Konusunu Oylayın.: İsraf ile ilgili hutbeler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
İsraf ile ilgili hutbeler
  1. 06.Ekim.2013, 23:01
    1
    Misafir

    İsraf ile ilgili hutbeler






    İsraf ile ilgili hutbeler Mumsema israf ile ilgili hutbeler


  2. 06.Ekim.2013, 23:01
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 07.Ekim.2013, 16:24
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Israf ile ilgili hutbeler




    İsraf ile ilgili hutbeler


    İnsanı, Allah sevgisinden mahrum bırakan, toplum içinde kınanacak hallere düşüren davranışlardan birisi de israftır. İsraf, eşyayı yerli yerinde kullanmamak, harcamalarda ölçüsüz davranmak ve savurgan bir tutum içinde bulunmak demektir. İsraf hastalığını alışkanlık haline getirenler, ellerine geçen imkanlardan yeterince faydalanamazlar. Mallarını çarçur eder, sağlıklarını, güç ve kuvvetlerini boşa harcar, zamanı beyhude tüketirler; bilgi-birikim ve tecrübelerini heba ederler.
    Müsriflik ve savurganlık, kazancın, emeğin ve birikimlerin yok olup gitmesine; kişi ve kamu mülkiyetinin telef olmasına sebep olur. İşte bu ve benzeri kötü sonuçların çıkmasına yol açanisraf, dinimiz tarafından hoş karşılanmamış; israf edenler kınanmıştır. Allah Tealâ, harcamalarında ölçülü olmayanların, kınanacak hallere düşeceği uyarısında bulunarak, : “Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır, (kaybettiklerinin) hasretini çeker durursun.” buyurmuştur.(İsra,29 ) Sevgili. Peygamberimiz de, insanı yoldan çıkaran, iyilik ve hayır istikametinden uzaklaştıran mal hususunda dikkatli davranmamız gerektiğini bildirmiştir. (Tirmizi, zühd, 3, 26)

    Muhterem Müslümanlar !
    Başta kimyasal maddeler olmak üzere tükettiğimiz bir çok madde, çevreye çok büyük zararlar vermektedir. Bu maddelerin, bilinçsizce ve israfa varan ölçülerde çok fazla tüketilmesi, zararlarını daha da katlamaktadır. Bundan dolayı kullandığımız veya boşa akıttığımız her damla suyun artık, kirli su haline dönüştüğünü ve tekrar temiz hale gelmesi için uzun yıllara ihtiyaç olduğunu bilelim. Boşa yanan lambaların ve gereksiz yere çalışan elektrikli aletlerin, sadece kesemize değil ülke ekonomisine ve tabii dengelere de zarar verdiğinin bilinci içinde olalım. Temizlik için kullandığımız maddelerin bir çoğunun, bizatihi kendilerinin kirlilik meydana getirdiğini unutmayalım. Çöpe giden her ekmeğin, lüzumsuz yere tüketilen her parça kağıdın nelere mal olduğunu düşünelim. Toplu taşım araçlarını kullanarak ekonomiye katkıda bulunalım, ekolojik dengelere zarar vermeyelim.

    Kıymetli Mü’minler !
    Bir araştırmaya göre İzmirimizde günde 600 000 ekmeğin çöpe gittiği ve bunun büyük maddî kayıplara neden olduğu belirtilmektedir. Halbuki bayat ekmekten damak zevkimize uygun yemek ve tatlı yapılabilmektedir. Ülkemiz, Dünya ülkeleri arasında israfta, ön sıralarda yer almaktadır. Bu tablo, iman ettiğimiz kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim de; “Allah israf edenleri asla sevmez” (Araf, 31) diye yazan biz Müslümanlara kesinlikle yakışmamaktadır.
    Hangi mü’min Allah’ın sevmediği bir kul olmak ister? Bir Müslüman olarak bütün hedefimiz, Allah’ın razı olduğu kullar arasına girmek değil midir? Öyle ise bizi, O’nun rızasından uzaklaştıracak, O’nun sevgisinden mahrum bırakacak davranışlardan biri olan israf alışkanlığını hayatımızdan çıkaralım. Bakınız! Allah, bizim şu özellikleri taşıyan kullardan olmamızı istemektedir. “(O kullar), harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.” Furkan suresi, ayet 67:




