Konusunu Oylayın.: Dualarımın kabul olacağına inanamıyorum ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Dualarımın kabul olacağına inanamıyorum ?
  1. 05.Ocak.2014, 03:46
    1
    Misafir

    Dualarımın kabul olacağına inanamıyorum ?






    Dualarımın kabul olacağına inanamıyorum ? Mumsema Arkadaslar ben ettiğim dualar kabul olmuyo bende zaten olmuyo diye duaların kabul olunacağına inanmıyorum tabi bunlar dünyalıkla alakalı bazen tuvalete giriyorum kapının önünde dua edıyorum gene korkuyorum . Bunu nasıl yeneceğim biraz beni aydınlatır mısınız ? Bide dinden çıkarmıyım hani kabul oluncağına inanmıyor gibiyim ya


  2. 05.Ocak.2014, 03:46
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Arkadaslar ben ettiğim dualar kabul olmuyo bende zaten olmuyo diye duaların kabul olunacağına inanmıyorum tabi bunlar dünyalıkla alakalı bazen tuvalete giriyorum kapının önünde dua edıyorum gene korkuyorum . Bunu nasıl yeneceğim biraz beni aydınlatır mısınız ? Bide dinden çıkarmıyım hani kabul oluncağına inanmıyor gibiyim ya


    Benzer Konular

    - İstesem de, bir türlü inanamıyorum

    - Duanın kesin kabul olacağına inanmak

    - Allah'a dua ederken peygamberimize s.a.v. salat etmek şirk mi? duanın öyle kabul / makbul olacağın

    - Ezan ve kamet arasında yapılan duanın kabul olacağına dair rivayet var mıdır?

    - Dualarımın kabul olmama nedeni tesettürsüz oluşum olabilir mi?

  3. 06.Ocak.2014, 14:28
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Dualarımın kabul olacağına inanamıyorum ?




    Duamız neden kabul olmuyor; duanın kabul olmamasının sebebi nedir?



    Dua bir ubudiyettir. Bizim dualardaki ana prensibimiz ibadet kastı ve gayesi hakim olmalıdır. Yoksa duayı sırf kabul edilmesi gereken ve ihtiyaç dilekçesi olarak görmek yanlıştır.
    Bazen bir şey için dua edilir. Fakat istediğimiz bu şey, zahiren kabul edilmez. Buna rağmen bizim duayı bırakmamamız lazımdır. Şayet istediğimiz şey elde edilse ve Cenab-ı Hak duamızı kabul etse nurun ala nur. Ama zahiren kabul edilmese bile biz “duam kabul olmadı” demeyeceğiz. Aksine “Allah bu duamı ahiretim için veya dünyada daha iyi bir şekilde kabul etti.” denilir.
    Hakikaten bu dua boşa gitmedi, ibadet olması dolayısıyla ahirette mükafatını göreceğim diye duasını bırakmak değil, aksine daha fazla dua etmeye gayret ve şevk taşımalıyız.
    Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim'de
    Bana dua edin size cevap vereyim.” (Mü’min, 40/60)
    buyurmaktadır. Bazıları bu ayet-i kerimeyi öne sürerek şöyle demektedirler: madem Allah “bana dua edin bende kabul edeyim” demiştir. Neden çokça dua ettiğimiz halde bazıları kabul edilmiyor. Bu hususta alimlerimiz ittifakla bu ayette Allah “cevap veririm” demektedir, “kabul ederim” dememektedir. Nasıl ki, sen bir hekime gitsen ve desen “Ey hekim bana şu ilacı ver.” elbette hekim sana cevap verir ve “Buyurun.” diye cevap verir. Fakat istediğin şey ya hikmetsiz, ya faydasız veya sana zararlı bir ilaç ise, onu değil de daha güzelini sana verir.
    Aynen onun gibi, mutlak hikmet sahibi Cenab-ı Hak bize ve dualarımıza cevap verir. Ama kabul etmek hikmetine tabi olduğundan bazen istenen şeyin aynısı bazen de daha güzelini bazen de zararlı olduğunu bildiği için hiç vermez.
    Bu kısa açıklamadan sonra duaların kabul şartlarına geçelim:
    Evvela dua kabul çerçevesi dahilinde olacak. Sonra samimi ve günahsız bir ağızla olacaktır. Mümkünse abdestli ve helal lokma alınmak suretiyle bereketlenecektir. Mübarek mevkilerde özellikle mescit ve camilerde, mübarek zamanlarda özellikle Ramazan ayı ve Kadir Gecesi, Berat Gecesi gibi mübarek gecelerde, namazlardan sonra özellikle sabah namazından sonra dua edilmesi kabule karin olması hikmet-i ilahiye ve rahmet-i ilahiyece matluptur. Bu şartlardan uzaklaşıldığı taktirde de duanın tesiri azalacaktır.
    Mesela sizin yarın bir imtihanınız var. Bu imtihanın duası çalışmaktır. Buna fiili dua denir.
    Çalışmayı yaptıktan sonra ellerinizi kaldırır “Ya Rabbi, bana hayırlısını nasip et.” demeniz sözlü bir duadır. Safi ve halis bir şekilde ve neticeye kanaat ederek dua etmek gerekir. Çünkü, bazen istediğimiz bir şeyin hakkımızda hayırlı olmayacağını Allah bilir fakat biz bilemeyiz. Sonsuz rahmet sahibi Allah’ımız da bunun hayırlı olmayacağını bildiğinden dolayı, farklı bir şekilde kabul eder.
    Hazreti Meryem validemizin doğma vaktinde annesi O’nu mescide adar. Ve O’nun erkek değil kız olduğunu görünce epey şaşırır ve üzülür. Alimlerimiz bu durumu misal getirerek derler ki, Allah muhakkak yaptığımız duaları kabul eder.
    Bazen daha farklı ve daha güzel bir surette kabul eder. İşte Hz. Meryem yüz erkek değerinde bir kız. Allah annesinin duasını kabul etmedi denilmemeli. Aksine daha güzel bir surette kabul etti denilmelidir.
    bazen de dünyada hiç kabul edilmedi zannedilir. Fakat cennette daha ulvi ve güzel şekilde kabul edilir.



  4. 06.Ocak.2014, 14:28
    2
    Devamlı Üye



    Duamız neden kabul olmuyor; duanın kabul olmamasının sebebi nedir?



