Konusunu Oylayın.: Hz. Peygamber Din ve Samimiyet ile ilgili yazı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 18 kişi
Hz. Peygamber Din ve Samimiyet ile ilgili yazı
  1. 02.Mart.2014, 20:53
    1
    Misafir

    Hz. Peygamber Din ve Samimiyet ile ilgili yazı






    Hz. Peygamber Din ve Samimiyet ile ilgili yazı Mumsema Hz. Peygamber, Din ve Samimiyet konusunda makale yazı arıyorum


  2. 02.Mart.2014, 20:53
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 03.Mart.2014, 01:39
    2
    Hattap
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Mayıs.2013
    Üye No: 101510
    Mesaj Sayısı: 168
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Hz. Peygamber Din ve Samimiyet ile ilgili yazı




    Peygamber Efendimizin Dini Hayatındaki Allah'a Olan Bağlılığı.

    İki cihan saadetimize ışık tutan, sevgililer sevgilisi Hz. Muhammed Mustafa(s.a.v) efendimizin dünyaya teşriflerinin, bu kutlu gününde sizlere O’nun rabbimize olan dini yaşayışındaki samimiyetini dile
    getiri cem!

    Din, samimiyettir.’ Bunun içindir ki Hz. Peygamber dini samimiyet olarak tanımlamıştır.

    Muhterem Müminler!
    Peygamberimiz, Allah’ı candan sever ve O’na ibadet etmekten büyük haz duyardı. Hadis kitapları, Peygamber efendimizin gece namazında ayakları şişinceye kadar ayakta durduğunu haber veriyorlar. Kendisine:
    - Ey Allah’ın Resûlü, yüce Allah seni bağışlamışken bu kadar zahmete neden katlanıyorsunuz? Dediklerinde, O:
    - Niçin Allah’a şükreden bir kul olmayayım? Diye cevap veriyordu. Bu cevap, onun, Allah korkusu endişesiyle değil, Allah’a olan sevgi ve derin saygısı sebebiyle bağlılığını gösteriyor.
    Esasen Allah’a yapılan ibadetin makbul olanı da budur. Severek, isteyerek ve saygı duyarak yapılan ibadet en makbul olan ibadettir.
    Peygamberimiz her vesile ile Allah’a olan derin saygısını dile getirirdi. Hz..Aişe (r.a.) validemiz anlatıyor:
    Bir gün Peygamberimiz bir zatı muhteremi askeri birliğin başına göndermişti. O zat muhterem birliğe imam olduğunda namazı “İhlas” sûresi ile kıldırmıştı. Birlik geri geldiğinde, bu zatın muhteremin namazı kısa bir sûre olan “İhlâs” sûresi ile kıldırdığı, uzun sûre okumadığı Peygamberimize şikayet edildi. Peygamberimiz:
    - Bunu ne maksatla yaptığını kendisinden sorun, buyurdu. Sordular, o zatı muhtereme ve şöyle cevap alındı:
    - “İhlâs” sûresi Allah’ın sıfatlarını ihtiva ettiğinden onu okumayı seviyorum. Onun için namazı bu sûre ile kıldırdım, deyince Peygamberimiz:
    - Siz de onu müjdeleyin, Allah kendisini seviyor, buyurdu.
    Değerli Kardeşlerim!
    Bütün ibadetler, Allah’ı anmak ve daima onu hatırlamak içindir. Bu itibarla Allah’ı anmak en üstün ibadet sayılmıştır. Nitekim Ebû’d-Derdâ (r.a.)’ nın anlattığına göre Peygamberimiz şöyle buyurmuştur.
    “Size işlerinizin en hayırlısını, Allah (c.c) katında en makbulünü, dereceleriniz bakımından en yükseğini, altın ve gümüş dağıtmaktan daha üstününü, savaş alanlarında düşmanlarınızla karşılaşıp onları öldürmenizden daha hayırlı olanını haber vereyim mi?” diye sordu. Ashap:
    “Evet, ey Allah’ın Resûlü, haber ver”, dediler. Peygamberimiz:
    “Allah’ı anmaktır”, buyurdu..
    Aziz Müminler !
    “Bilin ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur”,. bizlere düşen görev yüce rabbimizi yaşamımızn her anında ona ibadet ederek şükrederek geçirmemizdir.



  4. 03.Mart.2014, 01:39
    2
    Devamlı Üye



    Peygamber Efendimizin Dini Hayatındaki Allah'a Olan Bağlılığı.

    İki cihan saadetimize ışık tutan, sevgililer sevgilisi Hz. Muhammed Mustafa(s.a.v) efendimizin dünyaya teşriflerinin, bu kutlu gününde sizlere O’nun rabbimize olan dini yaşayışındaki samimiyetini dile
    getiri cem!

    Din, samimiyettir.’ Bunun içindir ki Hz. Peygamber dini samimiyet olarak tanımlamıştır.

    Muhterem Müminler!
    Peygamberimiz, Allah’ı candan sever ve O’na ibadet etmekten büyük haz duyardı. Hadis kitapları, Peygamber efendimizin gece namazında ayakları şişinceye kadar ayakta durduğunu haber veriyorlar. Kendisine:
    - Ey Allah’ın Resûlü, yüce Allah seni bağışlamışken bu kadar zahmete neden katlanıyorsunuz? Dediklerinde, O:
    - Niçin Allah’a şükreden bir kul olmayayım? Diye cevap veriyordu. Bu cevap, onun, Allah korkusu endişesiyle değil, Allah’a olan sevgi ve derin saygısı sebebiyle bağlılığını gösteriyor.
    Esasen Allah’a yapılan ibadetin makbul olanı da budur. Severek, isteyerek ve saygı duyarak yapılan ibadet en makbul olan ibadettir.
    Peygamberimiz her vesile ile Allah’a olan derin saygısını dile getirirdi. Hz..Aişe (r.a.) validemiz anlatıyor:
    Bir gün Peygamberimiz bir zatı muhteremi askeri birliğin başına göndermişti. O zat muhterem birliğe imam olduğunda namazı “İhlas” sûresi ile kıldırmıştı. Birlik geri geldiğinde, bu zatın muhteremin namazı kısa bir sûre olan “İhlâs” sûresi ile kıldırdığı, uzun sûre okumadığı Peygamberimize şikayet edildi. Peygamberimiz:
    - Bunu ne maksatla yaptığını kendisinden sorun, buyurdu. Sordular, o zatı muhtereme ve şöyle cevap alındı:
    - “İhlâs” sûresi Allah’ın sıfatlarını ihtiva ettiğinden onu okumayı seviyorum. Onun için namazı bu sûre ile kıldırdım, deyince Peygamberimiz:
    - Siz de onu müjdeleyin, Allah kendisini seviyor, buyurdu.
    Değerli Kardeşlerim!
    Bütün ibadetler, Allah’ı anmak ve daima onu hatırlamak içindir. Bu itibarla Allah’ı anmak en üstün ibadet sayılmıştır. Nitekim Ebû’d-Derdâ (r.a.)’ nın anlattığına göre Peygamberimiz şöyle buyurmuştur.
    “Size işlerinizin en hayırlısını, Allah (c.c) katında en makbulünü, dereceleriniz bakımından en yükseğini, altın ve gümüş dağıtmaktan daha üstününü, savaş alanlarında düşmanlarınızla karşılaşıp onları öldürmenizden daha hayırlı olanını haber vereyim mi?” diye sordu. Ashap:
    “Evet, ey Allah’ın Resûlü, haber ver”, dediler. Peygamberimiz:
    “Allah’ı anmaktır”, buyurdu..
    Aziz Müminler !
    “Bilin ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur”,. bizlere düşen görev yüce rabbimizi yaşamımızn her anında ona ibadet ederek şükrederek geçirmemizdir.



