Konusunu Oylayın.: Peygamberimiz hakkında düşünceler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Peygamberimiz hakkında düşünceler
  1. 16.Eylül.2013, 20:34
    1
    Misafir

    Peygamberimiz hakkında düşünceler

  2. 10.Kasım.2013, 02:50
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Peygamberimiz hakkında düşünceler




    Peygamberimiz ile ilgili düşünceler


    Yabancıların Peygamberimiz Hakkındaki Sözleri/Düşünceleri

    MAHATMA GANDİ: “Milyonlarca insanın kalbi üzerinde tartışmasız bir etkisi olan, hayata sahip birisini görmek istedim. İslamın bir yeri fethinin kılıç ile olmayıp, hayat tarzı ile olduğunu her zamankinden fazla anladım. Peygamberin tam manasıyla sadeliği ve ahde sadakatı; onun arkadaş ve takipçilerine kendini adaması, tevazu, yiğitlik ve korkusuzluğu ise; tanrıya ve dinine olan mutlak bağlılığıydı.

    BİSMARK: Ey Muhammed (sav) sana çağdaş olmadığımdan dolayı çok müteessirim. Muallimi ve naşiri olduğum, bu kitap senin değildir. O lahutidir. Beşeriyet senin gibi mümtaz bir kuvveti bir defa görmüş bundan sonrada bir daha göremeyecektir. Ben huzurunda kemal-i hiddetle eğiliyorum,

    EDWARD GİBBON: “Bizde hayranlık uyandıran O’nun dininin yayılması değil istikrarıdır. Mekke ve Medine de yer eden aynı saf ve etkinin 12 asır sonra Hintli, Afrikalı ve Türklerin Kur’anı devrimlerinden sonra aynen muhafaza edilmesidir”

    ALMAN GOETHE: Çok kısa bir süre önce İslam Peygamberinin hayatının büyük bir ilgi ile okuyup tahsil ettikten sonra gördüm ki; O asla bir sahte peygamber değildir. Okumak O’nunla yani Cenab-ı Ahmed (sav) le irtibat kurmak demektir dostlar. İrtibatlı olmak için bilmek lazım, bilmek için çok çok okumak lazımdır.

    Meşhur Müsteşrik DOKTOR MORİS: “Bizans Hıristiyanlarını, içine düştükleri batıl itikatlar çıkmazından, ancak Arabistanın Hira mağarasından yükselen sesi kurtarabilir. İlahi kelimeyi en ulvi makama yükselten ses bu sesti. Fakat Rumlar bu sesi dinleyememişlerdir.”

    Fransız filozoflarından ALEKSİ LÖVAZON: “Muhammedi’n hakiki bir peygamber olduğunda şek ve şüphe yoktur. Yine Muhammet öyle yüksek bir ilahi peygamber ki; İlahi iradeye uygun olarak getirmiş olduğu din cihana hakim olmuş ve bu hakimiyeti esnasında ilahi yardıma nail olmuştur”

    MISTER MARMADOK BİKİTHOL: “Muhammet tarafından beyan olunan Kur’an hakikaten bir mucizedir. Çünkü Muhammet medeni bir insan olmakla birlikte ümmi idi. Dünyada Kur’an’a benzer başka bir kitap yoktur”
    Hindistan’ın önde gelen liderlerinde “SAROCNİ NEYDO” adlı kadın: “Hz. Muhammet’in tebliğ ettiği dinin en belirgin özelliklerinden biri de taassuptan uzak olmasıdır. Muhammedi’n dindaşları Sicilyaya hakim olmuşlar, Hıristiyan İspanya’yı 700 sene idare etmişler Fakat hiçbir vakit oradaki halkın ibadetine karışmamışlardır. Onların inançlarına saygı göstermişlerdir.”

    BOSVER SMİT: “Hz. Muhammet yalnız bir millet, yalnız bir devlet vücuda getirmemiş, bir din de tesis etmiştir.Muhammet bir ümmi olmasına rağmen, kainata içerisinde her şey olan bir kitap tebliğ etti.”

