Konusunu Oylayın.: Faziletli kimseler sahabelere yetişebilir mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Faziletli kimseler sahabelere yetişebilir mi?
  1. 10.Ekim.2013, 19:45
    1
    Misafir

    Faziletli kimseler sahabelere yetişebilir mi?






    Faziletli kimseler sahabelere yetişebilir mi? Mumsema Faziletli kimseler sahabelere yetişebilir mi?


  2. 11.Ekim.2013, 17:28
    2
    Katade
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Nisan.2013
    Üye No: 100895
    Mesaj Sayısı: 648
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7

    Cevap: Faziletli kimseler sahabelere yetişebilir mi?




    Faziletli kimseler sahabelere yetişebilir mi?



    Sahabe, enbiyadan sonra, ittifakla insanlığın en büyükleridirler. Mutlak fazilet enbiyaya aittir ve onlara kat'iyen yetişilmez. Onlardan sonra sahabe gelir, bununla birlikte, hususi bazı faziletlerde, -mutlak fazilette değil- Beni İsrail peygamberlerinden bazılarının seviyesine erişen sahabilerin varlığından söz edilebilir.

    Tekrar ediyorum bu, bazı sahabinin bazı faziletlerde, bazı peygamberlere ulaşması demektir. Aynı şekilde, hususi bazı faziletlerde Şah-ı Geylani, İmam Rabbani, Muhammed Bahauddin Nakşibend gibi zatlar, bir kısım hususi fazilette, "mercuhun racihe rüçhaniyeti" esasına binaen, sahabiyle omuz omuza olabilir. Ancak, dünden bugüne, her zaman din adına sözleri hüccet, akılları kalbine yar, kalbleri de akıllarına yar, sineleri ulum-i diniye, akılları fünun-u medeniye ile aydınlanmış, her asırda İmam Ebu Hanife ve İmam Şafii gibi müeddeb zatlardan müteşekkil cumhurun ittifakıyla, enbiyâdan sonra mutlak fazilet, sahabe-i kirama aittir.

    O kadar ki, çoklarınca ilk müceddit kabul edilen ve hususi bazı faziletlerde çok önde olan Ömer İbn Abdülaziz Hazretleri bile, bu hususta sahabenin en küçüğüne yetişemez. En büyük velilerden İmam Rabbani de mutlak fazilette: "Ömer İbn Abdülaziz, Vahşi'nin ancak atının burnundaki bir toz olabilir." hükmünü vermiştir.


  3. 11.Ekim.2013, 17:28
    2
    Devamlı Üye



    Faziletli kimseler sahabelere yetişebilir mi?



    Sahabe, enbiyadan sonra, ittifakla insanlığın en büyükleridirler. Mutlak fazilet enbiyaya aittir ve onlara kat'iyen yetişilmez. Onlardan sonra sahabe gelir, bununla birlikte, hususi bazı faziletlerde, -mutlak fazilette değil- Beni İsrail peygamberlerinden bazılarının seviyesine erişen sahabilerin varlığından söz edilebilir.

    Tekrar ediyorum bu, bazı sahabinin bazı faziletlerde, bazı peygamberlere ulaşması demektir. Aynı şekilde, hususi bazı faziletlerde Şah-ı Geylani, İmam Rabbani, Muhammed Bahauddin Nakşibend gibi zatlar, bir kısım hususi fazilette, "mercuhun racihe rüçhaniyeti" esasına binaen, sahabiyle omuz omuza olabilir. Ancak, dünden bugüne, her zaman din adına sözleri hüccet, akılları kalbine yar, kalbleri de akıllarına yar, sineleri ulum-i diniye, akılları fünun-u medeniye ile aydınlanmış, her asırda İmam Ebu Hanife ve İmam Şafii gibi müeddeb zatlardan müteşekkil cumhurun ittifakıyla, enbiyâdan sonra mutlak fazilet, sahabe-i kirama aittir.

    O kadar ki, çoklarınca ilk müceddit kabul edilen ve hususi bazı faziletlerde çok önde olan Ömer İbn Abdülaziz Hazretleri bile, bu hususta sahabenin en küçüğüne yetişemez. En büyük velilerden İmam Rabbani de mutlak fazilette: "Ömer İbn Abdülaziz, Vahşi'nin ancak atının burnundaki bir toz olabilir." hükmünü vermiştir.





+ Yorum Gönder