Konusunu Oylayın.: Gaflet nedir ve ondan nasıl kurtulabiliriz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Gaflet nedir ve ondan nasıl kurtulabiliriz?
  1. 25.Eylül.2013, 17:28
    1
    Misafir

    Gaflet nedir ve ondan nasıl kurtulabiliriz?






    Gaflet nedir ve ondan nasıl kurtulabiliriz? Mumsema Gaflet nedir ve ondan nasıl kurtulabiliriz?


  2. 25.Eylül.2013, 20:04
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Gaflet nedir ve ondan nasıl kurtulabiliriz?




    Gaflet nedir ve ondan nasıl kurtulabiliriz?


    Gaflet Allah’ı bilmemek ve hatırlamamaktan kaynaklanan unutkanlık halidir. Bilhassa bu zamanda ehl-i dalaletin çıkarttığı ve insanı meşgul eden lehviyatlar insanları umumi gaflet hastalığına giriftar etmiştir. Bu bakımdan gafletin mertebeleri muhteliftir. Bu zamanda bilhassa dalaletten ve dünyaperestlikten gelen enaniyet büyük gaflet vermekte ve Allah’ı unutturmaktadır. Gaflet ve dalalet şeytanın desise ve hilelerinden kaynaklanır.

    Gaflet insanın hayvânî hevesata dalmasından kaynaklanır. İnsana vazifesini unutturur. Bilhassa gençlik sarhoşluğu insana gaflet vererek dünyayı hoş ve güzel gösterir, ebedi dünyada kalacak gibi bütün mesaisini dünyaya çevirir. Bunun için peygamberimiz (sav) “En hayırlı genç dünya hevesatına kapılmayarak gaflette boğulmayandır” buyurmuşlardır.

    Fani dünyanın bekasız ve ağır işleri de insana gaflet verir. Frenkmeşrebâne terbiye ise gafleti ziyadeleştirir. Gaflet insanı isyana sevk eder; isyan da enaniyeti güçlendirir. O zaman nefs-i insaniye kendi vazifesini ve kendisini unutur, şeytanın ordusuna iltihak ederek tam bir firavun olur. Enaniyet gafletten ve dünyaperestlikten kaynaklanır ve beslenir. Mâlik-i hakikiden gaflet nefsin firavunluğuna sebep olur.

    Nimet içinde in’amı göremeyenler mün’im-i hakikiden gaflet eder. Bilhassa dünya hayatının meşgalesi ve geçim telaşı ibadete ve zikre gevşeklik verir ve insanı bu hususta tembelliğe atar.

    Ehl-i hidayet gaflet ile dalalete düştüğü gibi, ehl-i dalalet de gaflet ile dalaletin elim elemlerini ve dehşetli azaplarını muvakkaten hissetmez. Ehl-i dalaletin küfürden kaynaklanan manevî cehennem azabını hissetmemesinin sebebi pek kalın gaflet sersemliğindendir. Gaflet hissi iptal eder. Ama ne var ki, dünyanın gafletkarane gülmeleri ağlanacak acı hallerin perdesidir.

    Bilhassa dünya gafillerin maşukasıdır. Dünyada insanın işleri rast gelir de hayatı düzenli gider ve her zaman başarılı geçerse insanı enaniyete sürükler, gaflet ve isyan ile enaniyet öyle kalınlaşır ki sahibini yutar. Vehmî olan enaniyet artık tekâsüf eder ve insanı yutar. O insan vücud-u şahsisine güvenir ve mucid-i hakikiden gaflet ederek kendisini manen çok büyük tehlikelere atar. Bilhassa gençlik gafletin yuvasıdır; ihtiyarlık sabahı gençlik ve gaflet uykusunu ortadan kaldırır. Bediüzzaman “gençliğin gaflet uykusundan ihtiyarlık sabahı ile uyandığını” ifade eder.

    İnsanı gaflete atan ve Allah’a kulluk ve ibadete mani olan husus insanın cüz’î nazarını dünyanın çok cüz’î şeylerine hasretmesidir. İnsan gaflet nazarı ile zerreye masdar olduğu zannı ile bakarsa sanat-ı ilâhiyeyi tâğûtî bir tabiata kalbeder. Bu şekilde gaflet insanı dalalete atar. Kur’an ve iman hakikatleri gafleti dağıtır ve nazarları esbabdan müsebbibü’l-esbaba çevirir. Yine Kur’an dünyanın mevhum ebediyetini parçaladığı gibi, tabiat fikrini doğuran gafleti dağıtır.

    Yeryüzünün siyasi meseleleri (Siyaset-i ruy-i zemin) gaflet ve dalaletin en boğucu ve aldatıcı en geniş perdesidir. Ancak Davut (as) Süleyman (as) ve Yusuf ‘a (as) gaflet vermemiştir. Bu da bizim için çok güzel örneklerdir. İnsan-ı gafil küfran-ı nimet ile hasarete düşer. Gafile göre rızkın akibeti muvakkat bir lezzetten sonra füzûlattır. Şükür ise nimeti artırır ve gafleti kaçırır. Gafil olan insan kendi vazifesi olan ibadeti ve itaati terk ederek Allah’ın vazifesi olan sonuç almakla meşgul olmaya götürür.

    İnsan aklı gaflet, masiyet ve dünyaya dalmakla daralır ve geleceği göremez hale gelir. Ayrıca insanda öyle latifleler vardır ki gaflet ve dalalete dayanamaz ya vazifesini yapamaz veya söner kabiliyetini yitirir. İnsanda öyle kabiliyetler vardır ki, gaflet ve dalaletten gelen küçük bir halete dayanamaz. Ancak iyi bir intibah-ı ruhi ile gaflet dağılır, o kabiliyetler de tekrar inkişaf eder. Allah’ın günahları sevaba çevirmesi bu şekilde anlaşılabilir.

    Asr-ı saadetten sonra letaif uykuya ve havas hakâik noktasında gaflete düşmüştür. Bundan dolayı da Araplar tekrar ırkçılığa yönelmişlerdir. Asabiyet-i cahiliye, yani ırkçılık gaflet, dalalet ve zulmetten mürekkep bir macundur. Toplum için tehlikeli olduğu kadar fertler için de büyük bir tehlikedir.

    İnsan şahsi vücuduna güvenerek mucid-i hakikiden gaflet eder. Bilhassa gençler gençlik damarı ile hissiyata daha ziyade kapılarak gaflete düşerler. Nefis de gaflet kumuna başını sokarak kendisini müdafaa eder. Allah korusun eceli insanı gafletle yakalarsa ahiretlerine ve ebedi hayatlarına çok büyük zarar verebilir. İnsanı gafletten kurtaran bir başka husus da hastalıklar ve musibetlerdir. Çünkü hastalıklar ve musibetler ölümü hatırlatır ve ahireti düşündürür.

    İbadetler içerisinde gafleti dağıtan ve insanın nefsini ıslah eden en değerli ibadet oruçtur. Oruç gafillere za’fını, fakrını ve aczini daha iyi hatırlatarak gafleti dağıtır. Açlık zamanında nefis insanı aldatamaz. Acizlik ve zafiyet de insanı Allah’a yaklaştırır. Gafleti huzura kalbetmenin en kestirme yolu peygamberimizin (sav) sünnetine uymaktır. Peygamberin (sav) sünnetine uymak şeriat sahibi olan Allah’ı insanlara hatırlatarak yapılan işin nefis hesabına değil, Allah namına olduğundan gaflet o insana yol bulamaz.

    Bu zamanda gafleti izale eden en önemli hususlardan birisi Risale-i Nur ve Cevşen okumaktır. Risale-i Nur ve Cevşen gafleti parça parça eder.


  3. 25.Eylül.2013, 20:04
    2
    Devamlı Üye



    Gaflet nedir ve ondan nasıl kurtulabiliriz?


    Gaflet Allah’ı bilmemek ve hatırlamamaktan kaynaklanan unutkanlık halidir. Bilhassa bu zamanda ehl-i dalaletin çıkarttığı ve insanı meşgul eden lehviyatlar insanları umumi gaflet hastalığına giriftar etmiştir. Bu bakımdan gafletin mertebeleri muhteliftir. Bu zamanda bilhassa dalaletten ve dünyaperestlikten gelen enaniyet büyük gaflet vermekte ve Allah’ı unutturmaktadır. Gaflet ve dalalet şeytanın desise ve hilelerinden kaynaklanır.

    Gaflet insanın hayvânî hevesata dalmasından kaynaklanır. İnsana vazifesini unutturur. Bilhassa gençlik sarhoşluğu insana gaflet vererek dünyayı hoş ve güzel gösterir, ebedi dünyada kalacak gibi bütün mesaisini dünyaya çevirir. Bunun için peygamberimiz (sav) “En hayırlı genç dünya hevesatına kapılmayarak gaflette boğulmayandır” buyurmuşlardır.

    Fani dünyanın bekasız ve ağır işleri de insana gaflet verir. Frenkmeşrebâne terbiye ise gafleti ziyadeleştirir. Gaflet insanı isyana sevk eder; isyan da enaniyeti güçlendirir. O zaman nefs-i insaniye kendi vazifesini ve kendisini unutur, şeytanın ordusuna iltihak ederek tam bir firavun olur. Enaniyet gafletten ve dünyaperestlikten kaynaklanır ve beslenir. Mâlik-i hakikiden gaflet nefsin firavunluğuna sebep olur.

    Nimet içinde in’amı göremeyenler mün’im-i hakikiden gaflet eder. Bilhassa dünya hayatının meşgalesi ve geçim telaşı ibadete ve zikre gevşeklik verir ve insanı bu hususta tembelliğe atar.

