Konusunu Oylayın.: Mahşerde Güneşin Tavan Boyu Yaklaşması

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Mahşerde Güneşin Tavan Boyu Yaklaşması
  1. 26.Eylül.2013, 05:42
    1
    Misafir

    Mahşerde Güneşin Tavan Boyu Yaklaşması






    Mahşerde Güneşin Tavan Boyu Yaklaşması Mumsema Mahşerde Güneşin Tavan Boyu Yaklaşmasında insanlar 50000 sene ne yapar, nasıl hesap verir. Bu bilimsel olarak imkansız değil mi?


  2. 26.Eylül.2013, 05:42
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Mahşerde Güneşin Tavan Boyu Yaklaşmasında insanlar 50000 sene ne yapar, nasıl hesap verir. Bu bilimsel olarak imkansız değil mi?


    Benzer Konular

    - Rüyada tavan akması

    - Şeytan sağdan ve soldan yaklaşması

    - Asma tavan nasıl yapılır?

    - Saat’in yaklaşması ve ay’ın yarılması ne demektir?

    - Cam Tavan Sendromu

  3. 08.Kasım.2013, 12:32
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,654
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Kıyamette güneş dürülecekse, mahşerde insanların tepesine nasıl gelecek?




    Kıyamette güneş dürülecekse, mahşerde insanların tepesine nasıl gelecek?
    Ayette güneşin dürüleceğinden bahseder. Pekala güneş dürülecekse nasıl güneş mahşerde insanların bir mızrak boyu tepesinde olacak. Hani güneş dürülmüştü ya..


    Güneşin dürülmesi, kıyametin kopması vaktinde olur. Güneşin mahşerde yeniden sahneye çıkması ise, her şeyin yeniden dirildiği zamana aittir. Nitekim insanlar da ölüyor ve kıyametin kopmasından sonra yeniden diliyorlar.

    Kur’an’da tekvir suresinin ilk ayetinde söz konusu edilen “güneşin tekviri” ile ilgili alimlerin farklı yorumları vardır.

    a) Tekvirden maksat, güneşin ışığının dürülmesi, yok olmasıdır.

    b) Tekvirden maksat, güneşin bizzat kendisinin bulunduğu yörüngesinden kaymasıdır. (bk. Razi, ilgili yer)

    Bediüzzaman hazretlerine göre de, “Güneş dürülüp ışığı söndüğü zaman” mealindeki ayetin ifadesi iki şekilde yorumlanabilir.

    Birincisi: Cenab-ı Hak, adem/yokluk ve esîr ve sema perdelerini açıp, Güneş gibi dünyayı ışıklandıran pırlanta-misal bir lâmbayı, hazine-i rahmetinden çıkarıp dünyaya gösterdi. Dünya kapandıktan sonra o pırlantayı perdelerine sarıp kaldıracak.

    İkincisi: Güneş, ziya metaını neşretmek ve zeminin kafasına ziyayı zulmetle münavebeten sarmakla muvazzaf bir memurdur. Her akşam bu memur ziya metaını toplayıp gizlediği gibi; bazen bir bulut perdesiyle alış-verişini az yapar, bazen Ay onun yüzüne karşı perde olur, muamelesini bir derece çeker. İşte güneş şimdiki memuriyet vazifesinde, metaını ve muamelat defterlerini topladığı gibi, kıyamet günü tamamen o memuriyetten ayrılacaktır. Hattâ hiç bir sebeb-i azl bulunmazsa, şimdilik küçük, fakat büyümeye yüz tutmuş yüzündeki iki leke büyümekle, Güneş yerin başına izn-i İlahî ile sardığı ziyayı, emr-i Rabbanî ile geriye alıp, güneşin başına sarıp "Haydi yerde işin kalmadı der, Cehennem'e git, sana ibadet edip senin gibi bir memur-u müsahharı sadakatsızlıkla tahkir edenleri yak" der. اِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ (Güneş dürülüp ışığı söndüğü zaman) fermanını lekeli siyah yüzüyle yüzünde okur.” (Sözler, 116- 117 )

    Bu açıklamadan da anlaşılıyor ki, güneşin kıyamet vaktinde ışığını kaybetmesi ve bir nevi ölmesi, onun mahşer meydanında bir daha dirilmeyeceği ve ışığını bir daha göstermeyeceği anlamına gelmez.

    Özetle: güneşin yörüngesinden kayması veya ışığının kaybolması demek, güneş sisteminin bozulup yıkılması manasına gelir. Zaten kıyamet böyle bir şeydir.

