Konusunu Oylayın.: Siyasi Yalan Caiz Mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Siyasi Yalan Caiz Mi?
  1. 19.Eylül.2013, 22:21
    1
    Misafir

    Siyasi Yalan Caiz Mi?






    Siyasi Yalan Caiz Mi? Mumsema Selamün Aleyküm Arkadaşlar.Benim sorumun konusu Siyasi Yalanlar:
    İsim vermeden anlatacağım
    35 yaşında bir amcam var.Benim yaşım 23

    Olayı anlatayım:

    Siyasi partinin Lideri Bir çok konuda Kafirlerle iş birliği yapmaktadır.Bunları herkes bilir heralde (abd,israil,ingiltere)

    Şimdi bu konuda: http://www.mumsema.com/hadisler-bolumu/78226-hadislerle-yalanin-caiz-oldugu-yerler.html

    Yalanın caiz olduğu durumları anlatılıyor.Ben bu konuyu ilk okul yıllarımdan beri biliyorum.
    Ama amcam Öyle düşünmüyor.Kafirlerle iş birliği yapıp İslama hizmet edilebilir mi ?

    Yani dahada açarsak mesela: Felanca Haçlı ülkesiyle İşbirliği yapıp,Onlara kul köle olarak görünüp Onlardanmış kibi görünüp.Zurnanın zırt dediği yere kadar bekleyip Bu Kafirleri ter köşe edip İslama hizmet edilebilirmi ?


  2. 19.Eylül.2013, 22:21
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Selamün Aleyküm Arkadaşlar.Benim sorumun konusu Siyasi Yalanlar:
    İsim vermeden anlatacağım
    35 yaşında bir amcam var.Benim yaşım 23

    Olayı anlatayım:

    Siyasi partinin Lideri Bir çok konuda Kafirlerle iş birliği yapmaktadır.Bunları herkes bilir heralde (abd,israil,ingiltere)

    Şimdi bu konuda: http://www.mumsema.com/hadisler-bolumu/78226-hadislerle-yalanin-caiz-oldugu-yerler.html

    Yalanın caiz olduğu durumları anlatılıyor.Ben bu konuyu ilk okul yıllarımdan beri biliyorum.
    Ama amcam Öyle düşünmüyor.Kafirlerle iş birliği yapıp İslama hizmet edilebilir mi ?

    Yani dahada açarsak mesela: Felanca Haçlı ülkesiyle İşbirliği yapıp,Onlara kul köle olarak görünüp Onlardanmış kibi görünüp.Zurnanın zırt dediği yere kadar bekleyip Bu Kafirleri ter köşe edip İslama hizmet edilebilirmi ?


    Benzer Konular

    - Yalan ve Yalan söylemenin caiz olduğu yerler

    - Sohbete Götürmek için yalan caiz mi?

    - Yalan söylemenin caiz olduğu yerler

    - Beyaz yalan söylemek caiz midir ?

    - Yalan söylemenin Caiz olduğu yerler varmıdır? Bir maslahata binaen yalan söylenebilirmi?

  3. 20.Eylül.2013, 19:58
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Siyasi Yalan Caiz Mi?





    Siyasi Yalan Caiz Mi?



    Küfrü hoş gören narcılar Allah-u Teâlâ’nın koyduğu hudutları inkâr edip kaldırdılar. Onlara tâbi olanların hepsini küfür içine daldırdılar. Hepsi küfre düştüler. Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde: “Onlarla dost olan onlardandır.” Beyan-ı ilâhîsini ferman buyurmuştur. “Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden her kim onları dost edinirse, o onlardandır.” (Mâide: 51) İşte bu Âyet-i kerime onlara kâfidir. Bu Âyet-i kerime onların işini bitirir. Bu uzun uzun beyanlarımıza gelince halka hakikatı duyurmak içindir. Bu Âyet-i kerime bu hareketleri reddediyor ve “Kim ki kâfirlere uyarsa o onlardandır” buyuruyor. Emr-i ilâhi böyle olduğu halde bu küfrü hoş gören narcılar bu hoşgörüyü narcılık dinine göre mi yoksa İslâm dini namına mı yapıyor?

    Küfrü Hoş Görenler:

    Küfrü hoş gören narcılar Allah-u Teâlâ’nın koyduğu hudutları inkâr edip kaldırdılar. Kendilerine tâbi olanların hepsini küfür içine daldırdılar. Hepsi küfre düştüler.

    Allah-u Teâlâ Mâide sûre-i şerif’inin 51. Âyet-i kerime’sinde:

    “Onlarla dost olan onlardandır.”

    Beyan-ı ilâhîsini ferman buyurmuştur.

    Allah-u Teâlâ yahudi ve hıristiyanlarla dost olmayı, onlarla aynı safta bulunmayı, onlarla müminler gibi haşır-neşir olmayı yasaklamış, onlara gösterilecek bir dostluğun kötü neticesini Âyet-i kerime’sinde ihtar buyurmuştur:

    “Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin!” (Mâide: 51)

    Bu ilâhî hitab, İslâmiyet’in ilk yıllarından itibaren kıyamete kadar gelip geçecek olan bütün müslümanlaradır.

    Onlar İslâm’ın ve müslümanların düşmanıdırlar, müslümanların başına daima bir gaile çıkarmaktan ve kötülük etmekten başka bir şey düşünmezler. Dinini terkedip kendilerine tâbi olmadıkça, hiç bir müslümandan memnun olmazlar.

    Müslümanlarla savaşmak hususunda tarih boyunca daima dinsizlerden yana olmuşlardır. İki yüz yıl boyunca haçlı seferleriyle İslâm beldelerine saldıranlar onlardır.

    İslâm’a ve müslümanlara karşı küfrün tek millet olduğuna delil:

    “Onlar birbirinin dostudurlar.” (Mâide: 51)

    Onlar hiç bir yerde, hiç bir tarihte müslümanlara dost olmamışlardır. Müslümanlarla savaşmakta her zaman için birbirine dost olmuşlardır. İnkâr ve sapıklıkta birleştikleri için, müslümanlara karşı bir el gibidirler.

    “Sizden kim onları dost edinirse, o onlardandır.” (Mâide: 51)

    Onlara benzemiş, onlardan bir kimse gibi olmuştur. Onların hükmü ne ise, onların da hükmü o olur. O artık İslâm’a değil, onlara ve isteklerine hizmet eder. Netice itibariyle onlardan sayılır, ahirette onlarla beraber haşrolur. Onlardan olandan başkası onlarla dost olmaz.

    İşte bu Âyet-i kerime onlara kâfidir. Bu Âyet-i kerime bu hareketleri reddediyor ve “Kim ki kâfirlere uyarsa o onlardandır” buyuruyor. Emr-i ilâhi böyle olduğu halde bu küfrü hoş gören narcılar bu hoşgörüyü narcılık dinine göre mi yoksa İslâm dini namına mı yapıyor?

    Bu sert ve şiddetli hüküm, müslümanların onlardan uzak durmalarını ve sakınmalarını ihtar içindir.

    “Şüphesiz ki Allah, zâlimler güruhunu hidayete erdirmez.” (Mâide: 51)

    İradelerini dalâlete sarfettikleri için, hidayete müstehak değildirler.

    Bu halleriyle İslâm’ın izzetini ayaklar altına almış, hem Allah-u Teâlâ’nın dinine, hem kendilerine, hem de müslümanlara zulmetmiş oldular.

    İmanın alâmetlerinden birisi de hiç şüphesiz ki Allah-u Teâlâ’nın düşmanlarından nefret duymaktır


  4. 20.Eylül.2013, 19:58
    2
    Devamlı Üye




    Siyasi Yalan Caiz Mi?



    Küfrü hoş gören narcılar Allah-u Teâlâ’nın koyduğu hudutları inkâr edip kaldırdılar. Onlara tâbi olanların hepsini küfür içine daldırdılar. Hepsi küfre düştüler. Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde: “Onlarla dost olan onlardandır.” Beyan-ı ilâhîsini ferman buyurmuştur. “Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden her kim onları dost edinirse, o onlardandır.” (Mâide: 51) İşte bu Âyet-i kerime onlara kâfidir. Bu Âyet-i kerime onların işini bitirir. Bu uzun uzun beyanlarımıza gelince halka hakikatı duyurmak içindir. Bu Âyet-i kerime bu hareketleri reddediyor ve “Kim ki kâfirlere uyarsa o onlardandır” buyuruyor. Emr-i ilâhi böyle olduğu halde bu küfrü hoş gören narcılar bu hoşgörüyü narcılık dinine göre mi yoksa İslâm dini namına mı yapıyor?

    Küfrü Hoş Görenler:

    Küfrü hoş gören narcılar Allah-u Teâlâ’nın koyduğu hudutları inkâr edip kaldırdılar. Kendilerine tâbi olanların hepsini küfür içine daldırdılar. Hepsi küfre düştüler.

    Allah-u Teâlâ Mâide sûre-i şerif’inin 51. Âyet-i kerime’sinde:

    “Onlarla dost olan onlardandır.”

    Beyan-ı ilâhîsini ferman buyurmuştur.

    Allah-u Teâlâ yahudi ve hıristiyanlarla dost olmayı, onlarla aynı safta bulunmayı, onlarla müminler gibi haşır-neşir olmayı yasaklamış, onlara gösterilecek bir dostluğun kötü neticesini Âyet-i kerime’sinde ihtar buyurmuştur:

    “Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin!” (Mâide: 51)

    Bu ilâhî hitab, İslâmiyet’in ilk yıllarından itibaren kıyamete kadar gelip geçecek olan bütün müslümanlaradır.

    Onlar İslâm’ın ve müslümanların düşmanıdırlar, müslümanların başına daima bir gaile çıkarmaktan ve kötülük etmekten başka bir şey düşünmezler. Dinini terkedip kendilerine tâbi olmadıkça, hiç bir müslümandan memnun olmazlar.

    Müslümanlarla savaşmak hususunda tarih boyunca daima dinsizlerden yana olmuşlardır. İki yüz yıl boyunca haçlı seferleriyle İslâm beldelerine saldıranlar onlardır.

    İslâm’a ve müslümanlara karşı küfrün tek millet olduğuna delil:

    “Onlar birbirinin dostudurlar.” (Mâide: 51)

    Onlar hiç bir yerde, hiç bir tarihte müslümanlara dost olmamışlardır. Müslümanlarla savaşmakta her zaman için birbirine dost olmuşlardır. İnkâr ve sapıklıkta birleştikleri için, müslümanlara karşı bir el gibidirler.

    “Sizden kim onları dost edinirse, o onlardandır.” (Mâide: 51)

    Onlara benzemiş, onlardan bir kimse gibi olmuştur. Onların hükmü ne ise, onların da hükmü o olur. O artık İslâm’a değil, onlara ve isteklerine hizmet eder. Netice itibariyle onlardan sayılır, ahirette onlarla beraber haşrolur. Onlardan olandan başkası onlarla dost olmaz.

    İşte bu Âyet-i kerime onlara kâfidir. Bu Âyet-i kerime bu hareketleri reddediyor ve “Kim ki kâfirlere uyarsa o onlardandır” buyuruyor. Emr-i ilâhi böyle olduğu halde bu küfrü hoş gören narcılar bu hoşgörüyü narcılık dinine göre mi yoksa İslâm dini namına mı yapıyor?

    Bu sert ve şiddetli hüküm, müslümanların onlardan uzak durmalarını ve sakınmalarını ihtar içindir.

    “Şüphesiz ki Allah, zâlimler güruhunu hidayete erdirmez.” (Mâide: 51)

    İradelerini dalâlete sarfettikleri için, hidayete müstehak değildirler.

    Bu halleriyle İslâm’ın izzetini ayaklar altına almış, hem Allah-u Teâlâ’nın dinine, hem kendilerine, hem de müslümanlara zulmetmiş oldular.

    İmanın alâmetlerinden birisi de hiç şüphesiz ki Allah-u Teâlâ’nın düşmanlarından nefret duymaktır





+ Yorum Gönder