    Ehl-i hidayet gaflet ile dalalete düştüğü gibi, ehl-i dalalet de gaflet ile dalaletin elim elemlerini ve dehşetli azaplarını muvakkaten hissetmez. Ehl-i dalaletin küfürden kaynaklanan manevî cehennem azabını hissetmemesinin sebebi pek kalın gaflet sersemliğindendir. Gaflet hissi iptal eder. Ama ne var ki, dünyanın gafletkarane gülmeleri ağlanacak acı hallerin perdesidir.

    Bilhassa dünya gafillerin maşukasıdır. Dünyada insanın işleri rast gelir de hayatı düzenli gider ve her zaman başarılı geçerse insanı enaniyete sürükler, gaflet ve isyan ile enaniyet öyle kalınlaşır ki sahibini yutar. Vehmî olan enaniyet artık tekâsüf eder ve insanı yutar. O insan vücud-u şahsisine güvenir ve mucid-i hakikiden gaflet ederek kendisini manen çok büyük tehlikelere atar. Bilhassa gençlik gafletin yuvasıdır; ihtiyarlık sabahı gençlik ve gaflet uykusunu ortadan kaldırır. Bediüzzaman “gençliğin gaflet uykusundan ihtiyarlık sabahı ile uyandığını” ifade eder.

    İnsanı gaflete atan ve Allah’a kulluk ve ibadete mani olan husus insanın cüz’î nazarını dünyanın çok cüz’î şeylerine hasretmesidir. İnsan gaflet nazarı ile zerreye masdar olduğu zannı ile bakarsa sanat-ı ilâhiyeyi tâğûtî bir tabiata kalbeder. Bu şekilde gaflet insanı dalalete atar. Kur’an ve iman hakikatleri gafleti dağıtır ve nazarları esbabdan müsebbibü’l-esbaba çevirir. Yine Kur’an dünyanın mevhum ebediyetini parçaladığı gibi, tabiat fikrini doğuran gafleti dağıtır.

    Yeryüzünün siyasi meseleleri (Siyaset-i ruy-i zemin) gaflet ve dalaletin en boğucu ve aldatıcı en geniş perdesidir. Ancak Davut (as) Süleyman (as) ve Yusuf ‘a (as) gaflet vermemiştir. Bu da bizim için çok güzel örneklerdir. İnsan-ı gafil küfran-ı nimet ile hasarete düşer. Gafile göre rızkın akibeti muvakkat bir lezzetten sonra füzûlattır. Şükür ise nimeti artırır ve gafleti kaçırır. Gafil olan insan kendi vazifesi olan ibadeti ve itaati terk ederek Allah’ın vazifesi olan sonuç almakla meşgul olmaya götürür.

    İnsan aklı gaflet, masiyet ve dünyaya dalmakla daralır ve geleceği göremez hale gelir. Ayrıca insanda öyle latifleler vardır ki gaflet ve dalalete dayanamaz ya vazifesini yapamaz veya söner kabiliyetini yitirir. İnsanda öyle kabiliyetler vardır ki, gaflet ve dalaletten gelen küçük bir halete dayanamaz. Ancak iyi bir intibah-ı ruhi ile gaflet dağılır, o kabiliyetler de tekrar inkişaf eder. Allah’ın günahları sevaba çevirmesi bu şekilde anlaşılabilir.

    Asr-ı saadetten sonra letaif uykuya ve havas hakâik noktasında gaflete düşmüştür. Bundan dolayı da Araplar tekrar ırkçılığa yönelmişlerdir. Asabiyet-i cahiliye, yani ırkçılık gaflet, dalalet ve zulmetten mürekkep bir macundur. Toplum için tehlikeli olduğu kadar fertler için de büyük bir tehlikedir.

    İnsan şahsi vücuduna güvenerek mucid-i hakikiden gaflet eder. Bilhassa gençler gençlik damarı ile hissiyata daha ziyade kapılarak gaflete düşerler. Nefis de gaflet kumuna başını sokarak kendisini müdafaa eder. Allah korusun eceli insanı gafletle yakalarsa ahiretlerine ve ebedi hayatlarına çok büyük zarar verebilir. İnsanı gafletten kurtaran bir başka husus da hastalıklar ve musibetlerdir. Çünkü hastalıklar ve musibetler ölümü hatırlatır ve ahireti düşündürür.

    İbadetler içerisinde gafleti dağıtan ve insanın nefsini ıslah eden en değerli ibadet oruçtur. Oruç gafillere za’fını, fakrını ve aczini daha iyi hatırlatarak gafleti dağıtır. Açlık zamanında nefis insanı aldatamaz. Acizlik ve zafiyet de insanı Allah’a yaklaştırır. Gafleti huzura kalbetmenin en kestirme yolu peygamberimizin (sav) sünnetine uymaktır. Peygamberin (sav) sünnetine uymak şeriat sahibi olan Allah’ı insanlara hatırlatarak yapılan işin nefis hesabına değil, Allah namına olduğundan gaflet o insana yol bulamaz.

    Bu zamanda gafleti izale eden en önemli hususlardan birisi Risale-i Nur ve Cevşen okumaktır. Risale-i Nur ve Cevşen gafleti parça parça eder.





+ Yorum Gönder