Konusunu Oylayın.: Mevlana’nın, kadının örtünmesine karşı olduğu doğru mudur?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Mevlana’nın, kadının örtünmesine karşı olduğu doğru mudur?
  1. 03.Ekim.2013, 01:15
    1
    Misafir

    Mevlana’nın, kadının örtünmesine karşı olduğu doğru mudur?

  2. 03.Ekim.2013, 17:44
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Mevlana’nın, kadının örtünmesine karşı olduğu doğru mudur?




    Bizim kanaatimize göre, Mevlana gibi bir alim ve velinin, Kur’an ve sahih hadislerde açıkça emredilen ve ümmetin icmaıyla farz olduğu bilinen örtüye karşı çıkması veya onu hafife alması düşünülemez.

    Bu sebeple, Mevlana’nın bu konudaki sözlerini -şayet ona ait olduğu gerçekten sabit ise- doğru anlamak ve gerekirse tevil etmek gerekir.

    İnsan psikolojisini iyi bilen Mevlânâ, bu ifadeleriyle kadın ruhunun inceliklerine dikkati çeker. Aşırı baskıların ters tepeceğini hatırlatır. Kadının zorla ve baskıyla örtünmesini değil; istekle, arzuyla ve gönülden yapmasını ister.

    Bu açıdan Mevlana, insanların yasaklardan ziyade, gönüllü olarak imanlarının gereğini yerine getirmelerine işaret etmiş olabilir. İnsanlar genellikle yasaklara karşı daha hevesli olurlar. Bu sebeple, yasaklara bakmadan işin gerçeğine, hikmetine bakarak hareket etmenin güzelliğine dikkat çekmiş olabilir. “Kendini sakla, örtün diye emretsen, kendini gösterme arzusu onda o nispette fazlalaşır” ifadesi bunu göstermektedir.

    Özetle belki de demek istiyor ki, kadınlara örtmelerini söylerken, bunun haram yönüne vurgu yapmak yerine, aklını, gönlünü ikna etme cihetine gitmenin daha hikmetli olduğuna işaret etmiş olabilir. Eğer kadının gönlüne hitap etmeden sırf yasaklar tarafından konuya yaklaşılırsa, ıslahtan ziyade ifsat edilmiş, fayda yerine zarar verilmiş olur. “Onda eğer kötü bir işi yapmamak cevheri varsa, sen mâni olsan da olmasan da, o güzel yaradılışına, temiz ve iyi huyuna uyacaktır. Sen merak etme!” ifadesi bu söylediklerimize uygundur.

    Hz. Mevlana hayatın içinde, ayakları yere basan, gerçekçi bir insandır. Beşerî yönüyle kadını ele alırken, onu meziyetleri ve zaaflarıyla olduğu gibi değerlendirir.

    - Şunu burada unutmadan vurgulamalıyız ki, İslam’ın emir ve yasaklarını Kur’an ve sünnetin açıklamasını görev sayan İslam alimlerinden öğreneceğiz. Şatahattan hali olmayan ehl-i tasavvufun sahası ayrıdır.. Onların -görünürde şeriatın hükümlerine aykırı olan- sözlerini değil, dört mezhep imamları ve müçtehit alimlerin sözlerini esas almamız gerekir. Mevlana gibi zatlara karşı su-i edepte bulunmamakla beraber, aykırı gibi görünen sözlerine hayalimizde yer vermemek gerekir.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  3. 03.Ekim.2013, 17:44
    2
    Moderatör



    Bizim kanaatimize göre, Mevlana gibi bir alim ve velinin, Kur’an ve sahih hadislerde açıkça emredilen ve ümmetin icmaıyla farz olduğu bilinen örtüye karşı çıkması veya onu hafife alması düşünülemez.

    Bu sebeple, Mevlana’nın bu konudaki sözlerini -şayet ona ait olduğu gerçekten sabit ise- doğru anlamak ve gerekirse tevil etmek gerekir.

    İnsan psikolojisini iyi bilen Mevlânâ, bu ifadeleriyle kadın ruhunun inceliklerine dikkati çeker. Aşırı baskıların ters tepeceğini hatırlatır. Kadının zorla ve baskıyla örtünmesini değil; istekle, arzuyla ve gönülden yapmasını ister.

    Bu açıdan Mevlana, insanların yasaklardan ziyade, gönüllü olarak imanlarının gereğini yerine getirmelerine işaret etmiş olabilir. İnsanlar genellikle yasaklara karşı daha hevesli olurlar. Bu sebeple, yasaklara bakmadan işin gerçeğine, hikmetine bakarak hareket etmenin güzelliğine dikkat çekmiş olabilir. “Kendini sakla, örtün diye emretsen, kendini gösterme arzusu onda o nispette fazlalaşır” ifadesi bunu göstermektedir.

    Özetle belki de demek istiyor ki, kadınlara örtmelerini söylerken, bunun haram yönüne vurgu yapmak yerine, aklını, gönlünü ikna etme cihetine gitmenin daha hikmetli olduğuna işaret etmiş olabilir. Eğer kadının gönlüne hitap etmeden sırf yasaklar tarafından konuya yaklaşılırsa, ıslahtan ziyade ifsat edilmiş, fayda yerine zarar verilmiş olur. “Onda eğer kötü bir işi yapmamak cevheri varsa, sen mâni olsan da olmasan da, o güzel yaradılışına, temiz ve iyi huyuna uyacaktır. Sen merak etme!” ifadesi bu söylediklerimize uygundur.

    Hz. Mevlana hayatın içinde, ayakları yere basan, gerçekçi bir insandır. Beşerî yönüyle kadını ele alırken, onu meziyetleri ve zaaflarıyla olduğu gibi değerlendirir.

    - Şunu burada unutmadan vurgulamalıyız ki, İslam’ın emir ve yasaklarını Kur’an ve sünnetin açıklamasını görev sayan İslam alimlerinden öğreneceğiz. Şatahattan hali olmayan ehl-i tasavvufun sahası ayrıdır.. Onların -görünürde şeriatın hükümlerine aykırı olan- sözlerini değil, dört mezhep imamları ve müçtehit alimlerin sözlerini esas almamız gerekir. Mevlana gibi zatlara karşı su-i edepte bulunmamakla beraber, aykırı gibi görünen sözlerine hayalimizde yer vermemek gerekir.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder