Konusunu Oylayın.: Nisa Suresi 24. ayette, "belli bir süreliğine" ifadesi var mıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Nisa Suresi 24. ayette, "belli bir süreliğine" ifadesi var mıdır?
  1. 06.Ekim.2013, 03:02
    1
    Misafir

    Nisa Suresi 24. ayette, "belli bir süreliğine" ifadesi var mıdır?

  2. 07.Ekim.2013, 15:20
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Nisa Suresi 24. ayette, "belli bir süreliğine" ifadesi var mıdır?




    Nisa Suresi 24. ayette, "belli bir süreliğine" ifadesi var mıdır?


    Hâkim’in rivayet ettiği hadisi, Zehebi de “Müslim’in şartına uygun olduğunu” belirtmiştir. (bk. Zehebi, Tahlis-Müstedrek’le birlikte-,Beyrut, ts./ 2/305)

    Buna göre, senet bakımından bu hadisin sahih olmadığını söyleyemeyiz..

    Benzer rivayetleri Taberi de nakletmiştir. (Taberi, Nisa:24. ayetin tefsiri)

    İbn Abbas yanında, Ubey b. Kâb, Said b. Cübeyr, Süddi gibi alimler de ayette “ila ecelin müsemma-belli bir süreye kadar” ifadesini de ayetin bir cümlesi olarak kabul etmişlerdir. Ve bu sebeple muta’ya taraftar olmuşlardır. (bk. İbn Kesir, ilgili ayetin tefsiri)

    Ancak alimlerin cumhuruna göre, muta nikahı haramdır. Bunların dayanağı ise, Buhari ve Müslim’in Hz. Ali’den yaptıkları şu rivayettir:

    “Hz. Peygamber hayber günü mut’a nikahını ve ehli, eşeklerin etini haram kıldı.” (bk İbn Kesir, a.y.)

    Şunu unutmamak gerekir ki, Hz. Osman devrinde Kur’an’ın ikinci cemi bütün sahabelerin icmaıyla yapılmıştır. Ve bundan böyle değişik sahabiler tarafından kendileri için hususi yazdıkları şahsi Mushafların hepsi ortadan kaldırılmıştır. Bütün ümmet şimdiki mevcut Kur’an üzerinde ittifak etmiştir. Bu sebeple, İbn Abbas’ın okumasında yer alan “ziyadeliğin” bir değeri yoktur. Çünkü, bir kişinin -velev ki İbn Abbas da olsa- kanaatini bin kişinin kanaatinden daha üstün görmek ne dinen ne de aklen isabetlidir.

    Şayet İbn Abbas’ın fetvasına uyarsak, yüzlerce sahabe ve alimin fetvasına aykırı hareket etmiş oluruz.

    Ek Bilgi

    - İlk zamanlarda muta nikahına cevaz verilmiş, daha sonra neshedilmiş olduğundan, sahabeler arasında farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Hz. Peygamber (a.s.m)’in buna dair ruhsat verdiğini bilen, ama daha sonra neshedildiğinden haberi olmayan sahabîler, bunun cevazına hükmetmişler. Ancak, neshedilip hükmünün ortadan kaldırıldığını öğrenen sahabiler ise bunun haram olduğu yönünde görüş beyan etmişlerdir.

    - Bazı sahabilerin daha sonra bu nikahın yasaklandığını öğrenince eski fikrinden vazgeçtiği bilinmektedir. Bunlardan biri de İbn Abbas olduğuna dair rivayetler vardır. (bk. Neylu’l-Evtar,6/135; el-Fıkhu’l-İslamî, VII/64-70)

    - Mut’a nikahına iznin verildiği yerlerin hepsinde bir zorunluluk söz konusudur. Buharî ve Müslim’in rivayet ettiği şu hadis-i şerif de bunu göstermektedir. Abdullah b. Mesud anlatıyor: “Biz Resulüllah (a.s.m) ile birlikte -yanımızda kadınlar olmadığı halde- gazada bulunuyorduk. Hz. Peygamber(a.s.m)’e ‘kendimizi hadım edelim mi?’dedik, buna izin vermedi. Sonra bir elbise karşılığında belli bir süreye kadar kadınlarla evlenmemize müsaade etti.’ İbn Mesud daha sonra “Ey iman edenler! Allah’ın size helal kıldığı tertemiz şeyleri kendinize haram kılmayın”(Maide, 5/87) mealindeki ayeti okudu.” (Neylu’l-Evtar, 6/545)

    - Mut’a nikahının neshedildiğine dair bir çok rivayet vardır. (bk.Neylu’l-Evtar, 6/546)

    - İbn Münzir’in belirttiği gibi, İlk zamanlarda -bir takım zorunlu sebeplerden ötürü- mut’a nikahının caiz olduğunu gösteren hadisler olmakla beraber, daha sonra bu nikahın sahih hadislerle haram olduğu hususunda –Şialar hariç- İslam alimleri arasında icma hasıl olmuştur. (Neylu’l-Evtar, 6/548)

    - İslam alimlerinin büyük çoğunluğunun kabul ettiği görüşe göre, daha önce izin verilen muta nikahı daha sonra neshedilip cevaz hükmü ortadan kaldırılmış ve kıyamete kadar kesin olarak haram kılınmıştır.

    Mut’a nikahı konusunda geniş bilgi için bk.İbn Hacer, Fethu’l-Bârî,9/166-174.


  3. 07.Ekim.2013, 15:20
    2
    Devamlı Üye



    Nisa Suresi 24. ayette, "belli bir süreliğine" ifadesi var mıdır?


    Hâkim’in rivayet ettiği hadisi, Zehebi de “Müslim’in şartına uygun olduğunu” belirtmiştir. (bk. Zehebi, Tahlis-Müstedrek’le birlikte-,Beyrut, ts./ 2/305)

    Buna göre, senet bakımından bu hadisin sahih olmadığını söyleyemeyiz..

    Benzer rivayetleri Taberi de nakletmiştir. (Taberi, Nisa:24. ayetin tefsiri)

    İbn Abbas yanında, Ubey b. Kâb, Said b. Cübeyr, Süddi gibi alimler de ayette “ila ecelin müsemma-belli bir süreye kadar” ifadesini de ayetin bir cümlesi olarak kabul etmişlerdir. Ve bu sebeple muta’ya taraftar olmuşlardır. (bk. İbn Kesir, ilgili ayetin tefsiri)

    Ancak alimlerin cumhuruna göre, muta nikahı haramdır. Bunların dayanağı ise, Buhari ve Müslim’in Hz. Ali’den yaptıkları şu rivayettir:

    “Hz. Peygamber hayber günü mut’a nikahını ve ehli, eşeklerin etini haram kıldı.” (bk İbn Kesir, a.y.)

    Şunu unutmamak gerekir ki, Hz. Osman devrinde Kur’an’ın ikinci cemi bütün sahabelerin icmaıyla yapılmıştır. Ve bundan böyle değişik sahabiler tarafından kendileri için hususi yazdıkları şahsi Mushafların hepsi ortadan kaldırılmıştır. Bütün ümmet şimdiki mevcut Kur’an üzerinde ittifak etmiştir. Bu sebeple, İbn Abbas’ın okumasında yer alan “ziyadeliğin” bir değeri yoktur. Çünkü, bir kişinin -velev ki İbn Abbas da olsa- kanaatini bin kişinin kanaatinden daha üstün görmek ne dinen ne de aklen isabetlidir.

    Şayet İbn Abbas’ın fetvasına uyarsak, yüzlerce sahabe ve alimin fetvasına aykırı hareket etmiş oluruz.

    Ek Bilgi

    - İlk zamanlarda muta nikahına cevaz verilmiş, daha sonra neshedilmiş olduğundan, sahabeler arasında farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Hz. Peygamber (a.s.m)’in buna dair ruhsat verdiğini bilen, ama daha sonra neshedildiğinden haberi olmayan sahabîler, bunun cevazına hükmetmişler. Ancak, neshedilip hükmünün ortadan kaldırıldığını öğrenen sahabiler ise bunun haram olduğu yönünde görüş beyan etmişlerdir.

    - Bazı sahabilerin daha sonra bu nikahın yasaklandığını öğrenince eski fikrinden vazgeçtiği bilinmektedir. Bunlardan biri de İbn Abbas olduğuna dair rivayetler vardır. (bk. Neylu’l-Evtar,6/135; el-Fıkhu’l-İslamî, VII/64-70)

    - Mut’a nikahına iznin verildiği yerlerin hepsinde bir zorunluluk söz konusudur. Buharî ve Müslim’in rivayet ettiği şu hadis-i şerif de bunu göstermektedir. Abdullah b. Mesud anlatıyor: “Biz Resulüllah (a.s.m) ile birlikte -yanımızda kadınlar olmadığı halde- gazada bulunuyorduk. Hz. Peygamber(a.s.m)’e ‘kendimizi hadım edelim mi?’dedik, buna izin vermedi. Sonra bir elbise karşılığında belli bir süreye kadar kadınlarla evlenmemize müsaade etti.’ İbn Mesud daha sonra “Ey iman edenler! Allah’ın size helal kıldığı tertemiz şeyleri kendinize haram kılmayın”(Maide, 5/87) mealindeki ayeti okudu.” (Neylu’l-Evtar, 6/545)

    - Mut’a nikahının neshedildiğine dair bir çok rivayet vardır. (bk.Neylu’l-Evtar, 6/546)

    - İbn Münzir’in belirttiği gibi, İlk zamanlarda -bir takım zorunlu sebeplerden ötürü- mut’a nikahının caiz olduğunu gösteren hadisler olmakla beraber, daha sonra bu nikahın sahih hadislerle haram olduğu hususunda –Şialar hariç- İslam alimleri arasında icma hasıl olmuştur. (Neylu’l-Evtar, 6/548)

    - İslam alimlerinin büyük çoğunluğunun kabul ettiği görüşe göre, daha önce izin verilen muta nikahı daha sonra neshedilip cevaz hükmü ortadan kaldırılmış ve kıyamete kadar kesin olarak haram kılınmıştır.

    Mut’a nikahı konusunda geniş bilgi için bk.İbn Hacer, Fethu’l-Bârî,9/166-174.





+ Yorum Gönder