    Dua bir ubudiyettir. Bizim dualardaki ana prensibimiz ibadet kastı ve gayesi hakim olmalıdır. Yoksa duayı sırf kabul edilmesi gereken ve ihtiyaç dilekçesi olarak görmek yanlıştır.
    Bazen bir şey için dua edilir. Fakat istediğimiz bu şey, zahiren kabul edilmez. Buna rağmen bizim duayı bırakmamamız lazımdır. Şayet istediğimiz şey elde edilse ve Cenab-ı Hak duamızı kabul etse nurun ala nur. Ama zahiren kabul edilmese bile biz “duam kabul olmadı” demeyeceğiz. Aksine “Allah bu duamı ahiretim için veya dünyada daha iyi bir şekilde kabul etti.” denilir.
    Hakikaten bu dua boşa gitmedi, ibadet olması dolayısıyla ahirette mükafatını göreceğim diye duasını bırakmak değil, aksine daha fazla dua etmeye gayret ve şevk taşımalıyız.
    Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim'de
    Bana dua edin size cevap vereyim.” (Mü’min, 40/60)
    buyurmaktadır. Bazıları bu ayet-i kerimeyi öne sürerek şöyle demektedirler: madem Allah “bana dua edin bende kabul edeyim” demiştir. Neden çokça dua ettiğimiz halde bazıları kabul edilmiyor. Bu hususta alimlerimiz ittifakla bu ayette Allah “cevap veririm” demektedir, “kabul ederim” dememektedir. Nasıl ki, sen bir hekime gitsen ve desen “Ey hekim bana şu ilacı ver.” elbette hekim sana cevap verir ve “Buyurun.” diye cevap verir. Fakat istediğin şey ya hikmetsiz, ya faydasız veya sana zararlı bir ilaç ise, onu değil de daha güzelini sana verir.
    Aynen onun gibi, mutlak hikmet sahibi Cenab-ı Hak bize ve dualarımıza cevap verir. Ama kabul etmek hikmetine tabi olduğundan bazen istenen şeyin aynısı bazen de daha güzelini bazen de zararlı olduğunu bildiği için hiç vermez.
    Bu kısa açıklamadan sonra duaların kabul şartlarına geçelim:
    Evvela dua kabul çerçevesi dahilinde olacak. Sonra samimi ve günahsız bir ağızla olacaktır. Mümkünse abdestli ve helal lokma alınmak suretiyle bereketlenecektir. Mübarek mevkilerde özellikle mescit ve camilerde, mübarek zamanlarda özellikle Ramazan ayı ve Kadir Gecesi, Berat Gecesi gibi mübarek gecelerde, namazlardan sonra özellikle sabah namazından sonra dua edilmesi kabule karin olması hikmet-i ilahiye ve rahmet-i ilahiyece matluptur. Bu şartlardan uzaklaşıldığı taktirde de duanın tesiri azalacaktır.
    Mesela sizin yarın bir imtihanınız var. Bu imtihanın duası çalışmaktır. Buna fiili dua denir.
    Çalışmayı yaptıktan sonra ellerinizi kaldırır “Ya Rabbi, bana hayırlısını nasip et.” demeniz sözlü bir duadır. Safi ve halis bir şekilde ve neticeye kanaat ederek dua etmek gerekir. Çünkü, bazen istediğimiz bir şeyin hakkımızda hayırlı olmayacağını Allah bilir fakat biz bilemeyiz. Sonsuz rahmet sahibi Allah’ımız da bunun hayırlı olmayacağını bildiğinden dolayı, farklı bir şekilde kabul eder.
    Hazreti Meryem validemizin doğma vaktinde annesi O’nu mescide adar. Ve O’nun erkek değil kız olduğunu görünce epey şaşırır ve üzülür. Alimlerimiz bu durumu misal getirerek derler ki, Allah muhakkak yaptığımız duaları kabul eder.
    Bazen daha farklı ve daha güzel bir surette kabul eder. İşte Hz. Meryem yüz erkek değerinde bir kız. Allah annesinin duasını kabul etmedi denilmemeli. Aksine daha güzel bir surette kabul etti denilmelidir.
    bazen de dünyada hiç kabul edilmedi zannedilir. Fakat cennette daha ulvi ve güzel şekilde kabul edilir.



  5. 06.Ocak.2014, 14:39
    3
    Katade
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Nisan.2013
    Üye No: 100895
    Mesaj Sayısı: 648
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7

    Cevap: Dualarımın kabul olacağına inanamıyorum ?

    Dualarımın kabul olacağına inanamıyorum ?



    Eğer kulum, bana ellerini kaldırır da dua ederse, ben o elleri boş olarak geri çevirmekten hayâ ederim."
    "Ben, kulumun zannı üzereyim. Artık dilediği gibi düşünsün!"
    Yani siz dua ederken, o duanızın kesinlikle kabul göreceğini düşünürseniz, biliniz ki mutlaka isteğiniz meydana gelecektir!
    Bir şeyi istemek, ona nâil olmak demektir; Zirâ Allâh-u Teâlâ kabul etmeyeceği duayı kuluna ettirmez."
    Dua’nın ısrarla devamına müsaade olunması, o duaya icabet edileceğinin de göstergesidir. Zirâ, Allâh, kabul etmeyeceği Dua’ya ısrarla devam şansı tanımaz.
    Kişi, bir konudaki Duasında ısrarlı değilse, o Dua'nın yerine gelme şansı da son derece düşüktür.Dua'da en önemli yardımcı faktörlerden biri de istenilen şey konusunda ısrarlı olmaktır. Herhangi bir konuda bir 2 defa dua edip arkasını bırakmak son derece yanlıştır.
    Peki, biz dua ettiğimiz zaman, kabul olur mu? Yani, sizde ortaya çıkan bu istek, gerçekte Allâh istemiş olduğu için sizde ortaya çıkmaktadır! Eğer, Allâh istememiş olsaydı, siz dahi o şeyi isteyemezdiniz.
    Yüce Allah (C.C) söyle buyurur: "Başına bir bela geldiği zaman bana sığınan kulun, daha o hiç bir istekte bulunmadan, dilediği yerine getirir ve daha yalvarmadan duasını kabul ederim. buna karşılık başına bir bela geldiği zaman bana değil de varlıklardan birine sığınan kulun yüzüne bütün gökyüzü kapılarını kilitlerim."
    Dahhak der ki: "her 40 gecede bir başına ya bir bela ya bir keder ya da bir musibet gelmeyen kimsenin hesabına, Allah (C.C) katında hiç bir hayır yazılmaz."
    Hazreti Rasûlullah aleyhi'sselatı vesselâm buyuruyor:"Herhangi bir kul, koltuğunun altı görülecek şekilde ellerini kaldırır ve Allah'tan bir dilekte bulunursa; acele etmediği takdirde kesinlikle duasına icabet edilir.- Acele nasıl olur yâ Hz. Muhammed?- Dua ettim ettim, kabul olmadı, der"(de vazgeçer)… işte bu yanlıştır; dua yerine gelene kadar ısrar etmek gerekir."Hazreti Resûl aleyhi's-selâm, "şeksiz-şüphesiz, kabûl olacağından emin olunarak" DUA edilmesini tavsiye etmiştir.
    Ayrıca, DUA konusunda, ŞEYTAN vasfıyla bilinen CİNLER'in insana çok yanlış fikirler telkini de söz konusudur; ki, bu da insanı bu çok etkili silâhı kullanmaktan mahrum bırakır.Tam içinizden DUA etmek gelmişken, ŞEYTAN ismiyle, şeytâniyet vasıfları dolayısıyla lakaplarmış olan CİNLER, hemen bir vesvese verirler.Aman canım niye dua edeyim, nasıl olsa kaderde varsa olur!"
    DUA etsem de etmesem de iş olacağına varır, ne diye DUA edeyim."
    Ve, böylece siz, DUA etmekten vazgeçip; en güçlü SİLAH olan Duadan mahrum kalırsınız. Dua'dan mahrum kalmak, DUA etmemek suretiyle de nelerden mahrum kaldığınızı asla hayâl bile edemezsiniz.İşte bu yüzdendir ki, Hazret-i Rasûlullah aleyhi's-elâm bakın bize ne tavsiye ediyor:
    Nalınınızın tasmasına, koyununuzun otuna kadar her şeyi Allâh'tan isteyiniz"
    Allâh'ın fazlı kereminden isteyiniz, çünkü istenilmesinden hoşlanır."
    Şüphesiz ki Allâh, ısrarla DUA eden kullarını çok sever'

    "Hassas olduğunuz saatlerde DUA etmeyi ganimet biliniz. Çünkü bu hâl rahmet saatinin hâlidir". [1]


  6. 06.Ocak.2014, 14:39
    3
    Devamlı Üye
    Dualarımın kabul olacağına inanamıyorum ?