    MÜSTEŞRİK SİR W. MİUR: “Hz. Muhammet hakkındaki bütün neşriyatımız bir nokta üzerinde ittifak eder. O da onun ahlakının temizliği ve yüksekliğidir”

    İsmini bulamadığımız bir başka batılı düşünür; O’na Peygamber dediler diyorsun değil mi; Niçin? Çünkü Muhammed (sav) onlarla yüz yüze gelmiş, hiçbir esrarın arkasında kutsanmamış, kendi hırkasına yama yapmış, ayakkabılarını tamir etmiş, savaşmış ve onların arasında istişare etmiş ve emretmişti. Siz O’na ne derseniz deyin O’nun nasıl bir insan olduğunun mutlaka görmüşlerdir. Kutsal tacıyla hiçbir imparator oturup kendi hırkasını yama yapan bu insan kadar itaat görmemiştir. Yirmi üç yıllık zahmet ve gerçek mücadelenin içinde sahip olması gereken her şeye sahip gerçek bir kahraman görüyorum.

    YUASAF İSLAM: Son Peygamber Hz. Muhammed (sav) cahillik ve kara günler içinde bulunan, İbrahimin getirdiği dinin kaybolmaya başladığı ve parçalara ayrıldığı Mekke’de dünyaya geldi. İnsanlığa rahmet ve şefaat için gönderildi. O bütün zamanların en mükemmel insanıdır. Müslüman olduğundan bu yana Peygamberimizin, O büyük insanını hayatını araştırıyorum. O’nu okudukça O’nu anladıkça etrafımı saran bilgisizliği, cehaleti daha iyi görüyorum ve irkiliyorum.”

    SEZAİ KARAKOÇ: Ne canlı ve unutulmaz bir levhadır. Peygamber efendimiz, Mekke’nin tehlike anında çalınan çanını çalmış, halk toplanınca da “Ben size desem ki; Şu tepenin ardında düşman var bana inanırımsınız” Halk evet deyince “öyleyse diyorum ki Allaha inanın ve buyruklarına ve yasaklarına uyun. Aksi halde sizin için tepenin ardında ki düşmandan daha büyük tehlike var demiştir.” Dava adamının çağrısı için ebedi bir misaldir, derken çok hassa mâna seslendirmiş oluyor.



  3. 10.Kasım.2013, 02:50
    2
    Moderatör



    Peygamberimiz ile ilgili düşünceler


    Yabancıların Peygamberimiz Hakkındaki Sözleri/Düşünceleri

    MAHATMA GANDİ: “Milyonlarca insanın kalbi üzerinde tartışmasız bir etkisi olan, hayata sahip birisini görmek istedim. İslamın bir yeri fethinin kılıç ile olmayıp, hayat tarzı ile olduğunu her zamankinden fazla anladım. Peygamberin tam manasıyla sadeliği ve ahde sadakatı; onun arkadaş ve takipçilerine kendini adaması, tevazu, yiğitlik ve korkusuzluğu ise; tanrıya ve dinine olan mutlak bağlılığıydı.

    BİSMARK: Ey Muhammed (sav) sana çağdaş olmadığımdan dolayı çok müteessirim. Muallimi ve naşiri olduğum, bu kitap senin değildir. O lahutidir. Beşeriyet senin gibi mümtaz bir kuvveti bir defa görmüş bundan sonrada bir daha göremeyecektir. Ben huzurunda kemal-i hiddetle eğiliyorum,

    EDWARD GİBBON: “Bizde hayranlık uyandıran O’nun dininin yayılması değil istikrarıdır. Mekke ve Medine de yer eden aynı saf ve etkinin 12 asır sonra Hintli, Afrikalı ve Türklerin Kur’anı devrimlerinden sonra aynen muhafaza edilmesidir”

    ALMAN GOETHE: Çok kısa bir süre önce İslam Peygamberinin hayatının büyük bir ilgi ile okuyup tahsil ettikten sonra gördüm ki; O asla bir sahte peygamber değildir. Okumak O’nunla yani Cenab-ı Ahmed (sav) le irtibat kurmak demektir dostlar. İrtibatlı olmak için bilmek lazım, bilmek için çok çok okumak lazımdır.

    Meşhur Müsteşrik DOKTOR MORİS: “Bizans Hıristiyanlarını, içine düştükleri batıl itikatlar çıkmazından, ancak Arabistanın Hira mağarasından yükselen sesi kurtarabilir. İlahi kelimeyi en ulvi makama yükselten ses bu sesti. Fakat Rumlar bu sesi dinleyememişlerdir.”

    Fransız filozoflarından ALEKSİ LÖVAZON: “Muhammedi’n hakiki bir peygamber olduğunda şek ve şüphe yoktur. Yine Muhammet öyle yüksek bir ilahi peygamber ki; İlahi iradeye uygun olarak getirmiş olduğu din cihana hakim olmuş ve bu hakimiyeti esnasında ilahi yardıma nail olmuştur”

    MISTER MARMADOK BİKİTHOL: “Muhammet tarafından beyan olunan Kur’an hakikaten bir mucizedir. Çünkü Muhammet medeni bir insan olmakla birlikte ümmi idi. Dünyada Kur’an’a benzer başka bir kitap yoktur”
    Hindistan’ın önde gelen liderlerinde “SAROCNİ NEYDO” adlı kadın: “Hz. Muhammet’in tebliğ ettiği dinin en belirgin özelliklerinden biri de taassuptan uzak olmasıdır. Muhammedi’n dindaşları Sicilyaya hakim olmuşlar, Hıristiyan İspanya’yı 700 sene idare etmişler Fakat hiçbir vakit oradaki halkın ibadetine karışmamışlardır. Onların inançlarına saygı göstermişlerdir.”

    BOSVER SMİT: “Hz. Muhammet yalnız bir millet, yalnız bir devlet vücuda getirmemiş, bir din de tesis etmiştir.Muhammet bir ümmi olmasına rağmen, kainata içerisinde her şey olan bir kitap tebliğ etti.”

    MÜSTEŞRİK SİR W. MİUR: “Hz. Muhammet hakkındaki bütün neşriyatımız bir nokta üzerinde ittifak eder. O da onun ahlakının temizliği ve yüksekliğidir”

    İsmini bulamadığımız bir başka batılı düşünür; O’na Peygamber dediler diyorsun değil mi; Niçin? Çünkü Muhammed (sav) onlarla yüz yüze gelmiş, hiçbir esrarın arkasında kutsanmamış, kendi hırkasına yama yapmış, ayakkabılarını tamir etmiş, savaşmış ve onların arasında istişare etmiş ve emretmişti. Siz O’na ne derseniz deyin O’nun nasıl bir insan olduğunun mutlaka görmüşlerdir. Kutsal tacıyla hiçbir imparator oturup kendi hırkasını yama yapan bu insan kadar itaat görmemiştir. Yirmi üç yıllık zahmet ve gerçek mücadelenin içinde sahip olması gereken her şeye sahip gerçek bir kahraman görüyorum.

    YUASAF İSLAM: Son Peygamber Hz. Muhammed (sav) cahillik ve kara günler içinde bulunan, İbrahimin getirdiği dinin kaybolmaya başladığı ve parçalara ayrıldığı Mekke’de dünyaya geldi. İnsanlığa rahmet ve şefaat için gönderildi. O bütün zamanların en mükemmel insanıdır. Müslüman olduğundan bu yana Peygamberimizin, O büyük insanını hayatını araştırıyorum. O’nu okudukça O’nu anladıkça etrafımı saran bilgisizliği, cehaleti daha iyi görüyorum ve irkiliyorum.”

    SEZAİ KARAKOÇ: Ne canlı ve unutulmaz bir levhadır. Peygamber efendimiz, Mekke’nin tehlike anında çalınan çanını çalmış, halk toplanınca da “Ben size desem ki; Şu tepenin ardında düşman var bana inanırımsınız” Halk evet deyince “öyleyse diyorum ki Allaha inanın ve buyruklarına ve yasaklarına uyun. Aksi halde sizin için tepenin ardında ki düşmandan daha büyük tehlike var demiştir.” Dava adamının çağrısı için ebedi bir misaldir, derken çok hassa mâna seslendirmiş oluyor.






+ Yorum Gönder