Konusunu Oylayın.: Hatalı davranmamak için Nelere Dikkat Etmeliyiz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hatalı davranmamak için Nelere Dikkat Etmeliyiz?
  1. 13.Şubat.2014, 19:42
    1
    Misafir

    Hatalı davranmamak için Nelere Dikkat Etmeliyiz?






    Hatalı davranmamak için Nelere Dikkat Etmeliyiz? Mumsema Hatalı davranmamak için Nelere Dikkat Etmeliyiz? kısaca


  2. 13.Şubat.2014, 19:42
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 13.Şubat.2014, 20:24
    2
    find
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Mayıs.2007
    Üye No: 802
    Mesaj Sayısı: 732
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9

    Cevap: Hatalı davranmamak için Nelere Dikkat Etmeliyiz?




    Hatalı davranmamak için Nelere Dikkat Etmeliyiz?


    kısaca maddeler halinde


    Bu yazıda, kendimizi hatalı davranışlardan koruyabilmek için, özen göstermemiz gereken beş konu ile ilgili beş soruya cevap aramaya çalışacağım
    I-Düşüncelerimizi Aktarırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
    İletişim çağında yaşıyoruz. Çok sayıda radyo, televizyon, gazete internet sitesi ve serbest paylaşım sitesi var. Yazacak ve konuşacak bir şeyi olan herkes, düşüncelerini bir şekilde insanlara aktarabiliyor; bu, elbette güzel bir durum.
    Ancak düşüncelerimizi aktarırken, en azından, şu kıstaslara/kriterlere uymamız gerekir:
    *Negatif değil, pozitif olmalıyız.
    *Eleştirilerimizde yapıcı olmalı, yıkıcılıktan kaçınmalıyız.
    *Yaraya merhem sürmeli, fakat yarayı kaşıtıp kanatmamalıyız.
    *Tartışmalı, ama atışmamalıyız.
    *Çözüm önermeli, fakat polemiğe kapı aralamamalıyız.
    *Üslubumuz yumuşak olmalı, provakatif söylemlerden kaçınmalıyız.
    *Sorunları çözme iddiasıyla yola çıkarken, kendimiz sorun olmamalıyız.
    *Empati yapmadan kimseyi eleştirmemeliyiz.

    II-Niçin Sinirlenmemeye Özen Göstermeliyiz?
    Sinirlenen kişi, hata yapmaya çok yakındır.
    İnsan, haklı bir sebeple sinirlenmiş olabilir; ancak sinirlilik hali devam ederken haklı çözümler üretemez.
    Sinirlenen kişi, sinirleri yatışıncaya kadar, sinirlenme sebebini kendisini sinirlendirenlere ve başkalarına anlatmamalıdır; çünkü sinirlilik bulaşıcıdır.
    Sinirlenen kişinin susması konuşmasından, yalnız kalması toplum içine çıkmasından, uyuması uyanık kalmasından daha iyidir. Abdest alması veya gusül yapması faydalı olur.
    Sinirlenen kişinin sesi ve yüzü çirkinleşir, bakışları korkunç bir hal alır.
    Bir insan sinirli iken konuşursa, yanlış konuşma ihtimali yüksektir; davranışları açısından ise potansiyel bir suçludur.
    O halde hem sinirlenmemeye hem de bir başkasını sinirlendirmemeye özen göstermeliyiz. Sinirlenen bir kişi ile muhatap olunca da anlayışlı olmalı, ateşe körükle gitmemeliyiz.
    III-Akıl, Nasıl Akl-ı Selim Olur?
    Dilin kemiği yoktur, ne konuşmak istersen onu söyler.
    Klavye, itiraz etme yeteneğine sahip değildir, ne yazmak istersen onu yazar.
    Ancak aklın bir disiplini olmalıdır.
    Vicdan ile işbirliği yapan akıl, sahibinin kırıcı ve yanlış şeyler söyleyip yazmasına izin vermez.
    Vicdanı dışlayarak nefis ile işbirliğine giren akıl ise, iç denetim mekanizmasını kaybeder.
    Vicdan, nefsin hakkını inkâr etmez; ancak nefis, vicdanın görevini inkâr etmeye oldukça yatkındır.
    Vicdanı ile işbirliği yapan akıl, objektif kararlar verir; sahibinin bu dünyada mutlu olmasını sağlar.
    Hem vicdanı ile işbirliği yapıp hem de vahiyden yararlanan akıl ise, sahibinin dünyada ve ahirette mutlu olmasının yolunu açar.
    Akıl, vicdan ve vahiy ile gerekli disipline kavuşur.
    O halde na yapılması gerektiği meydanda: Aklın, “akl-ı selim” olması için, nefis ile değil, vicdan ve vahiy ile işbirliği yapması gerekir.
    IV-Şımarmak, Niçin Kötü Bir Durumdur?
    *Şımarıklık; insanı arsız, azgın ve hayâsız yapar.
    *Şımarık insan, kavuştuğu nimetleri kendinden, başına gelen sıkıntıları Allah’tan bilir.
    *Şımarık kişi, gündemde kalabilmek için sadece yaptığı iyilikleri değil, işlediği günahları bile anlatır.
    *Şımarık insan, bu özelliği sürdüğü müddetçe, olgunlaşmaz; çünkü o, ciddiyetsizliği bir marifet sanır.
    *Şımarıklık, saygılı olmaya engeldir; çünkü hem şımarık hem de saygılı olmak mümkün değildir.
    *Şımarık kişi latif latifeler yapamaz; çünkü mizah anlayışı kaba ve müstehcendir.
    *Şımarık insan; dostlarının baş belasıdır, düşmanları içinse kalleş bir hasım.
    *Şımarıklığın sonu, perişan olup alay konusu olmaktır.
    Velhasıl şımarıklık, başlı başına bir afettir.

    Ali Bozkurt


  4. 13.Şubat.2014, 20:24
    2
    Devamlı Üye



    Hatalı davranmamak için Nelere Dikkat Etmeliyiz?


    kısaca maddeler halinde


    Bu yazıda, kendimizi hatalı davranışlardan koruyabilmek için, özen göstermemiz gereken beş konu ile ilgili beş soruya cevap aramaya çalışacağım
    I-Düşüncelerimizi Aktarırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
    İletişim çağında yaşıyoruz. Çok sayıda radyo, televizyon, gazete internet sitesi ve serbest paylaşım sitesi var. Yazacak ve konuşacak bir şeyi olan herkes, düşüncelerini bir şekilde insanlara aktarabiliyor; bu, elbette güzel bir durum.
    Ancak düşüncelerimizi aktarırken, en azından, şu kıstaslara/kriterlere uymamız gerekir:
    *Negatif değil, pozitif olmalıyız.
    *Eleştirilerimizde yapıcı olmalı, yıkıcılıktan kaçınmalıyız.
    *Yaraya merhem sürmeli, fakat yarayı kaşıtıp kanatmamalıyız.
    *Tartışmalı, ama atışmamalıyız.
    *Çözüm önermeli, fakat polemiğe kapı aralamamalıyız.
    *Üslubumuz yumuşak olmalı, provakatif söylemlerden kaçınmalıyız.
    *Sorunları çözme iddiasıyla yola çıkarken, kendimiz sorun olmamalıyız.
    *Empati yapmadan kimseyi eleştirmemeliyiz.

    II-Niçin Sinirlenmemeye Özen Göstermeliyiz?
    Sinirlenen kişi, hata yapmaya çok yakındır.
    İnsan, haklı bir sebeple sinirlenmiş olabilir; ancak sinirlilik hali devam ederken haklı çözümler üretemez.
    Sinirlenen kişi, sinirleri yatışıncaya kadar, sinirlenme sebebini kendisini sinirlendirenlere ve başkalarına anlatmamalıdır; çünkü sinirlilik bulaşıcıdır.
    Sinirlenen kişinin susması konuşmasından, yalnız kalması toplum içine çıkmasından, uyuması uyanık kalmasından daha iyidir. Abdest alması veya gusül yapması faydalı olur.
    Sinirlenen kişinin sesi ve yüzü çirkinleşir, bakışları korkunç bir hal alır.
    Bir insan sinirli iken konuşursa, yanlış konuşma ihtimali yüksektir; davranışları açısından ise potansiyel bir suçludur.
    O halde hem sinirlenmemeye hem de bir başkasını sinirlendirmemeye özen göstermeliyiz. Sinirlenen bir kişi ile muhatap olunca da anlayışlı olmalı, ateşe körükle gitmemeliyiz.
    III-Akıl, Nasıl Akl-ı Selim Olur?
    Dilin kemiği yoktur, ne konuşmak istersen onu söyler.
    Klavye, itiraz etme yeteneğine sahip değildir, ne yazmak istersen onu yazar.
    Ancak aklın bir disiplini olmalıdır.
    Vicdan ile işbirliği yapan akıl, sahibinin kırıcı ve yanlış şeyler söyleyip yazmasına izin vermez.
    Vicdanı dışlayarak nefis ile işbirliğine giren akıl ise, iç denetim mekanizmasını kaybeder.
    Vicdan, nefsin hakkını inkâr etmez; ancak nefis, vicdanın görevini inkâr etmeye oldukça yatkındır.
    Vicdanı ile işbirliği yapan akıl, objektif kararlar verir; sahibinin bu dünyada mutlu olmasını sağlar.
    Hem vicdanı ile işbirliği yapıp hem de vahiyden yararlanan akıl ise, sahibinin dünyada ve ahirette mutlu olmasının yolunu açar.
    Akıl, vicdan ve vahiy ile gerekli disipline kavuşur.
    O halde na yapılması gerektiği meydanda: Aklın, “akl-ı selim” olması için, nefis ile değil, vicdan ve vahiy ile işbirliği yapması gerekir.
    IV-Şımarmak, Niçin Kötü Bir Durumdur?
    *Şımarıklık; insanı arsız, azgın ve hayâsız yapar.
    *Şımarık insan, kavuştuğu nimetleri kendinden, başına gelen sıkıntıları Allah’tan bilir.
    *Şımarık kişi, gündemde kalabilmek için sadece yaptığı iyilikleri değil, işlediği günahları bile anlatır.
    *Şımarık insan, bu özelliği sürdüğü müddetçe, olgunlaşmaz; çünkü o, ciddiyetsizliği bir marifet sanır.
    *Şımarıklık, saygılı olmaya engeldir; çünkü hem şımarık hem de saygılı olmak mümkün değildir.
    *Şımarık kişi latif latifeler yapamaz; çünkü mizah anlayışı kaba ve müstehcendir.
    *Şımarık insan; dostlarının baş belasıdır, düşmanları içinse kalleş bir hasım.
    *Şımarıklığın sonu, perişan olup alay konusu olmaktır.
    Velhasıl şımarıklık, başlı başına bir afettir.

    Ali Bozkurt





+ Yorum Gönder