  5. 03.Mart.2014, 01:46
    3
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Hz. Peygamber Din ve Samimiyet ile ilgili yazı

    Hz. Peygamber Din ve Samimiyet ile ilgili Bilgiler

    İslam dininde samimiyet hakkında diyanet vaazı

    DİN VE SAMİMİYET
    (İyi Niyet İhlas)
    Konunun Planı


      1. Samimiyet Nedir?

        1. Dini literatürümüzde Samimiyeti Anlatan Bazı Terimler

          1. Nasihat
          2. İhlas
          3. Niyet
          4. Sadakat


        2. Dinimizin Samimiyete Verdiği Önem
        3. İnançta Sözde ve Tutum ve Davranışlarda Samimiyet


    1. Samimiyetle Bağdaşmayan Bazı Nitelikler

      1. Riya, İkiyüzlülük, İçi dışı bir olmama
      2. Aldatma, kandırma
      3. Nifak, münafıklık
      4. Yalan


    2. Günümüzde Samimiyet Özlemi
    3. Sonuç


    1. Konunun Açılımı ve İşlenişi

    Konuya, samimiyet kavramı açıklanarak başlanabilir. Dini literatürümüzde samimiyeti ifade eden kavramlara geçilir. Bunlardan özellikle ihlas, nasihat, niyet ve sadakat üzerinde durulabilir.
    Samimiyetin dinde temel değerlendirme ölçüsü olduğu, kişinin bütün yapıp ettiklerinin samimiyetine göre karşılık göreceği anlatılmaya çalışılır.
    Daha sonra İslam dininin samimiyete verdiği önem anlatılır. Müslümanın, iman, ibadet ve muamelat alanında yani hayatının her alanında samimi olması gerektiği örneklerle açıklanabilir. Bu çerçevede özellikle samimiyetin zıttı olan riya, ikiyüzlülük, münafıklık, yalan, aldatma ve kandırma gibi niteliklerin samimiyetle bağdaşmayacağı izah edilebilir. Bütün bu kötü niteliklerin Kur’an ve Sünnette nasıl yerildiği örneklerle anlatılır.
    Netice itibariyle dinin özünün samimiyete dayandığı Müslümanın da her işinde samimi olması gerektiği vurgulanır.


    1. Konunun Özet Sunumu


    Peygamber Efendimiz bir hadislerinde dini, ‘ Din, samimiyettir.’ şeklinde tanımlamışlardır. Bunun içindir ki İslam dini ihlası, Müslümanların ibadet ve davranışlarının Allah nezdindeki temel değerlendirme kriteri olarak benimsemiştir. ‘ Din, samimiyettir.’ Hadisi, mana ve muhteva bakımından İslam’ın temeli (medâr-ı İslam) olarak kabul edilen dört hadisten biri kabul edilmiştir.
    Samimiyetin zıttı olarak aldatma, kandırma, iki yüzlülük gibi davranışlar, zaten İslam ahlâkıyla asla bağdaşmayan niteliklerdir. Bu bakımdan samimiyet ve ihlas, Müslümanlığın özünü oluşturmaktadır. Bu sebeple Peygamber Efendimiz . Ameller niyetlere göredir buyurmuştur. Dinin özünün samimiyet ve ihlas olduğunu gösteren pek çok ayet ve hadis bulunmaktadır.
    Dinin özü samimiyettir. Bunun içindir ki Hz. Peygamber dini samimiyet olarak tanımlamıştır. Samimi olmayan iman, ibadet ve amellerin Allah yanında hiçbir değeri olmaz.


    1. Konu İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Ayetler


    Özellikle şu ayetlere yer verilebilir:
    .
    “Halbuki onlara, ancak dini Allah’a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.” [1]
    .
    “Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat ona sizin takvanız (Allah’a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele.” [2]
    .
    “De ki: ‘İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.’” [3]

    Ayrıca şu ayet-i kerimelere de bakılabilir: 3/5; 7/29;15/39-42; 38/82-83; 39/2,11;14/40,65; 40/29;57/4; 89/14;

    1. Konu İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Hadisler

    : . : .
    Temim ed-Dârî’den rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber : ‘Din, samimiyettir.’ Buyurmuştur. (Ravi der ki:) “Biz, ‘Kime

    karşı’, diye sorduk. O da ‘Allah’a, Kitabına, Rasulüne, Müslümanların önderlerine ve bütün Müslümanlara karşı’, buyurdular.”[4]


    “Allah buyuruyor ki; ‘Kulumun en çok sevdiğim ibadeti, bana karşı samimi olmasıdır.” [5]

    : « »

    Mü’minlerin emîri Ebû Hafs Ömer ibni Hattâb radıyallahu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim, dedi:

    “Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah’a ve Resûlü’ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah’a ve Resûlü’ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir. ”[6]
    : : « » : « » .
    Ebû Abdullah Câbir İbni Abdullah el–Ensârî radıyallahu anhümâ şöyle dedi:
    – Bir defasında Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte bir gazvede bulunuyorduk. Buyurdu ki:
    – “Hastalıkları yüzünden Medine’de kalan öyle kimseler var ki, siz bir yolda yürüdüğünüz veya bir vâdiyi geçtiğinizde, onlar da sizinle birlikte gibidir. ”
    Bir başka rivayete göre:
    – “Sevap kazanmada size ortak olurlar” buyurdu. [7]

    : : « ».

    Enes radıyallahu anh şöyle dedi:
    – Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile Tebük Gazvesi’nden döndüğümüz sırada şöyle buyurdu:
    – “Medine’de bizden geride kalan öyle kimseler vardır ki, bir dağ yoluna, bir vâdiye girdiğimizde onlar da bizimle yürüyormuş gibi sevap kazanırlar. Çünkü onları birtakım mâzeretleri alıkoymuştur. ” [8]
    : : « » .
    Ebû Hüreyre Abdurrahman İbni Sahr radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    – “Allah Teâlâ sizin bedenlerinize ve yüzlerinize değil, kalblerinize bakar. ”[9]
    : : « »

    Ebû Mûsâ Abdullah İbni Kays el–Eş`arî radıyallahu anh şöyle dedi:
    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e:
    – Biri cesaretini göstermek, diğeri milletini korumak, öteki kendine yiğit adam dedirtmek için savaşan kimselerden hangisi Allah yolundadır? diye soruldu.
    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şu cevabı verdi:
    – “Kim, İslâmiyet daha yüce olsun diye savaşıyorsa, o Allah yolundadır. ”[10]

    : « : ».

    Ebü’l–Abbâs Abdullah İbni Abbâs İbni Abdülmuttalib radıyal–lahu anhümâ’dan nakledildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Allah Teâlâ’dan rivayet ettiği bir hadiste şöyle buyurdu:
    “Allah Teâlâ iyilik ve kötülükleri takdir edip yazdıktan sonra bunların iyi ve kötü oluşunu şöyle açıkladı:
    Kim bir iyilik yapmak ister de yapamazsa, Cenâb–ı Hak bunu yapılmış mükemmel bir iyilik olarak kaydeder.
    Şayet bir kimse iyilik yapmak ister sonra da onu yaparsa, Cenâb–ı Hak o iyiliği on mislinden başlayıp yedi yüz misliyle, hatta kat kat fazlasıyla yazar.
    Kim bir kötülük yapmak ister de vazgeçerse, Cenâb–ı Hak bunu mükemmel bir iyilik olarak kaydeder.
    Şayet insan bir kötülük yapmak ister sonra da onu yaparsa, Cenâb–ı Hak o fenalığı sadece bir günah olarak yazar. ”[11]


    1. Yararlanılabilecek Bazı Kaynaklar


    NEVEVÎ, Ebu Zekeriyya Yahya b. Şeref en-Nevevî(v.676/1277), Riyâzü’s-Salihîn, Ter. Hasan Hüsnü Erdem ve Kıvâmüddin Burslan, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayını, Ank. 1972, I/1-16
    Türkçe Trecüme ve Şerhi: Riyâzü’s-Salihîn Peygamber Efendimizden Hayat Ölçüleri, Hazırlayanlar: Prof. Dr. M. Yaşar kandemir, Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan, Doç Dr. Raşit Küçük, Erkam Yayınları, İst. 1997, I-VIII C. Not: Bu projedeki Hadis Mealleri bu kitaptan iktibas edilmiştir, I/89-140
    GÖRMEZ, Mehmet, Hz. Peygamberin Bir Hadis-i Şerifinde Din Tanımı, Diyanet İlmi Dergi(Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed –Özel sayı),Ankara 2000, s.331-338.
    DAVUDOĞLU, Ahmet, Sahih-i Müslim Tercemesi ve Şerhi, Sönmez Neşriyat, İst 1977, I/298 vd.