    İbrahim CEYHAN
    İZMİR MERKEZ VAİZİ



  4. 07.Ekim.2013, 16:24
    2
    Devamlı Üye



    İsraf ile ilgili hutbeler


    İnsanı, Allah sevgisinden mahrum bırakan, toplum içinde kınanacak hallere düşüren davranışlardan birisi de israftır. İsraf, eşyayı yerli yerinde kullanmamak, harcamalarda ölçüsüz davranmak ve savurgan bir tutum içinde bulunmak demektir. İsraf hastalığını alışkanlık haline getirenler, ellerine geçen imkanlardan yeterince faydalanamazlar. Mallarını çarçur eder, sağlıklarını, güç ve kuvvetlerini boşa harcar, zamanı beyhude tüketirler; bilgi-birikim ve tecrübelerini heba ederler.
    Müsriflik ve savurganlık, kazancın, emeğin ve birikimlerin yok olup gitmesine; kişi ve kamu mülkiyetinin telef olmasına sebep olur. İşte bu ve benzeri kötü sonuçların çıkmasına yol açanisraf, dinimiz tarafından hoş karşılanmamış; israf edenler kınanmıştır. Allah Tealâ, harcamalarında ölçülü olmayanların, kınanacak hallere düşeceği uyarısında bulunarak, : “Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır, (kaybettiklerinin) hasretini çeker durursun.” buyurmuştur.(İsra,29 ) Sevgili. Peygamberimiz de, insanı yoldan çıkaran, iyilik ve hayır istikametinden uzaklaştıran mal hususunda dikkatli davranmamız gerektiğini bildirmiştir. (Tirmizi, zühd, 3, 26)

    Muhterem Müslümanlar !
    Başta kimyasal maddeler olmak üzere tükettiğimiz bir çok madde, çevreye çok büyük zararlar vermektedir. Bu maddelerin, bilinçsizce ve israfa varan ölçülerde çok fazla tüketilmesi, zararlarını daha da katlamaktadır. Bundan dolayı kullandığımız veya boşa akıttığımız her damla suyun artık, kirli su haline dönüştüğünü ve tekrar temiz hale gelmesi için uzun yıllara ihtiyaç olduğunu bilelim. Boşa yanan lambaların ve gereksiz yere çalışan elektrikli aletlerin, sadece kesemize değil ülke ekonomisine ve tabii dengelere de zarar verdiğinin bilinci içinde olalım. Temizlik için kullandığımız maddelerin bir çoğunun, bizatihi kendilerinin kirlilik meydana getirdiğini unutmayalım. Çöpe giden her ekmeğin, lüzumsuz yere tüketilen her parça kağıdın nelere mal olduğunu düşünelim. Toplu taşım araçlarını kullanarak ekonomiye katkıda bulunalım, ekolojik dengelere zarar vermeyelim.

    Kıymetli Mü’minler !
    Bir araştırmaya göre İzmirimizde günde 600 000 ekmeğin çöpe gittiği ve bunun büyük maddî kayıplara neden olduğu belirtilmektedir. Halbuki bayat ekmekten damak zevkimize uygun yemek ve tatlı yapılabilmektedir. Ülkemiz, Dünya ülkeleri arasında israfta, ön sıralarda yer almaktadır. Bu tablo, iman ettiğimiz kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim de; “Allah israf edenleri asla sevmez” (Araf, 31) diye yazan biz Müslümanlara kesinlikle yakışmamaktadır.
    Hangi mü’min Allah’ın sevmediği bir kul olmak ister? Bir Müslüman olarak bütün hedefimiz, Allah’ın razı olduğu kullar arasına girmek değil midir? Öyle ise bizi, O’nun rızasından uzaklaştıracak, O’nun sevgisinden mahrum bırakacak davranışlardan biri olan israf alışkanlığını hayatımızdan çıkaralım. Bakınız! Allah, bizim şu özellikleri taşıyan kullardan olmamızı istemektedir. “(O kullar), harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.” Furkan suresi, ayet 67:




    İbrahim CEYHAN
    İZMİR MERKEZ VAİZİ



  5. 07.Ekim.2013, 16:25
    3
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Israf ile ilgili hutbeler

    israf konulu hutbe,
    israfla ilgili hutbe,
    israf hakkında hutbe

    İLİ : RİZE
    AY/YIL : TEMMUZ/2015
    TARİHİ : 31/07/2015


    وَ قَالَ عَلَيْهِ ألصَّلأَةُ وَ السَّلأَمُ
    لا تَزُولُ قَدمَا عبْدٍ حَتَّى يُسْأَلَ عَنْ عُمْرِهِ فِيمَ أَفْنَاهُ ، وَعَنْ عِلْمِهِ فِيم فَعَلَ فِيهِ ، وعَنْ مالِهِ منْ أَيْنَ اكْتَسبهُ


    ALLAH’IN SEVMEDİĞİ DAVRANIŞ: İSRAF

    Muhterem Müslümanlar!
    Yüce dinimiz İslam’ın, huzurlu bir hayat için benimsediği prensiplerden birisi de, iktisat ve îtidaldir. İktisat ve itidal, yeme-içme, harcama, konuşma ve benzeri bütün işlerde ölçülü olmaktır. Bunun zıddı ise israftır. Fert ve toplumu yoksulluk ve felakete iten, cemiyetleri yıkan israf; İnsan toplulukları için veba mikrobu kadar korkunç bir afettir. Nitekim Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de, olgun Müminlerin sıfatlarını sayarken, onların daima ölçülü olması gerektiğini vurgulayarak şöyle buyurmaktadır:“ Onlar, sarf ettikleri zaman ne israf ederler ne de cimrilik, ikisi arasında orta bir yol tutarlar.”1
    Değerli Müminler!
    Allah tarafından bize bahşedilen hayat, sağlık, eş, evlat, makam-mevki, mal, mülk gibi nimetler, hep emanet olarak verilmiştir. Onun için bizler, bu nimetleri kullanma konusunda, israf edip etmediğimizden ve bunları nerelerde harcadığımızdan ahirette sorguya çekileceğimizi göz ardı etmememiz gerekir. Konuyla ilgili olarak Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “Sonra o gün, size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz.”2 Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de bir hadisinde: “Kıyamet günü insanoğlu, ömrünü nerede harcadığından, yaptığı işleri ne niyetle yaptığından, nasıl kazanıp nereye harcadığından…. sorguya çekilmedikçe yerinden ayrılamaz”3 buyurmuşlardır.
    Millet olarak çok israfkar bir milletiz. Özellikle, çöpe atılan ekmeklerden tutun da kamu malları, tabi kaynaklar, elektrik, su ve zaman gibi sayısız değerlerimizi israf etmekten kaçınmıyoruz. Hâlbuki yeryüzünde hiçbir kaynak ve imkân sonsuz değildir. Günümüzde bunların değeri, daha da artmıştır. Çünkü azalan kaynaklar daha çok değer arz etmektedir.
    Aziz Kardeşlerim!
    Allah’ın bahşettiği maddi imkânların israf edilmesi büyük bir vebal olduğu gibi, pek çok yuvanın dağılmasına ve ülkenin ekonomik açıdan zayıflamasına da sebep olmaktadır. Bunun için şahsi harcamalarımızda ölçülü olmak, ülke kaynaklarını dikkatli kullanmak, verimli alanlarda değerlendirmek, dini ve milli bir görevdir. Yarınlarımızın huzur ve rahatı için fert ve millet olarak iktisatlı davranmak ve israfa sapmamak zorundayız. Çünkü israf, Yüce Allah’ın verdiği nimetlere karşı bir nankörlük ve saygısızlıktır. İktisatlı olmak ise, o nimetlere gösterilen en önemli saygı ve şükürdür. Hutbemi bir ayet mealiyle bitirmek istiyorum. Yüce Allah Kur’an-ı Kerimin de “Yakınına, düşküne, yolcuya hakkını ver; elindekileri saçıp savurma. Saçıp savuranlar, şüphesiz şeytanlarla kardeş olmuş olurlar; şeytan ise Rabbine karşı pek nankördür.”4 buyurmaktadır.

    Hazırlayan : Emrullah KÖSEOĞLU/ Taşcıoğlu Camii İmam Hatibi
    Redaksiyaon: İl İrşat Kurulu
    _____________________________________

    1- Furkan, 25/ 67
    2- Tekasur, 102/ 8
    3- Tirmizî, Kıyame,1
    4- İsrâ, 17/26–27


  6. 07.Ekim.2013, 16:25
    3
    Devamlı Üye
    israf konulu hutbe,
    israfla ilgili hutbe,
    israf hakkında hutbe

    İLİ : RİZE
    AY/YIL : TEMMUZ/2015
    TARİHİ : 31/07/2015


    وَ قَالَ عَلَيْهِ ألصَّلأَةُ وَ السَّلأَمُ
    لا تَزُولُ قَدمَا عبْدٍ حَتَّى يُسْأَلَ عَنْ عُمْرِهِ فِيمَ أَفْنَاهُ ، وَعَنْ عِلْمِهِ فِيم فَعَلَ فِيهِ ، وعَنْ مالِهِ منْ أَيْنَ اكْتَسبهُ


    ALLAH’IN SEVMEDİĞİ DAVRANIŞ: İSRAF

    Muhterem Müslümanlar!
    Yüce dinimiz İslam’ın, huzurlu bir hayat için benimsediği prensiplerden birisi de, iktisat ve îtidaldir. İktisat ve itidal, yeme-içme, harcama, konuşma ve benzeri bütün işlerde ölçülü olmaktır. Bunun zıddı ise israftır. Fert ve toplumu yoksulluk ve felakete iten, cemiyetleri yıkan israf; İnsan toplulukları için veba mikrobu kadar korkunç bir afettir. Nitekim Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de, olgun Müminlerin sıfatlarını sayarken, onların daima ölçülü olması gerektiğini vurgulayarak şöyle buyurmaktadır:“ Onlar, sarf ettikleri zaman ne israf ederler ne de cimrilik, ikisi arasında orta bir yol tutarlar.”1
    Değerli Müminler!
    Allah tarafından bize bahşedilen hayat, sağlık, eş, evlat, makam-mevki, mal, mülk gibi nimetler, hep emanet olarak verilmiştir. Onun için bizler, bu nimetleri kullanma konusunda, israf edip etmediğimizden ve bunları nerelerde harcadığımızdan ahirette sorguya çekileceğimizi göz ardı etmememiz gerekir. Konuyla ilgili olarak Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “Sonra o gün, size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz.”2 Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de bir hadisinde: “Kıyamet günü insanoğlu, ömrünü nerede harcadığından, yaptığı işleri ne niyetle yaptığından, nasıl kazanıp nereye harcadığından…. sorguya çekilmedikçe yerinden ayrılamaz”3 buyurmuşlardır.
    Millet olarak çok israfkar bir milletiz. Özellikle, çöpe atılan ekmeklerden tutun da kamu malları, tabi kaynaklar, elektrik, su ve zaman gibi sayısız değerlerimizi israf etmekten kaçınmıyoruz. Hâlbuki yeryüzünde hiçbir kaynak ve imkân sonsuz değildir. Günümüzde bunların değeri, daha da artmıştır. Çünkü azalan kaynaklar daha çok değer arz etmektedir.
    Aziz Kardeşlerim!
    Allah’ın bahşettiği maddi imkânların israf edilmesi büyük bir vebal olduğu gibi, pek çok yuvanın dağılmasına ve ülkenin ekonomik açıdan zayıflamasına da sebep olmaktadır. Bunun için şahsi harcamalarımızda ölçülü olmak, ülke kaynaklarını dikkatli kullanmak, verimli alanlarda değerlendirmek, dini ve milli bir görevdir. Yarınlarımızın huzur ve rahatı için fert ve millet olarak iktisatlı davranmak ve israfa sapmamak zorundayız. Çünkü israf, Yüce Allah’ın verdiği nimetlere karşı bir nankörlük ve saygısızlıktır. İktisatlı olmak ise, o nimetlere gösterilen en önemli saygı ve şükürdür. Hutbemi bir ayet mealiyle bitirmek istiyorum. Yüce Allah Kur’an-ı Kerimin de “Yakınına, düşküne, yolcuya hakkını ver; elindekileri saçıp savurma. Saçıp savuranlar, şüphesiz şeytanlarla kardeş olmuş olurlar; şeytan ise Rabbine karşı pek nankördür.”4 buyurmaktadır.

    Hazırlayan : Emrullah KÖSEOĞLU/ Taşcıoğlu Camii İmam Hatibi
    Redaksiyaon: İl İrşat Kurulu
    _____________________________________

    1- Furkan, 25/ 67
    2- Tekasur, 102/ 8
    3- Tirmizî, Kıyame,1
    4- İsrâ, 17/26–27





+ Yorum Gönder