Konusunu Oylayın.: Peygamberimiz eşini neden boşamak istedi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Peygamberimiz eşini neden boşamak istedi?
  1. 16.Eylül.2013, 12:21
    1
    Misafir

    Peygamberimiz eşini neden boşamak istedi?






    Peygamberimiz eşini neden boşamak istedi? Mumsema Peygamberimiz eşini neden boşamak istedi?


  2. 16.Eylül.2013, 12:21
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 24.Eylül.2013, 15:51
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Peygamberimiz eşini neden boşamak istedi?




    Hz. Sevde ve ilk eşi Sekran İslam'ı kabul edince, Mekke'de çok işkence gördüler ve daha sonra Habeşistan'a hicret ettiler. Mekke'ye geri döndüklerinde Hz. Sekran vefat etti. Böylece Hz. Sevde beş çocuğuyla birlikte dul kaldı. Hz. Hatice'nin vefatından sonra Peygamberimiz Hz. Sevde'ye Hz. Hale'yi dünürcü olarak gönderdi. Hz. Sevde'nin evine giden Hâle, konuyu açtı.

    Hz. Sevde bu müjdeye çok sevindi, fakat endişeliydi. Endişesini bir vesile ile Peygamberimiz'e şöyle açıkladı: "Vallahi yâ Resulallah! Sizinle evlenmeme hiçbir şey engel değil. Ancak şu çocukların başınızda vızıldayarak sizi rahathız etmelerinden çekiniyorum."

    Yüce Nebi, "Allah sana rahmet etsin. Kadınların hayırlısı, küçük çocukları sebebiyle zorluklarla karşılaşandır" buyurarak tereddüdünün yersiz olduğunu ifade etti. Hz. Sevde, Peygamber Efendimiz'le nikâhlandığında yaşı bir hayli ilerlemişti. Elli yaşın üzerinde bulunuyordu. Bu evlilikten birkaç sene sonra Peygamberimiz Hz. Aişe ile nikah yaptı.

    İlerleyen yıllar içinde Hz. Sevde'nin bir insan olması hasebiyle bir iki hatası olmuştu. İbn Hişam'ın "es-Sîretü'n-Nebeviyye"sinde yer aldığına göre, Hz. Sevde, Efendimiz'in eşi olduktan bir süre sonra, Hz. Peygamber ve kızları ile münasebetlerinde bazı aksamalara meydan veriyordu.

    Yine aynı kaynakta geçtiğine göre, Hz. Sevde, ilk eşinin kardeşi Süheyl bin Amr'ı Bedir savaşı esirleri arasında elleri bağlı olarak görünce kendini tutamadı ve ona şöyle çıkıştı: "Ey Ebâ Yezid! Kendinizi nasıl teslim ettiniz? Şerefinizle ölemediniz mi?" Hz. Sevde'nin bu konuşmasını öğrenen Peygamberimiz: "Sevde! Sen Allah'a ve Resûlü'ne karşı mı geliyorsun?" diyerek ikazda bulundu.

    Hz. Sevde: "Ey Allah'ın Resûlü! Seni hak peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki, Ebû Yezid'i böyle görünce bunları söylemekten kendimi alamadım" dedi. Bu ve bunun gibi bazı gelişmeler üzerine Peygamber Efendimiz, Sevde'yi boşamayı düşündü.

    Hz. Sevde yaptığı hatayı anlar anlamaz Resulullah'a ricacılar gönderdi. En sonunda kendisi gitti, yalvarıp yakardı: "Ya Resulallah, sizden dünyalık bir şey beklemiyorum. Bana ayırdığın bir günü de Aişe'ye veriyorum. İsterseniz ömür boyu hatırımı sormak için dahi yanıma uğramayabilirsiniz. Ama ne olursunuz ben âhirete, senin nikahlın olarak gitmek arzusundayım. Başkaca hiçbir düşüncem yoktur."

    Peygamberimiz de onun bu ricasını kabul etti. Daha sonra bu evlilik hayatı pürüzsüz olarak devam etti.

    Bu açıklamalardan sonra, İmam Gazali'nin temas ettiği gibi, Peygamberimiz. Hz. Sevde'yi sadece yaşlı olduğu için boşamak istemedi, zaten evlendiğinde yaşlıydı. Bir iki örneğini verdiğimiz gibi, aile içinde bazı sıkıntılar oluşmuştu. Görüldüğü gibi, Hz. Sevde'nin hatasını kabul etmesi ve özür dilemesi üzerine Peygamberimiz onu boşamaktan vazgeçmişti.

    Kaldı ki, her ailede bu çeşit problemler olabilir. Hz. Sevde'nin kendi sırasını Hz. Aişe'ye vermesi ise bir kadının yapacağı en önemli bir fedakârlıktır. Hz. Aişe Hem genç ve güzel bir kadındı, hem de zekâsı, bazı üstün özellikleri ve kabiliyetleriyle Resulullah'a tam olarak muhatap olacak bir yaratılışa sahipti. Yoksa Allah Resulü'nü kendimize benzeterek bir karara ve hükme varırsak, bu yanıltıcı olduğu gibi, ona olan hürmetimize de gölge düşer.


  4. 24.Eylül.2013, 15:51
    2
    Editör



    Hz. Sevde ve ilk eşi Sekran İslam'ı kabul edince, Mekke'de çok işkence gördüler ve daha sonra Habeşistan'a hicret ettiler. Mekke'ye geri döndüklerinde Hz. Sekran vefat etti. Böylece Hz. Sevde beş çocuğuyla birlikte dul kaldı. Hz. Hatice'nin vefatından sonra Peygamberimiz Hz. Sevde'ye Hz. Hale'yi dünürcü olarak gönderdi. Hz. Sevde'nin evine giden Hâle, konuyu açtı.

    Hz. Sevde bu müjdeye çok sevindi, fakat endişeliydi. Endişesini bir vesile ile Peygamberimiz'e şöyle açıkladı: "Vallahi yâ Resulallah! Sizinle evlenmeme hiçbir şey engel değil. Ancak şu çocukların başınızda vızıldayarak sizi rahathız etmelerinden çekiniyorum."

    Yüce Nebi, "Allah sana rahmet etsin. Kadınların hayırlısı, küçük çocukları sebebiyle zorluklarla karşılaşandır" buyurarak tereddüdünün yersiz olduğunu ifade etti. Hz. Sevde, Peygamber Efendimiz'le nikâhlandığında yaşı bir hayli ilerlemişti. Elli yaşın üzerinde bulunuyordu. Bu evlilikten birkaç sene sonra Peygamberimiz Hz. Aişe ile nikah yaptı.

    İlerleyen yıllar içinde Hz. Sevde'nin bir insan olması hasebiyle bir iki hatası olmuştu. İbn Hişam'ın "es-Sîretü'n-Nebeviyye"sinde yer aldığına göre, Hz. Sevde, Efendimiz'in eşi olduktan bir süre sonra, Hz. Peygamber ve kızları ile münasebetlerinde bazı aksamalara meydan veriyordu.

    Yine aynı kaynakta geçtiğine göre, Hz. Sevde, ilk eşinin kardeşi Süheyl bin Amr'ı Bedir savaşı esirleri arasında elleri bağlı olarak görünce kendini tutamadı ve ona şöyle çıkıştı: "Ey Ebâ Yezid! Kendinizi nasıl teslim ettiniz? Şerefinizle ölemediniz mi?" Hz. Sevde'nin bu konuşmasını öğrenen Peygamberimiz: "Sevde! Sen Allah'a ve Resûlü'ne karşı mı geliyorsun?" diyerek ikazda bulundu.

    Hz. Sevde: "Ey Allah'ın Resûlü! Seni hak peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki, Ebû Yezid'i böyle görünce bunları söylemekten kendimi alamadım" dedi. Bu ve bunun gibi bazı gelişmeler üzerine Peygamber Efendimiz, Sevde'yi boşamayı düşündü.

    Hz. Sevde yaptığı hatayı anlar anlamaz Resulullah'a ricacılar gönderdi. En sonunda kendisi gitti, yalvarıp yakardı: "Ya Resulallah, sizden dünyalık bir şey beklemiyorum. Bana ayırdığın bir günü de Aişe'ye veriyorum. İsterseniz ömür boyu hatırımı sormak için dahi yanıma uğramayabilirsiniz. Ama ne olursunuz ben âhirete, senin nikahlın olarak gitmek arzusundayım. Başkaca hiçbir düşüncem yoktur."

    Peygamberimiz de onun bu ricasını kabul etti. Daha sonra bu evlilik hayatı pürüzsüz olarak devam etti.

    Bu açıklamalardan sonra, İmam Gazali'nin temas ettiği gibi, Peygamberimiz. Hz. Sevde'yi sadece yaşlı olduğu için boşamak istemedi, zaten evlendiğinde yaşlıydı. Bir iki örneğini verdiğimiz gibi, aile içinde bazı sıkıntılar oluşmuştu. Görüldüğü gibi, Hz. Sevde'nin hatasını kabul etmesi ve özür dilemesi üzerine Peygamberimiz onu boşamaktan vazgeçmişti.

    Kaldı ki, her ailede bu çeşit problemler olabilir. Hz. Sevde'nin kendi sırasını Hz. Aişe'ye vermesi ise bir kadının yapacağı en önemli bir fedakârlıktır. Hz. Aişe Hem genç ve güzel bir kadındı, hem de zekâsı, bazı üstün özellikleri ve kabiliyetleriyle Resulullah'a tam olarak muhatap olacak bir yaratılışa sahipti. Yoksa Allah Resulü'nü kendimize benzeterek bir karara ve hükme varırsak, bu yanıltıcı olduğu gibi, ona olan hürmetimize de gölge düşer.





+ Yorum Gönder