (Buhari C.3 S 50)

    H.Ş. İşçilere yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin ve güçlerinin yetmediği işleri yüklemeyin. Şayet güç işler verirseniz onlara yardım edin. Zira hizmetçinin işinden hafiflettiğin her şey kıyamet günü mizanda senin için sevap olacaktır.



    Cemiyet hayatında muaşeret kaideleri:

    1- Hoşgörü sahibi olmak. H.Ş. Hoş gör ki, hoş görülesin.

    2. Mütehakkimâne değil, mütebessim çehre ile hitab etmek:

    3. Sokakta giderken hiç kimsenin arkasın-dan seslenmemek.

    İmam-ı Âzam Rh.A. talebesi Ebû Yusuf’a: “Kimseyi arkasından çağırma, biri seni arkadan çağırırsa dönüp bakma zira arkasından çağırılan hayvandır.

    4. Aksırma, öksürme gibi durumlarda ağzını kapamalı ve arkasını dönmeli..

    5. Gülmek icab ettiren bir şey yokken gülmemeli ve toplulukta iki kişi birbirine göz kırparak anlaşmamalı. Fısıltı halinde konuşmamalı.

    6. Büyüklere - hocamıza -üstamıza - tecrübesinden istifade ettiğimiz yaşlılara hürmet etmeli Bunlar hem Hakk’ın rızasını hem onların hoşnutluğunu kazanmağa sebebdir.

    7. Otobüs, dolmuş gibi vasıtalarda büyükle-re yer vermek

    Mekke’ye 16 km. Uzaklıktaki Cirane mev-kiinde Rasûlüllah Efendimiz Süt validesi Halime-i Sadiye Hz. Lerini gördü. Ayağa kalktı ve cübbesini yere serip onu oturttu. Eshab-ı Kiram bunu gördüler ve örnek aldılar. Daha sonra Ebubekir ve Ömer (R.A.) da Halime validemize aynı şeyi yapmışlardır.

    8. Bir toplantıya gideceğimizde el ve ayak temizliği yapmalı.

    9. Cuma, Bayram gibi kalabalığa çıkacağı-mızda mümkünse boy abdesti almalı, güzel elbise, temiz çorap giymeli zoğan sarımsak yememelidir.

    10. Camiye geldiğimizde neresi boşsa oraya oturmalı, cemaatın üzerinden atlayarak ileri geç-meye çalışmamalıdır.

    11. Çay kahve meşrubat v.s gibi şeyler dağı-tırken, veya bir kalabalıkla musafahalaşırken kendine göre sağdan başlamalı

    (Eleymenü feleymen...)

    12. Yemekten önce ve sonra elleri yıkamalı

    Yemekten evvel elleri yıkamak hastalıklara, yemekten sonra yıkamak da fakirliğe kalkandır buyurulmuş.

    13 Bir ziyafete katıldığımızda ev sahibine teşekkür etmeli


    incemeseleler


  5. 07.Şubat.2015, 21:01
    3
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Kul Hakkı Nedir ve Nasıl Ödenir?

    Kul hakkı yemenin hükmü nedir? Kul hakkı nasıl ödenir?

    Hz. Peygamber (s.a.s.), üzerinde kul hakkı bulunan kişilerin, hak sahibi olan mazlumlardan helallik almalarını öğütlemiştir. Bunun yapılmaması durumunda haksızlık yapan kişinin salih amellerinin, haksızlığı ölçüsünde alınarak hak sahibine verileceğini, eğer verilecek salih amel bulunamazsa o zaman da mazlumun günahlarının zâlime yükleneceğini belirtir (Buhârî, Mezâlim, 10). Yine Peygamberimiz (s.a.s.), imkanı olduğu halde zamanı gelmiş bir borcu ödemeyenlerin kul hakkını ihlal ettiğini şöyle ifade eder: “Ödeme gücü olan zengin kişinin, ödemeyi ertelemesi zulümdür” (Buhârî, Havâle, 1).
    Görüldüğü üzere kul hakkı, kişinin Cennet ya da Cehennem’e gidişinde önemli ölçüde belirleyici bir rol oynamaktadır. Allah’ın huzuruna kul hakkı ile çıkmanın, çok ağır bir vebâli vardır. Çünkü böyle bir günahın Allah tarafından bağışlanması, hak sahibinin affetmesi şartına bağlanmıştır. Hak sahibi, hakkını almadıkça veya bu hakkından vazgeçmedikçe, Allah kul hakkı yiyenin bu günahını affetmemektedir. Çünkü ilâhî adâlet, bunu gerektirir. Veda hutbesinde Rasûlüllah (s.a.s.) “Ey insanlar, sizin canlarınız, mallarınız, ırz ve namuslarınız, rabbinize kavuşuncaya kadar birbirinize haramdır (dokunulmazdır)” (Buhârî, Hacc, 132) buyurmuştur.
    Buna göre, gasp, hırsızlık veya izinsiz alma gibi yollarla elde edilen haram para veya mal, sahipleri biliniyor ise kendilerine yahut mirasçılarına, bilinmiyor ise fakirlere veya hayır kurumlarına onların namına sadaka olarak verilmelidir. Ayrıca, yapılan bu kusurlardan dolayı da Allah’tan af ve mağfiret dilenmelidir.
    Mal ya da darp gibi şeylerle ilgili olmayan gıybet, bühtan gibi hak ihlallerinde en doğrusu, hak sahibine durumu anlatıp helalleşmek olmakla beraber, her zaman bu şartı yerine getirmek mümkün olmadığından ya da insanlar bundan çekindiklerinden, kendi adına tövbe edip, hak sahibi namına da istiğfar etmek, dua etmek ya da hayır hasenat yaparak sevabını ona bağışlamak, bu tür hak ihlallerine keffaret olur (Mâverdî, el-Hâvî, I, 107; İbn Teymiyye, el-Fetâva’l-Kübrâ, I, 113).

    Din işleri yüksek kurulu


  6. 07.Şubat.2015, 21:01
    3
    Moderatör
    Kul hakkı yemenin hükmü nedir? Kul hakkı nasıl ödenir?

    Hz. Peygamber (s.a.s.), üzerinde kul hakkı bulunan kişilerin, hak sahibi olan mazlumlardan helallik almalarını öğütlemiştir. Bunun yapılmaması durumunda haksızlık yapan kişinin salih amellerinin, haksızlığı ölçüsünde alınarak hak sahibine verileceğini, eğer verilecek salih amel bulunamazsa o zaman da mazlumun günahlarının zâlime yükleneceğini belirtir (Buhârî, Mezâlim, 10). Yine Peygamberimiz (s.a.s.), imkanı olduğu halde zamanı gelmiş bir borcu ödemeyenlerin kul hakkını ihlal ettiğini şöyle ifade eder: “Ödeme gücü olan zengin kişinin, ödemeyi ertelemesi zulümdür” (Buhârî, Havâle, 1).
    Görüldüğü üzere kul hakkı, kişinin Cennet ya da Cehennem’e gidişinde önemli ölçüde belirleyici bir rol oynamaktadır. Allah’ın huzuruna kul hakkı ile çıkmanın, çok ağır bir vebâli vardır. Çünkü böyle bir günahın Allah tarafından bağışlanması, hak sahibinin affetmesi şartına bağlanmıştır. Hak sahibi, hakkını almadıkça veya bu hakkından vazgeçmedikçe, Allah kul hakkı yiyenin bu günahını affetmemektedir. Çünkü ilâhî adâlet, bunu gerektirir. Veda hutbesinde Rasûlüllah (s.a.s.) “Ey insanlar, sizin canlarınız, mallarınız, ırz ve namuslarınız, rabbinize kavuşuncaya kadar birbirinize haramdır (dokunulmazdır)” (Buhârî, Hacc, 132) buyurmuştur.
    Buna göre, gasp, hırsızlık veya izinsiz alma gibi yollarla elde edilen haram para veya mal, sahipleri biliniyor ise kendilerine yahut mirasçılarına, bilinmiyor ise fakirlere veya hayır kurumlarına onların namına sadaka olarak verilmelidir. Ayrıca, yapılan bu kusurlardan dolayı da Allah’tan af ve mağfiret dilenmelidir.
    Mal ya da darp gibi şeylerle ilgili olmayan gıybet, bühtan gibi hak ihlallerinde en doğrusu, hak sahibine durumu anlatıp helalleşmek olmakla beraber, her zaman bu şartı yerine getirmek mümkün olmadığından ya da insanlar bundan çekindiklerinden, kendi adına tövbe edip, hak sahibi namına da istiğfar etmek, dua etmek ya da hayır hasenat yaparak sevabını ona bağışlamak, bu tür hak ihlallerine keffaret olur (Mâverdî, el-Hâvî, I, 107; İbn Teymiyye, el-Fetâva’l-Kübrâ, I, 113).

    Din işleri yüksek kurulu





+ Yorum Gönder