    Ancak şunu da biliyoruz ki, her geceden sonra bir sabah ve her kıştan sonra bir bahar olduğu gibi, ölüm gecesinden sonra da bir haşir sabahı ve kıyamet kışından sonra da bir mahşer baharı olacaktır.

    Bu yeni mahşer baharında canlılar dirileceği gibi, canlılığın önemli bir kaynağı olan güneş de yeniden canlanacak ve Allah’ın dilediği miktarda mahşer meydanını ısıtacaktır. Daha sonra da kendisine tapanları yakmak üzere cehennemin bir bölgesi olarak yerini alacaktır.

    Selam ve dua ile...Sorularla İslamiyet


  4. 08.Kasım.2013, 12:32
    2
    Moderatör



    Kıyamette güneş dürülecekse, mahşerde insanların tepesine nasıl gelecek?
    Ayette güneşin dürüleceğinden bahseder. Pekala güneş dürülecekse nasıl güneş mahşerde insanların bir mızrak boyu tepesinde olacak. Hani güneş dürülmüştü ya..


    Güneşin dürülmesi, kıyametin kopması vaktinde olur. Güneşin mahşerde yeniden sahneye çıkması ise, her şeyin yeniden dirildiği zamana aittir. Nitekim insanlar da ölüyor ve kıyametin kopmasından sonra yeniden diliyorlar.

    Kur’an’da tekvir suresinin ilk ayetinde söz konusu edilen “güneşin tekviri” ile ilgili alimlerin farklı yorumları vardır.

    a) Tekvirden maksat, güneşin ışığının dürülmesi, yok olmasıdır.

    b) Tekvirden maksat, güneşin bizzat kendisinin bulunduğu yörüngesinden kaymasıdır. (bk. Razi, ilgili yer)

    Bediüzzaman hazretlerine göre de, “Güneş dürülüp ışığı söndüğü zaman” mealindeki ayetin ifadesi iki şekilde yorumlanabilir.

    Birincisi: Cenab-ı Hak, adem/yokluk ve esîr ve sema perdelerini açıp, Güneş gibi dünyayı ışıklandıran pırlanta-misal bir lâmbayı, hazine-i rahmetinden çıkarıp dünyaya gösterdi. Dünya kapandıktan sonra o pırlantayı perdelerine sarıp kaldıracak.

    İkincisi: Güneş, ziya metaını neşretmek ve zeminin kafasına ziyayı zulmetle münavebeten sarmakla muvazzaf bir memurdur. Her akşam bu memur ziya metaını toplayıp gizlediği gibi; bazen bir bulut perdesiyle alış-verişini az yapar, bazen Ay onun yüzüne karşı perde olur, muamelesini bir derece çeker. İşte güneş şimdiki memuriyet vazifesinde, metaını ve muamelat defterlerini topladığı gibi, kıyamet günü tamamen o memuriyetten ayrılacaktır. Hattâ hiç bir sebeb-i azl bulunmazsa, şimdilik küçük, fakat büyümeye yüz tutmuş yüzündeki iki leke büyümekle, Güneş yerin başına izn-i İlahî ile sardığı ziyayı, emr-i Rabbanî ile geriye alıp, güneşin başına sarıp "Haydi yerde işin kalmadı der, Cehennem'e git, sana ibadet edip senin gibi bir memur-u müsahharı sadakatsızlıkla tahkir edenleri yak" der. اِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ (Güneş dürülüp ışığı söndüğü zaman) fermanını lekeli siyah yüzüyle yüzünde okur.” (Sözler, 116- 117 )

    Bu açıklamadan da anlaşılıyor ki, güneşin kıyamet vaktinde ışığını kaybetmesi ve bir nevi ölmesi, onun mahşer meydanında bir daha dirilmeyeceği ve ışığını bir daha göstermeyeceği anlamına gelmez.

    Özetle: güneşin yörüngesinden kayması veya ışığının kaybolması demek, güneş sisteminin bozulup yıkılması manasına gelir. Zaten kıyamet böyle bir şeydir.

    Ancak şunu da biliyoruz ki, her geceden sonra bir sabah ve her kıştan sonra bir bahar olduğu gibi, ölüm gecesinden sonra da bir haşir sabahı ve kıyamet kışından sonra da bir mahşer baharı olacaktır.

    Bu yeni mahşer baharında canlılar dirileceği gibi, canlılığın önemli bir kaynağı olan güneş de yeniden canlanacak ve Allah’ın dilediği miktarda mahşer meydanını ısıtacaktır. Daha sonra da kendisine tapanları yakmak üzere cehennemin bir bölgesi olarak yerini alacaktır.

    Selam ve dua ile...Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder