Konusunu Oylayın.: Ehl-i kitap kadınlarla evlenilebilir mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Ehl-i kitap kadınlarla evlenilebilir mi?
  1. 10.Ekim.2013, 19:18
    1
    Misafir

    Ehl-i kitap kadınlarla evlenilebilir mi?

  2. 11.Ekim.2013, 17:00
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Ehl-i kitap kadınlarla evlenilebilir mi?




    Ehl-i kitap kadınlarla evlenilebilir mi?


    Kendisinin hristiyan veya yahudi olduğunu söyleyen bir kadınla evlenemk caizdir. Nikah geçerlidir.Ancak kimliğinde hristiyan yazdığı halde kendisi ateist olan bir kadınla evlenmek caiz değildir.

    Müslüman kadın ve erkek, müşriklerle evlenemez. Müşrik kadın, Allah'a başka şeyleri ortak koşan,örneğîn puta, yıldızlara, ateşe ya da hayvana tapan kadındır.

    Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: "Ey iman edenler! Allah 'a ortak koşan kadınlarla, onlar iman etmedikçe evlenmeyin... (1)
    Bir müslüman erkeğin Yahudi veya hıristiyanlardan bîr kadınla evlenmesinde bir sakınca yoktur.Bu konuda ulema icma etmişlerdir.Ayet-i kerimede şöyle buyuruluyor: "...Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden yine hür ve iffetli kadınları, mehirlerini verip nikahlayınız, onlar size helaldir. "(2)

    Ehli kitap olan bir kadınla evliliğinin mubah olmasındaki hikmet; bu kadının müslümania evlenmesi sebebiyle Allah'a, peygamberlere, ahiret gününe, İman etme ihtimalidir.

    Müslüman bir kadının müslüman olmayanla evlenmesi

    Müslüman bir kadının bir kâfirle evlenmesi icma ile haramdır. "Müşrik erkeklerle iman etmedikçe onlara mümin kadınları nikahlamayın. " (3)

    Çünki böylesi bir evlilikte, mümin kadının küfre düşmesi korkusu vardır. Koca, karısını kendi dinine çağıracaktır. Kadınlar genelde erkeklerine uyarlar ve onların yaptıklarından etkilenirler ve onları dinlerinde tahrik ederler. (4)
    Kadını, kız kardeşi, halası veya mahrem kadınlardan biriyle bir nikâhta toplanamaz..
    Bir erkeğin iki kız kardeşi yada kadın İle halasını veya teyzesini bir nikâhta toplaması haramdır. Allahu Teâlâ evlenilmesi haram olan kadınları açıklarken: "Ve iki kızkardeşi birlikte nikahlamanız da haramdır.Ancak cahiliyet devrinde geçen affedilmiş geçmiştir," (5)

    Hadislerde de bu konu genişletilerek açıklanmıştır: "Kadın ile hala ve teyzesi bir nikâh altında toplanamaz." (6)
    Birbirine çok yakın olan kadınlarla aynı anda evlenmenin yasaklanmasının hikmeti, daha çok ahlakidir. Bu tür evliliklerde birbirine yakın akraba olanları (yani iki kızkardeşi veya yeğenle teyze veya halası ) aynı anda nikahlamak, onlar arasında kıskançlık ve rekabete yol açar. Sıla-i rahîmin kesilmesine sebep olur.Çoğu kere iki kuma birbirleriyle anlaşamaz, uyuşamazlar. Böylesi bir durum haramdır. Bundan dolay: da iki yakın akrabayı aynı anda nikahlamak haram kılınmıştır.

    (1) Bakara, 221
    (2) Maide, 5
    (3) Bakara, 221
    (4) Fetevâ-i Hindiye 11/330
    (5) Nisa, 23
    (6) Buharı. Nikâh. 27

    Mustafa KASADAR Sadık AKKİRAZKadın İlmihali S.356-357

    MÜSLÜMAN KIZ, GAYR-İ MÜSLİM ERKEKLE EVLENEBİLİR Mİ?

    Telefonda, ürkek olduğu kadar da korkak bir ses:

    – Hocam, bir yakınımızın düğünü olacak, biz de iştirak etsek caiz olur mu acaba? diye sordu. Hemen cevap verdim.

    – Ne demek? Yakınınızın düğünü olacak, siz de iştirak etmekten çekineceksiniz, olur mu öyle şey. Elbette gitmeli, yakınlığınızın gereğini yapmalısınız?

    – Hocam bu şey de?.. Nasıl söylesem ki, bir türlü dilim varmıyor.

    – Nedir, rahat söyle ki biz de doğru görüş bildirelim.

    – Bu yakınımız Müslüman olmayan bir erkekle evlenecek de?!

    – Anlamadım, yani Müslüman kız, bir gayrimüslim erkekle mi evlenecek?

    – Maalesef öyle. Kız, bir Musevi ile evlenmeyi aklına koymuş, bir türlü mani olamadık. Şimdi ise düğünleri olacak. Biz buna
    iştirak etmek suretiyle durumu onaylamış olmak istemiyoruz, gitmesek günaha girer miyiz?

    – Bence “gitmesek” değil, “gitsek günaha girer miyiz?” deseniz yeridir. Çünkü dinen bu evlilik meşru olmaz. Müslüman bir kızın bir gayrimüslim erkekle yapacağı nikah sahih değildir. Müslüman kız ancak Müslüman erkekle evlenir, Hıristiyan’la, Yahudi’yle değil. Hattâ Müslüman kadınla Yahudi veya Hıristiyan koca arasında miras bile cereyan etmez, taraflardan birinin mirası diğerine intikal etmez. Doğacak çocukların durumu ise ayrı bir macera... Çocuklar hangisinin dini üzere yetiştirilecek. Çifte şahsiyetli mi olacaklar? Yahudi baba yanında Yahudi, Müslüman ana yanında Müslüman görünmek zorunda mı kalacaklar? Bu çıkmazın tek çaresi, erkeğin Müslüman olmasıdır. Ümid edilir ki bu tahakkuk etsin. Bu macera da böylece burada bitsin.

    – Hocam buna bir ilave de ben yapabilir miyim?

    – Zaten Museviler de oğullarının bir Müslüman kızla evlenmesine razı olmamışlar, onlar da oğlanı Müslüman kızla evlenecek diye aileden tard etme kararı almışlar.

    – Demek taraflar durumdan rahatsızlar. Ne kız, ne de oğlan tarafı bu yanlışı kabul etmemişler?

    – Evet, öyle sayılır. Buna rağmen kız, Musevi’yle evlenmeye kesin niyetli görünmekte; biraz da ilerici, çağdaş geçinen babası buna göz yumar, gibi davranmaktadır. Bununla beraber Müslümanların Musevi aile ile nasıl akrabalık bağı kurup yakınlık tesis edeceği merak konusu. Biz bile şu anda düğüne gitmekte zorlanmaktayız.

    – Ben bu olaya ömür boyu pişmanlık duyulacak bir duygusal karar şeklinde bakmaktayım. Dini dinine aykırı; örfü, adeti, görgüsü, ömür boyu alışkanlığı, daha doğrusu her şeyi her şeyine aykırı olan iki taraf nasıl olup da bunca, terslikleri görmezlikten gelecek, uyum içinde mutlu ve bahtiyar olacaklar?

    Bunların birliktelikleri, baskısı altında bulundukları cinsel hislerin tesirini azaltmaya başlayacağı devreye kadar sürer.. Bundan sonra yavaş yavaş zıtlıklarını, tersliklerini görmeye başlarlar. Hatta bu zıtlık ve terslikler gittikçe o kadar çoğalır ve sivrilir ki artık görmezlikten gelemez, sabırları bunu karşılamaya yetmez olur. O zaman anlarlar ki, iki deli bir olup kuyuya kocaman bir taş atmışlar, birçok akıllılar da bunu çıkaramaz olmuşlar.

    Bu gibi sonu başından, belli olaylarda benim duam şudur:

    – Allah, gençlerimizi daha hayatlarının baharında iken duygusal karar verme felaketinden korusun.

    “Hissin gözü kördür.” derler. Gerçekten de öyledir. Birkaç ay sonraki neticeyi göremiyor, kendilerini hayatlarının baharında hazana sürüklüyorlar.

    MÜSLÜMAN ERKEĞİN HRİSTİYAN HANIMLA EVLENMESİ CAİZ Mİ?