    [1] Beyyine, 98/ 5]

    [2] Hac, 22/ 37

    [3] Âl-i Imran, 3/ 29]

    [4] Müslüm, İman 95 (Hadis No:55)

    [5] Ahmed b. Hanbel, V/254

    [6] Buhârî, Bed’ü’l–vahy 1, Îmân 41, Nikâh 5, Menâkıbu’l–ensâr 45, İtk 6, Eymân 23, Hiyel 1; Müslim, İmâret 155. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Talâk 11; Tirmizî, Fezâilü’l–cihâd 16; Nesâî, Tahâret 60; Talâk 24, Eymân 19; İbni Mâce, Zühd 26

    [7] Müslim, İmâre 159

    [8] Buhârî, Megâzî 81, Cihâd 35. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Cihad 19; İbni Mâce, Cihâd 6


    [9] Müslim, Birr 33. Ayrıca bk. İbni Mâce, Zühd 9

    [10] Buhârî, İlim 45, Cihad, 15, Farzu’l–humüs 10, Tevhîd 28; Müslim, İmâre 150, 151. Ayrıca bk. Tirmizî, Fezâilü’l–cihad 16; Nesâî, Cihad 21; İbni Mâce, Cihad 13

    [11] Buhârî, Rikâk 31; Müslim, Îmân 207, 259. Ayrıca bk. Buhârî, Tevhîd 35; Tirmizî, Tefsîru sûre (6), 10



  6. 03.Mart.2014, 01:46
    3
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر
    Hz. Peygamber Din ve Samimiyet ile ilgili Bilgiler

    İslam dininde samimiyet hakkında diyanet vaazı

    DİN VE SAMİMİYET
    (İyi Niyet İhlas)
    Konunun Planı


      1. Samimiyet Nedir?

        1. Dini literatürümüzde Samimiyeti Anlatan Bazı Terimler

          1. Nasihat
          2. İhlas
          3. Niyet
          4. Sadakat


        2. Dinimizin Samimiyete Verdiği Önem
        3. İnançta Sözde ve Tutum ve Davranışlarda Samimiyet


    1. Samimiyetle Bağdaşmayan Bazı Nitelikler

      1. Riya, İkiyüzlülük, İçi dışı bir olmama
      2. Aldatma, kandırma
      3. Nifak, münafıklık
      4. Yalan


    2. Günümüzde Samimiyet Özlemi
    3. Sonuç


    1. Konunun Açılımı ve İşlenişi

    Konuya, samimiyet kavramı açıklanarak başlanabilir. Dini literatürümüzde samimiyeti ifade eden kavramlara geçilir. Bunlardan özellikle ihlas, nasihat, niyet ve sadakat üzerinde durulabilir.
    Samimiyetin dinde temel değerlendirme ölçüsü olduğu, kişinin bütün yapıp ettiklerinin samimiyetine göre karşılık göreceği anlatılmaya çalışılır.
    Daha sonra İslam dininin samimiyete verdiği önem anlatılır. Müslümanın, iman, ibadet ve muamelat alanında yani hayatının her alanında samimi olması gerektiği örneklerle açıklanabilir. Bu çerçevede özellikle samimiyetin zıttı olan riya, ikiyüzlülük, münafıklık, yalan, aldatma ve kandırma gibi niteliklerin samimiyetle bağdaşmayacağı izah edilebilir. Bütün bu kötü niteliklerin Kur’an ve Sünnette nasıl yerildiği örneklerle anlatılır.
    Netice itibariyle dinin özünün samimiyete dayandığı Müslümanın da her işinde samimi olması gerektiği vurgulanır.


    1. Konunun Özet Sunumu


    Peygamber Efendimiz bir hadislerinde dini, ‘ Din, samimiyettir.’ şeklinde tanımlamışlardır. Bunun içindir ki İslam dini ihlası, Müslümanların ibadet ve davranışlarının Allah nezdindeki temel değerlendirme kriteri olarak benimsemiştir. ‘ Din, samimiyettir.’ Hadisi, mana ve muhteva bakımından İslam’ın temeli (medâr-ı İslam) olarak kabul edilen dört hadisten biri kabul edilmiştir.
    Samimiyetin zıttı olarak aldatma, kandırma, iki yüzlülük gibi davranışlar, zaten İslam ahlâkıyla asla bağdaşmayan niteliklerdir. Bu bakımdan samimiyet ve ihlas, Müslümanlığın özünü oluşturmaktadır. Bu sebeple Peygamber Efendimiz . Ameller niyetlere göredir buyurmuştur. Dinin özünün samimiyet ve ihlas olduğunu gösteren pek çok ayet ve hadis bulunmaktadır.
    Dinin özü samimiyettir. Bunun içindir ki Hz. Peygamber dini samimiyet olarak tanımlamıştır. Samimi olmayan iman, ibadet ve amellerin Allah yanında hiçbir değeri olmaz.


    1. Konu İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Ayetler


    Özellikle şu ayetlere yer verilebilir:
    .
    “Halbuki onlara, ancak dini Allah’a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.” [1]
    .
    “Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat ona sizin takvanız (Allah’a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele.” [2]
    .
    “De ki: ‘İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.’” [3]

    Ayrıca şu ayet-i kerimelere de bakılabilir: 3/5; 7/29;15/39-42; 38/82-83; 39/2,11;14/40,65; 40/29;57/4; 89/14;

    1. Konu İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Hadisler

    : . : .
    Temim ed-Dârî’den rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber : ‘Din, samimiyettir.’ Buyurmuştur. (Ravi der ki:) “Biz, ‘Kime

    karşı’, diye sorduk. O da ‘Allah’a, Kitabına, Rasulüne, Müslümanların önderlerine ve bütün Müslümanlara karşı’, buyurdular.”[4]


    “Allah buyuruyor ki; ‘Kulumun en çok sevdiğim ibadeti, bana karşı samimi olmasıdır.” [5]

    : « »

    Mü’minlerin emîri Ebû Hafs Ömer ibni Hattâb radıyallahu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim, dedi:

    “Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah’a ve Resûlü’ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah’a ve Resûlü’ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir. ”[6]
    : : « » : « » .
    Ebû Abdullah Câbir İbni Abdullah el–Ensârî radıyallahu anhümâ şöyle dedi:
    – Bir defasında Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte bir gazvede bulunuyorduk. Buyurdu ki:
    – “Hastalıkları yüzünden Medine’de kalan öyle kimseler var ki, siz bir yolda yürüdüğünüz veya bir vâdiyi geçtiğinizde, onlar da sizinle birlikte gibidir. ”
    Bir başka rivayete göre:
    – “Sevap kazanmada size ortak olurlar” buyurdu. [7]

    : : « ».

    Enes radıyallahu anh şöyle dedi:
    – Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile Tebük Gazvesi’nden döndüğümüz sırada şöyle buyurdu:
    – “Medine’de bizden geride kalan öyle kimseler vardır ki, bir dağ yoluna, bir vâdiye girdiğimizde onlar da bizimle yürüyormuş gibi sevap kazanırlar. Çünkü onları birtakım mâzeretleri alıkoymuştur. ” [8]
    : : « » .
    Ebû Hüreyre Abdurrahman İbni Sahr radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    – “Allah Teâlâ sizin bedenlerinize ve yüzlerinize değil, kalblerinize bakar. ”[9]
    : : « »

    Ebû Mûsâ Abdullah İbni Kays el–Eş`arî radıyallahu anh şöyle dedi:
    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e:
    – Biri cesaretini göstermek, diğeri milletini korumak, öteki kendine yiğit adam dedirtmek için savaşan kimselerden hangisi Allah yolundadır? diye soruldu.
    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şu cevabı verdi:
    – “Kim, İslâmiyet daha yüce olsun diye savaşıyorsa, o Allah yolundadır. ”[10]

    : « : ».

    Ebü’l–Abbâs Abdullah İbni Abbâs İbni Abdülmuttalib radıyal–lahu anhümâ’dan nakledildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Allah Teâlâ’dan rivayet ettiği bir hadiste şöyle buyurdu:
    “Allah Teâlâ iyilik ve kötülükleri takdir edip yazdıktan sonra bunların iyi ve kötü oluşunu şöyle açıkladı:
    Kim bir iyilik yapmak ister de yapamazsa, Cenâb–ı Hak bunu yapılmış mükemmel bir iyilik olarak kaydeder.
    Şayet bir kimse iyilik yapmak ister sonra da onu yaparsa, Cenâb–ı Hak o iyiliği on mislinden başlayıp yedi yüz misliyle, hatta kat kat fazlasıyla yazar.
    Kim bir kötülük yapmak ister de vazgeçerse, Cenâb–ı Hak bunu mükemmel bir iyilik olarak kaydeder.
    Şayet insan bir kötülük yapmak ister sonra da onu yaparsa, Cenâb–ı Hak o fenalığı sadece bir günah olarak yazar. ”[11]


    1. Yararlanılabilecek Bazı Kaynaklar


    NEVEVÎ, Ebu Zekeriyya Yahya b. Şeref en-Nevevî(v.676/1277), Riyâzü’s-Salihîn, Ter. Hasan Hüsnü Erdem ve Kıvâmüddin Burslan, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayını, Ank. 1972, I/1-16
    Türkçe Trecüme ve Şerhi: Riyâzü’s-Salihîn Peygamber Efendimizden Hayat Ölçüleri, Hazırlayanlar: Prof. Dr. M. Yaşar kandemir, Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan, Doç Dr. Raşit Küçük, Erkam Yayınları, İst. 1997, I-VIII C. Not: Bu projedeki Hadis Mealleri bu kitaptan iktibas edilmiştir, I/89-140
    GÖRMEZ, Mehmet, Hz. Peygamberin Bir Hadis-i Şerifinde Din Tanımı, Diyanet İlmi Dergi(Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed –Özel sayı),Ankara 2000, s.331-338.
    DAVUDOĞLU, Ahmet, Sahih-i Müslim Tercemesi ve Şerhi, Sönmez Neşriyat, İst 1977, I/298 vd.


    [1] Beyyine, 98/ 5]

    [2] Hac, 22/ 37

    [3] Âl-i Imran, 3/ 29]

    [4] Müslüm, İman 95 (Hadis No:55)

    [5] Ahmed b. Hanbel, V/254

    [6] Buhârî, Bed’ü’l–vahy 1, Îmân 41, Nikâh 5, Menâkıbu’l–ensâr 45, İtk 6, Eymân 23, Hiyel 1; Müslim, İmâret 155. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Talâk 11; Tirmizî, Fezâilü’l–cihâd 16; Nesâî, Tahâret 60; Talâk 24, Eymân 19; İbni Mâce, Zühd 26

    [7] Müslim, İmâre 159

    [8] Buhârî, Megâzî 81, Cihâd 35. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Cihad 19; İbni Mâce, Cihâd 6


    [9] Müslim, Birr 33. Ayrıca bk. İbni Mâce, Zühd 9

    [10] Buhârî, İlim 45, Cihad, 15, Farzu’l–humüs 10, Tevhîd 28; Müslim, İmâre 150, 151. Ayrıca bk. Tirmizî, Fezâilü’l–cihad 16; Nesâî, Cihad 21; İbni Mâce, Cihad 13

    [11] Buhârî, Rikâk 31; Müslim, Îmân 207, 259. Ayrıca bk. Buhârî, Tevhîd 35; Tirmizî, Tefsîru sûre (6), 10



  7. 14.Mayıs.2014, 21:39
    4
    Misafir

    Cevap: Hz. Peygamber Din ve Samimiyet ile ilgili yazı

    çok güzeldi Allah bunda emeği geçenleri salihlerden eylesin
    amin


  8. 14.Mayıs.2014, 21:39
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    çok güzeldi Allah bunda emeği geçenleri salihlerden eylesin
    amin


  9. 13.Mayıs.2015, 19:00
    5
    Misafir

    Cevap: Hz. Peygamber Din ve Samimiyet ile ilgili yazı

    Samimi konusma ile ilgili hadisi serif gonderinnn!


  10. 13.Mayıs.2015, 19:00
    5
    ozyon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ozyon
    Misafir
    Samimi konusma ile ilgili hadisi serif gonderinnn!





+ Yorum Gönder