Konusunu Oylayın.: İsteklilik ve Samimiyet Nedir

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İsteklilik ve Samimiyet Nedir
  1. 03.Mart.2014, 01:36
    1
    Misafir

    İsteklilik ve Samimiyet Nedir






    İsteklilik ve Samimiyet Nedir Mumsema İsteklilik ve Samimiyet Hakkında Bilgi İstiyorum


  2. 03.Mart.2014, 01:36
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 16.Mart.2014, 23:07
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: İsteklilik ve Samimiyet Nedir




    isteklilik ve samimiyet ile ilgili kısaca bilgi

    İbadetler, gereğine inanarak ve isteyerek yapılmalıdır. Zorlama ve tehdit sonucunda, istemeyerek yapılan ibadetin Allah katında bir değeri yoktur. Mesela, çeşitli baskılarla, isteksiz kılınan bir namaz spor yapmaktan öteye geçmez; tutulan oruç da aç ve susuz kalmaktan başka bir anlam taşımaz. İbadetlerde gönüllülük esastır.

    Yüce Allah şöyle buyurur: “Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O hâlde kim tağutu tanımayıp Allah’a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.” (Bakara suresi, 256. ayet) Bu ayete göre dinde zorlama ve zorbalık yoktur. Bir insanı inanması için zorlamak yasak olduğu gibi, ibadet etmesi için de zorlamak doğru değildir. Çünkü yaptığı ameller ibadet değeri kazanmaz, sevap da elde edemez. İbadetler zorlama olmaksızın, iyi niyet, rıza ve gönüllülük esasına göre yapılmalıdır. Zorlama ile yapılan iman da ibadet de geçersizdir. Allah insanlara doğru yolu gösterir. İbadet etmelerini emreder, ama kullarının birbirine bu yönde baskı yapmalarına rıza göstermez. İnsanlar, çevresindekilere ancak öğüt verir, ibadet etmeleri yönünde tavsiye ve telkinde bulunur; kendi yaptığı ibadetlerle başkalarına güzel örnek olur. İnsanlar ibadet etmek için aslında gönüllü olmalıdırlar. Allah’ın kendilerine verdiği hayat, akıl, konuşma, görme, sevme, sevilme, yeme, içme gibi sayısız nimetlere karşı şükran borcunu öderken zorlanmamalıdırlar. “Nokta kadar menfaati için başkaları önünde virgül gibi eğilen”, “bir acı kahvenin hatırını kırk yıl unutmayan” insanoğlu her şeyini borçlu olduğu yaratıcısına, istekle ibadet etmek durumundadır. b- Samimiyet İbadet, temiz bir kalp ile samimi olarak yapılmalıdır. İbadet içtenlikle, maddi çıkar gütmeden, yalnız Allah’ın rızasını kazanmak için yapıldığında gerçek amacına ulaşır. Bu duyguya “ihlâs” denir.

    Samimiyet bir kalp hareketi ve ruhsal bir tutumdur. İbadetteki niyetimizin ne olduğunu, samimi olup olmadığımızı Allah bilmektedir. Ona hiçbir şey gizli kalmaz. Allah ibadetlerimizi niyetlerimizdeki samimiyetimize göre değerlendirecektir. Çünkü “Ameller niyetlere göredir. Herkesin niyetine göre işlem yapılır.”(Buhari, Bed’ül-vahy) Allah’ın rızasını kazanmak, ibadetlerimizde ve günlük hayatımızda samimi olmakla mümkündür. Samimiyet ibadetin hem ruhu hem de özüdür. Samimi olmayan ibadetler, cansız ceset ve kuru bir ağaç gibidir. Allah, kendisine samimi olarak ibadet etmemizi (Zümer Suresi, 2. ayet) emretmektedir. Peygamberimiz de “fiüphesiz Allah, sadece kendisi için ve ancak kendisinin rızası gözetilerek yapılan amellerden başkasını kabul etmez.” (Nesai, Cihat)

    Samimiyet, ibadetlerden zevk almamızı, yaratıcımızla yakınlaşmamızı sağlar. İçimizdeki fenalığın ve kötülüğün giderilmesine yardımcı olur. fieytan kötülükleri insanlara süslü gösterip azdıracağını; ancak samimi Müslümanlara etki edemeyeceğini (Hicr suresi, 40. ayet, - Sa’d suresi, 83. ayet) belirtmiştir. Bütün peygamberler samimiyet örneği göstererek, mücadelelerinde başarılı olmuşlardır. Allah’ın rızasını kazanmak için, Müslümanların samimi olarak yaptığı her güzel iş, bir ibadet gibidir ve kendisine sevap kazandırır. Bu bakımdan insanlar, öğrenciliğinde, iş hayatında, mesleki çalışmalarında, ailevi ve sosyal ilişkilerinde daima niyetini samimi tutmalı, Allah’ın rızasını gözeterek hareket etmelidir.

    M. Sadık Arslan



  4. 16.Mart.2014, 23:07
    2
    Moderatör



    isteklilik ve samimiyet ile ilgili kısaca bilgi

    İbadetler, gereğine inanarak ve isteyerek yapılmalıdır. Zorlama ve tehdit sonucunda, istemeyerek yapılan ibadetin Allah katında bir değeri yoktur. Mesela, çeşitli baskılarla, isteksiz kılınan bir namaz spor yapmaktan öteye geçmez; tutulan oruç da aç ve susuz kalmaktan başka bir anlam taşımaz. İbadetlerde gönüllülük esastır.

    Yüce Allah şöyle buyurur: “Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O hâlde kim tağutu tanımayıp Allah’a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.” (Bakara suresi, 256. ayet) Bu ayete göre dinde zorlama ve zorbalık yoktur. Bir insanı inanması için zorlamak yasak olduğu gibi, ibadet etmesi için de zorlamak doğru değildir. Çünkü yaptığı ameller ibadet değeri kazanmaz, sevap da elde edemez. İbadetler zorlama olmaksızın, iyi niyet, rıza ve gönüllülük esasına göre yapılmalıdır. Zorlama ile yapılan iman da ibadet de geçersizdir. Allah insanlara doğru yolu gösterir. İbadet etmelerini emreder, ama kullarının birbirine bu yönde baskı yapmalarına rıza göstermez. İnsanlar, çevresindekilere ancak öğüt verir, ibadet etmeleri yönünde tavsiye ve telkinde bulunur; kendi yaptığı ibadetlerle başkalarına güzel örnek olur. İnsanlar ibadet etmek için aslında gönüllü olmalıdırlar. Allah’ın kendilerine verdiği hayat, akıl, konuşma, görme, sevme, sevilme, yeme, içme gibi sayısız nimetlere karşı şükran borcunu öderken zorlanmamalıdırlar. “Nokta kadar menfaati için başkaları önünde virgül gibi eğilen”, “bir acı kahvenin hatırını kırk yıl unutmayan” insanoğlu her şeyini borçlu olduğu yaratıcısına, istekle ibadet etmek durumundadır. b- Samimiyet İbadet, temiz bir kalp ile samimi olarak yapılmalıdır. İbadet içtenlikle, maddi çıkar gütmeden, yalnız Allah’ın rızasını kazanmak için yapıldığında gerçek amacına ulaşır. Bu duyguya “ihlâs” denir.

    Samimiyet bir kalp hareketi ve ruhsal bir tutumdur. İbadetteki niyetimizin ne olduğunu, samimi olup olmadığımızı Allah bilmektedir. Ona hiçbir şey gizli kalmaz. Allah ibadetlerimizi niyetlerimizdeki samimiyetimize göre değerlendirecektir. Çünkü “Ameller niyetlere göredir. Herkesin niyetine göre işlem yapılır.”(Buhari, Bed’ül-vahy) Allah’ın rızasını kazanmak, ibadetlerimizde ve günlük hayatımızda samimi olmakla mümkündür. Samimiyet ibadetin hem ruhu hem de özüdür. Samimi olmayan ibadetler, cansız ceset ve kuru bir ağaç gibidir. Allah, kendisine samimi olarak ibadet etmemizi (Zümer Suresi, 2. ayet) emretmektedir. Peygamberimiz de “fiüphesiz Allah, sadece kendisi için ve ancak kendisinin rızası gözetilerek yapılan amellerden başkasını kabul etmez.” (Nesai, Cihat)

    Samimiyet, ibadetlerden zevk almamızı, yaratıcımızla yakınlaşmamızı sağlar. İçimizdeki fenalığın ve kötülüğün giderilmesine yardımcı olur. fieytan kötülükleri insanlara süslü gösterip azdıracağını; ancak samimi Müslümanlara etki edemeyeceğini (Hicr suresi, 40. ayet, - Sa’d suresi, 83. ayet) belirtmiştir. Bütün peygamberler samimiyet örneği göstererek, mücadelelerinde başarılı olmuşlardır. Allah’ın rızasını kazanmak için, Müslümanların samimi olarak yaptığı her güzel iş, bir ibadet gibidir ve kendisine sevap kazandırır. Bu bakımdan insanlar, öğrenciliğinde, iş hayatında, mesleki çalışmalarında, ailevi ve sosyal ilişkilerinde daima niyetini samimi tutmalı, Allah’ın rızasını gözeterek hareket etmelidir.

    M. Sadık Arslan






+ Yorum Gönder