    İslâm hukuku evrensel bir hukukdur. Bu yüzden hükümleri bütün insanlığın ihtiyacına cevap verecek genişlikte ve müsamahada olacaktır. Nitekim İslâm hukukuna göre bir Müslüman, Müslüman olmayan Ehl-i kitaptan bir kadına eş olarak nikah yapar, yavrularının anası haline getirebilir. Bu caiz ve sahihtir. Bundan dolayı Hristiyan kadınlarla evlenenlerin nikahları sahih sayılmış, çocukları da meşru bulunmuştur.

    Ancak bu evliliğin caiz ve sahih olmasının yanında, düşünülmesi gereken bazı hususlar da söz konusudur:

    - Müslüman bir hanım varken Hristiyan terbiyesiyle, örf ve alışkanlıklarıyla büyümüş bir kadın, Müslüman kocadan doğan çocuklarına nasıl bir terbiye verecek, ne türlü bir alışkanlıkla kocasına ve yavrularına muhatap olacaktır? İşte düşünülmesi lazım gelen konu budur…

    - Müslüman koca İslâm terbiyesini isteyecek, Hristiyan ana ise kendi inancının gereğini yapmaya yönelecektir.

    - İki ayrı inanç ve kültür arasında kalan çocuk, bazen anasının, bazen de babasının inancına göre davranan çifte şahsiyetli mi olacaktır? Yoksa her ikisini de reddeden bir üçüncü şahsiyet mi doğacaktır? Yani hiçbir dini kabul etmeyen bir ateist mi?

    Hristiyan hanımın beyine etkisine bir misal:

    "Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezıd babasının Kosova’yı fethinden sonra Hristiyan prenses Olivera’yı nikahlamıştı. Bu kadıncağız görünüşte sultana eş olmuş; ama gönlündeki Hristiyanlık inancını ve ülkesini hiç unutmamıştı. Nitekim deniyor ki, tertemiz sultanı içkiye alıştıran, eğlenceye düşkün hale getiren bu Hristiyan zevce Olivera olmuştur."

    "Bu sultan ki, bütün Haçlıların birleşerek yok etmeye çalıştıkları Osmanlı’yı Niğbolu’da tarihten silmek için toplandıkları sırada, gecenin karanlığında düşman içinden tek başına atını sürüp köye gelir. Karanlıkta:"

    – Bre Doğan! diye kale kumandanına bağırarak durumu iyice öğrenir; sonra da geriye döner ve tüm tedbirleri alarak gelip zaferi kazanır."

    Demek Haçlı ordularına mukavemet etmiş, ama evindeki yabancı terbiye ile yetişmiş bir dilbere, direnç gösterememiştir.

    Nitekim Yıldırım, Bursa’da Ulu Camii’yi yaptırıp da büyük alim Emir Buhari Hazretleri’ne:

    – Ülkeme kazandırdığım bu ulu mabedin inşaallah bir eksiği yoktur, derken Emir Buhari Hazretleri’nden şu ikazı alır:

    – Belî (Evet) sultanım, her tarafı güzel ama bir eksiği hiç gözden kaçmamıştır.

    – Nedir eksiği, buyurun da öğrenip düzeltelim, deyince de büyük alimin şu ikaz ve irşadına muhatap olur:

    – Caminin köşelerinde birer meyhane olmalıydı. Bu yoktur!

    Bu beklenmedik çıkışın nereye varacağını kestiremeyen sultan sorar:

    – Hocam, caminin meyhane ile ilgisi ne ola ki?

    Cevap:

    – Allah’ın binası olan vücudunuzun içki ile ilgisi ne ise, caminin ilgisi de odur. Siz Allah’ın inşa ettiği vücut binasına içkiyi dolduruyorsunuz ve bu oluyor da, kendinizin inşa ettiğiniz ibadet binasının köşelerine mi içki koymaktan çekiniyorsunuz? Bu, ötekinden daha mı günah?..

    Bundan sonradır ki Yıldırım’da bu kötü alışkanlık bir daha görülmemiş. Olivera’nın yaptığı olumsuz etki böylece son bulmuştur.

    Bu sebeple fıkıh kitaplarında şöyle yazılıdır: Müslüman bir kadın varken Hristiyan bir kadınla evlenmek sahih olsa da mekruhluktan kurtulamaz. Çünkü sakıncalardan uzak olamaz bu evlilik. Ama nikah sahih (geçerli), doğan nesil meşrudur. Çünkü İslâm hukuku her türlü ihtiyaca cevap verecek evrenselliktedir.. Vermiştir de. İstisnaları da olur elbette.

