Konusunu Oylayın.: Hadis ezberlemenin önemi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Hadis ezberlemenin önemi
  1. 21.Eylül.2013, 01:48
    1
    Misafir

    Hadis ezberlemenin önemi






    Hadis ezberlemenin önemi Mumsema hadis ezberlemenin önemi


  2. 21.Eylül.2013, 01:48
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 21.Eylül.2013, 13:30
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Hadis ezberlemenin önemi




    Resulü Ekrem her Müslümanın ruhuna hazır bir gıda olsun diye Hadislerinden en az kırk tanesinin ezberlenmesi için emir buyurmuş ve bunu yapan kimse için büyük mükafatlar müjdelenmiştir. Bir Hadiste buyuruluyor ki: Her kim ümmetim için diniyle ilgi kırk hadis ezberlerse Allah onu alimlerle haşredecektir. Diğer bir hadiste de: Her kim ümmetim için diniyle ilgili kırk hadis ezberlerse kıyamet günü hem şefaatçi hem lehine şahid olurum buyurulmaktadır. Kırk Hadis, çeşitli konulara dair kırk hadisi ihtiva eden eserlerin ortak adıdır. Arapça'da erbaûn hadîs, Farsça'da çihil hadîs, Türkçe'de kırk hadis diye anılan kitap türü, II. (VIII.) yüzyılın ikinci yarısından itibaren ortaya çıkmış olup konuyla ilgili derleme faaliyeti, "Ümmetimin dinî işlerine dair kırk hadis derleyen kimseyi Allah Teâlâ fakihler ve âlimler topluluğu arasında diriltir" mealindeki zayıf bir hadise dayanmaktadır.

    Bu hadisin çoğu rivayeti "ümmetime kim kırk hadis ezberletirse", bazısı "ümmetimden kim kırk hadis ezberlerse" veya "kim kırk hadis öğrenirse" diye başlamakta, "dinî işlerine dair", "sünnete (veya benim sünnetime) dair" ifadeleriyle bu hadislerin niteliğine açıklık kazandırılmaktadır. (1)

    Kırk hadis nakliyle ilgili rivayetler Hz. Ali, Abdullah b. Mesûd, Muâz b. Cebel, Ebü'd-Derdâ, Abdul¬lah b. Ömer, Abdullah b. Abbas, Enes b. Mâlik, Ebû Hüreyre, Ebû Ümâme, Câbir b. Semüre, Abdullah b. Amr b. As ve Ebû Saîd el-Hudri'ye nispet edilmektedir. (2)

    Bu rivayetin farklı tariklerinde yer alan; kırk hadis derleyerek Allah tarafından fakih olarak yazılma (3), kıyamet gününde fakih ve âlim olarak diriltilip haşredilme (4), Resûl-i Ekrem'in şefaatine nail olma (5), cennet kapılarının hangisinden isterse ondan girme (6) ve âlimler zümresinde yazılıp şehitler zümresinde haşredilme (7) ümidi birçok âlimi kırk hadis kaleme almaya yöneltmiştir.

    Kırk hadis yazma geleneği yerleştikten sonraki dönemlerde de sırf bu geleneği devam ettirmek, okuyanların duasını almak, sevap kazanmak veya bir hastalıktan kurtulmak için bu yönde eser verenler olmuştur.

    Ahmed b. Hanbel, metni halk arasında meşhur olmakla beraber bu rivayetin sahih bir isnadının bulunmadığını söylemiş, İbn Hacer el-Askalânî hadisin tariklerini tespit etmek üzere bir çalışma yaptığını, fakat bütün senetlerinde hadisin sıhhatini zedeleyen kusurlar bulduğunu belirtmiştir. (8)

    Kırk hadis derleyenlerin çoğu, muhtemelen bir konuda nakledilen birçok zayıf rivayetin, o bahsi güçlendireceği düşüncesini benimsemiş veya Nevevî gibi daha farklı bir gerekçeye dayanmıştır. Nevevî, tarikleri çok olsa da hadis hafızlarının bu konudaki hadisin zayıf olduğunda ittifak ettiklerini belirtmiş, kendisi kırk hadisini derlerken bu hadise değil, Peygamberimizin, “Allah, bizden herhangi bir şeyi işiten ve işittiği gibi de tebliğ edip başkalarına aktaran kişinin yüzünü ak etsin..” (9) anlamındaki duasına ve benzeri rivayetlere dayandığını söylemiştir. (10)

    Neticede bazı alimler, inanç, cihad, zühd, âdab ve nasihat gibi konularla ilgili hadisleri toplayarak farklı özelliklerdeki ”kırk hadisleri” meydana getirmişlerdir.

    Bazı âlimler de, müslümanların bilmesinde fayda gördükleri konuları pratik buldukları bu yolla halka ulaştırmak düşüncesiyle kırk veya kırktan fazla rivayeti farklı metotlarla bir araya getirmişlerdir. Kimi itikad, âhiret, kimi fıkıh ve ahkâm, kimi zühd, ahlâk ve nefis terbiyesi, zikir ve dua, kimileri de Kur'an sûrelerinin ve ibadetlerin fazileti konularındaki kırk hadisleri derlemişlerdir.

    Bunların her birisi çok güzel gayelerle yazılmış ve Müslümanlar bu eserlerden istifade ederek ilgili hadisleri hayatlarına uygulamışlardır.

    Dipnot:
    1) bk. İbn Abdülber, Camiu beyani’l-ilm, 1/192-199, Demmâm 1414/199; Münâvî, Feyzu’l-kadir, 6/119.
    2) Ri¬vayetlerin değerlendirilmesi için bk. İbn Asâkir, el-Erbeûn, s. 9-33, Kuveyt, 1404; İbnü'l-Cevzî, el-İlel, 1/119-129, Beyrut, 1413.
    3) Hasan b. Süfyân, Kitâbü'l-Erbaîn, s. 86, Beyrut 1414/1993.
    4) Râmhürmüzî, Muhaddisü'l-fasıl, s. 173-174, Bey¬rut 1391/1971; İbn Abdülber, 1/192-194, 198.
    5) Hasan b. Süfyân, s. 86; İbn Adî, el-Kâmil 1/324: İbn Abdülber, 1/193,196-197.
    6) Ebû Nuaym, Hilye, 4/189.
    7) İbnü'l-Cevzî, İlel, 1/12
    8) İbn Hacer el-Askalânî, Telhîsü'l-habîr, 3/207-208, Beyrut 1419/ 1998.
    9) Tirmizi İlim, 5; İbn Mâce, Mukaddime: 1, 18.
    10) bk. İmam Nevevi, Kırk Hadis, Kahraman Yayınları, 9-12; TDV İslam Ansiklopedisi, Kırk Hadis md



  4. 21.Eylül.2013, 13:30
    2
    Moderatör



    Resulü Ekrem her Müslümanın ruhuna hazır bir gıda olsun diye Hadislerinden en az kırk tanesinin ezberlenmesi için emir buyurmuş ve bunu yapan kimse için büyük mükafatlar müjdelenmiştir. Bir Hadiste buyuruluyor ki: Her kim ümmetim için diniyle ilgi kırk hadis ezberlerse Allah onu alimlerle haşredecektir. Diğer bir hadiste de: Her kim ümmetim için diniyle ilgili kırk hadis ezberlerse kıyamet günü hem şefaatçi hem lehine şahid olurum buyurulmaktadır. Kırk Hadis, çeşitli konulara dair kırk hadisi ihtiva eden eserlerin ortak adıdır. Arapça'da erbaûn hadîs, Farsça'da çihil hadîs, Türkçe'de kırk hadis diye anılan kitap türü, II. (VIII.) yüzyılın ikinci yarısından itibaren ortaya çıkmış olup konuyla ilgili derleme faaliyeti, "Ümmetimin dinî işlerine dair kırk hadis derleyen kimseyi Allah Teâlâ fakihler ve âlimler topluluğu arasında diriltir" mealindeki zayıf bir hadise dayanmaktadır.

    Bu hadisin çoğu rivayeti "ümmetime kim kırk hadis ezberletirse", bazısı "ümmetimden kim kırk hadis ezberlerse" veya "kim kırk hadis öğrenirse" diye başlamakta, "dinî işlerine dair", "sünnete (veya benim sünnetime) dair" ifadeleriyle bu hadislerin niteliğine açıklık kazandırılmaktadır. (1)

    Kırk hadis nakliyle ilgili rivayetler Hz. Ali, Abdullah b. Mesûd, Muâz b. Cebel, Ebü'd-Derdâ, Abdul¬lah b. Ömer, Abdullah b. Abbas, Enes b. Mâlik, Ebû Hüreyre, Ebû Ümâme, Câbir b. Semüre, Abdullah b. Amr b. As ve Ebû Saîd el-Hudri'ye nispet edilmektedir. (2)

    Bu rivayetin farklı tariklerinde yer alan; kırk hadis derleyerek Allah tarafından fakih olarak yazılma (3), kıyamet gününde fakih ve âlim olarak diriltilip haşredilme (4), Resûl-i Ekrem'in şefaatine nail olma (5), cennet kapılarının hangisinden isterse ondan girme (6) ve âlimler zümresinde yazılıp şehitler zümresinde haşredilme (7) ümidi birçok âlimi kırk hadis kaleme almaya yöneltmiştir.

    Kırk hadis yazma geleneği yerleştikten sonraki dönemlerde de sırf bu geleneği devam ettirmek, okuyanların duasını almak, sevap kazanmak veya bir hastalıktan kurtulmak için bu yönde eser verenler olmuştur.

    Ahmed b. Hanbel, metni halk arasında meşhur olmakla beraber bu rivayetin sahih bir isnadının bulunmadığını söylemiş, İbn Hacer el-Askalânî hadisin tariklerini tespit etmek üzere bir çalışma yaptığını, fakat bütün senetlerinde hadisin sıhhatini zedeleyen kusurlar bulduğunu belirtmiştir. (8)

    Kırk hadis derleyenlerin çoğu, muhtemelen bir konuda nakledilen birçok zayıf rivayetin, o bahsi güçlendireceği düşüncesini benimsemiş veya Nevevî gibi daha farklı bir gerekçeye dayanmıştır. Nevevî, tarikleri çok olsa da hadis hafızlarının bu konudaki hadisin zayıf olduğunda ittifak ettiklerini belirtmiş, kendisi kırk hadisini derlerken bu hadise değil, Peygamberimizin, “Allah, bizden herhangi bir şeyi işiten ve işittiği gibi de tebliğ edip başkalarına aktaran kişinin yüzünü ak etsin..” (9) anlamındaki duasına ve benzeri rivayetlere dayandığını söylemiştir. (10)

    Neticede bazı alimler, inanç, cihad, zühd, âdab ve nasihat gibi konularla ilgili hadisleri toplayarak farklı özelliklerdeki ”kırk hadisleri” meydana getirmişlerdir.

    Bazı âlimler de, müslümanların bilmesinde fayda gördükleri konuları pratik buldukları bu yolla halka ulaştırmak düşüncesiyle kırk veya kırktan fazla rivayeti farklı metotlarla bir araya getirmişlerdir. Kimi itikad, âhiret, kimi fıkıh ve ahkâm, kimi zühd, ahlâk ve nefis terbiyesi, zikir ve dua, kimileri de Kur'an sûrelerinin ve ibadetlerin fazileti konularındaki kırk hadisleri derlemişlerdir.

    Bunların her birisi çok güzel gayelerle yazılmış ve Müslümanlar bu eserlerden istifade ederek ilgili hadisleri hayatlarına uygulamışlardır.

    Dipnot:
    1) bk. İbn Abdülber, Camiu beyani’l-ilm, 1/192-199, Demmâm 1414/199; Münâvî, Feyzu’l-kadir, 6/119.
    2) Ri¬vayetlerin değerlendirilmesi için bk. İbn Asâkir, el-Erbeûn, s. 9-33, Kuveyt, 1404; İbnü'l-Cevzî, el-İlel, 1/119-129, Beyrut, 1413.
    3) Hasan b. Süfyân, Kitâbü'l-Erbaîn, s. 86, Beyrut 1414/1993.
    4) Râmhürmüzî, Muhaddisü'l-fasıl, s. 173-174, Bey¬rut 1391/1971; İbn Abdülber, 1/192-194, 198.
    5) Hasan b. Süfyân, s. 86; İbn Adî, el-Kâmil 1/324: İbn Abdülber, 1/193,196-197.
    6) Ebû Nuaym, Hilye, 4/189.
    7) İbnü'l-Cevzî, İlel, 1/12
    8) İbn Hacer el-Askalânî, Telhîsü'l-habîr, 3/207-208, Beyrut 1419/ 1998.
    9) Tirmizi İlim, 5; İbn Mâce, Mukaddime: 1, 18.
    10) bk. İmam Nevevi, Kırk Hadis, Kahraman Yayınları, 9-12; TDV İslam Ansiklopedisi, Kırk Hadis md






+ Yorum Gönder