    Eğer kulum, bana ellerini kaldırır da dua ederse, ben o elleri boş olarak geri çevirmekten hayâ ederim."
    "Ben, kulumun zannı üzereyim. Artık dilediği gibi düşünsün!"
    Yani siz dua ederken, o duanızın kesinlikle kabul göreceğini düşünürseniz, biliniz ki mutlaka isteğiniz meydana gelecektir!
    Bir şeyi istemek, ona nâil olmak demektir; Zirâ Allâh-u Teâlâ kabul etmeyeceği duayı kuluna ettirmez."
    Dua’nın ısrarla devamına müsaade olunması, o duaya icabet edileceğinin de göstergesidir. Zirâ, Allâh, kabul etmeyeceği Dua’ya ısrarla devam şansı tanımaz.
    Kişi, bir konudaki Duasında ısrarlı değilse, o Dua'nın yerine gelme şansı da son derece düşüktür.Dua'da en önemli yardımcı faktörlerden biri de istenilen şey konusunda ısrarlı olmaktır. Herhangi bir konuda bir 2 defa dua edip arkasını bırakmak son derece yanlıştır.
    Peki, biz dua ettiğimiz zaman, kabul olur mu? Yani, sizde ortaya çıkan bu istek, gerçekte Allâh istemiş olduğu için sizde ortaya çıkmaktadır! Eğer, Allâh istememiş olsaydı, siz dahi o şeyi isteyemezdiniz.
    Yüce Allah (C.C) söyle buyurur: "Başına bir bela geldiği zaman bana sığınan kulun, daha o hiç bir istekte bulunmadan, dilediği yerine getirir ve daha yalvarmadan duasını kabul ederim. buna karşılık başına bir bela geldiği zaman bana değil de varlıklardan birine sığınan kulun yüzüne bütün gökyüzü kapılarını kilitlerim."
    Dahhak der ki: "her 40 gecede bir başına ya bir bela ya bir keder ya da bir musibet gelmeyen kimsenin hesabına, Allah (C.C) katında hiç bir hayır yazılmaz."
    Hazreti Rasûlullah aleyhi'sselatı vesselâm buyuruyor:"Herhangi bir kul, koltuğunun altı görülecek şekilde ellerini kaldırır ve Allah'tan bir dilekte bulunursa; acele etmediği takdirde kesinlikle duasına icabet edilir.- Acele nasıl olur yâ Hz. Muhammed?- Dua ettim ettim, kabul olmadı, der"(de vazgeçer)… işte bu yanlıştır; dua yerine gelene kadar ısrar etmek gerekir."Hazreti Resûl aleyhi's-selâm, "şeksiz-şüphesiz, kabûl olacağından emin olunarak" DUA edilmesini tavsiye etmiştir.
    Ayrıca, DUA konusunda, ŞEYTAN vasfıyla bilinen CİNLER'in insana çok yanlış fikirler telkini de söz konusudur; ki, bu da insanı bu çok etkili silâhı kullanmaktan mahrum bırakır.Tam içinizden DUA etmek gelmişken, ŞEYTAN ismiyle, şeytâniyet vasıfları dolayısıyla lakaplarmış olan CİNLER, hemen bir vesvese verirler.Aman canım niye dua edeyim, nasıl olsa kaderde varsa olur!"
    DUA etsem de etmesem de iş olacağına varır, ne diye DUA edeyim."
    Ve, böylece siz, DUA etmekten vazgeçip; en güçlü SİLAH olan Duadan mahrum kalırsınız. Dua'dan mahrum kalmak, DUA etmemek suretiyle de nelerden mahrum kaldığınızı asla hayâl bile edemezsiniz.İşte bu yüzdendir ki, Hazret-i Rasûlullah aleyhi's-elâm bakın bize ne tavsiye ediyor:
    Nalınınızın tasmasına, koyununuzun otuna kadar her şeyi Allâh'tan isteyiniz"
    Allâh'ın fazlı kereminden isteyiniz, çünkü istenilmesinden hoşlanır."
    Şüphesiz ki Allâh, ısrarla DUA eden kullarını çok sever'

    "Hassas olduğunuz saatlerde DUA etmeyi ganimet biliniz. Çünkü bu hâl rahmet saatinin hâlidir". [1]





+ Yorum Gönder