    Ahmed Şahin

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  3. 11.Ekim.2013, 17:00
    2
    Devamlı Üye



    Ehl-i kitap kadınlarla evlenilebilir mi?


    Kendisinin hristiyan veya yahudi olduğunu söyleyen bir kadınla evlenemk caizdir. Nikah geçerlidir.Ancak kimliğinde hristiyan yazdığı halde kendisi ateist olan bir kadınla evlenmek caiz değildir.

    Müslüman kadın ve erkek, müşriklerle evlenemez. Müşrik kadın, Allah'a başka şeyleri ortak koşan,örneğîn puta, yıldızlara, ateşe ya da hayvana tapan kadındır.

    Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: "Ey iman edenler! Allah 'a ortak koşan kadınlarla, onlar iman etmedikçe evlenmeyin... (1)
    Bir müslüman erkeğin Yahudi veya hıristiyanlardan bîr kadınla evlenmesinde bir sakınca yoktur.Bu konuda ulema icma etmişlerdir.Ayet-i kerimede şöyle buyuruluyor: "...Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden yine hür ve iffetli kadınları, mehirlerini verip nikahlayınız, onlar size helaldir. "(2)

    Ehli kitap olan bir kadınla evliliğinin mubah olmasındaki hikmet; bu kadının müslümania evlenmesi sebebiyle Allah'a, peygamberlere, ahiret gününe, İman etme ihtimalidir.

    Müslüman bir kadının müslüman olmayanla evlenmesi

    Müslüman bir kadının bir kâfirle evlenmesi icma ile haramdır. "Müşrik erkeklerle iman etmedikçe onlara mümin kadınları nikahlamayın. " (3)

    Çünki böylesi bir evlilikte, mümin kadının küfre düşmesi korkusu vardır. Koca, karısını kendi dinine çağıracaktır. Kadınlar genelde erkeklerine uyarlar ve onların yaptıklarından etkilenirler ve onları dinlerinde tahrik ederler. (4)
    Kadını, kız kardeşi, halası veya mahrem kadınlardan biriyle bir nikâhta toplanamaz..
    Bir erkeğin iki kız kardeşi yada kadın İle halasını veya teyzesini bir nikâhta toplaması haramdır. Allahu Teâlâ evlenilmesi haram olan kadınları açıklarken: "Ve iki kızkardeşi birlikte nikahlamanız da haramdır.Ancak cahiliyet devrinde geçen affedilmiş geçmiştir," (5)

    Hadislerde de bu konu genişletilerek açıklanmıştır: "Kadın ile hala ve teyzesi bir nikâh altında toplanamaz." (6)
    Birbirine çok yakın olan kadınlarla aynı anda evlenmenin yasaklanmasının hikmeti, daha çok ahlakidir. Bu tür evliliklerde birbirine yakın akraba olanları (yani iki kızkardeşi veya yeğenle teyze veya halası ) aynı anda nikahlamak, onlar arasında kıskançlık ve rekabete yol açar. Sıla-i rahîmin kesilmesine sebep olur.Çoğu kere iki kuma birbirleriyle anlaşamaz, uyuşamazlar. Böylesi bir durum haramdır. Bundan dolay: da iki yakın akrabayı aynı anda nikahlamak haram kılınmıştır.

    (1) Bakara, 221
    (2) Maide, 5
    (3) Bakara, 221
    (4) Fetevâ-i Hindiye 11/330
    (5) Nisa, 23
    (6) Buharı. Nikâh. 27

    Mustafa KASADAR Sadık AKKİRAZKadın İlmihali S.356-357

    MÜSLÜMAN KIZ, GAYR-İ MÜSLİM ERKEKLE EVLENEBİLİR Mİ?

    Telefonda, ürkek olduğu kadar da korkak bir ses:

    – Hocam, bir yakınımızın düğünü olacak, biz de iştirak etsek caiz olur mu acaba? diye sordu. Hemen cevap verdim.

    – Ne demek? Yakınınızın düğünü olacak, siz de iştirak etmekten çekineceksiniz, olur mu öyle şey. Elbette gitmeli, yakınlığınızın gereğini yapmalısınız?

    – Hocam bu şey de?.. Nasıl söylesem ki, bir türlü dilim varmıyor.

    – Nedir, rahat söyle ki biz de doğru görüş bildirelim.

    – Bu yakınımız Müslüman olmayan bir erkekle evlenecek de?!

    – Anlamadım, yani Müslüman kız, bir gayrimüslim erkekle mi evlenecek?

    – Maalesef öyle. Kız, bir Musevi ile evlenmeyi aklına koymuş, bir türlü mani olamadık. Şimdi ise düğünleri olacak. Biz buna
    iştirak etmek suretiyle durumu onaylamış olmak istemiyoruz, gitmesek günaha girer miyiz?

    – Bence “gitmesek” değil, “gitsek günaha girer miyiz?” deseniz yeridir. Çünkü dinen bu evlilik meşru olmaz. Müslüman bir kızın bir gayrimüslim erkekle yapacağı nikah sahih değildir. Müslüman kız ancak Müslüman erkekle evlenir, Hıristiyan’la, Yahudi’yle değil. Hattâ Müslüman kadınla Yahudi veya Hıristiyan koca arasında miras bile cereyan etmez, taraflardan birinin mirası diğerine intikal etmez. Doğacak çocukların durumu ise ayrı bir macera... Çocuklar hangisinin dini üzere yetiştirilecek. Çifte şahsiyetli mi olacaklar? Yahudi baba yanında Yahudi, Müslüman ana yanında Müslüman görünmek zorunda mı kalacaklar? Bu çıkmazın tek çaresi, erkeğin Müslüman olmasıdır. Ümid edilir ki bu tahakkuk etsin. Bu macera da böylece burada bitsin.

    – Hocam buna bir ilave de ben yapabilir miyim?

    – Zaten Museviler de oğullarının bir Müslüman kızla evlenmesine razı olmamışlar, onlar da oğlanı Müslüman kızla evlenecek diye aileden tard etme kararı almışlar.

    – Demek taraflar durumdan rahatsızlar. Ne kız, ne de oğlan tarafı bu yanlışı kabul etmemişler?

    – Evet, öyle sayılır. Buna rağmen kız, Musevi’yle evlenmeye kesin niyetli görünmekte; biraz da ilerici, çağdaş geçinen babası buna göz yumar, gibi davranmaktadır. Bununla beraber Müslümanların Musevi aile ile nasıl akrabalık bağı kurup yakınlık tesis edeceği merak konusu. Biz bile şu anda düğüne gitmekte zorlanmaktayız.

    – Ben bu olaya ömür boyu pişmanlık duyulacak bir duygusal karar şeklinde bakmaktayım. Dini dinine aykırı; örfü, adeti, görgüsü, ömür boyu alışkanlığı, daha doğrusu her şeyi her şeyine aykırı olan iki taraf nasıl olup da bunca, terslikleri görmezlikten gelecek, uyum içinde mutlu ve bahtiyar olacaklar?

    Bunların birliktelikleri, baskısı altında bulundukları cinsel hislerin tesirini azaltmaya başlayacağı devreye kadar sürer.. Bundan sonra yavaş yavaş zıtlıklarını, tersliklerini görmeye başlarlar. Hatta bu zıtlık ve terslikler gittikçe o kadar çoğalır ve sivrilir ki artık görmezlikten gelemez, sabırları bunu karşılamaya yetmez olur. O zaman anlarlar ki, iki deli bir olup kuyuya kocaman bir taş atmışlar, birçok akıllılar da bunu çıkaramaz olmuşlar.

    Bu gibi sonu başından, belli olaylarda benim duam şudur:

    – Allah, gençlerimizi daha hayatlarının baharında iken duygusal karar verme felaketinden korusun.

    “Hissin gözü kördür.” derler. Gerçekten de öyledir. Birkaç ay sonraki neticeyi göremiyor, kendilerini hayatlarının baharında hazana sürüklüyorlar.

    MÜSLÜMAN ERKEĞİN HRİSTİYAN HANIMLA EVLENMESİ CAİZ Mİ?

    İslâm hukuku evrensel bir hukukdur. Bu yüzden hükümleri bütün insanlığın ihtiyacına cevap verecek genişlikte ve müsamahada olacaktır. Nitekim İslâm hukukuna göre bir Müslüman, Müslüman olmayan Ehl-i kitaptan bir kadına eş olarak nikah yapar, yavrularının anası haline getirebilir. Bu caiz ve sahihtir. Bundan dolayı Hristiyan kadınlarla evlenenlerin nikahları sahih sayılmış, çocukları da meşru bulunmuştur.

    Ancak bu evliliğin caiz ve sahih olmasının yanında, düşünülmesi gereken bazı hususlar da söz konusudur:

    - Müslüman bir hanım varken Hristiyan terbiyesiyle, örf ve alışkanlıklarıyla büyümüş bir kadın, Müslüman kocadan doğan çocuklarına nasıl bir terbiye verecek, ne türlü bir alışkanlıkla kocasına ve yavrularına muhatap olacaktır? İşte düşünülmesi lazım gelen konu budur…

    - Müslüman koca İslâm terbiyesini isteyecek, Hristiyan ana ise kendi inancının gereğini yapmaya yönelecektir.

    - İki ayrı inanç ve kültür arasında kalan çocuk, bazen anasının, bazen de babasının inancına göre davranan çifte şahsiyetli mi olacaktır? Yoksa her ikisini de reddeden bir üçüncü şahsiyet mi doğacaktır? Yani hiçbir dini kabul etmeyen bir ateist mi?

    Hristiyan hanımın beyine etkisine bir misal:

    "Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezıd babasının Kosova’yı fethinden sonra Hristiyan prenses Olivera’yı nikahlamıştı. Bu kadıncağız görünüşte sultana eş olmuş; ama gönlündeki Hristiyanlık inancını ve ülkesini hiç unutmamıştı. Nitekim deniyor ki, tertemiz sultanı içkiye alıştıran, eğlenceye düşkün hale getiren bu Hristiyan zevce Olivera olmuştur."

    "Bu sultan ki, bütün Haçlıların birleşerek yok etmeye çalıştıkları Osmanlı’yı Niğbolu’da tarihten silmek için toplandıkları sırada, gecenin karanlığında düşman içinden tek başına atını sürüp köye gelir. Karanlıkta:"

    – Bre Doğan! diye kale kumandanına bağırarak durumu iyice öğrenir; sonra da geriye döner ve tüm tedbirleri alarak gelip zaferi kazanır."

    Demek Haçlı ordularına mukavemet etmiş, ama evindeki yabancı terbiye ile yetişmiş bir dilbere, direnç gösterememiştir.

    Nitekim Yıldırım, Bursa’da Ulu Camii’yi yaptırıp da büyük alim Emir Buhari Hazretleri’ne:

    – Ülkeme kazandırdığım bu ulu mabedin inşaallah bir eksiği yoktur, derken Emir Buhari Hazretleri’nden şu ikazı alır:

    – Belî (Evet) sultanım, her tarafı güzel ama bir eksiği hiç gözden kaçmamıştır.

    – Nedir eksiği, buyurun da öğrenip düzeltelim, deyince de büyük alimin şu ikaz ve irşadına muhatap olur:

    – Caminin köşelerinde birer meyhane olmalıydı. Bu yoktur!

    Bu beklenmedik çıkışın nereye varacağını kestiremeyen sultan sorar:

    – Hocam, caminin meyhane ile ilgisi ne ola ki?

    Cevap:

    – Allah’ın binası olan vücudunuzun içki ile ilgisi ne ise, caminin ilgisi de odur. Siz Allah’ın inşa ettiği vücut binasına içkiyi dolduruyorsunuz ve bu oluyor da, kendinizin inşa ettiğiniz ibadet binasının köşelerine mi içki koymaktan çekiniyorsunuz? Bu, ötekinden daha mı günah?..

    Bundan sonradır ki Yıldırım’da bu kötü alışkanlık bir daha görülmemiş. Olivera’nın yaptığı olumsuz etki böylece son bulmuştur.

    Bu sebeple fıkıh kitaplarında şöyle yazılıdır: Müslüman bir kadın varken Hristiyan bir kadınla evlenmek sahih olsa da mekruhluktan kurtulamaz. Çünkü sakıncalardan uzak olamaz bu evlilik. Ama nikah sahih (geçerli), doğan nesil meşrudur. Çünkü İslâm hukuku her türlü ihtiyaca cevap verecek evrenselliktedir.. Vermiştir de. İstisnaları da olur elbette.

    Ahmed Şahin

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder