Konusunu Oylayın.: Küçük kızlarla evlenmek caiz midir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Küçük kızlarla evlenmek caiz midir?
  1. 18.Eylül.2013, 16:37
    1
    Misafir

    Küçük kızlarla evlenmek caiz midir?






    Küçük kızlarla evlenmek caiz midir? Mumsema Küçük kızlarla evlenmek caiz midir?


  2. 18.Eylül.2013, 17:29
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Küçük kızlarla evlenmek caiz midir?




    Küçük kızlarla evlenmek caiz midir?


    Talak Suresi’nin 4. ayetinin meali şöyledir:

    Kadınlarınızdan âdetten kesilenlerin iddetinde tereddüt ederseniz, onların iddet süreleri üç aydır. Henüz âdet görmeyenlerin de süreleri böyledir. Hamile olan kadınların iddetleri, çocuklarını doğurdukları vakit biter. Kim Allah’ı sayıp O’ na karşı gelmekten korunursa, Allah onun işinde bir kolaylık verir.

    Dört mezhebe göre, buluğa ermemiş bir çocuğun nikâhı velisinin izni olmak şartıyla caizdir. Velisinin izni olmadıkça evlenemez. Baba ve dedenin dışında biri evlendirmişse, buluğa erdiğinde vazgeçme hakkı da vardır. İmam Malik’e göre buluğa ermemiş çocuğu sadece babası evlendirebilir. Dedesi, amcası vs. evlendiremez. Buluğa ermemiş çocukların evlendirilmesinde hem hukuki hem de ahlaki yönden bazı şartlar vardır. Bunlar fıkıh kitaplarımızda tek tek belirtilmiştir. Bundan da anlıyoruz ki, rasgele, önünü sonunu düşünmeden, çocukları evlendirme gibi bir şey söz konusu değildir. Zaten aklı başında bulunan hiçbir ebeveyn, çocuklarını rasgele evlendirmeyi düşünmez. Böyle bir evlilikte cinsi münasebet pek uygun görülmemiştir. Zira yaş ve biyolojik durum, buna müsait değildir.

    Osmanlı’nın son zamanlarında (1917’de) hazırlanan Hukuk-u Aile Kararnamesinde, bazı müçtehitlerin görüşüne binaen buluğa ermemiş çocukların evlenmesi yasaklanmıştır. Kızın evlilik yaşı 17, erkeğinki ise 18 olarak belirlenmiştir. Bu da duruma göre meselenin örf, maslahat veya zaruret yönlerinin ileri çıkabileceğini gösterir.

    Ayette bahsedilen iddet, küçükken evlenen insanlar ayrıldığında kadının ne kadar bekleyeceği ile alakalıdır. Yoksa sadece hamilelik şüphesinden dolayı değildir. Kaldı ki, küçük olup da evlendikten hemen sonra bir kız hayız görmeye başlayabilir ve bu yüzden boşandıklarında hamilelik şüphesinden dolayı iddet bekleme de söz konusu olabilir. Öyle ya da böyle bu tür bir boşanmada bekleme süresi ayetin hükmüyle 3 aydır.

    Buluğa ermeden evlenme/evlendirme, hükmen caiz olmakla beraber, uygulama, zarurete, maslahata ve örfe göre değişir. Ancak, mesela 14 yaşına geldiği halde hayız görmeyen kızlar da olabilir. Bunları aileleri evlendirmekte bir mahzur görmezlerse evlendirebilirler. Kimse buna karşı çıkamaz. Yaş ve olgunlaşma meselesi de yine örfe ve iklime göre değişir. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Hazreti Aişe validemizi genel kanaat 17-18 yaşlarında evlendiği şeklinde olmakla birlikte bir rivayete göre 6 yaşında nikâhına almış, dokuz yaşında zifaf olmuşlardır. Hazreti Ömer efendimiz, Hazreti Ali’nin (r.a) küçük kızı Ümmü Gülsüm’le evlenmiş, Hazreti Ömer’in oğlu Abdullah da (r.a), kızını Ukbe b. Zübeyr’e (r.a) vermiştir. O toplumda örf böyleydi ve bu gayet normal karşılanıyordu. Hatta o zamanki din düşmanları bile, bunları problem olarak görmemişlerdi.

    Soruda bahsedilen pedofili hastalığı, biyolojik olarak insanda ağır basan bir duygunun kontrol edilmemesi veya süistimal edilmesiyle ortaya çıkan cinsi bir rahatsızlıktır/sapıklıktır. Bir pedofili hastasının işlediği suç hiçbir şekilde mazur görülemez. Böyle bir suçla, buluğa ermemiş çocuğun velisinin izniyle ve nikâhla evlenmesi arasında da herhangi bir bağ yoktur. Zira birinde nikâh ve ebeveynin izni vardır. Diğerinde ise nikâhsız, izinsiz bir şekilde çirkin bir fiil işlenmektedir.

    Hasılı, bu iki farklı fiil arasında irtibat kurmak ya cahillikten kaynaklanır ya da din düşmanlığından. Cahili öğrenmeye, din düşmanını da insafa davet ederiz.


  3. 18.Eylül.2013, 17:29
    2
    Devamlı Üye



    Küçük kızlarla evlenmek caiz midir?


    Talak Suresi’nin 4. ayetinin meali şöyledir:

    Kadınlarınızdan âdetten kesilenlerin iddetinde tereddüt ederseniz, onların iddet süreleri üç aydır. Henüz âdet görmeyenlerin de süreleri böyledir. Hamile olan kadınların iddetleri, çocuklarını doğurdukları vakit biter. Kim Allah’ı sayıp O’ na karşı gelmekten korunursa, Allah onun işinde bir kolaylık verir.

    Dört mezhebe göre, buluğa ermemiş bir çocuğun nikâhı velisinin izni olmak şartıyla caizdir. Velisinin izni olmadıkça evlenemez. Baba ve dedenin dışında biri evlendirmişse, buluğa erdiğinde vazgeçme hakkı da vardır. İmam Malik’e göre buluğa ermemiş çocuğu sadece babası evlendirebilir. Dedesi, amcası vs. evlendiremez. Buluğa ermemiş çocukların evlendirilmesinde hem hukuki hem de ahlaki yönden bazı şartlar vardır. Bunlar fıkıh kitaplarımızda tek tek belirtilmiştir. Bundan da anlıyoruz ki, rasgele, önünü sonunu düşünmeden, çocukları evlendirme gibi bir şey söz konusu değildir. Zaten aklı başında bulunan hiçbir ebeveyn, çocuklarını rasgele evlendirmeyi düşünmez. Böyle bir evlilikte cinsi münasebet pek uygun görülmemiştir. Zira yaş ve biyolojik durum, buna müsait değildir.

    Osmanlı’nın son zamanlarında (1917’de) hazırlanan Hukuk-u Aile Kararnamesinde, bazı müçtehitlerin görüşüne binaen buluğa ermemiş çocukların evlenmesi yasaklanmıştır. Kızın evlilik yaşı 17, erkeğinki ise 18 olarak belirlenmiştir. Bu da duruma göre meselenin örf, maslahat veya zaruret yönlerinin ileri çıkabileceğini gösterir.

    Ayette bahsedilen iddet, küçükken evlenen insanlar ayrıldığında kadının ne kadar bekleyeceği ile alakalıdır. Yoksa sadece hamilelik şüphesinden dolayı değildir. Kaldı ki, küçük olup da evlendikten hemen sonra bir kız hayız görmeye başlayabilir ve bu yüzden boşandıklarında hamilelik şüphesinden dolayı iddet bekleme de söz konusu olabilir. Öyle ya da böyle bu tür bir boşanmada bekleme süresi ayetin hükmüyle 3 aydır.

    Buluğa ermeden evlenme/evlendirme, hükmen caiz olmakla beraber, uygulama, zarurete, maslahata ve örfe göre değişir. Ancak, mesela 14 yaşına geldiği halde hayız görmeyen kızlar da olabilir. Bunları aileleri evlendirmekte bir mahzur görmezlerse evlendirebilirler. Kimse buna karşı çıkamaz. Yaş ve olgunlaşma meselesi de yine örfe ve iklime göre değişir. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Hazreti Aişe validemizi genel kanaat 17-18 yaşlarında evlendiği şeklinde olmakla birlikte bir rivayete göre 6 yaşında nikâhına almış, dokuz yaşında zifaf olmuşlardır. Hazreti Ömer efendimiz, Hazreti Ali’nin (r.a) küçük kızı Ümmü Gülsüm’le evlenmiş, Hazreti Ömer’in oğlu Abdullah da (r.a), kızını Ukbe b. Zübeyr’e (r.a) vermiştir. O toplumda örf böyleydi ve bu gayet normal karşılanıyordu. Hatta o zamanki din düşmanları bile, bunları problem olarak görmemişlerdi.

    Soruda bahsedilen pedofili hastalığı, biyolojik olarak insanda ağır basan bir duygunun kontrol edilmemesi veya süistimal edilmesiyle ortaya çıkan cinsi bir rahatsızlıktır/sapıklıktır. Bir pedofili hastasının işlediği suç hiçbir şekilde mazur görülemez. Böyle bir suçla, buluğa ermemiş çocuğun velisinin izniyle ve nikâhla evlenmesi arasında da herhangi bir bağ yoktur. Zira birinde nikâh ve ebeveynin izni vardır. Diğerinde ise nikâhsız, izinsiz bir şekilde çirkin bir fiil işlenmektedir.

    Hasılı, bu iki farklı fiil arasında irtibat kurmak ya cahillikten kaynaklanır ya da din düşmanlığından. Cahili öğrenmeye, din düşmanını da insafa davet ederiz.





+ Yorum Gönder