Konusunu Oylayın.: Copyright kelimesinin Türkçe'deki karşılığı 'Telif hakkı' mıdır ? Yoksa 'Kopyalama hakkı' mıdır ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Copyright kelimesinin Türkçe'deki karşılığı 'Telif hakkı' mıdır ? Yoksa 'Kopyalama hakkı' mıdır ?
  1. 13.Ekim.2013, 15:31
    1
    Misafir

    Copyright kelimesinin Türkçe'deki karşılığı 'Telif hakkı' mıdır ? Yoksa 'Kopyalama hakkı' mıdır ?






    Copyright kelimesinin Türkçe'deki karşılığı 'Telif hakkı' mıdır ? Yoksa 'Kopyalama hakkı' mıdır ? Mumsema Copyright kelimesinin Türkçe'deki karşılığı 'Telif hakkı' mıdır ? Yoksa 'Kopyalama hakkı' mıdır ?


  2. 13.Ekim.2013, 15:31
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 10.Kasım.2013, 16:38
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Copyright kelimesinin Türkçe'deki karşılığı 'Telif hakkı' mıdır ? Yoksa 'Kopyalama hakkı' mıd




    Konu hakkındaki görüşlerinizi yazarmısınız.
    Telif hakkı mı, kopyalama hakkı mı?


    İsveç Korsan Partisi’nin kurucusu Rick Falkvinge, TorrentFreak sitesinde yazdığı haftalık yazısında Türkçe’ye “telif hakkı” olarak çevrilen “copyright” kelimesinin aslında “kopyalama hakkı” anlamına geldiğini ve bu uygulamanın kökeninin İngiliz Kraliçesi I. Mary’ye dayandığını belirtiyor.

    16. yüzyılın başında matbaanın Avrupa’ya gelmesiyle basılan kitap sayısı çoğaldı ve dolayısıyla kitapların fiyatları da ucuzladı. Bunun sonucunda o döneme kadar okuma yazmayı kendi tekellerinde bulunduran ve kitapların halk arasında yaygınlaşmasını engelleyen krallar, soylular ve kilisenin halkın üzerindeki egemenliklerini kaybedecekleri endişesiyle her ülkenin bu duruma farklı tepkiler verdi. Falkvinge, o zamanları anlatırken Fransa örneğinin üzerinde duruyor. Fransa matbaanın kullanılmaya başlaması ve halk arasında okuma-yazma oranın artmasına matbaalarda basılan kitapları “korsan” yayın olarak nitelendirerek, ölüm cezası gibi ağır bir suç da getirdi.
    Falkvinge, Fransa’nın uyguladığı bu yöntemin dünyanın ilk sansür uygulaması olarak nitelendirirken, İngiliz Kraliçesi I.Mary’nin aldığı önlemler de Fransa’dan geri kalmıyor. İngiliz Kraliçesi I. Mary, Fransa’nın aldığı bu önlemin işe yaradığını görmesinin üzerinde 1557 yılında İngiltere’de kitap basma tekelini London Company of Stationers’a verdi ve böylece İngiltere’de hiçbir matbaa kitap basamayacaktı, basanlar ise ölümle cezalandırılacaktı. Kitap basma tekelini elinde bulunduran London Company of Stationers ise I.Mary sayesinde tek yetkili şirket olması sonucunda bundan ciddi paralar kazandı.Şirket buna karşılık olarak da I.Mary aleyhinde hiçbir kitabı basmadı. Tüm bu sansürlerin siyasi muhalifleri susturmak ve halkın bilinçlenmesi önlemek için yapıldığına dikkat çeken Frankvinge, İngiltere’de ilk kez telif hakkı tekeli yaratıldığına dikkat çekiyor.
    İktidarlar sansür yoluyla toplumu kontrol ediyorlar
    Falkvinge’e göre burada dikkat edilmesi gereken iki nokta var:
    • Copyright telif hakkı değil, kopyalama hakkı anlamına geliyor. İngilizcesi de böyle zaten: Copy right, yani “right of copying”.
    • İktidarlar her zaman sansür yoluyla toplumu kontrol etmek için telif hakları adı altında, copyright kisvesi altında şirketlerle işbirliği yapıyorlar.
    Günümüzde uygulanan sansürcülük uygulamasının I.Mary’nin mirası olduğunu vurgulayan Falkvinge, copyright’ı telif hakkı olarak adlandırmanın tümüyle yanıltıcı olduğunu söylüyor. Asıl olan “kopyalama hakkıdır” diyor.


  4. 10.Kasım.2013, 16:38
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Konu hakkındaki görüşlerinizi yazarmısınız.
    Telif hakkı mı, kopyalama hakkı mı?


    İsveç Korsan Partisi’nin kurucusu Rick Falkvinge, TorrentFreak sitesinde yazdığı haftalık yazısında Türkçe’ye “telif hakkı” olarak çevrilen “copyright” kelimesinin aslında “kopyalama hakkı” anlamına geldiğini ve bu uygulamanın kökeninin İngiliz Kraliçesi I. Mary’ye dayandığını belirtiyor.

    16. yüzyılın başında matbaanın Avrupa’ya gelmesiyle basılan kitap sayısı çoğaldı ve dolayısıyla kitapların fiyatları da ucuzladı. Bunun sonucunda o döneme kadar okuma yazmayı kendi tekellerinde bulunduran ve kitapların halk arasında yaygınlaşmasını engelleyen krallar, soylular ve kilisenin halkın üzerindeki egemenliklerini kaybedecekleri endişesiyle her ülkenin bu duruma farklı tepkiler verdi. Falkvinge, o zamanları anlatırken Fransa örneğinin üzerinde duruyor. Fransa matbaanın kullanılmaya başlaması ve halk arasında okuma-yazma oranın artmasına matbaalarda basılan kitapları “korsan” yayın olarak nitelendirerek, ölüm cezası gibi ağır bir suç da getirdi.
    Falkvinge, Fransa’nın uyguladığı bu yöntemin dünyanın ilk sansür uygulaması olarak nitelendirirken, İngiliz Kraliçesi I.Mary’nin aldığı önlemler de Fransa’dan geri kalmıyor. İngiliz Kraliçesi I. Mary, Fransa’nın aldığı bu önlemin işe yaradığını görmesinin üzerinde 1557 yılında İngiltere’de kitap basma tekelini London Company of Stationers’a verdi ve böylece İngiltere’de hiçbir matbaa kitap basamayacaktı, basanlar ise ölümle cezalandırılacaktı. Kitap basma tekelini elinde bulunduran London Company of Stationers ise I.Mary sayesinde tek yetkili şirket olması sonucunda bundan ciddi paralar kazandı.Şirket buna karşılık olarak da I.Mary aleyhinde hiçbir kitabı basmadı. Tüm bu sansürlerin siyasi muhalifleri susturmak ve halkın bilinçlenmesi önlemek için yapıldığına dikkat çeken Frankvinge, İngiltere’de ilk kez telif hakkı tekeli yaratıldığına dikkat çekiyor.
    İktidarlar sansür yoluyla toplumu kontrol ediyorlar
    Falkvinge’e göre burada dikkat edilmesi gereken iki nokta var:
    • Copyright telif hakkı değil, kopyalama hakkı anlamına geliyor. İngilizcesi de böyle zaten: Copy right, yani “right of copying”.
    • İktidarlar her zaman sansür yoluyla toplumu kontrol etmek için telif hakları adı altında, copyright kisvesi altında şirketlerle işbirliği yapıyorlar.
    Günümüzde uygulanan sansürcülük uygulamasının I.Mary’nin mirası olduğunu vurgulayan Falkvinge, copyright’ı telif hakkı olarak adlandırmanın tümüyle yanıltıcı olduğunu söylüyor. Asıl olan “kopyalama hakkıdır” diyor.





+ Yorum Gönder