Konusunu Oylayın.: Sadece diliyle tövbe istiğfar etmek, yalancıların tövbesidir, sözü ne demektir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Sadece diliyle tövbe istiğfar etmek, yalancıların tövbesidir, sözü ne demektir?
  1. 20.Eylül.2013, 13:54
    1
    Misafir

    Sadece diliyle tövbe istiğfar etmek, yalancıların tövbesidir, sözü ne demektir?






    Sadece diliyle tövbe istiğfar etmek, yalancıların tövbesidir, sözü ne demektir? Mumsema Sadece diliyle tövbe istiğfar etmek, yalancıların tövbesidir, sözü ne demektir?


  2. 20.Eylül.2013, 13:54
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 20.Eylül.2013, 15:54
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Sadece diliyle tövbe istiğfar etmek, yalancıların tövbesidir, sözü ne demektir?




    Sadece diliyle tövbe istiğfar etmek, yalancıların tövbesidir, sözü ne demektir?


    Önce şunu ifade edelim ki, Allah hiç bir şeyi zayi etmez. Bu açıdan her duanın, her istiğfarın en azından ağızdan çıkan kelimelerin sevabını verir. Ancak bir kimsenin gerçek anlamda tövbe etmiş olması için gerekli olan bazı şartlar vardır.

    - “Sadece diliyle tövbe istiğfar etmek, yalancıların tövbesidir” diyen bazı alimlerin sözlerini aktaran İmam Gazali, bunu şöyle açıklar:

    “Kalbin ortak olmadığı, sadece dilin yaptığı istiğfarlar yalancıların işidir. Gaflet ve adet olduğu üzere kişinin “Estağfirullah” demesi, bu tür yalancıktan bir tövbedir. Bir ateş gördüğü zaman kalbinde gerçekte hiç bir teessür hissetmediği halde yalnız adet olduğu üzere “bu ateşten sana sığınırım” diyen kimse, yalancı olduğu gibi, kalbinde nedamet duymadığı halde istiğfar edenin durumu da aynıdır. (Gazali, İhya, 4/47)

    Makbul bir tövbenin bir kaç unsuru vardır. Biri, işlediği günahı terk etmektir. Biri, yaptığı günahtan dolayı pişman olmaktır. Biri de, bir daha o günahı işlememeye azmetmektir. Bir diğeri de bundan böyle isyan yerine itaat yolunu seçmektir. Bu unsurlardan biri eksik olursa, tövbe de eksik sayılır. Pişmanlık, ilk yapılması gereken bir unsurdur. Bu ise lisanî değil kalbî bir haslettir.

    - Bir rivayete göre efendimiz şöyle buyurdu: “Nasuh tövbe, yapılan günahtan ötürü nedamet/pişmanlık duymaktır.” (Kenzu’l-Ummal, h. no:10302)

    Pişmanlık, haya ve korkuyu ihtiva eden bir duygudur. (Gazali, İhya,1/166)

    Tövbenin en büyük unsurları ilim (Allah’a karşı yaptıklarının ne anlama geldiğinin idrakinde olmak), pişmanlık ve günahları terk etmektir. Nedamet/pişmanlık tövbenin vacip olan şartlarındandır.” (Gazali, İhya, 4/7)

    Demek ki yaptığı suçun ne anlama geldiğini idrak eden bir kimse, bir yandan yaptıklarından dolayı Allah’tan haya eder, bir yandan da cezasını düşünüp korkar ve bu iki duygunun coşması ile de pişman olup “dizini döver”.

    - Haya, korku ve nedamet.. hepsi de kalbe bakan işlerdir. Demek ki, kalbi gaflet içinde olan bir kimsenin “dilinin laklakasıyla istiğfar edip tövbe ettiğini” söylemesi, gerçek bir tövbe değildir.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  4. 20.Eylül.2013, 15:54
    2
    Devamlı Üye



    Sadece diliyle tövbe istiğfar etmek, yalancıların tövbesidir, sözü ne demektir?


    Önce şunu ifade edelim ki, Allah hiç bir şeyi zayi etmez. Bu açıdan her duanın, her istiğfarın en azından ağızdan çıkan kelimelerin sevabını verir. Ancak bir kimsenin gerçek anlamda tövbe etmiş olması için gerekli olan bazı şartlar vardır.

    - “Sadece diliyle tövbe istiğfar etmek, yalancıların tövbesidir” diyen bazı alimlerin sözlerini aktaran İmam Gazali, bunu şöyle açıklar:

    “Kalbin ortak olmadığı, sadece dilin yaptığı istiğfarlar yalancıların işidir. Gaflet ve adet olduğu üzere kişinin “Estağfirullah” demesi, bu tür yalancıktan bir tövbedir. Bir ateş gördüğü zaman kalbinde gerçekte hiç bir teessür hissetmediği halde yalnız adet olduğu üzere “bu ateşten sana sığınırım” diyen kimse, yalancı olduğu gibi, kalbinde nedamet duymadığı halde istiğfar edenin durumu da aynıdır. (Gazali, İhya, 4/47)

    Makbul bir tövbenin bir kaç unsuru vardır. Biri, işlediği günahı terk etmektir. Biri, yaptığı günahtan dolayı pişman olmaktır. Biri de, bir daha o günahı işlememeye azmetmektir. Bir diğeri de bundan böyle isyan yerine itaat yolunu seçmektir. Bu unsurlardan biri eksik olursa, tövbe de eksik sayılır. Pişmanlık, ilk yapılması gereken bir unsurdur. Bu ise lisanî değil kalbî bir haslettir.

    - Bir rivayete göre efendimiz şöyle buyurdu: “Nasuh tövbe, yapılan günahtan ötürü nedamet/pişmanlık duymaktır.” (Kenzu’l-Ummal, h. no:10302)

    Pişmanlık, haya ve korkuyu ihtiva eden bir duygudur. (Gazali, İhya,1/166)

    Tövbenin en büyük unsurları ilim (Allah’a karşı yaptıklarının ne anlama geldiğinin idrakinde olmak), pişmanlık ve günahları terk etmektir. Nedamet/pişmanlık tövbenin vacip olan şartlarındandır.” (Gazali, İhya, 4/7)

    Demek ki yaptığı suçun ne anlama geldiğini idrak eden bir kimse, bir yandan yaptıklarından dolayı Allah’tan haya eder, bir yandan da cezasını düşünüp korkar ve bu iki duygunun coşması ile de pişman olup “dizini döver”.

    - Haya, korku ve nedamet.. hepsi de kalbe bakan işlerdir. Demek ki, kalbi gaflet içinde olan bir kimsenin “dilinin laklakasıyla istiğfar edip tövbe ettiğini” söylemesi, gerçek bir tövbe değildir.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder